Jump to content

  • İlhan
    ABD’nin en saygın oto haber kurumlarından Edmunds, 2007-2017 yılları arasını kapsayan oldukça önemli bir istatistiğe imza attı. Her ne kadar bu istatistik ABD pazarını kapsıyor olsa da, verdiği bilgiler açısından dünyanın geneline de fikir verme potansiyeline sahip ve hangi otomobil markasının müşteri bağlılığı ne oranda değişmiş diye bir araştırma gerçekleştirilmiş.
    Bu doğrultuda toplam 32 otomobil markası araştırmaya dahil edilmiş. 32 marka içinde 12 tanesi premium markalar olarak dikkat çekiyor ve ayrı bir grafik ile kendi içinde değerlendirilmiş. Diğer 20 marka ise; içinde çeşitli Amerikan markalarının da bulunduğu bir çok farklı üreticiden oluşuyor. ABD pazarında satılmayan Renault, Peugeot ve Citroen gibi markalar ise istatistikte yer almıyor. Bunların yanında Ferrari, Lamborghini, Mclaren ve benzeri Super Sport araç üreten markalar da dahil edilmemiş. Umarız benzer bir araştırma, ülkemizi de kapsayan Avrupa pazarı için de yakın bir zamanda gerçekleştirilir.
    İlk olarak 20 markanın yer aldığı grafiğe bir bakalım;
    Grafik nasıl okunacak? Koyu mavi çubuklar 2007 yılına ve açık mavi çubuklar da 2017 yılına ait. Örneğin 2007 yılında Subaru müşterilerinin %45’i tekrar Subaru tercih ederken, 2017 yılında bu değer %61’e yükselmiş. Tersi bir şekilde 2007 yılında %37 Dodge müşterisi markayı tekrar tercih ederken, 2017 yılında bu değer %19’a düşmüş.


    Son olarak; Hangi otomobil markasının müşteri bağlılığı ne oranda? Analiz edelim;
    Yükseliştekiler (Çoktan aza göre)
    Mazda + %21
    Subaru + %16
    Mini + %15
    Audi + %13
    Land Rover + %11
    Jeep + %11
    BMW + %10
    Kia + %9
    Toyota + %5
    Honda + %5
    Chevrolet + %4
    Ford + %4
    Infiniti + %4
    Nissan + %4
    VW +%3
    Lexus + %2
    Lincoln + %1
    Düşüştekiler (Çoktan aza göre)
    Dodge – %18
    Chrysler – %13
    Cadillac – %12
    Mercedes – %10
    Volvo -%7
    Jaguar – %6
    Buick – %6
    Mitsubishi – %3
    Porsche – %3
    GMC – %2
    Acura – %1
    Hyundai – %1
    Yukarıdaki farklardan da anlaşılacağı gibi; özellikle Amerikan markaların büyük düşüşü dikkat çekici. Tam tersi bir şekilde Mazda ve Subaru’nun başını çektiği Toyota, Honda ve Nissan’ın takip ettiği Japon markaların yükselişi kayda değer. Japonlar içinde sadece Mitsubishi ve Honda’nın premium markası Acura bir miktar düşüş yaşamış.
    Diğer taraftan Amerikan markaları içinde Ford ve onun premium markası Lincoln bir miktar yükselişteyken, Chevrolet de yükselişi ile dikkat çekiyor. Ancak Chevrolet’in de içinde bulunduğu GM Grubu’nun diğer markaları Cadillac, Buick ve GMC düşüşte.
    Tabi burada FCA (Fiat-Chrysler) Grubu içinde yer alan markalara ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Dodge ve Chrysler markası ile büyük düşüş yaşayan FCA, ABD pazarına yeni giriş yapan Fiat markası ile de 2017 yılında %22 tekrar tercih ederim değeri elde etmiş. Grubun tek çıkış yapan markası ise Jeep olmuş.
    Mercedes’teki büyük düşüş…
    İstatistiklerde Japonların yükselişi dışında en dikkat çeken sonuçlar ise bize göre Mercedes, Volvo ve Jaguar ile ilgili. Özellikle Mercedes’in 2007-2017 arasında %10’luk tekrar tercih etmem farkı yani düşüşü çok yüksek. Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız bir bir başka istatistikte Mercedes’in Toyota’yı geçerek dünyanın en değerli otomobil markası olmasını analiz etmiştik. Ancak en azından ABD pazarında Mercedes, müşterilerini gerçekleştirdiği değer yükselişi kadar memnun edememiş. Bu da hızlı büyümenin biraz kontrolsüz olduğunu gösteriyor olabilir.
    Mercedes’in en büyük rakipleri Alman Audi ve BMW ise tam ters bir şekilde %13 ve %10’luk farklarla Mercedes’ten müşteri elde ettiklerini göstermişler diye düşünüyoruz. ABD’deki bu tabloya bakıldığı zaman; Mercedes, Cadillac, Jaguar ve Volvo gibi markaların, Audi ve BMW ile SUV sınıfında Land Rover’a (dolayısı ile Range Rover) müşteri kaptırdığını söylemek mümkün görünüyor. Son olarak Güney Kore araçlarından Hyundai’nin çok az oranda düşüşü ile Kia’nın %9’luk artışını da belirtmeden geçmeyelim.
    Kaynak: SekizSilindir
    İlhan
    Mazda VISION COUPE Cenevre Otomobil Fuarı kapsamında düzenlenen 11. Yıllık Otomobil Tasarımı Gecesi’nde “Yılın Konsept Otomobili” ödülünü kazandı.


