betelguz

Hidrojen Yakıt Tasarruf Cihazı

Bu konuda 43 ileti var

Arkadaşlar merhaba. Aranıza yeni katıldım. Biz hidrojen yakıt tasarruf sistemleri üretimi yapıyoruz. Malum türkiyede fazlaca bilinmeyen bir sistem. Bu nedenlede  sisteme karşı çok fazla önyargı mevcut.Bu konuda sizleri bilgilendirmeye çalışacağım. Sorularınız olursada yanıtlamaktan  memnuniyet duyarım.

Nedir hidrojen yakıt tasarruf sistemi ?

Bu sistem basitçe suyu elektroliz ederek suyu bileşenleri olan hidrojen ve oksijen gazına ayrıştırmaktadır.Üretilen bu gaz motora emme manifolduna en yakın bir yerden verilmektedir. Hidrojenin alev hızı benzin, mazot gibi yakıtlara göre 10 kat daha fazladır.Bu sayede silindir içerisinde yakıt alev aldığında  alevin her noktada homojen bir şekilde yanmasına yardımcı olmaktadır.Yakıtın silindir içerisinde milisaniyeler içerisinde yanması gerektiği düşünülürse bunun ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Daha iyi yanan yakıt size güç artışı sağlar.Aynı güce daha az yakıtla ulaşma imkanınız olduğundan haliylede tasarrufta sağlayabiliyorsunuz.

Daha iyi yanan yakıt motorda kurum oluşmasını azaltır, motor yağ ömrünün uzamasını sağlar. Ayrıca hidrojenin yanması sonucu ortaya çıkan su buharı motor ısısını alarak motor hararetinin bir miktar düşmesine neden olur. Bu özellikle LPG nin zararlı etkilerini azaltmakta önemli bir fayda sağlar.

Olay kesinlikle hidrojenin yanmasından dolayı elde edilen güçle tasarruf sağlanması olayı değildir. Hidrojen sayesinde mevcut yakıtınızın daha iyi yakılmasıyla sağlanan güç artışı ve tasarruftur.Bu nedenle enerji dönüşümleriyle ilgili hesaplamalar yapmanız gereksizdir.

Hidrojenin motor sistemine zararı varmıdır ?

İyi bir hidrojen sisteminin araca düzgün bir montaj yapılması halinde  motorun zarar görmesi mümkün değildir.Birçok yerde hidrojenin erken yanmaya vs sebep olduğu yazar.Ancak bu durum sadece hidrojenle çalışan motorlar için geçerlidir.Bizim sistemde mevcut yakıta ileve olarak verilen gaz miktarı çok çok düşüktür. Mesela saf hidrojenle çalışan bir motor dakikada 500 litre hidrojen gazına ihtiyaç duyarken bizim  verdiğimiz gaz miktarı 200-400 mililitre civarıdır.Motor hacmine göre bu değişmektedir.Bu kadar seyreltik gaz verilmesi motorda erken yanma gibi sorunlara neden olması mümkün değildir.

Hidrojenle ne kadar tasarruf  sağlanabilir ?

Bu soruya net tek bir yanıt vermek mümkün değil. Biz %6 dan %65 e kadar değişik oranlar gördük. Bu tamamen motorun teknik özelliklerine bağlı olarak değişmektedir.Mesela dizel turbosuz araçlarda %40-60 seviyeleri olabilmektedir.Bu araçlardaki %40-50 ler artık bizi şaşırtmayan sonuçlardır.%65 tasarruf yapan araca örnek olarak Citroen berlingo aracı verebiliriz.%60 içinde Mitsubishi L300

Turbolu dizel araçlarda tasarruf oranı daha düşüktür.Genelde %20-35 arası tasarruf sağlanabilmektedir.Motor verimi arttıkça tasarruf oranı düşmektedir.Örnek olarak daha yeni sonuçlarını aldığımız iki araç 2012 model fiat Punto %35, fiat albea %33, Renault megane 2 %25

Benzinli araçlarda karbüratörlü, enjeksiyonlu olarak ikiye ayırabiliriz.Bunlarda karbüratörlülerde %20-25, enjeksiyonlularda %40 a kadar  sonuçlar alınmaktadır.Birkaç örnek şahin %25, Mercedes 200E %40, Fiat palio %40

Lpg li araçlarda oranlar baya değişebiliyor. Lpg sisteminin kalitesine , motor hacmine bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor.1300-2000cc araçlarda ortalama %20-30 arası oluyor.Chevrolet blazerde %55 görmüştük.

Diyeceksinizki hiç mazda sonucu varmı ? Malesef henüz yok. geçen ay bir mazda 3 e montaj yapılmıştı ancak araç sahibiyle henüz görüşemediğimden sonucu öğrenemedim.Muhtemelen iyi bir sonuç aldı.Kötü bir sonuç olsaydı mutlaka geri dönüş olurdu :) İade edebilmek açısından.Memnun kalınmadığı durumlarda bir hafta içinde iade edilirse iade almaktayız.

post-8709-141695292402_thumb.jpg

oguzhan89 bunu beğendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

fiyatı nedir acaba ayrıca montajı nerede yapılır : )

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlginç bir mecra, şimdilik ilgiyle izlemeyi düşünüyorum...

İlk aklıma gelen soruları da sıralayayım hemen;

Belirli bir kilometreyi devirmiş (200-300 bin) motorlarda belirtilen kuvvetli motor içi yanma uzun vadede sıkıntı yaratır mı?

Sistemin montajı ve servisi için ülke genelinde montaj ve servis ağı ne durumda?

Motorun ateşleme sistemine bir sıkıntısı olur mu?

Teşekkürler, hayırlı işler, kolaylıklar...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sistem fiyatı 2000cc ye kadar lpg bulunmayan araçlar için 700 tl dir.Montaj hariç.Lpg li araçlar için 550 tl dir.

Sistem eski araçlardada yanma verimini artırıyor olsada hararette bir artış yapmadığından motor bir zarar görmez.Ateşleme sistemine bir zarar vermesi mümkün değil. Hidrojen kullanılan aracın motor sesi azalır, titreşim azalır.

Bayi ağı henüz fazla yaygın değil. Şimdilik montaj yaptırabileceğiniz istanbul, izmir, antalya ve eskişehirde yetkili yerler mevcut.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bende uzun zamandır takip ediyorum . Mantık güzel ancak hidrojeniüretirken kullanılan enerji kafama takılıyor.

Tabi forumdan kimsede kullanmadığı için şu an beklemedeyim

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sormak istediklerim şöyle;

* üzerinde display olan gösterge, akımı mı gösteriyor?

* bildiğim kadarıyla, 2 - 3 amperde başlayan çalışma, saatler sonra 10 - 12 ampere kadar yükselebiliyor, akım sınırlayıcı bir sistem de mevcut mu cihazınızda?

* kullandığınız suya ilave, ayrışmayı hızlandıran başka bir kimsayal da var mı?

