Mehmet Özdemir

Hilux
Killing A Toyota

Akla gelmeyecek eziyetlere maruz kalan, ülkemizde de bir ara çok meşhur Toyota hilux pick-up, Ortadoğu'da Işid ve ona benzer radikal örgütlerin, onu neden el üstünde tuttuğunu kanıtlar biçimde cevap veriyor.

 

enigma34, İlhan, evranoz ve 1 diğer kişi bunu beğendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu aracı stüdyolarına koydular zaten. Şimdikiler o kadar sağlam değildir :)

Burak bunu beğendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çıktığı gün iphone parçalayan var hilux neymiş  >:D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

  • Etiket tabanlı benzer içerikler

    • İlhan
      Yazan: İlhan
      Ülkemizde ve dünyada en çok satılan otomobillerden birisidir "Toyota Corolla".  1998-2015 yılları arası Toyota Corolla'nın tüm jenerasyonlarına şirketçe sahip olup kullanmış bulunmaktayım. Kullandığım dönemdeki diğer markaların tasarımlarını baz aldığımda. Aklımda kalıp, en beğendiğim ve keyif aldığım Corolla modeli 7.Jenerasyondur (1991-1995 Model). Halen daha yolda gördüğümde dikkatle bakar incelerim 7.nesil Corolla'yı.
      8.Nesil sanırım E110 kasa diye tabir edilen yuvarlak farlı Corolla resmen beni kendisinden soğutmuştu. Çok büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı. O dönem ki yazılı ve görsel basında dönen Corolla haberlerini hatırlıyorumda. Bayağı bir yüksek beklenti oluşturmuşlardı millette. Yeni Corolla şöyle, böyle, bekleyin, az kaldı..vs.. Sonra üzerindeki örtü bir kaldırıldı !! O da ne yuvarlak farlı bir Corolla.. Genel anlamda çok büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Bu arada bu model çok kısa sürmüştü akabinde aracı hemen makyajlamışlardı sanırım. Eski Toyota'cı arkadaşlarımızdan daha iyi hatırlayanlar olabilir...
      8.Nesille birlikte modelden ve markadan soğuyunca, bir daha da ısınamadım diyebilirim. Ama 7. nesilin halen bendeki yeri farklıdır. Başlıktan da anlaşılacağı gibi Corolla modellerini dünden bu güne şöyle bir hatırlayalım. Ve anketi de oylayalım lütfen. Keyifli forumlar diliyorum herkese.
      Alıntıdır
      Tarihçesi
      Japon devi Toyota’nın kuruluş tarihi 1937 olarak bilinse de kuruluş aşamasının öncesine de muhakkak bakmamız gerekiyor. Baktığımızda markanın kurucusu olan Kiichiro Toyoda‘ın 1937’ye gelmeden önce 1929 yılı içerisinde gerek Avrupa gerekse Amerika’da otomobil üretimi ve yatırım planlaması için araştırmalar yaptığını görüyoruz. 1930 yılına gelindiğinde Kiichiro Toyoda, benzinli motorlar üzerine olan araştırmalarını yoğunlaştırdığını ve bu konuda gereken verileri elde etmesiyle birlikte otomobil üretimi konusunda gereken bilgileri topladığını görüyoruz. Aradan geçen üç yılın ardından Japon hükümetinin Çin ile yaşanan savaş sürecinde Toyoda’yı otomobil üretimi konusunda desteklediğini söyleyebiliriz.
      Japon hükümetinin de desteğini arkasına alan ve bu fırsatı uzun zamandır kollayan Toyoda 3.4 litrelik altı silindirli ilk resmi motoru Type A’yı üretir. Motorun gelişim sürecinin ardından Toyoda Automatic Loom Works markasının ilk otomobili A1 ve ardından G1‘in üretiminde kullanılmaya başlanır. Markanın günümüzdeki adı olan Toyota Motor ise 1937 yılında kurulur. Aradan geçen on yılın ardın Toyota küçük segment otomobili Toyopet‘i kullanıcılara sunduğunu görüyoruz. 1957 yılından Amerikan pazarına giriş yapan Toyota, 60’ların ortalarına kadar diğer pazarlarda varlığını sürdürmeye devam ettiriyor. Toyota’nın 1966 yılında ilk kez kullanıcıların karşısına çıkardığı modelininse dünyanın en çok satan otomobillerinden biri olacağını kim bilebilirdi?
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Birinci Jenerasyon: Corolla E10 (1966-1970)
      Toyota, Corolla‘yı sahneye ilk kez 1966 yılının Kasım ayında çıkardı. En büyük rakiplerinden biri olan Nissan’ın (O zamanın adıyla Datsun) Datsun 1000 modelini piyasaya sunmasından bir ay önce kullanıcıların karşısına çıkan Corolla, Toyota’nın zamanının başarılı modellerinden birisi olan hava soğutma boxer motora sahip, Publica’nın yerine getirdiğini görüyoruz.
      İlk Corolla toplamda 2.286 mm‘lik aks, 3.848 mm uzunluk, 1.491 mm genişlik ve 1.379 mm yükseklik değerlerine sahipti. Tasarım hatlarıyla o döneminin Japon otomobillerine benzer yapıda karşımıza çıkan birinci jenerasyon Corolla’da coupe, sedan ve station wagon kasa tipleri kullanıcılara sunulan seçenekler arasındaydı. Arka tekerlekten itiş altyapısına sahip olan Corolla’nin ön süspansiyonunda MacPherson yapısı kullanılıyordu.
      Birinci jenerasyon Corolla’nın ilk safhada vergiler düşünülerekten 1.0 litrenin altında olması planlanan motor seçenekleri, rakibi olduğu Datsun 1000 modelinin gerisinde kalmamak için 1.1 litreden başladı. Sekiz valflik bu motoruyla birinci jenerasyon Corollanın maksimum güç değeri 60 beygir olarak kayıtlara geçti. Toyota, 1969 yılında Corolla’da sunduğu motora ekstra bir karbüratör daha ekleyerek 13 beygir güçlendirdiği 1.1 litrelik motorla birlikte 78 beygir güç üreten 1.2 litrelik motoru da sunmaya devam etti. Toyota bu motorlarla birlikte Corolla’yı dört ileri manuel ve iki ileri otomatik şanzıman kombinasyonlarıyla satışa sundu.
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       

