Jump to content
  • Mümin
    Mümin

    2. El Otomobilde Değer Kaybını Önleyen Teknoloji

    İyi mi kötü mü ben karar veremedim. Yorumları da sizden bekliyoruz. Sanki sahtekarlara yol gösterir gibi olmuş.

    Dünyanın lider boya ve yüzey kaplama şirketi PPG, hasarlı araçların değer kaybını önleyecek ve ikinci elde kazanç sağlayacak astarlama teknolojisi ile öne çıkıyor. Tamamen PPG’nin buluşu olan “DP4000 Greymatic” isimli Yaş-Üstü-Yaş astar serisi sayesinde, fabrika çıkışı standartlarında tamir yapmak mümkün hale geldi. Aracın her yerinde fabrika çıkışı mikron kalınlığını elde etmeyi sağlayan PPG Yaş-Üstü-Yaş astar teknolojisi, boyanan araçta oluşan tamir kaynaklı değer kaybının önüne geçerek otobilin değer kaybının önlenmesini sağlayacak.

     

    20170629110940_ppg-2.jpg

    İkinci el araç piyasasının her geçen gün büyüdüğü ve ciddi rakamlara ulaşan bir pazar haline geldiği Türkiye’de, güvenilir servis noktalarında fabrika standartlarında tamir yapmak ve aracı değer kaybetmeden satmak büyük önem arz etmeye başladı. Dünyanın lider boya ve yüzey kaplama kuruluşu PPG bu kapsamda, hasarlı araçların değer kaybetmesini önleyecek ve ikinci elde kazanç sağlayacak bir teknolojiye imzasını attı. PPG’ye ait “DP4000 Greymatic” isimli Yaş-Üstü-Yaş astar serisi sayesinde fabrika çıkısı olan 112-120 mikron aralığında tamir yapılabilirken, boyanan araçta oluşan tamir kaynaklı değer kaybının önüne geçiliyor. Aynı zamanda aracın serviste kalma süresini de 80 ila 100 dakika arasında kısaltan yeni Yaş-Üstü-Yaş astar serisi, böylelikle hem zaman kaybının hem de değer kaybının önüne geçerek OEM standartlarında bir hizmet sunuyor.

    20170629111008_ppg-1.jpg

    Araç alım ve satım sürecinde boyanmış araçların yaşadığı değer kaybının en çok şikayet edilen konulardan birisi olduğunu belirten PPG Otomotiv Tamir Boyaları Türkiye ve Ortadoğu Pazar Müdürü Bülent Alpay, “Fabrika çıkışlı ya da OEM standartları denildiği zaman herkesin aklına boya kalınlığı tüm yüzeyde aynı olan araçlar gelir. İkinci el sürecinde eksperlerin kullandığı mikrometre denilen alet, aracın metal yüzeyinin üstündeki tüm katmanların kalınlığını ölçmeye yarar. Bu ölçü fabrika çıkışı değerlerinden fazla ise araç boyalı ya da kazalı olarak işlem görür ve ikinci el değeri düşer. Ancak bizimle çalışan servislere sunduğumuz Yaş-Üstü-Yaş astar teknolojisi ile bu fabrika çıkısı kalınlığını geçmeden tamir yapmak artık mümkün oluyor. Bu teknoloji sayesinde astarlama süreci 25-30 mikronda, toplam süreci ise 85 ila 115 mikron arasında tamamlayabiliyoruz. Bu da fabrika çıkışı olan 112-120 mikron aralığında bir değere denk geliyor. Bu sayede PPG olarak araçların satılırken oluşan değer kaybını önlemiş oluyoruz” dedi. 

    Kaynak

    Mümin tarafından düzenlendi




    Kullanıcı Yorumları

    Tavsiye Edilen Yorumlar

    Demekki yakın gelecekte mikrometrelerin yerini PPGmetreler alacak : )

     

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    Iyi güzel yapmislar ama bence burada anlatilan teknoloji tamamen PPG adina bir pazarlama stratejisidir.  Ikinci el araçlarin degerini asil belirleyen unsur, aracin güvenilirligidir ("reliability").  ABD'de ikinci el araçlarin degerini ne kadar koruduguna dair istatistikler sürekli yayinlanir.  Bir ara ABD'de ben de bu istatistikleri takip ederdim.  Bu istatistikler açik olarak sunu gösterir:  En güvenilir ("reliable") araçlar, ikinci el degerini en fazla koruyan araçlardir.  Aracin üzerindeki boyanin kalinligi bu konuda bir gösterge veya faktör degildir, olamaz da.  Eger öyle olsaydi herkes boya kalinligini ölçerek ikinci el araç alirdi.  Halbuki bilinçi tüketicilerin yaptigi, aracin güvenilirlik raporlarina bakmaktir.