    VISION COUPE’yi seçen 18 kişilik jüride global otomobil üreticilerinin tasarım direktörleri yer aldı. Mazda’nın geçtiğimiz ay Paris’te 2018 Uluslararası Otomobil Festivali’nde “Yılın En Güzel Konsept Otomobili” seçilen baş döndürücü konsepti, böylece bir kez daha onurlandırılmış oldu.
    “VISION COUPE’nin, Paris’teki ödülün ardından küresel bir tasarım ödülü ile bir kez daha tanınmasından mutluluk duyuyoruz. Japon estetik anlayışının özünü ifade etmeyi hedefleyen bu modelin dünyanın ileri otomobil tasarımcıları tarafından takdir görmesi gerçekten de büyük bir şeref” diyen Mazda’nın tasarım ve marka stilinden sorumlu yönetici idari sorumlusu Ikuo Maeda, şu sözlerle devam etti: “Bu tasarım konseptinin özü ilki 2019 yılında piyasaya sürülecek olan yeni nesil Mazda modellerine hakim olacak.”
    2017 yılında Tokyo’da duyurulan VISION COUPE, Mazda’nın, canlılık ve dinamizm ifadeleri Japon estetik anlayışının özüne ulaşabilme amacıyla geliştirilen “KODO: Hareketin Ruhu” tasarımının bir sonraki aşamasını teşkil ediyor. Konseptin akıcı ve ilk bakışta basit görünen “tek hareket” formu zarafet ve kalitenin habercisi niteliğinde.
    Uluslararası otomotiv tasarım topluluğunu hedef alan çevrimiçi ve matbu bir yayın olan Car Design News tarafından düzenlenen Otomobil Tasarımı Gecesi, her sene Cenevre Otomobil Fuarı ile aynı tarihte gerçekleştirilmektedir.
    Kaynak: Mazda Press
    Mümin
    2019 Mazda3’ten gelen ilk sızıntı fotoğraflar
    Anavatanı Japonya'dan servis edilen ve yeni Mazda3 için ilk sızıntı fotoğraflar olan görsellerde rakiplerinde de yer alan hareketli hayalet ekran görüntüsüne sahip olduğunu görüyoruz. Dijitalleşmede bir adım ileri giden Mazda 3, bu ekran ile üç farklı tema ile sahibini karşılayacak. Ekran üzerinde araçla ilgili tüm hayati bilgilerin aktarılacak.  Bazı otoriteler bu gelişimle beraber gece sürüşlerinin daha eğlenceli olabileceği görüşünü paylaşıyor.
    Şu anda sunulan 2.0 litrelik motora göre yüzde 25 oranında daha tutumlu SCCI teknolojili bir motoru barındıracak olan yeni Mazda 3 ile ilgili önümüzdeki çok uzun bir süre kalmadı. 



    Çağlar Bayur
    Mazda ve Toyota firmaları birleşerek MTMUS ( Mazda Toyota Manufacturing, U.S.A. ) firmasını ortak girişim sistemi ile 2021'de Alabama Amerika'da üretime başlamak için kurdu.