* verdiğiniz depoda su tükendiği zaman, yenisini sizden mi tedarik ediyor kullanıcılar?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu sistemi Türkiye'de üretim yapan otomotiv firmalarına tanıtıp, onlara da vermeyi düşünüyor musunuz? %20-30 tasarrufu ve motor ömründe değişiklik olmadığını isbat ettiğiniz anda yüzbinlerce satarsınız. Böyle tek tek uğraşmaktansa müthiş bir ticari başarı olur. Her yeni jenerasyon otomobilde %10 tasarruf için yüzmilyonlarca dolar harcıyorlar. Mazda Skyactiv icin milyar harcadığı konuşuluyor. Sizin bu sistemin üzerine atlamaları lazım.

Euro 5 motora uyguladığınızda, emisyon sonuçları Euro 5'i karşılamaya devam ediyor mu? Yoksa gelişiyor mu? NOx ve partikül oranı ne düzeyde gerçekleşiyor? Hangi otomobillerde ne kadar km test yapılmış motor ömrü ve emisyon durumu için? Tasarruf miktarlarını tesbit olayını hangi test parkurunda ve hangi kriterlere göre yapıyorsunuz? Bu kadar küçük miktarda bir hidrojen karışımının kendi başına yakıt değeri taşıması mümkün değil. Zaten taşısaydı motorda ciddi yapısal değişiklikler yapılması gerekirdi. Anladığım kadarıyla bunu bir yakıt katkısı olarak düşünmeliyiz. Yanma verimliliğini arttıran. İcten yanmalı motorun %30 verimlilikle çalıştığını düşünürsek eğer, Berlingo'daki %65 tasarruf pratikte motor verimliliğini 2 katından fazla arttırıyorsunuz demektir.Eğer doğruysa Otomotivde son yıllarda duyduğum en büyük keşiflerden birisi bu. Tasarruf oranları inanılmaz. Devlet kurumlarına tanıttınız mı? Ülkemiz petrolü ithal eden, enerji açığının çok büyük olduğu bir ülke. Böyle bir ürünün mutlaka teşvik

alması gerekir.

ECU ayarlarını değiştirmiyorsanız eğer, yanma odasına halen aynı miktarda yakıt basılıyor demektir, yani her cycle da aynı miktarda yakıt yanmaya devam ediyor. Bu durumda motorda ciddi bir güç artışı oluyor ve cok daha düşük devirlerde seyredilebiliyor, anladığım kadarıyla, değil mi? Araçların dyno testlerini yaptınız mı hiç?

Arkadaşlar merhaba. Aranıza yeni katıldım. Biz hidrojen yakıt tasarruf sistemleri üretimi yapıyoruz. Malum türkiyede fazlaca bilinmeyen bir sistem. Bu nedenlede  sisteme karşı çok fazla önyargı mevcut.Bu konuda sizleri bilgilendirmeye çalışacağım. Sorularınız olursada yanıtlamaktan  memnuniyet duyarım.

Nedir hidrojen yakıt tasarruf sistemi ?

Bu sistem basitçe suyu elektroliz ederek suyu bileşenleri olan hidrojen ve oksijen gazına ayrıştırmaktadır.Üretilen bu gaz motora emme manifolduna en yakın bir yerden verilmektedir. Hidrojenin alev hızı benzin, mazot gibi yakıtlara göre 10 kat daha fazladır.Bu sayede silindir içerisinde yakıt alev aldığında  alevin her noktada homojen bir şekilde yanmasına yardımcı olmaktadır.Yakıtın silindir içerisinde milisaniyeler içerisinde yanması gerektiği düşünülürse bunun ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Daha iyi yanan yakıt size güç artışı sağlar.Aynı güce daha az yakıtla ulaşma imkanınız olduğundan haliylede tasarrufta sağlayabiliyorsunuz.

Daha iyi yanan yakıt motorda kurum oluşmasını azaltır, motor yağ ömrünün uzamasını sağlar. Ayrıca hidrojenin yanması sonucu ortaya çıkan su buharı motor ısısını alarak motor hararetinin bir miktar düşmesine neden olur. Bu özellikle LPG nin zararlı etkilerini azaltmakta önemli bir fayda sağlar.

Olay kesinlikle hidrojenin yanmasından dolayı elde edilen güçle tasarruf sağlanması olayı değildir. Hidrojen sayesinde mevcut yakıtınızın daha iyi yakılmasıyla sağlanan güç artışı ve tasarruftur.Bu nedenle enerji dönüşümleriyle ilgili hesaplamalar yapmanız gereksizdir.

Hidrojenin motor sistemine zararı varmıdır ?

İyi bir hidrojen sisteminin araca düzgün bir montaj yapılması halinde  motorun zarar görmesi mümkün değildir.Birçok yerde hidrojenin erken yanmaya vs sebep olduğu yazar.Ancak bu durum sadece hidrojenle çalışan motorlar için geçerlidir.Bizim sistemde mevcut yakıta ileve olarak verilen gaz miktarı çok çok düşüktür. Mesela saf hidrojenle çalışan bir motor dakikada 500 litre hidrojen gazına ihtiyaç duyarken bizim  verdiğimiz gaz miktarı 200-400 mililitre civarıdır.Motor hacmine göre bu değişmektedir.Bu kadar seyreltik gaz verilmesi motorda erken yanma gibi sorunlara neden olması mümkün değildir.

Hidrojenle ne kadar tasarruf  sağlanabilir ?

Bu soruya net tek bir yanıt vermek mümkün değil. Biz %6 dan %65 e kadar değişik oranlar gördük. Bu tamamen motorun teknik özelliklerine bağlı olarak değişmektedir.Mesela dizel turbosuz araçlarda %40-60 seviyeleri olabilmektedir.Bu araçlardaki %40-50 ler artık bizi şaşırtmayan sonuçlardır.%65 tasarruf yapan araca örnek olarak Citroen berlingo aracı verebiliriz.%60 içinde Mitsubishi L300

Turbolu dizel araçlarda tasarruf oranı daha düşüktür.Genelde %20-35 arası tasarruf sağlanabilmektedir.Motor verimi arttıkça tasarruf oranı düşmektedir.Örnek olarak daha yeni sonuçlarını aldığımız iki araç 2012 model fiat Punto %35, fiat albea %33, Renault megane 2 %25

Benzinli araçlarda karbüratörlü, enjeksiyonlu olarak ikiye ayırabiliriz.Bunlarda karbüratörlülerde %20-25, enjeksiyonlularda %40 a kadar  sonuçlar alınmaktadır.Birkaç örnek şahin %25, Mercedes 200E %40, Fiat palio %40

Lpg li araçlarda oranlar baya değişebiliyor. Lpg sisteminin kalitesine , motor hacmine bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor.1300-2000cc araçlarda ortalama %20-30 arası oluyor.Chevrolet blazerde %55 görmüştük.

Diyeceksinizki hiç mazda sonucu varmı ? Malesef henüz yok. geçen ay bir mazda 3 e montaj yapılmıştı ancak araç sahibiyle henüz görüşemediğimden sonucu öğrenemedim.Muhtemelen iyi bir sonuç aldı.Kötü bir sonuç olsaydı mutlaka geri dönüş olurdu :) İade edebilmek açısından.Memnun kalınmadığı durumlarda bir hafta içinde iade edilirse iade almaktayız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aman Mustafa Abi bu işe devleti karıştırmayalım yoksa bu sistemden de bir şekilde vergi almayı başarırlar... Yoksa ülkemizdeki akaryakıtın pahalıya satılmasında baş müsebbip başlıbaşına devlet değil mi?