      İkinci Jenerasyon: Corolla E30 (1970-1974)
      İlk jenerasyonun ardından ilgiden memnun olan Toyota, çıktığı yıl dünyanın en çok satan otomobili ünvanını ele geçiren ikinci jenerasyonu 1970 yılında kullanıcıların karşısına çıkardı. İlk jenerasyona göre daha uzun ve daha fazla aks mesafesine sahip olan birinci jenerasyonda ön ızgara ve ışıklandırmalarda yapılan küçük tasarım değişiklikleriyle birlikte Kola kutusu” olarak bilinen ve Ford, Corvette ve AMC gibi markaların yanı sıra uçaklarda da kullanılan tasarım hatlarına yer verildi.
      İkinci jenerasyonla birlikte motor seçeneklerinde de değişim gözlenen Corolla’da 1.2 litrelik motora ek olarak 1.4 ve 1.6 litrelik motorlar yelpazeye dahil oldu. 86 beygirden başlayan 1.4 litrelik yeni motor yelpazesinde, Japonya’da sunulan motorlar DOHC yapısına sahip versiyonlarda bulunuyordu. Corolla’nın bu jenerasyonda sunulan en güçlü versiyonuysa 110 beygirlik güç değerine sahipti. Toyota bu jenerasyonda yer verdiği motorlarla iki ileri otomatik ve dört ileri manuel şanzımanlarını kombin etmeye devam etti.
                   
