Mücahit

Otomobilin teknik gelişim evreleri

800pxfardierdecugnot200hy1.jpg

1680 Çalışabilen ancak kullanışlı olmayan ilk içten yanmalı motor 1680 yılında Hollandalı Christiaan Huygens in yaptığı barutun yanması ile çalışan pistonlu makine oldu. Kapalı bir silindir içinde patlayan barut kayabilen bir pistona etki ederek pistonun hareket etmesini sağlamaktaydı.

1698 İngiliz Thomas Javery ilk buharlı makinayı yaptı

1769 İngiliz James Watt uzun süreli çalışan buharlı makinayı yaptı

1787 Oliver Evans Amerikada yolcu taşıyan araç yapmıştır.

1794 İngiliz mühendis Mr. Robert Street , terementin ve hava karışımını bir alevle ateşleyerek çalışabilecek bir motor projesi yaptı. Motor tersine çevrilmiş bir silindir ve hareketli bir pistondan meydana gelmişti.Silindirin alt tarafı veya silindir kafası bir ocakla ısıtılırken üst kısımları suyla soğutulmaktaydı. Bu ilk makinede birkaç damla terebantin esansı yakacak olarak kullanılmakta ve yanmayı temin edecek havayı silindire çekebilmek için piston bir levye vasıtasıyla hareket ettirilerek yukarı kaldırılmaktaydı. Ayrıca piston, silindir kafasına açılmış bir aralığa temas ettirilen harici bir alevin karışımı yakması veya meydana gelen patlama ile de yukarıya hareket edebilmekteydi. Silindirlerin su ceketiyle soğutulması, meydana

gelen gayet düşük basınç dolayısıyla pistonun aşağıya dönüşünü temin içindi.Motorun çalışabilmesi için içine hava pompalanması gerekiyordu .Bu buluş bazı sakıncaları nedeniyle uygulama alanı bulamadı ama sonradan bu alanda çalışacaklara ön fikir verdi..

1796 Murdock katı yakıtlardan hava gazı elde etmeyi başarmıştır. Hava gazı özellikle maden kömüründen özel yöntemlerle elde edilir içten yanmalı motorlarda yakıt olarak kullanılan hava gazı bu motorların gelişmesinde önemli rol oynamıştır

1801 İngiltere�de Richard Trevithick buharlı otomobil yapmıştır.

1824 Sonradan içten yanmalı makinelerin, özellikle diesel motorlarının temel ilkeleri, genç bir Fransız mühendisi Sadi Carnot tarafından ortaya atıldı:

a -- Yakıtın sıkıştırılmış hava içinde kendiliğinden yanışı . 15/1 oranında sıkıştırılan havanın 300 ºCye kadar ısındığı ve bu durumdaki havanın kuru odun parçalarını yaktığı.

b -- Yanmadan önce havanın sıkıştırılması .Carnot, yanmanın atmosferik basınç yerine yüksek basınçta olmasını ve yakıtın sıkıştırma sonunda ilave edilmesini düşündü ve böylece kolaylıkla enjektörü keşfetmiş oldu.

c -- Makine silindirlerinin soğutulması . Carnot, devamlı bir işletme için silindir duvarlarının soğutulmasının gerekli olduğunu buldu.Profesör R. Diesel buna inanmadı, fakat çetin çalışmalar neticesinde bu konuda Carnot ile aynı fikre sahip oldu.

d --Egzost gazlarının ısısından yararlanma. Yüz seneden daha fazla bir zaman geçtikten sonra, Carnot un bu buluşundan egzost gazlarını bir kazanın boruları arasından geçirmek suretiyle yararlanma yoluna gidilmiştir. Halen gemilerde ve endüstride bu ilkeden yararlanılarak egzost gazlarının artık ısısından faydalanılmaktadır.Özellikle diesel motorlarıyla donatılmış gemilerdeki yardımcı kazanlar hem akaryakıt ve hem de egzost gazlarıyla çalışacak şekilde yapılmaktadır.

auto0166ade3tj3rb9.jpg

1830 15  20 km hızla giden buharla çalışan 14 yolcu taşıyabilen yolcu otobüsleri imal edildi.

1860 İngiliz Parlementosu bütün arabaların iki sürücüsü ve önünde gündüz kırmızı bayrak gece kırmızı fener bulunmasını şart koşan kanun çıkardı. Bu kanun motor gelişim hızını biraz durdurmuştu. 1896 yılında bu yasa kaldırıldı.