;D

Bilgilendiren yorumun için ayrıca teşekkürler...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Henüz yorum yapmadım Veli. Sadece aklımdaki soruların bir kısmını dile getirdim. Görüntü bana bu tasarruflar yapılabilir görünüyor mu? Mantıken ve teknik olarak, Hayır! Ama açık fikirli de olmayı severim. Sonuçta büyük icatlar her zaman büyük şirketler tarafından yapılmamıştır. Burada ben mantıklı görmesem bile şu anda, arkadaşların gerçekçi bir teknik bulmuş olma ihtimalini göz ardı edemeyiz.

Ancak, bu kadar teknik ve bilimsel bir konuda, ilk yazıda verilen bilgilerin tamamen ticari iddia niteliğinda olması ve hiçbir teknik, bilimsel veri, test, rapora dayanmaması dikkatimi çekti. Beni ikna edebilmek için, çok ciddi ve mantıklı teknik işlev açıklamalarının yapılması, bunlarla ilgili bağımsız kuruluşların test raporlarının yayınlanması lazım. Ayrıca anlık testler harici motor ömrü, emisyon değerleri gibi verilerin uzun vadede ne durumda olduğunu göreceğim bağımsız test kuruluşları raporlarının yayınlanması lazım.

Sonuçda yemek tarifi vermiyoruz birbirimize, çok teknik bir konuda konuşuyoruz. Mazda 3 sahibine ulaşamadım, ulaşınca soracağım tüketim ne kadar düştü, şeklinde gayr-ı ilmi bir test, daha doğrusu test bile değil yorum ile ben bu teknolojiyi aracıma uygulamam. Şu anda otomobillerin tüketim test ve kayıtları ECE parkurunda ve standartlarına göre yapılıyor. Mesela burada, o standartlarda test edilebilir. Benim aracımda bir depoda 15 lt / 100km tüketirken, takip eden depoda 9 lt ye inebiliyorum, sürüş ve trafik koşullarına göre. Aldığın benzinin kalitesine, hava şartlarına vb o kadar değişir ki tüketim, bir sürücünün bunu sağlıklı test etmesi mümkün değil.

Aman Mustafa Abi bu işe devleti karıştırmayalım yoksa bu sistemden de bir şekilde vergi almayı başarırlar... Yoksa ülkemizdeki akaryakıtın pahalıya satılmasında baş müsebbip başlıbaşına devlet değil mi?

;D

Bilgilendiren yorumun için ayrıca teşekkürler...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Oğuzhan ben hiçbir yakıt türüne karşı değilim. LPG'ye de hiçbir zaman karşı olmadım. Ancak benzinli araçlara sonradan LPG uygulamasına güvenlik açısından karşıyım. Bunun yeri burası olmadığı için anlatmak istemiyorum nedenlerini. Belki birgün yüzyüze görüşmelerde bahsederim. Ancak karşı olmamın hiçbir şekilde LPG yakıt türü ile ilgisi yok, uygulamanın şekli ile ilgisi var ve tamamen güvenlik konulu bir itiraz...

Buradaki hidrojen yakıt katkısına da itiraz etmiyorum. Ama bana kanıtlamaları gerek ve bu kanıtlama kesinlikle bilimsel olmalı. Hidrojen yakıtlı otomobiller bilinmeyen ya da yeni birşey değil, bu sebeple üniversitelerden link vermene gerek bile yok. Özellikle de Honda bu konuda çok ciddi bir pozisyonda ve hatta Mazda Rotary motorun bile hidrojen yakıtlısını yaptı. Yani sorun teknolojinin teoreminde değil. Benim beklentim uygulamanın 3 konuda bana isbatlanması;

1- Bilimsel olarak kabul edilen bir test ile, aynı araçta sağlanan tasarrufun raporlanması

2- Tasarruf isbatlanabilirse, aynı araçta motor ve yan donanımlarının ömürlerinde bir değişikliğin olmadığının uzun dönem testleri ile ve bilimsel kriterler ile isbatı

3- Çevre normlarına uygunluğun devamı ve hatta iyileşiyor olması gerektiğinden bunun bilimsel ölçüm metotlarıyla isbatı

Bu ürünü üreten firma gördüğüm kadarıyla gayet iddialı bu konuda. O zaman bu bahsettiğim test ve raporlamaları yapmak problem olmamalı ve hatta yurt dışında yapılmış dahi olmalı şu ana kadar.

Çok zor da değil bu konu. Otomobil dergileri 100 bin, 200 bin testleri yapıyorlar 6 ay, 1 yıl gibi sürelerde. Önce bir araç bilimsel olarak ölçülen bir parkurda benzinle veya motorinle profesyonellerce kullanılarak ölçülür. Sonra hidrojen sistemi montajı yapılır ve aynı şartlarda, aynı parkurda ve aynı profesyonel sürücü tarafından bu şekilde kullanılıp, ölçülür. Eğer söz verilen tasarruflar meydana gelirse ki, % 2 bile büyük rakamdır, boşver %20-30'ları. Daha sonra aynı araç, hızlandırılmış bir 200.000 km testine tabi tutulur, Türkiye'nin farklı iklim ve coğrafya koşullarında. Ondan sonra motor komple sökülür parça parça ve aşınma e değişimler ölçülüp, raporlanır. Bu tip bilimsel çalışmalar haricinde hiçbir yorum benim tarafımdan kabul göremez. Tabi ki, bu sadece beni bağlar, sizleri bilemem...

Etrafımızda 'yahu şu benzinlikten aldım, %10 daha az yakıyor, siz de oradan alın' diyen bir sürü insan var.3 ay sonra soruyorsun ne oldu? Öyle değilmiş abi, o sefer öyle oldu da vs....

İnsanlar istedikleri şeylere ulaşma imkanı sözü veren ürünlerin başarılı olmasına psikolojik olarak hazırdır. Buna ben de dahilim. Bir tane hanımın 3. jenerasyon i-pad'i var. Benim ilk i-pad'den çok daha hızlı. Samsung smart telefonumdan çok memnun olduğum için kendime bir tane 10.1 samsung pad aldım. Markaya olan güvenimle bunun i-pad 3'ten daha hızlı olacağına emindim ve satıcı da öyle söyledi zaten. Eve gittim denedim, gerçekten de i-pad 3'ten daha hızlı, hem de ciddi şekilde. Hanım burun kıvırdı ve 'hadi canım' dedi. Ben de her ikisini de aynı masada yan yana koyup, evin wireless hattına bağladım. Başka hiçbir sayfa açık değilken, en sevdiğimiz 5-6 web sitesine aynı anda (sol ve sağ elimle) girdim. Cihazlar sanki ikiz kardeş gibi aynı hızda çalışıyorlar. İnanamadım, halbuki yemin edebilirdim daha hızlı olduğuna......

Beklentilerimiz algılarımızı yönetir. Aldığımız üründen de memnun olmadığımızı, boşa para verdiğimizi söylemekten pek hoşlanmayız. Bu sebeple ben kendime bile güvenmem, bilimsel testlere güvenirim.