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Üçüncü Jenerasyon: Corolla E70 (1974-1979)
      70’li yıllara gelindiğinde dünyadaki diğer tüm üreticiler gibi küresel bazda yaşanan petrol krizinden Toyota’da olumsuz etkilendi. Üçüncü jenerasyon Corolla kriz döneminde yaşanan durgunluktan ötürü 1981’e kadar üretilen bazı versiyonlarıyla birlikte Corolla ailesinin ürün hayatı en uzun jenerasyonlarından birisi olarak kayıtlara geçti. Coupe, sedan, station wagon ve van seçeneklerine liftback ve hardtop coupe (ayrılabilen açılır tavan) opsiyonu eklenen üçüncü jenerasyonda ön ızgara ve küçük makyajlar dışında tasarımsal olarak radikal bir değişim gözlenmedi.
      Üçüncü jenerasyon Corolla’da sunulan motor seçenekleri ikinci jenerasyonda olduğu gibi 1.2 litrelik motor seçeneğinden başladı. Bununla birlikte 1.3 litrelik motor seçeneğini Corolla ailesine dahil eden Toyota 1975 yılında motor içerisinde yer alan yakıt hava karışımını en doğru şekilde verilmesi prensibi üzerine geliştirilen lean burn teknolojisine sahip 1.6 litrelik yeni motorunu Corolla ailesinde sunmaya başladı. Bu motoruyla birlikte daha çevreci olan Corolla, yakıt tüketimi açısından da kullanıcısını daha memnun eder hale gelmişti. Maksimum 124 beygir güç değerine sahip olan bu jenerasyonda manuel şanzıman seçeneğine beş ileri otomatik şanzıman seçeneğine üç ileri değerli vites kutusu eklendi. Corolla’nın E50 koduyla bilinen üçüncü jenerasyon makyajlı kasasının üretimine 1981 yılına kadar devam edildi.
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Dördüncü Jenerasyon: Corolla E80 (1979-1983)
      İlk jenerasyondan itibaren sunulan Corolla ailesinin tasarımsal olarak en büyük değişikliğine ilk olarak dördüncü jenerasyonda karşılaşıyoruz. 1979 yılında karşımıza çıkan dördüncü jenerasyonun tasarımında daha aerodinamik daha rahat ve araç içerisinde daha ferah bir yaşam alanı sunulması üzerine bir felsefe belirlenmiş. Yerini aldığı jenerasyona göre 30 mm artış gösteren aks mesafesi ve genişlik değerinde 80 mm’lik artış dışarıdan baktığımızda aracın ilk fark edilen boyutsal değişiklikleri arasında yer alıyor.
      Tasarım çizgileriyle birlikte motor konusunda da sunulduğu pazara göre daha da büyüyen Corolla ailesinde dizel motor seçeneğinin ilk kez bu jenerasyonda sunulduğunu görüyoruz. 1.3 litreden başlayan benzinli motor seçenekleriyle birlikte Toyota Corolla’da 65 beygir güç üreten 1.8 litrelik dizelünite kullanıcılara sunuldu. Bu jenerasyonla birlikte ön tarafta sunulan MacPherson süspansiyon sistemine arka tarafta darbe emiş derecesi daha iyi olan coil spring süspansiyonlar eşlik etti. Dördüncü jenerasyonun toplam ağırlığıysa sadece 855 kg olarak kayıtlara geçti.
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Beşinci Jenerasyon: Corolla E90 (1983-1987)
      Toyota, Corolla ile büyümesini devam ettirirken modelin büyümesini de sürekli olarak devam ettirdi. 3.3 milyonluk üretim rakamıyla en popüler Corolla jenerasyonlarından birisi olan beşinci jenerasyonda 30 mm’lik artışla toplamda 2.430 mm‘lik aks mesafesi bulunuyordu (Ön tekerlekten çekiş). Geride bıraktığı her jenerasyonda daha modernleşen ve büyüyen Corolla’nın bu jenerasyonunda hatchback, sedan, liftback, coupe ve hatchback coupe kasa tipleri farklı pazarlarda sunulan opsiyonlar arasında yer alıyordu.
      Ülkemizde yavaş yavaş daha çok görmeye başladığımız Corolla ile birlikte diğer jenerasyonlara nazaran Avrupa pazarında sunulan motor tipleri ve özelliklerine yakından baktığımızda, 69 beygir güç üreten 1.3 litrelik motor seçeneğinden başladığını görüyoruz. 8V’lik motorların yanında 16V DOHC (124 beygir maksimum) ile birlikte mekanik enjeksiyonu 1.8 litrelik dizel motorun (58 beygir) Toyota’nın Avrupa’da pazarında sunduğu motorlar arasında yer alıyordu. Bu jenerasyon dahilinde AE86 koduyla bilinen Corolla GTS kullanıcılara sunulan versiyonlardandı. Üretim hayatı sadece dört yıl süren bu sportif özel versiyonda 1.6 litrelik dört silindirli motor görev yapıyordu. Maksimum 128 beygir güç ve 150 nm güç üreten Corolla GTS’de emme manifoldunda değişikliği gidilerek değişken zamanlama ile yüksek değerlerin elde edilmesini sağlayan T-VIS (Toyota Variabla Intake System) sistemi yer alıyordu. Corolla GTS’de LSD (Limited speed differantial) diferansiyel opsiyonel olarak sunuldu.
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Altıncı Jenerasyon: Corolla E100 (1987-1991)
      Altıncı jenerasyon Corolla’da ilk jenerasyondan itibaren sunulan arka tekerlekten itiş altyapısının tamamen kalktığını ve bu süreçten sonra üretilen Corolla modellerin tamamen ön tekerlekten çekişkarakterinde kullanıcılara sunulduğunu görüyoruz. Yerini aldığı jenerasyona göre aks mesafesinden ziyade uzunluk ve diğer boyutsal değerlerde artışlar gözlenen bu jenerasyonda XL, GL, SE ve SE Limited donanım versiyonu seçenekleri sunuldu. Bu seçeneklerle birlikte Toyota, altıncı jenerasyon Corolla’da GT-i versiyonunu sınırlı üretim olarak belirlediği ülkelerde satışa sundu.
      Toyota, bu jenerasyon Corolla’da motor seçeneklerinde daha net ve belirli seçeneklere yöneldiğini söyleyebiliriz. Avrupa pazarı da dahil olmak üzere 1.3 litrelik benzinli motor seçeneğinin yanı sıra 1.5, 1.6 litrelik benzinli motor ve 1.8 litrelik dizel ünitenin kullanıcılara sunulmaya devam edildiğini görüyoruz. Corolla dahilinde sunulan en güçlü benzinli motor 125 beygir gücündeyken 1.8 litrelik dizel ünitenin altı beygirlik artışla 64 beygir güç ürettiğini görüyoruz.
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Yedinci Jenerasyon: Corolla E110 (1991-1995)
      Ve geldik ülkemizde döneminin en çok tercih edilen ve halen çoğu kullanıcı için ayrı bir yeri olan yedinci jenerasyona. Corolla, bu jenerasyonla birlikte daha büyük daha ağır ve daha aerodinamik olarak kullanıcıların karşısına çıktı. Tasarım olarak daha yuvarlak hatlara sahip olan Corolla’da 33 mm’lik aks mesafesi artışıyla toplamda 2.464 mm‘lik aks mesafesi bulunuyor. Bununla birlikte yedinci jenerasyon Corolla’nın 4.369 mm’lik toplam uzunluk (Bir önceki jenerasyon 4.326 mm ) ve 1.656 mm’lik genişlik değerine sahip olduğunu görüyoruz.
      Sedan, hatchback, coupé, liftback ve station wagon kasa seçenekleriyle kullanıcılara sunulan yedinci jenerasyonda dizel motor ailesi tamamen yenilenmiş bir şekilde karşımıza çıkıyor. 1.3 litredenbaşlayan benzinli motor ailesinin en yüksek versiyonunda 1.8 litrelik seçenek bulunurken yedinci jenerasyon Corolla dahilinde sunulan dizel motorlarda 72 beygir güç üreten 2.0 ve turbo versiyonuyla 106 beygire kadar güç üretebilen 2.2 litrelik üniteler yer alıyor.
         
