godless commie

Makale : Start - Stop Sistemi Nedir?

Start Stop sisteminin yanında, karbüratörlü sistemden, tek noktalı enjeksiyon, çok noktalı enjeksiyon sistemin ateşlemesine kadar çok değerli bilgiler vermişsin Hakan abi. Yine aydınlandık sayende :)

Arabalar bunu beğendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Abi sen patlatmadan sorayım :D yanma odasında (adı üzerinde yanma odası) patlama olmuyorsa piston nasıl dönüyor? Hep akılda bir patlama görüntüsü var ama gerçekleşen olay bir yanma ile bunun oluşturduğu basınç mı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fazla teknik bilgi sahibi değilim ama çok güzel açıklamışsınız konuyu.. elinize, dilinize sağlık :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Makale çok verimli olmuş ellerinize sağlık benim marş motoru kısmına aklım takılmıştı şu alıntı biraz daha açıklık getirdi gibi

 ''Start-stop sistemindeki marş sisteminde, eski tipteki gibi tek alternatör yerine hem şarj eden hem de bir seferlik çalıştırmaya yetecek düzeyde enerji depolayan yeni nesil bir alternatör-dinamo sistemi yer alıyor.

Yani aracın kırmızı ışıkta durduğunu ve start-stop sisteminin devreye girdiğini varsayarsak, bu alternatör-dinamo sistemi, araç çalışır halde iken ışıkta gerçekleşecek start-stop işlemini karşılayacak düzeyde (1 seferlik) elektrik enerjisini depolayacak ve siz debriyaja bastığınız anda ya da aracın tekrar çalışmasına etki edecek bir harekette bulunduğunuz anda bu depolanmış enerjiyi kullanarak marş dinamosunu çalıştıracaktır. Sistem bu şekilde aracın çalışır halde olduğu her seferinde bir sonraki start-stop için gerekli olan enerjiyi depolar....  

birde extra olarak:

 

  • Motor soğutma suyu sıcaklığı 60°C derecenin üstünde ise
  • Klima ya da kalorifer son kademe (en yüksek seviye) haricinde ve düşük seviyelerde çalışıyorsa
  • Elektrik yükü üst limiti aşmadıysa
  • Akü şarjı alt limite düşmediyse
  • Öngörülen bekleme süresi boyunca araç harketsiz duruyorsa
  • Düz vitesli araçlarda debriyaja basılmıyorsa
  • Otomatik vitesli araçlarda frene basılı tutuluyorsa
  • Buğu çözücü, ayna çözücü vb. çözücü ve ısıtıcılar kapalı ya da en alt seviyede çalışıyorsa
  • Direksiyon çeyrek turdan fazla herhangi bir yöne çevrilmiyorsa
  • Sürücü emniyet kemeri takılıysa
  • Motor kaputu kapalıysa
  • Sürücü kapısı kapalıysa

sistem devreye girmeye hazırdır. Aksi durumlarda sistem devreye girmez. Eğer devreye girdikten sonra bu durumlardan herhangi biri aksi yönde değişiklik gösterirse sistem kendiliğinden motoru çalıştırır. (Debriyaja basmanızı ya da frenden ayağınızı kaldırmanızı beklemez) Bir de bu durumlar markalara göre farklılıklar gösterebilir.'' bilgisini buldum.Yani göründüğü gibi olay birçok farklı etkene bağlı olarak işlediğini gösteriyor bana  baya ilginç geldi.... Malum bizim araçlarada start-stop olmadığı  için pek araştırmamıştım......

Fotifoti ve Mehmet Özdemir bunu beğendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İşgüzar bir fahri trafik müfettişi, aracınızdaki bu sistemi kullanırken size ceza kesebilir :)

 

start-stop+ceza.jpg?size=1024

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

  • Etiket tabanlı benzer içerikler

    • godless commie
      Yazan: godless commie
      Konuyu anlamak için öncelikle açıklanması gereken birkaç husus var:

      İçten yanmalı motorlarda çalışmaya başlamak ile çalışır durumda kalmak arasında büyük farklar vardır.