Biliyorsunuz lpg de ilk çıktığında epey karşı çıkanlar vardı. Bu sistemede olmaz diyenler çok ama takılan ve tasarruf eden araçlar varmış. Mustafa abinin sorduğu soruların cevaplarını bende merak etmiyor değilim. Bir üniversitemizin yaptığı çalışmanın raporunu buraya ekliyorum özellikle 23-31 sayfaları arası bu işin uygulanabilirliğini anlatıyor.

http://s2.dosya.tc/server/CQBbMs/ne-engines-on-performance-and-emissions.rar.html

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen merak etme, Oğuzhan yanlış anlamadım. Sadece fikrim tam belli olsun diye net bir açıklama yapmak istedim.

Benim sorularımın cevabını ben de merakla bekliyorum. Çünkü gerçekten bu tekniğin doğru ve işlevsel olmasını arzu ederim. İnsanlara çok ciddi faydalar sağlar eğer doğru, güvenilir, uzun ömürlü ve emniyetliyse...

Abi ben sana karşı çıkıyorsun demedim veya onu kastetmedim. Zaten senin sorduğun soruların cevaplarınıda merak ediyorum diye yazdım. Benim belirtmek istediğim bunun imkansız bir şey olmadığı uygulanabilir bir şey olduğudur. Sistemin artısı eksisi vardır onları bende senin kadar merak ediyorum.

Güvenlik konusunda ise lpg'den daha güvenli olduğunu düşünüyorum. En basitinden arkanızda dolu bir gaz tankıyla dolaşmıyorsunuz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Arkadaşlar test konusunda haklısınız. Böyle bir ürünün tabiki çeşitli testlerle olurluğunun insanlara gösterilmesi gerekir. Ben 3 yıldır bu hho konusuyla uğraşmaktayım.İlk başladığımızda Amerikadan ithal ediyorduk.Bu sistemler 20-30 amperlerde çalışan verimsiz sistemlerdi. biçok problem çıkarıyordular.İthal ürünlerle ilerleme kaydedemeyeceğimizden kendimiz ürünü üretmeye ve geliştirmeye kara verdik.Şuanki sistemlerimiz eski sistemlerin hemen hemen onda biri kadar elektrik tüketiyor.Üstelik yapılan bu olumlu iyileştirmeler sayesinde maliyetlerde önemli ölüde düştü diyebilirim.Bize 3 yıl öncede test yapın isbatlayın diyordular.Bizim bütçemiz kısıtlı.Bu nedenle testlere yapılacak yatırım yerine biz ürünün geliştirilmesi için uğraşıyoruz.Belirttiğiniz testlerin ciddi bir üniversitede yapılması için en az 20-40bin tl lik bir para harcanması gerekiyor.Her bir testin maliyeti  minimum 5bin tl civarı.Testine görede maliyetler değişmekte.Bu konuda İtü ile görüşmüştüm.Ayrıca teste engel başka konularda var.Üniversitedeki motorlar her türlü verinin ölçülmesi için onlarca sensörle donatılmış motorlar.Bu sensörlere müdahale edilmeden yapılacak bir testte %99 olumsuz sonuçlanacaktır. Basit bir pancar motorunda yapılacak bir test ise insanlar için bişey ifade etmeyecektir.Yapılacak test normal bir araç üzerine sistemin montajlanarak gerekli ayarlamalarıda yapılarak belli bir güzergahta sabit bir hızda sistemli ve sistemsiz ölçümlenmesi şeklinde bize doğru sonuçları verecektir.Böyle bir test için Tübitakla görüştük.Yapabileceklerini belirttiler.Müsait bir zamanda bu testi yapmayı planlıyoruz. Vermiş olduğum tasarruf oranları müşterilerimizin verdiği değerlerdir.Tabiki bunlarda üç aşağı beş yukarı hata payı vardır.Psikolojik olarak insanlar etkileniyorda olabilirler. Ancak insan ne kadar etkileniyor olsada bir depo yakıtla normalde 450 km yapan bir araç aynı depo yakıtla 780 km yapabilmişse bunda ne kadarlık bir etkilenme sözkonusudur onuda siz açıklayın.Sistem genel olarak uzun vadede kullanılıyor olduğundan sistemle tasarruf sağlanabildiği anlaşılmaktadır.Tek bir test ölçüm sonucu değildir bu oranlar.3 yıldır kullanıp hala aynı tasarruf oranını elde eden müşterilerimiz vardır.Zaman zaman görüşüp bunu teyitte etmekteyiz kendilerinden.Bu tabi sizin için bağlayıcı olmaz, bilimsel veri değil diyebilirsiniz.Bunlara güvenip sistemi taktırmayabilirsiniz.Buna bişey diyemem. Otomobil firmaları gibi milyon dolarlık bütçemiz olsaydı onlarca testle bu verileri ispatlayabilirdik tabi.İllaki bilimsel çalışma veri istiyorsanız bazı üniversitelerimizde bu konuyla ilgili çalışmalar, tezler internette mevcuttur , açıp okuyabilirsiniz.Yanlız saf hidrojenin motorda kullanımıyla ilgili çalışmaları bu konuyla karıştırmayalım.Bizim konu hho gazının mevcut yakıtla kullanılarak mevcut yakıtın yanma veriminin artırılmasıdır.

Hidrojenin motora zarar vermesi hususuna gelirsek bunun gerçekleşmesi için bazı şartların oluşması gereklidir. Bunlar

Üretilen hho gazının motorun kullandığı hava miktarının %10 una yakın miktarda olması gerekir. Bu durumda erken yanma, zamansız ateşleme gibi problemler oluşarak motora zarar verebilir.Bizim sistemde gaz miktarı %1 bile değildir.

İkincisi üretilen hho gazı üretilirken elektroliz sıvısında kullanılan kimyasal nedenyle bir müktar kimyasal buharıda taşır. Bu kimyasal temizlenmeden motora verilirse 10-20bin km subaplar bu kimyasalla aşınır ve motor çekişi düşer.Malesef ülkemizde bu tür sistemler satılmakta ve motora zararı olmadığıda iddia edilmektedir.Bizim sistemde hho gazı bubler sisteminde temizlenmekte ph nötr bir şekilde motora verilmektedir.Böylece motora kimyasal yolla bir zarar verilmemektedir.

Deniliyorki böyle bişeyiniz varsa otomobil firmalarına sunun bir anda köşeyi dönün.Otomobil firmalarının asıl işi motor geliştirmektir.Hidrojen , lpg gibi konular ek yakıt sistemlerine girmektedir.Biliyorsunuzki LPG araçlarda %30-40 tasarruf sağlayabilmektedir.Ancak pekçok otomobilde halen LPG sistemli olarak piyasaya çıkmamaktadır.Söylediğiniz mantık olsaydı bugün tüm araçlar LPG li olarak piyasaya çıkıyor olmalıydı.Benzinli bir motoru lpg ye göre imal etmek maliyet gerektirmeyen bir husustur.Kullandığınız metalin karışım oranlarını az değiştirerek yüksek ısıya daha dayanıklı hale getirilmesi lpg den kaynaklı sorunların bitirilmesi için yeterlidir.

Mazda 3 aracına sistemi takan müşterimizle bugün görüştüm.Mesajını aşağı kopyalıyorum.