       
        
      Sekizinci Jenerasyon: Corolla E120 (1995-2000)
      Toyota, sekizinci jenerasyon Corolla’nın üretimine Mayıs 1995‘te başladı. Geride bıraktığı jenerasyona göre daha toplu bir görünümle karşımıza çıkan sekizinci jenerasyon Corolla’da genel hatlarda daha oval çizgiler hakimdi. Toyota’nın iç tasarımında gözle görülür iyileştirme yaptığı yeni jenerasyonunda boyutsal olarak fazla bir değişiklik gözlenmese de sekizinci jenerasyon motor teknolojileri bakımından ilklerin yaşandığı bir jenerasyon olarak kayıtlara geçti.
      Toyota ilk kez bir motor bloğunu tamemen alüminyumdan üreterek bu jenerasyonun karakteristik farkını ortaya koydu. Motor bloğuyla birlikte silindir yapılarında da alüminyum komponentlere yer veren Toyota bu jenerasyonun ağırlık değerlerinde iyileşme konusunda da ciddi mesafe kaydetti. Toyota, Corolla ailesine 1997 yılında Verso versiyonunu da ekleyerek kullanıcılara yeni bir model varyasyonu sundu. 1999 yılında yapılan makyajla birlikte daha dinamik bir görünüme kavuşan Corolla’da benzinli motor seçenekleri 1.3 litreden 1.7 litreye kadar çeşitlilik gösterdi. Dizel ayağında herhangi bir değişiklik bulunmayan Corolla’da 2.0 ve 2.2 litrelik motorlar sunulmaya devam edildi.
                 