    Yeni fabrikanın kapasitesi Kuzey Amerika pazarı için ilk defa satışa sunulacak olan 150.000 adet Mazda crossover modeli ve 150.000 bin adet Toyota Corolla olacak.
    1.6 milyar dolar yatırım sermayesi ile planlanın fabrikanın 4000 yeni istihdam sağlaması beklenmekte.
    Mazda Genel Müdürü ve aynı zamanda MTMUS fabrikası müdürü olacak olan Masashi Aihara; MMTMUS fabrikasının, yerli halk arasında uzun yıllar özel bir yeri olmasını umduklarını açıkladı.
    Mazda ve Toyota'nın sadece yüksek kalitede üretim yapmayacağını, aynı zamanda teknoloji ve kültürel birikimini, fabrika çalışanlarına sunarak, yöreye ekonomik katkı sağlayarak gurur duyacaklarını belirtti.
    Yeni fabrikada üretilecek arabaların sadece ulaşımda işe yaramayacağını aynı zamanda yaşam kalitelerini yükselteceğinin altını çizdi.
    Toyota nın Amerikadaki 11. fabrikası olarak bu ülkedeki yatırımlarının devamlılığını vurgulayan MMTMUS genel müdür yardımcısı Hironori Kagohashi, rekabette daha güçlü olacaklarını belirtti.
    Rekabet gücü yüksek fabrikada, müşteriler için, Mazda ve Toyota nın üretim tecrübeleri ve ortak girşim sinerjisi ile, yüksek kalitede taşıtlar üreteceklerini belirtti ve Çevresinde en çok sevilen fabrika olmak için en iyisini yapcaklarının altını çizdi.
    Alabama eyaleti ve Huntsville şehrinin işbirliğinde, fabrika için arazinin belirlenmesi kısa bir süre içinde gerçekleştikten sonra, 2019 yılında inşaatına başlanacak.

     
    MazdaClubTR
    Mazda, Avrupa Satış ve Müşteri Hizmetleri Sorumlu Başkan Yardımcısı Martijn ten Brink aracılığı ile efsanevi rotary motorunun geri döneceğini duyurdu. ZerAuto.nl ile konuşan Brink, şirketin gelecek planlarıyla ilgili çok ilginç bilgiler verdi.

    Mazda, yeni Zoom-Zoom 2030 planı kapsamında, önümüzdeki yıl gelmek üzere tamamen elektrikle çalışan bir otomobil sunmayı planlıyor. Araçla ilgili başka bir detay verilmiyor ancak Brink, elektrikli aracın menzil uzatıcı yeni Wankel motorla tercih edilebileceğini ifade ediyor. “Ortalama bir müşteri günde yalnızca 60 kilometrelik bir menzile ihtiyaç duysa da” rotary motorun amacı “her bir müşteriyi memnun etmek.”

    Söz konusu ünite tek diskli bir motor olacak ve bir turboşarja sahip olmayacak. Bir dinamo olarak hareket edecek motor, ağırlık merkezini düşük tutmak için alçak bir noktada konumlanacak. “Bir ayakkabı kutusu büyüklüğünde” olması planlanan ünite, titreşimsiz bir şekilde çalışacak ve sürücü aracın çalıştığının farkına bile varmayacak.
    Otomobil firmaları büyük ölçüde elektriğe yönelmişken Mazda, içten yanmalı motorların hala büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyor. Brink’e göre, yakıtla çalışan motorlar Mazda’nın gözünde silinmiş değil. “Yakıtlı motorlar 15-20 yıl sonra bile önemli olmaya devam edecek çünkü hibritler de plug-in hibritler de onu kullanmaya devam edecek.”
    Otomobil firması, içten yanmalı motorlarının termal verimliliğini yüzde 56’ya kadar yükseltmeyi planlıyor. Bu da gelecekteki Mazda modellerinin modern elektrikli araçlarla hemen hemen aynı emisyon değerlerine sahip olması anlamına geliyor.
    Kaynak : Motor1.com Türkiye
    İlhan
    87 Oktan benzin kullanıyor fakat dizel gibi çalışıyor - ve yeni Mazda'larda görev yapacak.
     – Irvine, Kaliforniya
    Mat renkli prototiplerin gövdesi güncel Mazda 3'e ait olsa da kaput altında yatan şey tamamen yeni. Hatchback prototipler Mazda'nın SkyActiv-X adını verdiği, dünyanın ilk sıkıştırma yanma prensibi ile çalışan benzinli motorlarından besleniyor. Üstelik marka sadece bize şov yapmıyor, gelişimi süren motorlar yakın zamanda piyasaya sürülecek.
    SkyActiv-X, Mazda'nın ortalama emisyon değerlerini düşürürken yakıt tüketimini iyileştirmeyi hedeflediği yeni nesil motorlarına verdiği isim. Şu anda Japon üreticinin modellerinde kullandığı motorların ismi SkyActiv-G (benzin) ve SkyActiv-D (dizel). X ile hedeflenen gelişim, 2.0 litre hacimli SkyActiv-G'ye göre verimlilik alanında %20-30, tork değeri konusunda %10-20.
    Peki beklenen rakamlar neler? Güncel Mazda3'ün 2.0 litrelik motoru 155 bg güç, 203 Nm tork üretebiliyor. EPA'ya göre yakıt tüketimi verileri ise şehir içinde 8.4, şehir dışında 6.35 l / 100 km. Basit bir hesap ile SkyActiv-X motorun tork değeri 223 ile 244 Nm arasına, yakıt tüketim değerleri ise sırasıyla 6.5 ve 4.9 l / 100 km mertebesine yükselecek diyebiliriz. Bunlar şimdilik sadece tahmin, gerçek dünya değerlerini daha sonra öğreneceğiz.
     