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    Kazalı arabaya bakıldığı kadar motora bakan veya arabanın diğer parçalarına öncelik veren zihniyet istiyorum. Araba bu kaza olur ama genelde dikkat ediyorum kazasız alanların çoğunun arabası ekstra masraflar aça biliyor. Teknoloji güzel ülkemizde tutar.

    • Beğen 1

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    çok güzel olmuş çok da iyi olmuş. memlekette boya moya işi resmen herşeyi belirleyen faktör olmuş durumda. almanya'da 5 yıl yaşadım o kadar araba alıp sattım böyle boya muhabbeti duymadım.

    bakın ilanlarına kaç parçada boya var yok söylemezler bile. araç kaza yapmişsa ve düzgün toplanmışsa tamamdır. kötü toplanmış kötü boyanmışsa o düzeyde fiyatı konur. zaten zengin memleket. araba dediğin şey de öyle matah bişey degil. ikinci elde de ziyadesiyle kaybeder. 3 yasındaki bmw 3 serisine adam 10 bin civarı euro ödüyor, ne kadar kazıklanabilir ki zaten!? ama biz fakir olduğumuz için araba herşey!. 3 yaşında 320 150 bin olunca tabi  aman biya var mı aman kaza var mı...

    satarken de yazık yok avuç içi kadar boya var, yok bilmem yarım parça boya var,  lokal boya var....

     adam aracı almaya geliyor boya var da boya var diyip duruyor. lan bi bin bi gez bi götür başka yerlerini göster bi kaputu aç bak ya. almış eline bi zamazingo başka da bir şey bilmiyor.

    en son fiesta'yı satarken "boyasız" diye sattık ama adam sol sis lambasının altında lipin olduğu yerde iki üç parmak boya buldu ki benim haberim yoktu, o zamanlar kız arkadaşım (şimdi hanım)  park için konan ayarsız bi borunun üzerine çıkmış, babası da yaptırmış meğer.  5 santimde bir alet tutan adamlar arabada boya var diye hala fiyat kırmaya zorluyorlardı.. iyice tiksindim yemin ederim. 

    memleket olarak bir şeyi öğrenince şeyi çıkana kadar çıtayı zorluyoruz. 

    o yüzden etik metik bilmem ama umarım başarıyla uygulanır da bu boya moya işi tarih olur.  yoksa başka türlü olacak gibi değil.

    • Beğen 3

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    Aslında boya varsa insanlar direk daha derinlemesine sorgulamaya başlıyor, bu boya niçin var, ne tarz bi kaza sonucu oluştu, hasarın boyutu ne kadardı, aracın neleri değişti (yan sanayi,orjinal) falan filan liste uzar gider. İnsanlar bu soruların cevabını araştırmak yerine koşarak uzaklaşıyor, boya yoksa sorun da yok mantık bu kadar düz.

    • Beğen 3

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    kolaya kaçmak memleketin genine işlemiş. benim mazda 2, aldığımda kendi grubundakilerin en ucuzuydu. kaputta sağ camurlukta ve kapıda boya vardı. ama araba taş gibiydi. aldığımda adam artık illallah etmişti. üç yıl kullandım rutin kullanıma bağlı sorunlar dışında oyle ahım şahım bişey olmadı.. cok da memnun kaldım olsa yine alırım. zaten aslında alıcının da derdi o boya falan degil. daha alırken satışı düşünüyor ve boyalı aracı alırken de sanki sana lütfediyor..

    tek sebebi var; yüksek vergilerle şişrilmiş rakamlar ve dolayısıyla fa-kir-lik..

    insanin "yabancıdan yabancıya" ilanlarını görünce içi cız ediyor. 

    bu ülkenin vatandaşı insan değil mi arkadaşım? aynı araba sana 150 bin adama 50 bin. 

    boyadan geldiğimiz nokta saçma gibi görünebilir ama değil. o kadar parayı veren adam çizik olmasın istiyor ve kısa sürede durum saplantı halini alıyor.

    al sana çözüm:) 

    • Beğen 1

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    Parça deformasyonu varsa bu iş de tutmaz. Cihazlar boya yüzeyinin metale yakınlığını ölçüyor. Metal deforme ise mikron kalınlığı tutmaz.