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Dokuzuncu Jenerasyon: Corolla E140 (2000-2006)
      Toyota, milenyumun ilk Corolla modelini Ağustos 2000‘de karşımıza çıkardı. İlk aşamada sedan ve station wagon kasa tipleriyle sunulan yeni Corolla’da beş kapı hatchback 2001, üç kapı hatchback ise 2002 yılında kullanıcılara sunuldu. Corolla jenerasyonları arasında tasarımsal olarak büyük farklılık olarak nitelendirebileceğimiz bir model de dokuzuncu jenerasyon diyebiliriz. Araç genelinde yapılan gerek aks mesafesi gerek diğer boyutsal değişimler ile Corolla artık daha geniş ve daha büyük bir otomobil haline gelmişti. Dış tasarımla birlikte iç tasarımda da daha modern hatlara sahip olarak kullanıcılara sunuldu.
      Dokuzuncu jenerasyon Corolla’da 1.3 litrelik motor seçeneğinin yerini 1.4 litrelik ünite aldı. Benzinli motor seçeneğinin en tepesinde 1.8 litrelik motora sahip olan Corolla’da, 1.4 litrelik D-4D ve 2.0 litrelik D-4D dizel motor seçenekleri ilk kez kullanıcılara sunuldu. D-4D motorlarının yakıt sisteminde common rail teknolojisine sahip olan dokuzuncu jenerasyon Corolla modellerinin en düşük dizel motoru 90 beygir güç üretirken en güçlüsü 116 beygir gücündeydi.
                   
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      Onuncu Jenerasyon: Corolla E160 (2006-2013)
      Geride bıraktığı her jenerasyonda daha da aile arabası kimliğine bürünen Corolla’nın bu jenerasyonunda da bu izleri görmek mümkün. Dokuzuncu jenerasyona göre tasarımsal olarak küçük makyajlarla karşımıza çıkan yeni nesil Corolla’da dış tasarım makyajının yanı sıra araç içerisinde sunulan ekipmanlarda iyileştirmeler gözlendi. JBL ses sistemi, araç stabilizasyon sistemi, çekiş kontrol sistemi gibi teknolojik donanımlar Corolla dahilinde sunulan opsiyonlar arasındaydı.
      Sunulduğu pazarlara göre çeşitlilik gösteren onuncu jenerasyon Corolla’da, benzinli motor seçenekleri 1.3 litrelik motordan 2.4 litreye kadar değişiklik gösteriyordu. Bu jenerasyonda sunulan dizel motor seçenekleri 1.4 litre ve 2.0 litre olarak devamlılığını sürdürdü. Toyota, Corolla’nın şanzıman ayağında yeniliğe giderek yedi ileri sürekli değişken yapıda CVT-i otomatik vites kutusu seçeneğini kullanıcılara sundu.
                   