1860 İlk petrol kuyularının kazıldığı yıllarda hava gazı ile çalışan ticari bakımdan elverişli ilk motor Belçikalı mühendis Jean Joseph Etienne Lenoir ( 1822-1901 ) tarafından yapılmıştır. Bu motorda hava - yakıt ( hava gazı ) karışımı piston tarafından silindirin içine çekilmekte ve bu karışım bir elektrik sparkı yardımıyla ateşlenmekte ve piston strokunun sonuna itilmektedir. Egzost gazları ise dönüş strokunda dışarıya atılmaktadır. Lenoir in makinesi gayet güzel çalışmakla beraber en önemli sakınca yanmanın atmosferik basınçta oluşu sebebiyle termik verimin yaklaşık olarak %4 civarında bulunuşuydu. Yani hava gazı sıkıştırılmadan ateşlendiğinden motorun devri ve gücü ( sadece 1,5 HP ) istenilen seviyeye ulaşamadığından başarılı sonuç tam olarak elde edilememiştir.

1862 Fransız mühendisi Alphonse Eugene Beau de Rochas ( 1818-1893 ) 4 zamanlı çevrimin esaslarını ortaya koydu. Böylece 1. zamanda emilen yakıt hava karışımının ateşlenmesinden önce sıkıştırılması gerektiği prensibide Rochas tarafından bulunmuş oldu. İçten yanmalı makinelerin verimini yükseltebilmek bakımından aşağıdaki fikirler Beau De Rochas tarafından ileri sürüldü :

a) mümkün olan en büyük silindir hacmi ile en az soğutma yüzeyi,

b)genişlemenin mümkün olan çabuklukta yapılması,

c) genişleme başlangıcında mümkün olan azami basınç .

042068547fpr0qm7.jpg

1867 Alman mühendis Nicholaus August Otto ve Eugen Langen ( 1833-1895 ), Rochas�ın bulduğu prensipleri pratiğe çevirerek dört zamanlı çevrime sahip motoru yapmışlardır.

1875 Viyanalı Siegfried Marcus ( 1831-1898 ) geliştirdiği motorla viyana sokaklarında 12 km hızla gezerken halkın panik yaşamasına sebep olmuş birkaç kaza yapmıştır. 17 suçtan mahkemeye verilen Marcus keşif yapmayı bıraktı.

1876 Nikolaus August Otto ( 1832- 1891 ), uzun yıllardan beri sürdürülen "Güç Kaynağı" arayışına son vererek ilk dört zamanlı gaz motorunu üretti.Ottonun yaptığı 4 Zamanlı motorda ateşleme alevle yapıldığı için motor devri ancak dakikada 150-200 devire çıkabiliyordu. Kontrollü bir ateşlemesi olmayan bu motor geniş bir uygulama alanı bulamadı. Ottonun çalışma arkadaşlarından Gottlieb Daimler ( 1834-1900 ) , Ottodan ayrılarak kurduğu atölyede sıcak boru ateşlemesi denilen bir sistemi geliştirdi. Boru sıcaklığı ayar edilerek , motor devrini ve çalışmasını kısmen kontrol altına aldı. Böylece motor devrini 800-1000 d/dya çıkarmayı başardı. Bu içten yanmalı motorların otomobillerde kullanılabileceğini ortaya koydu. Fakat motorlarda hala yakıt olarak hava gazı kullanılıyordu. Bundan sonraki çalışmalar havagazının yerine benzinin kullanılmasını sağlamak için ; benzini pülverize ederek hava ile karıştırılması üzerinde yoğunlaştırıldı. Bu amaçla Daimler Almanyada , Forest Fransada çalışmalar yaptılar. Forest , filit tulumbası esasına göre çalışan ilk karbüratörü yaptıysa da başarılı olamadı.Daimler ise , havayı sıvı yakıt içerisine iterek yakıtı zerrelerine ayırıp bu zerreleri de ateşlemeden önce sıcak boru temas ettirerek buhar haline getirmeye çalıştı . Sonunda Daimler bu iki prensibi birleştirerek arkadaşı Wilhelm Maybach ile birlikte bugünkü modern karbüratörlerin esasını teşkil eden ilk şamandıralı karbüratörü yaptı. 1885 yılında Reitwagen adında bir motorlu bisiklet de üretti .Bu çalışmalar devam ederken Alman mühendisi Carl Benz (1844-1929) Daimlerin motoruna kendi bulduğu ilk elektrikli ateşleme sistemini de ekleyerek ticari yönden daha elverişli içten yanmalı motoru üretti.