    Sağlanan iyileşmeler arkasındaki kilit gelişim, benzinli motorda dizel ünitelerin yıllardır kullandığı sıkıştırma esaslı yanma prensibi. Normalde benzinli motorlarda pistonun sıkıştırdığı hava-yakıt karışımı buji yardımıyla yakılır ve oluşan kuvvet, silindiri alt ölü noktasına doğru iter. Ancak mühendisler, SkyActiv-X sayesinde sağlanan fakir hava-yakıt karışımının kendi kendine tutuşana kadar sıkıştırılmasının torku iyileştirdiğini, ısı kaybını azalttığını ve daha az yakıt tükettiğini belirtiyor. Birçok marka bu fikir üzerinde daha önce çalışmalar yapmış fakat hiçbiri, Mazda gibi bunu üretim modellerine uygulamayı başaramamış.
    Sıkıştırma ile yanma prensibi hava-yakıt karışımının tutuşturulmasından daha sert gerçekleştiği için motor, daha kısa sürede daha çok güç üretebiliyor. Mazda'da araştırma ve geliştirme biriminde çalışan mühendislerden Jay Chen, durumu inik bir balonun havasını sızdırmak ile patlatmak arasındaki farka benzetiyor.

     
    Prototipte sıralı dört silindire sahip 2.0 litrelik bir motor kullanılmış. Süperşarj desteği gören ünitede soğutulmuş egzoz gazı resirkülasyonu ve elektronik kontrollü valf ayarı da yer alıyor. Sıkıştırma oranı 16.0:1 ki bu rakam, benzinli motorlar için çok yüksektir. Sıkıştırma ile yanma prensibi dolayısıyla enjektörler de çok daha yüksek basınçlarda çalışabilenler ile değiştirilmiş. Doğrudan enjeksiyon sunan benzinli motorların aksine enjektörler, dizel motorlardaki gibi silindir kafasının merkezine konumlanmış. Buji ise köşeye taşınmış.
    Motor genel olarak Mazda'nın Spark Controlled Compress Ignition (SPCCI) adını verdiği modda çalışıyor. Emme stroğunda silindir içine çekilen son derece fakir karışım (hava oranı, yakıta göre çok daha fazla karışımlara bu isim verilir) sıkıştırma stroğunda özel piston tasarımı sayesinde dönel biçimde üst ölü noktaya doğru bastırılıyor. Bu süreçte karışımda ekstra havaya ihtiyaç duyulursa süperşarj, gerekli havayı sağlıyor. Piston üst ölü noktaya ulaşmaya yakın hava-yakıt karışımı kendi kendine tutuşmaya hazır iken motor silindire bir miktar daha yakıt püskürtüyor ve onu buji ile yakıyor. Patlama sonucunda geriye kalan hava-yakıt karışımı da yanıyor; böylece çok kısa sürede bolca güç elde ediliyor.
    X'in hedefleri şöyle: yakıt verimliliği %20-30; tork değeri %10-20 oranında artacak.
    Mazda'nın çözümü bu: sıkıştırma prensipli yanmayı tetiklemek için buji kullanmak. Mühendisler, aksi takdirde patlamayı tam vaktinde yapmanın çok zor olduğunu söylüyor. Süreci izlemek adına her bir silindire yerleştirilen basınç sensörleri, motor bilgisayarına sürekli veri akışı sağlıyor. Chen, bu şekilde tüm strokların hızlı bir şekilde kontrolünün mümkün olduğunun altını çizdi.
    Bunun dışında Mazda'nın motoru standart bir bujili motor gibi çalışıyor. Sıkıştırma modu, genellikle yüksek devirde ve yoğun yük altında aktifleştiriliyor ki o zaman da sıkıştırma modu tüm işi devralmıyor. Motor sürekli bujiyi kullanıyor fakat mühendisler, bujinin çalışma yoğunluğunu değiştiren iki mod arasındaki geçişin "pürüzsüz" olduğunu belirttiler.
    Bu arada test ettiğimiz araçların radyo, merkezi konsol gibi bazı kabin parçaları yoktu ve kadranda bolca uyarı ışığı yanıyordu. Sürüş modlarını bize anlatan bir de iPad kullanılmıştı. Yine de prototipleri şehir içinde, şehir dışında ve diğer tüm koşullarda sürmüş olmamıza işaret eden Mazda, motorun hem 6 ileri manuel, hem de 6 ileri otomatik şanzıman ile çalışmaya hazır olduğunun altını çizdi.