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
      On Birinci Jenerasyon: Corolla E170 (2012-…)
      Toyota’nın Corolla macerasında günümüzde de kullanıcılara sunduğu jenerasyon olan on birinci jenerasyon Japonya’da 2012, globalde ise 2013 yılında kullanıcılara sunuldu. Tasarım yüzüyle geçtiğimiz jenerasyonlara oranla en dinamik formuyla karşımıza çıkan son jenerasyon Corolla, geçtiğimiz yıl itibarıyla en teknolojik formuna da kavuştu. Yapılan yeni makyajla birlikte biraz daha sivrilen ve agresifleşen ön tamponu, LED teknolojisine sahip stop lambaları, yeni jant ve gövde rengi seçenekleri Corolla’nın kozmetik değişiklerini oluşturuyor. Toyota’nın çarpışma öncesi frenleme, adaptif cruise control, otomatik yanan uzun farlar ve şeritten ayrılma uyarısı gibi özelliklere sahip Safety Sense-P paketi ile geri görüş kamerası bu versiyonun dikkat çeken destek sistemleri arasında yer alıyor. 2016 model yılıyla 50. yaş ve 10 jenerasyonu geride bırakan Corolla için Toyota, 50. yıl özel versiyonunu da sunmayı ihmal etmedi. 17 inçlik jantlar ve küçük değişimlere sahip olan bu versiyonda özel renk seçenekleri de sunuluyor.
      Son jenerasyon Corolla’nın benzinli motor seçenekleri 1.3 litrelik üniteden başlayarak 2.0 litrelik üniteye kadar değişiklik gösteriyor. Dizel motor seçeneklerine baktığımızda 1.4 litrelik ve 2.0 litrelik ünitelerin kullanıcılara sunulduğunu görüyoruz. Toyota pazarlara değişiklik gösteren şanzımanlarda ise beş ve altı ileri manuelle birlikte dört ileri otomatik, yedi ve sekiz ileri CVT-i seçeneklerini kombin ediyor. 1966 yılından günümüze kadar adımlarını kendinden emin şekilde atan Corolla arkasında bir sürü ve farklı farklı hayran kitlesi bırakarak yoluna devam ediyor.
    • EgeG
      Yazan: EgeG
      Uzun süredir test yazısı yazmamıştım ufaktan geri dönüş yapayım dedim  
      Türkiye’de Toyota CHR’yi ilk sürenlerden biriyim sanırsam.
      Test yapmaya aslında ÖTV indirimli 1.8 Hybrid’i sürmek için gitmiştim. 1.2 turbo benzinli seçenek çok ilgimi çekmemişti. Aracı öncelikle bayide kısa süre içinde inceledim. 
      TASARIM
      Tasarım herkese göre değişir fakat ben CH-R’nin tasarımını çok beğendim.   Özellikle boyutları çok hoşuma gitti. Ne çok ufak ne çok büyük.   Sportifliği vurgulamak için de standart sunulan spoilerin de tasarımın göze hoş gelmesinde katkısı büyük.  Arabanın dış tasarımının her noktasında ayrı bir detay var.
      İçeride malzeme kalitesi ve işçliği çok detaylı inceleyemedim. İlk izlenim olarak sınıf standartlarının üstünde gibi hissettim. Vaktim çok yoktu. Fakat kokpit tasarımı da çok hoşuma gitti. Tüm konsol boyunca tercihe göre mavi veya koyu renkte uzanan trim parçası çok hoş duruyor .   Genellikle Toyotalar’ın içeride hissettirdiği demode bir hissiyat vardır. Özellikle 2012 sonrası güncel jenerasyon Toyotalar’da bu durum beni çok rahatsız ediyordu. CH-R’de bu durum büyük ölçüde giderilmiş. Parçaların tasarımı güncel tasarım akımına uyum sağlamış. Ama bu modern ve güncel kokpit tasarımında hala CASIO tipi dijital saat yer verilmesi çok hoşuma gitmedi açıkçası. Arka koltuk hacmi bu sınıftaki diğer rakipleriyle kıyasladığımız zaman iyi durumda.  
      SÜRÜŞ
      1.8 Hybrid’in daha gelmediğini öğrenince biraz üzüldüm fakat madem o kadar geldik o zaman 1.2 turboyu süreyim dedim. Test sürüşü diyorum ama 10dklık şehiriçi turlama gibi düşünün.   Aracın gaz tepkileri bence çok başarılı.  CVT şanzıman, gaza tepkilerinize gayet hızlı tepki veriyor ve ilk dokunuşta tepkime süresi çok başarılı. CVT şanzımanlara karşı çok sıcak değilim fakat, şehiriçinde gaz emirlerinize verdiği cevaplar, performans veya ekonomi odaklı gaz tepkinizi hemen anlayıp devri ona göre ayarlaması ve devri ayarlarken de CVT gibi değil de, klasik usül bir vitesmiş gibi yapmaya çalışması yani tork konvertörlü bir şanzıman gibi hissettirmeye çalışması  hiç fena değil.  Keşke CVT olmasaymış gibi bir şey düşündürtmedi. Aksine aklımdan CVT bu araca çok iyi oturmuş bile dedim. Tabi yüksek hızlarda durum ne olur bilemem.
       Performans olarak tahminimden daha iyi, hatta gayet iyi buldum diyebilirim 10dklık ilk izlenimimde.   Performansı beğendim ama motorun bir eksisi; gürültülü olduğunu düşünüyorum. Özellikle devir yükseldikçe içeri tahmin ettiğinizden daha çok motor sesi geliyor.  10dk içinde süspansiyonları çok deneyemedim ama ilk izlenim olarak sert değil ama sıkı bir yapıda olduklarını düşünüyorum. Bunun yanında süspansiyonların çalışması gayet sessizdi. Benim önem verdiğim bir noktadır süspansiyon sesi.
       Direksiyon günümüz modern şehir otomobilleri yumuşaklığında. Fakat 10dklık şehiriçi sürüşümde edindiğim izlenim biraz hissiz olduğuydu.  Benim i20 aracım kadar suni olmasa da hissiyat bakımından daha iyi örnekleri var diyebilirim.  Sunilik belki herkes için bir problem değil ama yumuşaklık ve rahatlık açısından tahmin edileceği üzere sorun yok. 
      DONANIM
      Donanım olarak satış görevlisinin söylediği üzere orta paketli aracı sürdüm. Paket isimleri ve içerikleri hakkında çok bilgi sahibi değilim. Orta pakede göre donanım olarak iyi olduğunu düşünüyorum. Dijital klima, otomatik kararan dikiz aynası, geri görüş kamerası,  elektrikli katlanan yan aynalar, büyük bir ekran, elektrikli el freni, yanlış hatırlamıyorsam anahtarsız giriş. Opsiyonel olarak da daha güçlü bir ses sistemi ve deri koltuk gibi opsiyonlar sunuluyor diye okumuştum.
      ÖZETLE;
      Bir otomobili sevmek için  birkaç faktörün veya az ama önemli faktörlerin hoşunuza gitmesi yetmiyor. Pozitif yanlarının yanı sıra negatif yanlarının da çok göze batan şeyler olmaması lazım diye düşünüyorum. Genellikle Toyotalar’da başıma gelen şey buydu.  İç tasarımın antipatikliği, beni Toyota’nın konforlu ve rahat sürüşü gibi d-4d gibi güzel bir motor seçeneği ve bunun gibi. + yönlerinden uzaklaştırıyordu; ama Toyota bu sefer bu konuya kafa yormuş..
      CH-R’nin hem iç hem dış tasarımı  gözüme albenisi çok yüksek gelirken, 1.2 motorun sunduğu performans beni araca iyice bağladı.(Ekonomi ne durumdadır bilmiyorum). Bunun yanında donanım olarak önem verdiğim ana donanımların( kolçak, elektrikli kararan dikiz aynası, kullanışlı ve net yol bilgisayarı) gibi özelliklerin orta pakette bile bulunması iyice kendini sevdirdi.  CVT bir dezavantaj gibi gözüksede benim gibi hergün 130 km yol yapan ve bu yolun yarısını yoğun trafikte, yarısını otoyolda ekonomik sürüş ile geçiren biri için avantaj gibi. 1.8 Hybrid seçeneğinin de ÖTV indirimli geleceğini, 1.2 üç aşağı beş yukarı aynı fiyatlarda olacağını ve şehiriçinde full elektrik ile hareket ettiğini düşününce daha da kanım ısındı bu arabaya.  1.8’i de gelir gelmez test etmek isterim.
      Motorunu beğendim, tasarımını beğendim, konforunu beğendim… Bayiden çıkarken söylediğim söz ‘Keşke param olsa da alsam’ oldu. 