      * Konuyu basitçe açıklamak adına, verilen tüm örneklerdeki motorların mekanik açıdan sağlıklı ve tasarım parametreleri dahilinde çalıştığını varsayalım; o sayede varyasyonlardan çok start stop sisteminin özelliklerini öne çıkarmak mümkün olacaktır.

      * Ayrıca yakıt tüketimi ve emisyon yakın bir ilişki içinde olduğu için ikisini ayrı ayrı ele almaya da gerek yok.

      Bir kez çalışmaya başlamış bir motor, belli bir hava - yakıt karışımı sağlandığı sürece çalışmaya devam eder. Bu motor hedeflenen operasyonel sıcaklığına ulaştığında da söz konusu hava yakıt karışımı içindeki yakıt oranı ciddi bir şekilde düşer, stokiyometrik karışım değerleri elde edilir. -Bunu Stokiyometri makalemizde açıklamıştık-

      Unutmadan; start stop sistemi de motor ısınana kadar devreye girmez çoğu uygulamada.

      İçinde bulunduğumuz üretim döngüsüne kadar üretilen araçlarda, start stop sistemini mümkün kılamayacak özellikler vardır.

      Eskiden bu güne doğru gelecek olursak,

      Karbüratörlü araçlar, idealden çok uzak bir hava yakıt beslemesi ile çalışırlar. Karbüratör içinde hava ile karışan yakıt, dolambaçlı yollardan geçerek yanma odasına ulaşır. İlk çalıştırma anında yavaş hareket eden bu karışımın içindeki yakıtın hatırı sayılır bir kısmı, yavaş akmakta olan bu hava içinde asılı kalamaz, manifoldun iç çeperlerinde birikir. Bu durumu telafi etmek için gaz pedalını pompalamak ya da bir solenoidi devreye sokmak vasıtası ile ilk çalıştırmada epey fazla yakıt gönderilir.

      Motor çalıştıktan sonra hızlanan hava akımı da iç çeperlerde kalmış olan yakıtı sürükler, yanma odasına götürür. Karbüratörlü motorlarda ilk çalıştırmada "motoru temizlemek için" birkaç kez gaz verilmesinin asıl nedeni budur.

      Böylesi bir durumda, ilk çalıştırma hem masraflı, hem de kirlilik yaratan bir süreç olur. Diğer bir deyişle, iki dakika kadar rölantide kalmak, motoru kapatıp çalıştırmaktan daha ucuza mal olur.

      Karbüratörün ardından gelen tek nokta enjeksiyon ise, bu tanım çerçevesinde o janjanlı "enjeksiyon" sözcüğü haricinde karbüratör ile aynı paranteze girer.

      Tek nokta enjeksiyon -throttle body injection- sisteminin karbüratöre göre tek avantajı yakıt beslemesini dış etkenlere göre değiştirebilmesidir.

      Sonrasında sırası ile mekanik ve elektronik çok noktalı enjeksiyon sistemleri ile tanıştık...

      Mekanik sistem bahçe musluğu gibi sürekli akar, elektronik sistem de prostatlı amca gibidir, yakıtı kesik kesik verir. En büyük farkları bu ama gerçekten büyük fark işte.
      Ortak noktaları da hava yakıt karışımının manifoldun dolambaçlı labirentinden geçmek zorunda olmamasıdır.
      Hava silindir kapağına kadar tek başına gelir. Enjektörler yanma odalarına çok yakın monte edildikleri için, yakıt işe son anda dahil olur ve çok çok az bir kayıp ile adrese ulaşır.

      Madem yakıt ile başladık, yakıt ile devam edelim.

      Bir de artık direct injection var. Bu sistemde yakıtı, arada aracı, komisyoncu, celep, menecer olmadan doğrudan yanma odasının içine püskürtürsünüz yani yakıtı akan hava taşımaz. Acayip zaman kazanırsınız, çünkü yanma olayında (patlama değil o, patlama diyene iki tane patlatırım ) milisaniye önemli bir zaman dilimidir. Yakıtı tam gerektiği anda, tam gerektiği kadar verirsiniz, mis gibi olur.

      Haa!! bu yakıtın tutuşması da lazım. Sadece tutuşmak değil, yanma işlemine ne zaman başlanacağı da önemli.