    2.0 litrelik yeni motorun sürücü koltuğunda verdiği en etkileyici his... normal olması. Tepkili ve sakin ünite rahatça devirleniyor ve alt devir gücü gayet iyi. Doğrudan gelen tork eğrisi devir arttıkça iyileşiyor. Birçok durumda motor diğerlerinden pek farklı hissettirmiyor.
    Araçlar özellikle alt devirlerde güncel 2.0 Mazda 3'e göre çok daha çevik. Rölantide istenmeyen bir titreşim veya dizellerin patırtısı yok. İvmenlenme esnasında da motor Mazda'nın diğer 2.0'larınan farklı ses çıkarmamakta.
    Buna karşın henüz üzerindeki işlemler tamamlanmamış olan motorlar kıvılcım öncesinde biraz ses çıkartmakta. Manuel şanzımanlı modeller gazı her bıraktığınızda bu sesi veriyor yani gaz pedalı üzeri hareketlerde geçişi temiz yapmak, mühendislerin dediğine bakılırsa motor için şimdilik zor. Her iki vites kutusunda da yoğun ivmelenmelerde ya da yokuş yukarı geçiş gibi zorlayıcı hamlelerde ses mevcut ki yanımda oturan Mazda mühendisi bu konuyla ilgili notlarını aldı.
    Araçlar günümüz 2.0 motorlu Mazda 3'üne göre özellikle alt devirlerde çok daha çevik hissettiriyor.
    Tabii ki bazı işlerin ters gitmesi normal çünkü bu motorlar hâlâ gelişim aşamasında. Mazda, üretime sunulduğunda bu problemlerin çözüleceğini garanti ediyor. İstenmeyen motor sesi temelde sıkıştırma yanmanın oluşumundan geliyor. Mazda'da araç dinamiği mühendisi olarak çalışan Dave Coleman, bunun yazılımsal olduğunu ve markanın en iyi sonuç için hâlâ çalıştığını belirtti.
    "Ayarlama aşamasındayız. Şu anda çok bilinmeyeli bir denklemle karşı karşıyayız"
    Prototip araçlarda yeni nesil SkyActiv motorlar için başka güncellemeler de mevcut. Örneğin ön süspansiyon burçları, ön teker hareketlerinin daha iyi sönümlenmesi için yeniden tasarlanmış.
    Koltuklar, sürücünün omurgasını desteklemek için tamamen baştan yapılmış. Burada hedef sürücü yorgunluğunu azaltmak. Ekstra titreşimin hissedilmemesi için de tüm şasi bir miktar sertleştirilmiş.


    Açıkçası tüm bu değişikliklerin test aracımızdaki etkisini görmek biraz zor. SkyActiv-X test araçları, daha önce sürdüğüm Mazda 3 hatchback'lerden pek farklı hissettirmiyor. Her iki otomobilde de kontroller iyi, sert bir sürüş karakteri var ve direksiyon son derece doğal. Kısacası Mazda'nın sınıf lideri dinamikleri kendini SkyActiv-X motorlu modellere de taşımış.
    İlginç şekilde Mazda, rakipleri 8,9 veya 10 ileri kademeye ve CVT'ye yönelirken 6 ileri otomatik ile yola devam ediyor. Bunun nedeni SPCCI'nin düşük yük durumunda çok verimli olması ve üst devirlerde tüketimin çok yukarı tırmanmaması olarak gösteriliyor. Coleman, aracın vites düşümüne ihtiyaç duymadan üst devirlerde daha tepkili kalarak sunduğu keyifli sürüş karakteri için bunun gerekli olduğuna inanıyor.
    "Doğrudan hissiyatı bozmamak için mümkün olan en az vites kademesi ile yola devam ediyoruz"
    Yeni SkyActiv-X motorlarda her şey güllük gülistanlık değil. Örneğin sıkıştırma ile yanma prensibinin patlama havasındaki doğası ve daha yüksek basınçlı yakıt enjeksiyon sistemi gürültüyü bir hayli arttırmış.