    • İlhan
      Yazan: İlhan
      Ülkemizde üretilen Toyata C-HR'nin satış fiyatları açıklandı. Ne diyelim hayırlı uğurlu olsun otomobil dünyasına.   1.2lt turbo-benzin Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - 6 ileri man. - Advance donanım 4x2 : 83,850TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - Multidrive Oto. - Advance donanım 4x2 : 90,250TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - 6 ileri man. - Dynamic donanım 4x2 : 92,500TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - Multidrive Oto. - Dynamic donanım 4x2 : 98,900TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - Multidrive Oto. - Dynamic donanım 4x4 : 112,550TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - 6 ileri man. - Diamond donanım 4x2 : 92,500TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - Multidrive Oto. - Diamond donanım 4x2 : 98,900TL Toyota C-HR 1.2lt turbo-benzin 116ps - Multidrive Oto. - Diamond donanım 4x4 : 113,650TL Hybrid
      Toyota C-HR 1.8lt atmosferik benzin + elektrik motor 170ps- CVT otomatik - Advance donanım : 98.000TL Toyota C-HR 1.8lt atmosferik benzin + elektrik motor 170ps- CVT otomatik - Dynamic donanım: 106.400TL Toyota C-HR 1.8lt atmosferik benzin + elektrik motor 170ps- CVT otomatik - Diamond donanım : 106.400TL Advance donanım: 17inch Alüminyum alaşım jant, çift bölgeli otomatik klima, 8 inch dokunmatik ekranlı bilgi eğlence sistemi, geri görüş kamerası, yağmur sensörü, hız sabitleme, otomatik yanan farlar, ledli gündüz farları, elektronik park freni
        Görüleceği gibi bu fiyatlar bizim yurtdışı fiyatlarını baz alarak yaptığımız fiyatlardan yaklaşık %7-8 oranında daha yüksek. 1.2lt motor için yaptığımız analizi Eylül başında ve 1.8lt Hybrid model için yaptığımız anlizi de Ekim başında yaptığımız düşünülürse bu tarihlerde ortalama olarak 1 Euro=3.35TL civarındaydı. Bugün ise aynı kur 1 Euro=3.55TL civarında. Yani Euro kurunda TL karşısında %7 civarında bir değerlenme söz konusu. Anlaşılıyor ki Toyota C-HR fiyatları da bundan fazlasıyla etkilenmiş. Bu da fiyatların tahminimizden yüksek çıkmasına neden oldu diyebiliriz.   Toyota CH-R'nin bulunduğu sınıftaki rakipleri ile görsel, performans, boyut ve fiyat karşılaştırmasını bu hafta yayınlayacağız.   
                                                     