Berkan bey; kusura bakmayın bir iş yemeğinde olduğum için telefona bakamadım. Sisteme gelince ben anlamadığım için bana iyi çalışıyor gibi geliyor, arabanın sesi, gücü, yada benim anlayabildiğim herhangibirşeyi değişmedi, yakıt 11.7 lt'den sistemi Alanya'da taktırdıktan sonra 10.8'e düşmüştü şu anda 11.00 llt'de sabit. Aracım şu an 1900 km'de daha motoruda açılmamış olduğu için heralde bu veriler normaldir ve ileride daha da düşeceğine inanıyorum. Keşke Antalya'da monte edilen sistemi gösterebileceğim bir usta olsaydı çünkü Alanya'daki arkadaşlara ulaşmam gidiş dönüş 300 km.'yi aşıyor. İyi çalışmalar.

Mail sonrası telefonlada görüştüm. Araç 2012 model. Daha rodajı bitmedi.1900 km de.Bu nedenle zamanla bu yakıt tüketimi biraz daha düşecektir. Sistemin çalışmasıyla ilgili yapılması gereken bikaç ayarlama tam yapılmamış.Kendisine uygun ayarları belirttim.Ayarlamaları yapıp tekrar ölçümleyecek.Ayarlamalar sonrası benim beklentim yakıt tüketimin 10 litre altına düşeceği yönündedir.Çünkü  mevcut kullanım ayarları oldukça bozuk.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sormak istediklerim şöyle;

* üzerinde display olan gösterge, akımı mı gösteriyor?

* bildiğim kadarıyla, 2 - 3 amperde başlayan çalışma, saatler sonra 10 - 12 ampere kadar yükselebiliyor, akım sınırlayıcı bir sistem de mevcut mu cihazınızda?

* kullandığınız suya ilave, ayrışmayı hızlandıran başka bir kimsayal da var mı?

* verdiğiniz depoda su tükendiği zaman, yenisini sizden mi tedarik ediyor kullanıcılar?

Mehmet bey

-Üzerinde displey olan gösterge ampermetredir.Sistemin kullanıdğı amperi gösterir.Ona göre farklı araçlarda farklı ayarlamalar yapılır.

-Suya katılan bir kimyasal var tabi. Normal su elektriği çok az iletir.Saf su hiç iletmez. Elektroliz yapılabilmesi için kimyasal kullanımı zorunlu bir durumdur.

-Suyu biz vermiyoruz.Suya katılan kimyasalı veriyoruz.Su saf su veya damacana suda kullanılabilinir.Kimyasal sadece ilk çözelti hazırlanmasında katılmakta.Kullanım esnasında bu su azaldığında üzerine normal damacana veya saf su ilavesi yapılmaktadır.Sistem 1 litre su almaktadır.Ortalama 15 saatlik kullanım sonrası eksilen su tamamlanması gerekir.15 saatte yaklaşık 200-250ml su eksilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Gerçekten ilgi çekici bir konu, birden kendimi 90 lı yılların başında lpg sistemini tartışırken buldum...

:)

Ancak şu var ki; Mustafa Abi'nin bahsetmiş olduğu süreçlerin ve testlerin insanların önüne konulması ve hem psikolojik hem de mantıklı olarak bir şeylerin ortaya elle tutulur, gözle görülür hale gelmesi de gerekli.

Forumda bulunmanız bizim için avantaj sayılır, teşekkürler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

1- Teknik sorularıma cevap vermemişsiniz. Örneğin ECU'yu yeniden programlıyor musunuz? Eğer hayırsa, aynı cycle'da aynı miktarda yakıt yanacaktır. Bu durumda motorda bahsettiğiniz tasarrufları elde etmek için ciddi güç ve tork artışı ve bunun da düşük devirlerde oluyor olması lazım. Yani aracın çok daha düşük devirlerde, daha yüksek güç üretiyor olması lazım. Peki dinamometre testini montaj öncesi ve montaj sonrası yaptınız mı? Bu ucuz bir test yapabilirsiniz. Kompresyonu değiştirmediğinize göre, yakıtın daha yüksek ısıda yanması lazım daha fazla güç için, bu ekstra ısının olumsuz etkilerini nasıl yok ediyorsunuz?

2- Şimdi bir üniversitede test yapmanın 20-40 bin TL'sına mal olacağını ve bütçenizin buna müsait olmadığını söylemişsiniz. Yani ürününüzü müşterilere satıp, onların araçları üzerinde mi test ettiniz?

3- Birçok sensör ile donatılmış motorlarda test edildiğinde %99 olumsuz mu çıkar???? Sensörler verileri izlemek içindir zaten, olumsuzluğa nasıl bir katkıları olabilir ki? Bizim bindiğimiz motorlarda aynı birçok sensörle donatılmış durumdalar.

4- Ben gözümle görmediğim, tanımadığım, ne durumda test yaptığını bilmediğim müşterilerinizin verdiği datalarla ilgili bir açıklama yapamam. Zaten ürünü ben satmıyorum ki, açıklamayı ben yapayım.

5- Hidrojen yakıt katkısının zararlı olabileceğini ifade etmişsiniz. Bu konuda örnekler ve oranlar da veriyorsunuz. Peki bu oranları nereden biliyorsunuz? Testleri maliyetinden dolayı yapmadığınızı söylediniz, motorun uzun vadede zarar görmediğinin garantisi nedir? Hangi verilere göre bunları söylüyorsunuz?

6- LPG benzin ya da motorin ile kıyaslandığında tüketimi litre bazında en yüksek petrol türevli yakıttır. Buradaki arkadaşlarımız size aynı mesafedeki litre bazında LPG tüketimlerinin benzin tüketimlerinden daha yüksek olduğunu izah edeceklerdir. Ülkemizde LPG ve motorin litre fiyatlarının daha düşük olmasının sebebi politik kararlardır.  Dünya'da verimlilik hesapları birim işi üretirken devletinizin aldığı vergi ile değil, harcanan birim hacimdeki fosil yakıt miktarı ile hesaplanır. Bu açıdan baktığınızda LPG en verimsiz ve motor geliştirmeye değmeyen yakıt türüdür. Aynı zamanda yanma ısısı daha yüksek olduğundan, LPG için geliştirilen motorların üretim maliyeti de benzinliden daha fazladır. Daha geçenlerde fabrikasyon LPG opsiyonu sunan bir üretici ile görüştüm konuyu, yani sandığınız gibi LPG'li motor opsiyonu yok değil. Avrupa'da da fabrikasyon LPG'li otomobiller üretiliyor pazara durumuna göre. LPG benzinin yerine bu maliyet fazlalığı ve verimsizlikten dolayı geçemiyor. Sonuçta petrol türevli yakıtları üretemiyorsunuz, sadece çıkarabiliyorsunuz.

7-Mazda müşterinizde %6 gibi bir tasarruftan bahsediyorsunuz. Ama müşteri aracın gücünde bir değişiklik olduğunu hissetmemiş. Ve araç daha rodajda! Peki %6 tasarrufun aracın rodajını yavaş yavaş tamamlamasıyla oluşmadığını nasıl bileceğiz? Müşterinizin rotasıyla, sürüşüyle ilgisi olup, olmadığını nasıl bileceğiz?

Tübitak ile gerçekleştireceğiniz testin sonuçlarını merakla bekliyorum.