1877 Otto yaptığı motorun patentini Amerikadan aldı.

1878 İngiliz mühendisi Dugal Clerk iki zaman esasına göre çalışan ilk motoru bulmuştur.Bu motorda dört zamanlı motordaki emme ve egzoz supapları yerine, silindirin yan tarafında bulunan emme ve egzoz pencereleri bulunmaktadır.

1880 Amerika�da George Brayton benzin yakıtlı motor yaptı.

1886 Alman Karl Benz 14,5 Km hız yapabilen satış amaçlı ilk arabayı üretti. At kullanılmadan kendiliğinden hareket edebilen anlamındaki auto+mobile kavramının ortaya atılmasından sonra ilk otomobilin doğumu, bugün Otto motoru olarak bilinen bu motorun geliştirilmesinden tam 10 yıl sonra gerçekleştirildi. Karl Benz 3 tekerlekli otomobili yaparak fabrika etrafında deneme turları atmıştır. Bu esnada karısı ve işçileri heyacan içinde bağıra çağıra peşinden koştukları bilinir. Ancak araç dört turdan sonra bozulmuştur. 9 Ocak 1886 tarihinde Mannheim'li fabrikatör Karl Benz, Berlin'deki imparatorluk Patent Bürosu'na baş vurarak "Gaz motoruyla hareket eden araç" için patent hakkını aldı.Aynı yıl "Kendi kendine hareket eden otomobil" rüyasıyla uğraşan bir başka kişi, Gottlieb Daimler , Stuttgart yakınlanndaki Cannstatt kasabasında önemli bir başarıya imzasını attı: Gottlieb Daimler ilk motorlu otomobilini denedi.Birbirine çok yakın mekanlarda, ancak birbirlerinden habersiz olarak otomobillerini geliştiren Daimler ve Benz buluşlarıyla yeni bir çağın açılmasına, dünyanın tam anlamıyla harekete geçmesine neden oldular.

1890 Herbert Akroyd Stuart Bir kaza sonucunda kızgın bir yere değen gaz yağının hava ile karışarak yandığını gördü. Bu olaydan etkilenerek yaptığı deneylerle motorunu geliştirdi ve patentini aldı. Motorunda yakıt emilen ve hafifçe sıkıştırılan hava içerisine bir memeden gönderilerek patlayıcı ve yanıcı bir karışım oluşturulmaktaydı. Bu karışımın yanabilmesi için cidarları yüksek derecede ısıtılan ve buharlaştırıcı adı verilen bir ön yanma odası vardır. Ana yanma odasına bir kanalla birleştirilen bu oda ilk hareket için dışarıdan alevle ısıtılmaktadır. Bu motorda havanın ısısının sıkıştırma oranıyla arttığı düşünülmediğinden verim düşük olmuştur.

1890 Bir Alman mühendis olan Capıtaine , Akroydun motoruna benzeyen bir motorun patentini aldı. Bu motorlar yarım dizel ( kızgın kafalı ) motorların esasını oluşturdu.

1890 İlk otomobillerin çoğu , dişlileri olmadığı için yokuş çıkamıyor , önce durup sonra geriye doğru inmeye başlıyordu .1893 da yapılan Benz Victoria marka arabada bir deri kayışı küçük bir kasnağa bindiren bir kol kullanılmıştı . Bu düzenek tekerleklerin daha yavaş dönmesini ve yüksek manivela gücünün arabayı yokuş yukarı tırmandırmasını sağlıyordu. Zincir çekişli Velo tipi araçtada bu şekilde üç ileri bir geri kasnağı vardı.Çekişin kolaylıkla arka tekerleklere iletilmesi için motor her zaman arkaya ya da sürücünün altına konuyordu.

1892-1897 Münih yüksek teknik okulu mühendislerinden Rudolf Diesel dizel motoru yaptı ve geliştirdi.

automovil136d92a8ap3iq9.jpg

1893 Amerikanın ilk başarılı otomobili duryea, J.Franck ve Charles Edgar Duryea Tarafından yapılmıştır. Bir rivayete göre ilk karbüratörü Charles Duryeanın karısının lavanta püskürtme şişesinden ilham alarak yaptığı söylenir. Halbuki Mayback karbüratörü bu tarihten çok daha önce bulmuştu.