      Distribütörlü araçlarda kaba bir avans ayarı yapılırdı mesela. Bu sistem, dış etkenler vs gibi değişkenler ne olursa olsun belli bir aralıkta çalışarak ateşlemeyi yapar, motor kimi zaman tık diye çalışır, kimi zaman da bir süre marş basılmasını gerektirirdi. -tamam, vakum avans vardı, ama o manifold basıncı ile ilgili, biz ilk çalıştırmadan bahsediyoruz-

      Distribütörlü bir araca start stop sistemi yaparsanız, kullanıcıya illallah dedirtme riskini de alırsınız yani.

      Elektronik enjeksiyon (hani şu kesik kesik püskürten sistem) ile, otomobillerde merkezi bir kumanda ünitesi de kullanılır oldu. Bunun adına ecu dediler, mcu dediler, ems dediler, ama türkçe tercümesi hep beyin oldu.

      Bu ecu, önemli bir gelişme.

      Nasıl bir gelişme olduğunu şöyle ifade edeyim;
      aşağı yukarı son otuz yıldır üretilen araçların elektronik kumanda birimlerinin gücü ve kapasitesi, Ay'a inen apollo sistemlerinin bilgisayarlarının toplam güç ve kapasitesinden daha fazla, daha hızlı, daha janjanlı.

      Bir tane uyduruk motoru adam gibi çalıştırmak aya inmekten daha çok işlem ve kapasite gerektiriyor yani. Ancak, bunun dahi ilk on yıl boyunca çok kaba bir sistem olduğunu, deli gibi ar-ge gerektirdiğini, bugünkü halinin çok daha farklı olduğunu da belirtmek lazım.

      Konudan saptık.
      Yoo, sapmadık aslında.

      Son yıllarda geliştirilen teknoloji, artık çok az yakıtı motorun tam kalbine tam zamanında gönderip, bunu da ideal bir zamanlama ile tutuşturabilecek düzeye gelebildi.

      Hatta, motorun mekanik özelliklerini dahi anlık olarak değiştirebiliyor bu sistemler. Sübapların açılış ve kapanışları, bunun ne zaman ve ne kadar süre ile olduğu o ilk çalıştırmada önemli olan sıkıştırma evresini ideal hale getirebiliyor.

      Diğer yandan, marş basma yöntemleri de değişti. Bazı sistemler hala marş motoru kullanıyor ama manyak teknoloji ürünü mıknatıslar, bilgisayar destekli sargı yöntemleri verimlerini yükseltti, motoru çok çabuk bir şekilde çalışmak için gerekli minimum devir seviyesine çıkarabiliyorlar.

      Bazıları da özüne döndü...
      Otomobiller, ilk yıllarda oldukça deneysel ürünlerdi. 1920'li yıllarda üretilen modellerde çok dehşetli kavramlar ya da teknolojiler denenmişti. Bunlardan biri de, motor kasnağına kayış ile bağlanan marş motorunun, motor çalıştıktan sonra dinamo görevi görmesi idi. (Alternatör demedim burada, ikisi farklı şeyler)

      Artık üreticiler bu şekilde çift görev yapan birimler tasarlayıp kullanıyorlar, hem parça sayısı azalıyor, hem de ağırlık, maliyet vs düşüyor.

      Start - Stop teknolojisinin sorunsuzca uygulanabilmesini mümkün kılan en büyük atılım, öncelikle yakıtın ilk çalıştırmada yanma odasına kayıpsız bir şekilde iletilebilmesi oldu. Bu da ekonomi getirdi doğal olarak. Sonrasında da ateşleme karakteristiklerinin anlık olarak değişebilidiği akıllı ve anlık müdahalelerde bulanabilen bir elektronik kumanda sistemi var tabii. Bir de motoru çok çabuk bir şekilde hızlıca döndürdüğünüzde, zırt diye çalışabiliyor işte.

      Yoksa artık harbiden anahtar gerekmiyor.

      Ben bile 16 yaşındaki düz vitesli aracımı (Mazda MX-5) evde çayımı içerken bir düğmeye basıp çalıştırabiliyorum.

      Anahtar sadece bir alışkanlık artık.


Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.