Bana da kızmayın lütfen. Ben bu forumun en yaşlılarından birisiyim. Arkadaşlarımın doğru şekilde aydınlatılması için görev bilinci hissiyle yazıyorum. Ayrıca size de, teknik argümanlarınızı kuvvetle isbat edip, başarınızı göstermeniz için fırsat yaratıyorum...

Arkadaşlar test konusunda haklısınız. Böyle bir ürünün tabiki çeşitli testlerle olurluğunun insanlara gösterilmesi gerekir. Ben 3 yıldır bu hho konusuyla uğraşmaktayım.İlk başladığımızda Amerikadan ithal ediyorduk.Bu sistemler 20-30 amperlerde çalışan verimsiz sistemlerdi. biçok problem çıkarıyordular.İthal ürünlerle ilerleme kaydedemeyeceğimizden kendimiz ürünü üretmeye ve geliştirmeye kara verdik.Şuanki sistemlerimiz eski sistemlerin hemen hemen onda biri kadar elektrik tüketiyor.Üstelik yapılan bu olumlu iyileştirmeler sayesinde maliyetlerde önemli ölüde düştü diyebilirim.Bize 3 yıl öncede test yapın isbatlayın diyordular.Bizim bütçemiz kısıtlı.Bu nedenle testlere yapılacak yatırım yerine biz ürünün geliştirilmesi için uğraşıyoruz.Belirttiğiniz testlerin ciddi bir üniversitede yapılması için en az 20-40bin tl lik bir para harcanması gerekiyor.Her bir testin maliyeti  minimum 5bin tl civarı.Testine görede maliyetler değişmekte.Bu konuda İtü ile görüşmüştüm.Ayrıca teste engel başka konularda var.Üniversitedeki motorlar her türlü verinin ölçülmesi için onlarca sensörle donatılmış motorlar.Bu sensörlere müdahale edilmeden yapılacak bir testte %99 olumsuz sonuçlanacaktır. Basit bir pancar motorunda yapılacak bir test ise insanlar için bişey ifade etmeyecektir.Yapılacak test normal bir araç üzerine sistemin montajlanarak gerekli ayarlamalarıda yapılarak belli bir güzergahta sabit bir hızda sistemli ve sistemsiz ölçümlenmesi şeklinde bize doğru sonuçları verecektir.Böyle bir test için Tübitakla görüştük.Yapabileceklerini belirttiler.Müsait bir zamanda bu testi yapmayı planlıyoruz. Vermiş olduğum tasarruf oranları müşterilerimizin verdiği değerlerdir.Tabiki bunlarda üç aşağı beş yukarı hata payı vardır.Psikolojik olarak insanlar etkileniyorda olabilirler. Ancak insan ne kadar etkileniyor olsada bir depo yakıtla normalde 450 km yapan bir araç aynı depo yakıtla 780 km yapabilmişse bunda ne kadarlık bir etkilenme sözkonusudur onuda siz açıklayın.Sistem genel olarak uzun vadede kullanılıyor olduğundan sistemle tasarruf sağlanabildiği anlaşılmaktadır.Tek bir test ölçüm sonucu değildir bu oranlar.3 yıldır kullanıp hala aynı tasarruf oranını elde eden müşterilerimiz vardır.Zaman zaman görüşüp bunu teyitte etmekteyiz kendilerinden.Bu tabi sizin için bağlayıcı olmaz, bilimsel veri değil diyebilirsiniz.Bunlara güvenip sistemi taktırmayabilirsiniz.Buna bişey diyemem. Otomobil firmaları gibi milyon dolarlık bütçemiz olsaydı onlarca testle bu verileri ispatlayabilirdik tabi.İllaki bilimsel çalışma veri istiyorsanız bazı üniversitelerimizde bu konuyla ilgili çalışmalar, tezler internette mevcuttur , açıp okuyabilirsiniz.Yanlız saf hidrojenin motorda kullanımıyla ilgili çalışmaları bu konuyla karıştırmayalım.Bizim konu hho gazının mevcut yakıtla kullanılarak mevcut yakıtın yanma veriminin artırılmasıdır.

Hidrojenin motora zarar vermesi hususuna gelirsek bunun gerçekleşmesi için bazı şartların oluşması gereklidir. Bunlar

Üretilen hho gazının motorun kullandığı hava miktarının %10 una yakın miktarda olması gerekir. Bu durumda erken yanma, zamansız ateşleme gibi problemler oluşarak motora zarar verebilir.Bizim sistemde gaz miktarı %1 bile değildir.

İkincisi üretilen hho gazı üretilirken elektroliz sıvısında kullanılan kimyasal nedenyle bir müktar kimyasal buharıda taşır. Bu kimyasal temizlenmeden motora verilirse 10-20bin km subaplar bu kimyasalla aşınır ve motor çekişi düşer.Malesef ülkemizde bu tür sistemler satılmakta ve motora zararı olmadığıda iddia edilmektedir.Bizim sistemde hho gazı bubler sisteminde temizlenmekte ph nötr bir şekilde motora verilmektedir.Böylece motora kimyasal yolla bir zarar verilmemektedir.

Deniliyorki böyle bişeyiniz varsa otomobil firmalarına sunun bir anda köşeyi dönün.Otomobil firmalarının asıl işi motor geliştirmektir.Hidrojen , lpg gibi konular ek yakıt sistemlerine girmektedir.Biliyorsunuzki LPG araçlarda %30-40 tasarruf sağlayabilmektedir.Ancak pekçok otomobilde halen LPG sistemli olarak piyasaya çıkmamaktadır.Söylediğiniz mantık olsaydı bugün tüm araçlar LPG li olarak piyasaya çıkıyor olmalıydı.Benzinli bir motoru lpg ye göre imal etmek maliyet gerektirmeyen bir husustur.Kullandığınız metalin karışım oranlarını az değiştirerek yüksek ısıya daha dayanıklı hale getirilmesi lpg den kaynaklı sorunların bitirilmesi için yeterlidir.

Mazda 3 aracına sistemi takan müşterimizle bugün görüştüm.Mesajını aşağı kopyalıyorum.

Berkan bey; kusura bakmayın bir iş yemeğinde olduğum için telefona bakamadım. Sisteme gelince ben anlamadığım için bana iyi çalışıyor gibi geliyor, arabanın sesi, gücü, yada benim anlayabildiğim herhangibirşeyi değişmedi, yakıt 11.7 lt'den sistemi Alanya'da taktırdıktan sonra 10.8'e düşmüştü şu anda 11.00 llt'de sabit. Aracım şu an 1900 km'de daha motoruda açılmamış olduğu için heralde bu veriler normaldir ve ileride daha da düşeceğine inanıyorum. Keşke Antalya'da monte edilen sistemi gösterebileceğim bir usta olsaydı çünkü Alanya'daki arkadaşlara ulaşmam gidiş dönüş 300 km.'yi aşıyor. İyi çalışmalar.