    "NVH (ses, titreşim ve sertlik) konusu oldukça zor. Motor bölümünü özel bir köpük ve büyük bir plastik kapak ile izole etmek zorunda kaldık" diyen Coleman, Mazda'nın bu konuda Avrupalı lüks otomobil üreticilerinden ilham aldığını belirtti.
    Bu patlama yapısı aynı zamanda motor elemanlarında ekstra yorulmaya neden oluyor. Bu nedenle Mazda, güncel 2.0 SkyActiv-G'den hiçbir parçayı yeni üniteye taşımamış. Coleman, bunun yerine dizel motorlarındaki dayanım değerlerine yakın parçalar kullandıklarına işaret etti.
    "Birçok eleman benzinli ve dizel motorlar arasında bir köprü niteliğinde"
    Bir diğer nokta iste motorun üretim maliyetlerinin bir hibrit kadar olmasa da yüksek olması. SkyActiv-G'den daha ağır olan yeni motor, yine de dizel ünitelerden hafif olmayı başarıyor. Yukarıda bahsettiğimiz şasi güçlendirmeleri de ağırlığı arttıran bir diğer detay. Mazda bu yüzden aracın diğer alanlarında hafifleme konusunda elinden geleni yapmayı denemiş.
    SkyActiv-X motorlarda Audi A8, Ram 1500 ve Jeep Wrangler gibi modellerden tanıdık olan hafif hibrit sistem de yer alıyor. Coleman, sistemin stop-start durumuna yardımcı olması dışında pek detayını paylaşmadı. Test ettiğimiz prototiplerde bu özellik kapalıydı fakat kendisi, gelecek Mazda modellerinde yer alacak önemli bir teknoloji.

    Mazda'nın içten motoruna yaptığı bu yatırıma karşılık otomobil üreticilerinin çoğu elektrik desteği yolunu seçiyor. Mazda, bu konuda da çalışmalar yürütüyor. 2020 yılında bataryadan beslenen elektrikli bir araç tanıtmayı planlayan marka, 2021'de plug-in hibrit desteğinden yararlanacak. Buna karşın Japon üretici, ileri aşamada elektrik destekli araçlara büyük getiriler sağlayacağına inandığı içten yanmalı motorlarda hâlâ gelişmek için alan olduğunu düşünüyor. Mazda, plug-in hibrit veya hibrit araçlarının kullandığı benzinli motorların da mümkün mertebe verimli olması gerektiği görüşünde. Bu yüzden SkyActiv-X motorlar, geleceğin hibritleri için de bir adım niteliğinde.
    Mazda, SkyActiv-X motorları model bazında değil, yeni şasi güncellemeleri taşıyan yepyeni araçlarının tamamında kullanmayı düşünüyor. Coleman, altıncı jenerasyon araçların bu teknolojiyi görmeyeceğini ve yeni motorların 7. nesilde ortaya çıkacağını belirtti.
    Mazda'nın yeni motoru güç ve verimlilik alanında vadettiği gelişimleri sunacak mı? Bunu bize zaman gösterecek. Kullandığımız prototiplere bakılırsa teknoloji, uygulaması mümkün bir konumda ve gerekli gelişimler sonucunda günlük sürüş koşullarına uygun olacak. Mazda, bu zorlu motor problemini akıllıca bir şekilde çözmüşe benziyor. İnanmayanlar için söyleyelim: içten yanmalı motorlar henüz ölmedi...
    Kaynak:Motor1
     