1894 Dünya'daki ilk resmi otomobil yarışı, 22 Temmuz 1894'te düzenlenmiş ve Paris-Roven arasında 50 km'lik bir mesafeyi kapsayan bu yarışta 19 otomobil mücadele etmişti. Yarışı Le Petit Journal Gazetesi organize etmiş ve sporcular saatte 18 km/sa. gibi baş döndürücü bir sürat ortalamasıyla yarışmışlardı. İlerleyen yıllarda otomobil sporlarında farklı branşlar gelişmiş ve ilk pist yarışı 1898'de Periqueeux'te düzenlenmiştir.

1898 Fransa Otomobil Kulübü (AFC) Paris'teki Les Tuiliers'in güneşli bahçelerinde ilk otomobil fuarını organize etmiştir. Fuara 269 firma katılmıştır. İlgi çok büyük olmuş 140 bin meraklı ziyaret etmiştir. ACF fuara her firmanın katılmasına izin vermemiştir. Katılmak isteyen otomobilin Paris'ten Versailles'a kadar gidip geri dönebilmesi gerekiyordu.Paris'teki 15 Haziran 1898'de Exposition Internationale d'Automobiles adı altında Les Tuileries'in güneşli bahçelerinde başlayan Paris Otomobil Fuarı 1913 yılında, Birinci Dünya Savaşı'nın arifesinde, başlangıç tarihi sonbahara kaydırıldı. Paris'te en güzel mevsimin sonbahar olduğu konusunda fikir birliği sağlayan organizatörler, ekim ayında karar kıldılar. 656 firmanın katıldığı fuar otomobil sektörünün büyümesinin de habercisiydi. Yılda 5 ila 20 otomobil üreten dev firmalar Renault, Peugeot, Darracq ve Berliet fuardan çok memnun kaldılar... 2.Dünya Savaşı Fransız otomotiv dünyasına darbe indirdi. Fuar, 1939 yılından 1946'ya kadar düzenlenemedi. Fakat 1946'da düzenlenen fuar, sektörün ölmediğinin, tam aksine patlamaya hazır bir bomba olduğunun habercisiydi. 1950 ise otomobil dünyasının geleceğinin parlak olduğunu gösteriyordu.

1902 İstenildiğinde benzinli istenildiğinde elektrik motoruyla ilerleyebilen ilk aracı 27 yaşındayken Ferdinand Porsche yapmıştır. 1902 yılında Mixte-Wagen adını verdiği aracı tanıtmıştır. Viyanalı bir fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile birlikte çalışan Porsche 4 silindirli bir Daimler motoruna aküler , bir jeneratör ve elektrik motorları ekledi. Bu haliyle Mixte benzinli motor stop edildiğinde bile akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerlemeye devam edilebiliyordu.

p664110b6eea78zx8ab4.jpg

1902 MAN fabrikalarında Alman deniz kuvvetlerindeki gemilerde kullanılmak üzere dizel motorları yapılıyor

1903 Fransız Gustave LİEBAU ilk emniyet kemerini tasarladı ve patentini aldı

1904 Kısa adı FIA olan Uluslararası Otomobil Federasyonu'nun 1904 yılında kurulmasıyla otomobil sporlarının gelişimi daha da hızlanarak devam etmiştir. Merkezi Paris'te bulunan FIA, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 90'ın üzerinde ülkenin 100'den fazla otomobil kulübü ve birliklerini bünyesinde toplamakta ve 50 milyonun üzerinde sürücüyü temsil etmektedir.

1905 İsveçli mühendis Alfred Büchi egzoz gazlarından yararlanarak çalışan bir türbin vasıtasıyla dört silindirli bir motora aşırı hava yüklemeyi başardı.

1905 İlk 4WS ve 4WD sistemi Latil marka traktöre uygulandı

1905 İlk tampon takılan araç İngilterenin Kilburn kentindeki Simms Manufacturing Co. tesislerinde üretilen 20 HP gücündeki Simms-Welback marka araçtır. Aynı yıl tamponun patentinin F.R.Simms tarafından alınmasına karşın aslında bu fikir yeni değildi 1897 yılında Moravya�daki İmperial Nesseldorf vagon fabrikasında yapılan çek malı Prasident marka otomobilin önüne tampon konmuş ancak Viyana yakınlarında yapılan denemelerde ilk 10 milden sonra tampon düştüğü için bir daha takılmamıştır

1986 Çift turbo takılan ilk araç Porsche 959 oldu

1987 Bosch ilk üretici olarak ABS sisteminin daha gelişmişi olan ASR sistemini piyasaya sürmüştür

1993 Fiat Croma TdiD değişken geometrili turboyla donatılan ilk otomobil oldu. Sistem düşük motor devirlerinde turbonun verimini önemli oranda artırıyordu.