Mail sonrası telefonlada görüştüm. Araç 2012 model. Daha rodajı bitmedi.1900 km de.Bu nedenle zamanla bu yakıt tüketimi biraz daha düşecektir. Sistemin çalışmasıyla ilgili yapılması gereken bikaç ayarlama tam yapılmamış.Kendisine uygun ayarları belirttim.Ayarlamaları yapıp tekrar ölçümleyecek.Ayarlamalar sonrası benim beklentim yakıt tüketimin 10 litre altına düşeceği yönündedir.Çünkü  mevcut kullanım ayarları oldukça bozuk.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Elektroliz ile hidrojen elde etmek ve bunu otomobillerde kullanmak epey zamandır kullanılan bir yöntem. Bunun için hazır kitler yıllardır mevcut zaten. Hatta DIY (Do it yourself) sitelerinde de çok popüler bir konu.  Ben de bir dönem kendim yapmaya karar vermiş, ancak yer, zaman ve malzeme eksikliğinden hayal olarak kalmıştı. Aslında çok ilginç ve gerçekten gelişmeye açık bir konu.

Mustafa Bey zaten değinmiş, gerçekten yakıt tasarrufu sağlaması için yanma odasına gönderilecek benzin miktarının azaltılması gerekir. İlave bir yakıt yardımıyla (hidrojen), yanma odasına gönderilen benzinin daha verimli yanmasına yardımcı olmak, yakıt ekonomisi için bir anlam ifade etmiyor. Olsa olsa performansı artırır.  En yalın anlatımla benzine ek olarak değil, benzinin yerini alacak şekilde bir düzenek kurulmalı.

Hidrojenin yakıt olarak kullanılması bence çok gerekli ve üzerine çalışılması gereken bir konu. Ancak hidrojen doğada sadece bileşikler halinde bulunduğundan, element olarak elde etmek için enerji kullanmamız gerekiyor. Altın kuralımız da şu ki hidrojeni yakarak elde edeceğimiz enerji, hidrojeni bağlı bulunduğu bileşiklerden ayırmak için harcayacağımız enerjiden fazla olmalı. Yani attığımız taş, ürküttüğümüz kurbağaya değmeli.

Diğer yandan otomobil gibi anlık değişken miktarlarda yakıta ihtiyaç duyabilen canlı sistemlerde, anında yeterli miktarda üretim yapılabilmeli ya da stoklayabilmeli.  Zaten stoklamada problem (hem güvenlik hem teknik sorunlar) olduğu için insanlar elektroliz gibi stok ihtiyacı olmayan yöntemlere yöneliyor.

Şahsi fikrim, eğer elektroliz için harcanan enerji gelişen teknoloji sayesinde minimuma indirilirse ve ortaya çıkan hidrojen miktarı yeterli seviyede olursa (daha hızlı üretim), bu yöntem gayet kullanılabilir bir yöntem olup yaygınlaşabilir. Şu anki ölçümleri bilmiyorum ama gelecek için ön ayak olacağı için desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tüketimin 11.7 litreden 11' e düşmesi bence bunu kanıtlamak değildir. Hava şartları, yol şartları, kullanıcı çok önemli. Benim bir depoda tükettiğim diğerini tutmuyor. Birinde 16 litre yakabiliyorken, diğer depoda 6,5 litre yakabiliyorum. Süren arkadaş sürekli aynı yolda ve aynı psikolojide mi sürüyor aracını?

Hangi aylarda hangi sıcaklıklarda test yapıldığı da çok önemli. İlerleyen aylarda iyice düşecektir tüketim bu size bir şeyi ispatlamaz, benim düşüncem.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mtutun bey sorularınız çok fazla olunca atlamalarda olmuş.Biraz daha kısa  tek tek soru alırsak cevaplarda daha detaylı olur.sorularınıza gelirsek,

1-Oksijen sensörlü araçlarda motora hho gazı verildiğinde ekstra verilen oksijen gazından dolayı egzos gazındaki oksijen düzeyi artar ve bu nedenle ecu yakıtı fakir zannederek yakıtı artırır.Bu nedenle performans artışı olsada tasarruf sağlanmaz.Buna çözüm olarak değişik çözümlerimiz bulunmaktadır.Mesela volo FS-2 çip. Bu çip amerikan volo firması tasafından üretilmektedir ve araçları hho ile uyumlu hale getirmesi için yapılıyor. Tam detaylarını bilmemekle beraber açıkladıklarına göre 250 ye yakın parametrede değişiklikler yaparak bu işi çözüyorlar.Çip araca obd-2 portundan bağlanıyor. Aracın mevcut yazılımını kalıcı olarak değiştirmiyor. Anlık veri alışveririşi yaparak aracın hho ile uyumlu çalışması sağlanıyor.Çip +hho sistemi ile genelde %20-25 civarı tasarruf sağlanabiliniyor.Daha üst oranlara henüz rastlamadık. Bu seçenek dışında çip takılamayan , çipin desteklemediği araç türlerinde dijital yakıt ayar cihazımız var.Bu cihaz çift sensör giriş/çıkışlıdır.Direk oksijen sensör sinyal kablosuna bağlanarak sensör voltajını istediğimiz oranda artırıp azaltabilmeyi sağlıyor.Bunu yaparkende sensör voltajıyla orantılı olarak sürekli artıp azalmakta.Bu nedenle araçta arıza lambası yakmıyor. Hatta bu cihazı tek başına oksijen sensörü bozuk araçlarda, katalitik konvertörü boşaltılmış arıza lambası yanan araçlarda bu sorunları gidermedede kullanabiliyoruz.

Dinamometre testi şahsen yapmadım. Aracında sistemi kullananlardan yapanlar olmuştu.Ciddi bir fark olduğunu belirtmiştiler. Ancak elimde bir belge şuan yok.

Motorda ekstra ısı artışı daha önce dediğim gibi olmuyor.Hatta düşme oluyor. Neden düşüyor derseniz hidrojen ısı alıcı özelliği vardır. Nükleer santrallerde soğutma için kullanılır. Araçta yandığında zaten su buharı oluşur.Su buharıda ısının uzaklaştırılmasında etkendir.Şimdiye kadar hiçbir araçta hararette yükselme gibi bir sorun görülmemiştir.

2-Sistemi kendi aracımızda denemiştik bu işe başladığımızda hyundai accent araçta .%30 sonuç almıştım.Zaten o sonuç olmasaydı devamda etmezdim.

3-Sensörlerden kasıt sadece veri izlenmesi için olan sensörler değil motorun çalışmasında etken olan sensörlerdir. En basiti oksijen sensörü. Bu sensöre veya ecu yazılımına  müdahale yapılmadan yapılacak bir testin olumlu sonuçlanması mümkün değil.Üniversitedeki motorlar zaten özel motorlar.Bunların yazılımına zaten müdahale etmemiz, üniversitecede müdahaleye izin verilmesi sözkonusu değil. Keza oksijen sensörleri ve diğer sensörler içinde durum aynı.

Sizin araçlarda ecuya veya sensörlere müdahalemiz oluyor.Bu arada sensörlü olduğu halde müdahale gerektirmedende tasarruf sağlayan araçlarda var tabi.

4-Yorumsuz

5-Bu işe başlamadan önce uzunca bir araştırma sürecim olmuştu.Türkiyede hidrojen sistemi üretimi yapıp satan bir firmanın referans listesindeki pekçok kişiyle görüştüm. Biçoğundan bu konuda şikayet aldım.Bazı forumlardada bu konudan bahsedilmiş. Keza bunu  kişilerden öğrenmemiş olsamda bir kimyacı olarak bunun böyle olacağını tahmin etmem hiç zor değil.Konuyla ilgili yaptığım bir deneyin videosunuda linkten izleyebilirsiniz.