    İlhan
    Firmanın mühendisleri Camry'den etkilenmiş.
    Otomobil firmaları, gelecekte piyasaya sürmeyi planladıkları araçları, diğer markaların eşdeğer araçlarıyla karşılaştırmayı seviyor. Örneğin Mazda, kendi araçlarını BMW ile karşılaştırıyordu. Bunun nedeni, iki üreticinin araç sürüş felsefesinin birbirine yakın olmasıydı. Fakat durum son zamanlarda değişti ve Japon üretici artık dikkatini Toyota'ya kaydırdı.
    Bunun nedeniyse şu: BMW hayranları, markayla ilgili bazı şeylerin değişmediğini fark etmiştir. Firmanın reklam sloganlarının aksine araçlar artık eskisi gibi sürüş zevkini ön plana çıkarmıyor. Mühendislerin yeni nesil otomobillerin direksiyon hissini, egzoz sesini ve motor özelliklerini eskisi gibi ayarlamadığını ve sürücüyle araç arasındaki bağın bu nedenle inceldiğini üzülerek görüyoruz.
    Bununla birlikte Mazda, zevkli sürüşü ön planda tutmakta ısrarcı ve işte bu nedenle örnek almaya başladığı firma Toyota. AutoGuide'ın haberine göre Mazda mühendisleri, bu markanın Camry modelinden çok etkilenmiş ve bu modelin karşısına çıkabilecek bir araç geliştirmenin zor olacağını düşünüyor.
    SkyActiv-X isimli yüksek sıkıştırma oranlı benzinli motor lansmanında konuşan bir Mazda mühendisi: "Camry, sürüşü sıkıcıyken bu kadar çok satıyorsa acaba eğlenceliyken neler yapacak?" şeklinde bir soru soruyor.

    Mazda, şu sıralar Avrupa'da, güncellenen Mazda6 ailesinin tanıtımıyla meşgul. Bu modelin Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtılması bekleniyor. Japon üretici bu organizasyona Buji Kontrollü Sıkıştırmalı Yanma teknolojisini de getirecek. Bu sayede firma, bu teknolojiyi seri üretime geçiren ilk firma olmanın peşinde. Bu motor, dizel motorun avantajlrından olan düşük NOx emisyonlarını ve benzinli motorun yüksek devirli kullanımını birlikte sunacak. En azından kağıt üzerinde.
    Kaynak: AutoGuide & Motor1
    İlhan
    Mazda Jinba Ittai Cup İstanbul Kemer Country Atlı Spor Kulübü’nde başlıyor. Mazda Jinba Ittai Cup 2018 Engel Atlama Binicilik Yarışmaları biri final olan toplam üç ayaktan oluşuyor. Yarışmaların ilk ayağı 24-25 Şubat 2018, ikinci ayağı 24-25 Mart 2018, finalleri ise 28-29 Nisan 2018 tarihlerinde yapılacak.

    İstanbul Mazda Türkiye, Mazda Jinba Ittai Cup ile bir ilke imza atıyor. İsmini ve ilhamını, Mazda'nın otomobillerinde yakalamayı kendisine en öncelikli hedef olarak belirlediği, "at ve binicisinin benzersiz bir uyum içinde, aynı varlıkmışçasına hareket etmeleri" anlamına gelen Jinba Ittai kavramından alan Mazda Jinba Ittai Cup 2018 Engel Atlama Binicilik Yarışmaları, Mazda'nın kökenlerine verdiği önemi ifade ediyor. 
    Demirören Şirketler Grubu'na ait uluslararası standartlara sahip bir kulüp özelliğinde olan İstanbul Göktürk'teki Kemer Country Atlı Spor Kulübü tesislerinde düzenlenecek Mazda Jinba Ittai Cup 2018 Engel Atlama Binicilik Yarışmaları biri final olan toplam üç ayaktan oluşuyor. Yarışmaların ilk ayağı 24-25 Şubat 2018, ikinci ayağı 24-25 Mart 2018, finalleri ise 28-29 Nisan 2018 tarihlerinde yapılacak. 
    Türkiye'nin en iyi 140 at ve binicisinin Biniciler, Yıldızlar, Gençler ve Genç Yetişkin ve Yetişkinler olmak üzere dört ayrı kategoride yarışacağı yarışmalarda her kategorinin birincilerine Mazda Türkiye tarafından verilecek özel ödülün yanı sıra ilk beş dereceyi alan yarışmacılar para ödüllerinin sahibi olacak. 
    Bu zorlu yarışları takip eden binicilik meraklıları ayrıca, Mazda tarafından kurulacak stantta Mazda modellerini inceleyerek test sürüşü yapma imkanı bulacak.