    • Mümin
      Yazan: Mümin
      Efsane 14 yıl sonra yeniden diriliyor.
      1978-2002 yılları arasında üretilen Toyota Supra, aradan geçen zamanda pek çok otomobil sever tarafından en fazla sevilen spor otomobil modelleri arasına girmeyi başardı. Japon marka, GT86 ile beraber üreteceği yeni spor otomobil serisi için sevilen modelini diriltme kararı aldı.

      Toyota’nın 3 Haziran tarihinde Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin İzlanda şubesine yaptığı yeni model başvurusunda model adı olarak markanın efsane modeli olan Supra’nın geçtiği iddia edildi. Japon markanın 2014’te ABD’de yaptığı patent başvurusunda da Supra isminin kullanılmış olması yakın zamanda bu modelin geri döneceğine işaret olabilir.

      Alman otomotiv devi BMW ile ortak geliştirilecek olan yeni Supra, markanın FT-1 konsepti üzerine geliştirilecek. BMW’nin yakın zamanda yenilemeyi düşündüğü Z4 modeli de Supra ile aynı şasiye sahip olacak. Hatırlanacağı üzere buna benzer bir anlaşmayı Mazda ve Fiat da MX-5/124 Spider modelleri için gerçekleştirmişti. Motor seçeneklerinin henüz belli olmadığı aracın 4 ve 6 silindirli motor seçenekleriyle piyasaya çıkması bekleniyor.



       




      Kaynak
    • Ali
      Yazan: Ali
      ABD yönetimi, IŞİD'in çok sayıda Toyota marka 4x4 araca nasıl sahip olduğunun aydınlatılması için firmadan bilgi talep etti. Toyoto ise "En ufak bilgiye sahip değiliz." dedi.
       
      KATI KURALLAR İZLENİYOR
       
      Sputnik'te yer alan habere göre Toyota Halkla İlişkiler Müdürü Ed Lewis tarafından yapılan açıklamada, araçları askeri amaçlar ya da terörist faaliyetler için kullanabilecek ya da modifiye edebilecek kişilere satış yapılmaması için firmanın katı kurallar izlediğini belirtildi.
       
      "BUNU TAKİP İMKANINA SAHİP DEĞİLİZ"
       
      Lewis ayrıca, araçların üçüncü kişiler tarafından satın alınmasını ya da çalınmasını takip edebilecek imkanlara sahip olmadıklarının da altını çizdi.
       
      ARAÇ SEVKİYATINI 2012'DE DURDURMUŞLARDI
       
      Toyota, 2012 yılında Suriye'ye araç sevkiyatını resmen durdurduğunu açıklamıştı.
       
      BİR TÜRK VATANDAŞI GÖZALTINA ALINMIŞTI
       
      Hasan Said Yüksekbaş adlı bir zanlının Türkiye'deki çeşitli şirketlerden kiraladığı lüks 4x4 araçları Suriye'ye geçirerek IŞİD ve muhalif gruplara sattığı iddia edilmişti. Farklı illerde faaliyet gösteren 30'u aşkın firma, kiralanan lüks arazi araçlarının bir çete tarafından Suriye'ye kaçırıldığı iddiasıyla savcılığa başvurmuş, Yüksekbaş firma sahiplerince yakalanıp polise teslim edilmiş ancak parmak izi tespitine götürülürken kaçmıştı.
       
      NEDEN 4x4 TERCİH EDİLİYOR?
       
      4x4 açık kasa arazi araçları, ağır makineli tüfek, doçka, uçaksavar hatta top gibi silahların kolayca takılabilmesi nedeniyle teröristler tarafından sıkça tercih ediliyor. Bu araçlar hem personel hem mühimmat taşımak için her türlü arazi koşullarında kullanılabiliyor.
       
      Kaynak :http://www.haberler.com/abd-firmadan-hesap-istedi-bu-kadar-toyota-yi-7756428-haberi/


Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.