Sistem bizden önce amerikada 120bin km civarı kullanılmış kullanımı halen devam etmekte idi. Türkiyedede 3 yıldır kullanılıyor ve yaklaşık 90-100bin km yol yapılmış durumda. Araçta Herhangi bir sorun yok. Tasarruf oranı ilk günkü şekilde devam ediyor.Buda bize sistemin motora zarar vermediğini az çok göstermiş oluyor.

6-Lpg tüketim miktarını biliyorum izaha gerek yok. LPG li motor üretim maliyeti benzinliden az bişey fazla olabilir ancak bunun kayda değer olacağını düşünmüyorum.Olaya ticari açıdan yaklaşılırsa sadece Türkiye gibi bir pazar için bile LPG li araç üretimi yapmak , üretimi yapan firma için rakiplerine oranla büyük bir kar sağlayabilir. Bir LPG kitinin bayi montaj dahil fiyatı 1200 tl civarı iken o kitin bayiye geliş fiyatı sadece 300 tl olduğu düşünülürse otomobil üretimi yapan bir fabrika için bu maliyet dahada düşük olacaktır.Buna rağmen bu kitler araca üretimde takılmıyorsa demekki işin içinde başka şeyler var.

7-Mazda müşterisini ilk mesajda yazdığım için son durumunu bildirmek için tekrar yazdım. %6 lık tasarruf benim içinde şuan pekbişey ifade etmiyor.Dediğim gibi hem amper ayarında hem dijital yakıt ayar cihazının ayarı olması gerektiği şekilde değildi.Bu ayarlardaki çok az değişiklik tasarrufta ciddi değişimlere neden olmaktadır.%6 lık değişimi tasarruf sağlamış demek için değil sadece bir bilgi , bir fikir vermesi açısından size ilettim.%6 lık oran benim açımdan böyle bir araçta gururla tasarruf sağladı diyebileceğim türden bir sonuç değil. Açıkcası beni tatmin eden bir sonuç değil.Sistemin net olarak tasarruf sağlayıp sağlamadığının anlaşılması için en azından 10bin km yol yapıp rodajının tam olarak tamamlandıktan sonra aracın sistemli ve sistemsiz olarak aynı yolda aynı koşullarda test edilmesi sağlıklı sonuç verecektir.

Bu arada size kızmıyorum  merak etmeyin  :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yani kısaca oksijen sensörünü bir ara program ile yanıltarak sürekli fakir karışım hazırlanmasını sağlıyorsunuz ve enjekte ettiğiniz hidrojen ile de fakir karışımın daha zengin karışım kadar verimli yanmasını sağlayarak, aynı performans ve verimliliği alıyorsunuz, doğru mu?

Peki okijen sensörünü yanılttığınız için halen egzoz emisyonlarının durumunu merak ediyorum. Araç egzoz testinden geçmekte zorlanıyor mu? TÜV muayenelerinde sizin sisteme bakış açısı nedir? Bu sistemle araç muayeneden geçiyor mu?

Elbette üniversite size motor işletim sistemini yeniden yazma izni vermez. Siz bir yakıt katkısından bahseiyordunuz, şimdi olay + chip tuning'e döndü. Zaten oksijen sensörü yanıltılarak ya da direk ECU yeniden programlanarak, hem tüketim hem performans artışı yapılabiliği gibi, tam tersi de chip tuning ile mümkün.

İddianızı anladım sonunda. Ama elinizde iddialarınızı kanıtlayacağınız rapor ve testler yok. Anladığım kadrıyla kimya mühendisisiniz. Bu sebeple benim için ancak test sonuç ve raporlarını gördüğümde projenizin teknik veri safhasına geçebileceğini anlarsınız.

Bir de; bir kimyacı olarak motora zarar verecek veya vermeyecek hidrojen oranını tahmin edebilirim diyorunuz, motorlarda tasarruf devam ediyor bu da bize motora zarar vermediğini az çok göstermiş oluyor diyorsunuz. Bu cümleler üzerine ne yazacağıma çok dikkt etmek için 3-4

defa yazdım ve sildim. Kısaca ve kırmamaya calısarak söyleyeyim ki, tahmin etmek ve az çok kelimelerinin teknik veri olarak geçerliliği yoktur.

Ben bu konuda test derken, motorun belli bir km sonrasında tamamen demonte edilerek, toleranslarının ve aşınmaların ölcülmesini kasdetmistim.Bence ne yapıp edip bu testleri yapmanız lazım. Belki ilk etapta bir otomobil dergsi ile de test yapabilirsiniz.

LPG konusunda cok yaniliyorunuz, Türkiye pazari konusunda da. Otomotiv Dünyası'nda herseye arkasinda ne var? diye bakmamak lazım. Buradaki tüm arkadaslar bir 1.5 dizel ünite icin ve otomatik vites opsiyonu icin ölüyorlar. Mazda bunu bile yapmiyor. Üstelik dizel yapmak varken, neden LPG üretimi yapsınlar? Dizel daha popüler Türkiye'de de, Avrupa'da da. En azından kapalı otoparklara ve kapalı feribotlara da girilebiliniyor. LPG meselesini burada anatmak istemiyorum ama uzak durulmasinin benim uzmanligima giren ve eğitimlerini verdigim baska konulrla da alakasi var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Oğuzhan ben temelde hiçbirşeye karşı değilim. Ancak motor dizaynı ve programcılığı çok teknik bir konu. Ayrıca insanların güçlükle sahip olabiliği pahalı aletler. Kimseyi diğeleriyle kıyalamak istemem ama sürekli bu tip icatlar gelirler büyük iddialarla, bir süre sonra da olmazlar ortada. Otomotiv böyle ilginç bir sektör. ECU ile oynadıktan ya da sensör yanılttıktan sonra zaten bazı sonuçlar hidrojensiz de alınır. Bu sebeple bu ürünün yararları konusunda daha kapsamlı testler olmadan konuşmak doğru olmaz.

Ben Berkan Bey'in üretimine dogrudur ya da yanlıştır diyemem. Buradaki ya da bilim adamı da olsa şu aşamada kimse de diyemez. Benim söylemek istediğim Berkan Bey'in şu ana kadar bize hiçbir bilimsel açıdan geçerli bir kanıt sunamadığı. Ortada geliştirilmiş bir hipotez var ve bu hipotese göre üretimi yapılmış bir ürün var. Laboratuar ve saha testleri ise eksik ya da uygunsuz. Benim için konu bu kadar basit. Berkan Bey daha önce benzer iddialara gelip, sonra gidenlerden farkını göstermek istiyorsa bence bu tetlerin mutlaka olması gerekir.

Sen meseleye sicak bakiyorsun anladigim kadariyla. Belki Berkan Bey sana özel bir uygulama yapar, sen de sonuçları paylaşırsın.

Mustafa abi yazdığından şunu anlıyorum bu sistem olabilir uygulanabilirliği var. Tasarrufta sağlayabilir ama uzun vadede motora zarar verebilir. Vermiyorsada bunun bilimsel olarak ortaya konulması gerekir.?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş



Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.