     
    İlhan
    Mazda Türkiye'nin, tarihi çok eskiye dayanan Türk - Japon dostluğunu bir kez daha vurgulamak adına düzenlediği Mazda Musical Intersections konserlerinin İstanbul'daki ilk ayağı, 19 Şubat 2018 Pazartesi akşamı, Beşiktaş'ta bulunan Deniz Müzesi'nde yapıldı.
    Dünyaca tanınan arp sanatçımız Çağatay Akyol, TRT Ankara Radyosu nefesli sazlar sanatçısı Ferhat Erdem ve ünlü Japon koto sanatçısı Atsuko Suetomi'nin birlikte sahne aldıkları konser, klasik müzikten Anadolu türkülerine, caz eserlerinden Japon ezgilerine kadar bir çok farklı müzik türünün benzersiz bir şekilde kesiştiği unutulmaz bir deneyim oldu. 

    Japonya'nın İstanbul Başkonsolosu Norio Ehara'nın da katıldığı Mazda Musical Intersections konserlerinin ikincisi, 20 Mart 2018 tarihinde Ankara Or-An'da bulunan Türk-Japon Vakfı'nda gerçekleştirilecek.
    Kaynak :  Mazda Press
    Mehmet Özdemir
    MTV'ye 'motor gücü' tanımı geliyor
    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na "motor gücü" tanımını koyarak, vergileme ölçütleri arasına motor gücünü de eklediklerini belirterek, "Kanunda, böyle bir tanım ve elektrikli araçlarda da motor silindir hacmi olmadığı için bu vergiyi alma konusunda boşluk var. Hem kanundaki boşluğu düzenliyoruz hem de elektrikli araçlardan, muadili olan araçların vergisinin dörtte biri oranında vergi alınmasını öngörüyoruz." dedi
    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.
    MTV'YE MOTOR GÜCÜ TANIMI EKLENİYOR
    Maliye Bakanı Ağbal, tasarının, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na, 'motor gücü' tanımının eklenmesini ve elektrikli araçlardan muadillerinin yüzde 25'i oranında vergi alınmasını öngören maddeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.
    Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nda motor silindir hacmine bağlı bir vergileme sistemi olduğunu, tasarıyla, kanuna "motor gücü" tanımı eklediklerini belirten Ağbal, şöyle konuştu:
    "Bu tanımı eklemekle, vergileme ölçütleri arasına motor gücünü de ekliyoruz. Kanunda, böyle bir tanım ve elektrikli araçlarda da motor silindir hacmi olmadığı için, motorlu taşıtlar vergisi alma ile ilgili bir boşluk var. Böylece hem kanundaki bu boşluğu düzenliyoruz hem de elektrikli araçlar bakımından teşvik edici, destekleyici şekilde, muadili olan araçların motorlu taşıtlar vergisinin dörtte biri oranında motorlu taşıtlar vergisi alınmasını öngörüyoruz.
    Bu düzenleme, Türkiye'de elektrikli araçların satışına, üretimine destek veren yeni bir düzenleme. Bundan önce de Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda, elektrikli ve hibrit araçların ülkede üretimini ve satışını desteklemek amacıyla, Özel Tüketim Vergisi oranlarını diğer muadil olan araçlardan çok daha düşük belirlemiştik. Aynı yaklaşımı Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde de sürdürüyoruz. Eğer muadil olan aracın Motorlu Taşıtlar Vergisi 2 bin lira ise elektrikli araç için 500 lira vergi alınacak."
    Ağbal, elektrikli araçlardan hiç vergi alınmaması yönünde talepler olduğunu ifade ederek, "Biz bu vergide yüzde 75 oranında indirim yapmak suretiyle önemli bir teşviği vermiş oluyoruz." dedi.
    Naci Ağbal, şunları kaydetti:
    "Sektörün şu konuda talebi var; bence üzerinde çalışmamız lazım. Araçlarda, motor silindir hacminin yanına motor gücünü de vergileme ölçütü olarak koymakta fayda var. Çünkü, burada esas olan, motor silindir hacmi teknolojinin geldiği nokta itibariyle, vergide ödeme gücü ilkesini çok kavramıyor.
    Türkiye'de satılan araçların, sanıyorum yüzde 96'sı 1.600 cc araçlar. Neden? Çünkü bizim vergileme sistemimiz, ithal edilen araçlar da dahil olmak üzere hep Türkiye'ye 1.600 cc araç gelmesine teşvik ediyor. Çünkü, motor silindir hacmi arttıkça vergileme artıyor. Onun için birçok firma 1.600 cc motora sahip ama beygir gücü çok daha yüksek araçları piyasaya sokarak rekabette avantaj elde etmeye çalışıyor."
    kaynak: AA

Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.

×