1995 Bosch 1995 yılında FDR sistemini aktif sürüş emniyetini sağlamak üzere üretime almıştır. Özellikle virajlarda ve ani yol değişikliklerinde FDR sistemi, yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler.

012005080912213020778ffws7.jpg

2004   Çift turbo takılan ilk seri üretim dizel motorlu otomobil BMW 535d oldu.

0500118217d05ccxv1nl0.jpg

2005  Mercedes üç turbolu v6 dizel motorla donatılmış konsepti Vision SLK 320 Cdi�yi Cenevre otomobil fuarında tanıttı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bilgi için tşk ler özellikle 1902 deki gelişmeler ilgimi çekti  O0

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ben bu önü kazanlı modeli begendim ticari bi modele benzio haşlama mısır işine girecemde :D :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

1905 ten 1986 ya atlıyor arada hiç mi gelişme yok ???

Demekki olmamış,savaş mavaş milletin gözü arabamı görmüş  :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Herşeyi okuduğu ve gözünden kaçırmadığı triplerine giriyor bence.... :P

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Herşeyi okuduğu ve gözünden kaçırmadığı triplerine giriyor bence.... :P

Yok öyle bir iddiam ama hararetle okuken 1986 ya atlaması beni boşlukta bıraktı :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilirim o duyguyu, bizim gibi düzenli insanları diğerleri anlıyamaz, üzülme... :P

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Herşeyi okuduğu ve gözünden kaçırmadığı triplerine giriyor bence.... :P

artizlik yapıyor diyosun yani :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ben bu önü kazanlı modeli begendim ticari bi modele benzio haşlama mısır işine girecemde :D :D

abi zabıtadan kaçamazsın :) büyük ihtimalle yürüme hızına yakın bi hızla gidebilirsin ama sorun değil onu senin için turbolarız :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bayağı bir eksiklik gözleniyor netekim...

Mesela rotary'nin icadı.

abi bunlar pistonlu araçlar için bilgiler :) Rotary'i başka bir konuda ele almamız lazım :P fakir arabası sonuçta pistonu bile yok ve 1.3lt :D "dünya para verdim pistonu yokmuş , parası neyse verelim takın kardeşim neden motorsuz veriosunuz"

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

abi bunlar pistonlu araçlar için bilgiler :) Rotary'i başka bir konuda ele almamız lazım :P fakir arabası sonuçta pistonu bile yok ve 1.3lt :D "dünya para verdim pistonu yokmuş , parası neyse verelim takın kardeşim neden motorsuz veriosunuz"

Senin arabanın resmini bir arkadaşa gösteripte "Bak aga bu arkadaşımın arabası bu arabada piston yok" dediğimde,

"Yok artık senin arkadaşında ne safmış gözü nereye bakıyomuş alırkene" dedi. :2funny: :2funny:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Senin arabanın resmini bir arkadaşa gösteripte "Bak aga bu arkadaşımın arabası bu arabada piston yok" dediğimde,

"Yok artık senin arkadaşında ne safmış gözü nereye bakıyomuş alırkene" dedi. :2funny: :2funny:

Allah razı olsun diyeydin :D :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Senin arabanın resmini bir arkadaşa gösteripte "Bak aga bu arkadaşımın arabası bu arabada piston yok" dediğimde,

"Yok artık senin arkadaşında ne safmış gözü nereye bakıyomuş alırkene" dedi. :2funny: :2funny:

Gökhan abi sorma yağ değişimine gittiğimde fln soruyorlar V8 mi ne bu fln die , "abi bunda piston yok" diyorum , sonra diyorlar ki biraz daha para verseydin de pistonlusunu alsaydın , elektriklileri çekmez bu arabaların diyorlar :D bi de en son yaşlı bi amca dedi ki "evladım o kadar para vermişsin ne güzel araba almışsın ama paran yok herhalde kapı kolu alamamışsın arabana" dedi :) ne diim ki 70yaşındaki adama... benim güzel ülkemin güzel insanları , herkesin içinde biraz da olsa saflık kalmış ehehe

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

çok güldüm ya  :D bu gidişle daha çok olaylarla karşılaşırsın herhalde  :2funny:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ilk model engelişmii heralde.hidrojrndeden yakıt tüketiyolarmışdemeki

teknoloji bu kadar hızla geliştiğine göre bir yüzyıl sonra neler olur neler.göremicez başka

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

çok güldüm ya  :D bu gidişle daha çok olaylarla karşılaşırsın herhalde  :2funny:

sorma çeşit dolu :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş



Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.