    Boya işine ben de çok kılım. Gerçekten çok saçma. Adam diyor ki değişen yok. Her tarafı macun arabanın keşke değişseymiş diyorsun. Hiç olmazsa iyi bir içşilikle ip gibi kaportası olur arabanın. Ben araç alırken hasar kaydı servisten mi çıkmış ona bakarım. Parça listesini alırım bir de kendim kontrol ederim hayati parçalarda düzeltme işçiliği var mı (şase falan) bu kadar. Daha ötesi gerçekten cahillik. Atıyorum çamurluk değişmiş mesela eğilmiş değişmiş ne güzel değil mi? Üstüne de güzel bir boya miss. Çekiçleyince değerin daha düşük olması gerekmiyor mu sizce? 

    Paylaşım için teşekkürler. 

    • Beğen 1

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

             sayın zoptrik@ dediğinize aynen katılıyorum. özellikle çok hasar almış parçaları mümkünse orjinal parça ile değiştirmekte fayda var (ufak hasarlar hariç). her tarafı çekiçlenmiş kalın macunlu olmasından iyidir.

            eski aracım yarisin park halinde 4 kazası vardı. park halinde vurup kaçma hep.2 sini buldum 2 tanesi faili mechul. tum kaza fotografları var ve serviste kaskom tarafından yapıldı. tamir edilebilecekken değişim istedim. şimdi 2 tur ön farlar sıfır ile değişti.şasede en ufak işlem yok. çamurluk, tampon far. lakin tramer kaydı alacak arkadaslara yuksek gelince hepsi fiyat kırma pesinde. adam iyi bakımlı bol aksesuarlı hemde çok ucuza araç alacak ; 3 sene masrafsız binecek sonrada en kotu  fiyatı teklif (galerici fiyatı) ediyor. 

          ben araç alırken boya değişenden daha çok araç bakımlı mı ( sadece yağ deşimi değil ) motoru-yürürü iyi mi , şasede çekme -düzeltme var mı diye bakarım. taş çiziğinden motor kaputu boyatmış adamım. evet bende de boya takıntısı var ama tamamen estetik. adam 15 yaşındaki araçta orjinal boya arıyor. ya hele yürü git kardeşim 15 yıllık araç ben boyanmış mı diye bakmam. boya düzgün bir yerde güzel yapılsın yeter. hem bana boya masrafı açmaz hemde daha estetik gözükür.

          ancak mağlesef insanımız sahtekar. adam ağır kazalı pert aracı kaskoya sokmuyor. dışarıda en ucuz yollu tamir ettirip etek altı komple temizlik boyalı diye satıyor. vatandaşta bu sefer kılı kırk yarıyor. 

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    03.07.2017 at 11:21, vethekim :

          ancak mağlesef insanımız sahtekar. adam ağır kazalı pert aracı kaskoya sokmuyor. dışarıda en ucuz yollu tamir ettirip etek altı komple temizlik boyalı diye satıyor. vatandaşta bu sefer kılı kırk yarıyor. 

    Asıl sebep bu. Zamanında tofaşların direksiyonundan anlaşılırdı temizliği. Millet sıfır direksiyon almaya başladı. Mertlik bozuldu. Objektif kriter arıyor millet. Boya yeterince objektif bir kriter. Eğer çok mükemmel boyanmamışsa boya kesinlikle belli oluyor. Geldiğimiz durum bu. 

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    Dış görünüş önemli de kaporta altı daha önemli.Yatırımları biraz bu tarafa yapsalar daha leziz olur.

    • Beğen 1

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş

    İyi mi kötü mü ben karar veremedim. Yorumları da sizden bekliyoruz. Sanki sahtekarlara yol gösterir gibi olmuş.
    Dünyanın lider boya ve yüzey kaplama şirketi PPG, hasarlı araçların değer kaybını önleyecek ve ikinci elde kazanç sağlayacak astarlama teknolojisi ile öne çıkıyor. Tamamen PPG’nin buluşu olan “DP4000 Greymatic” isimli Yaş-Üstü-Yaş astar serisi sayesinde, fabrika çıkışı standartlarında tamir yapmak mümkün hale geldi. Aracın her yerinde fabrika çıkışı mikron kalınlığını elde etmeyi sağlayan PPG Yaş-Üstü-Yaş astar teknolojisi, boyanan araçta oluşan tamir kaynaklı değer kaybının önüne geçerek otobilin değer kaybının önlenmesini sağlayacak.
     
    20170629110940_ppg-2.jpg
    İkinci el araç piyasasının her geçen gün büyüdüğü ve ciddi rakamlara ulaşan bir pazar haline geldiği Türkiye’de, güvenilir servis noktalarında fabrika standartlarında tamir yapmak ve aracı değer kaybetmeden satmak büyük önem arz etmeye başladı. Dünyanın lider boya ve yüzey kaplama kuruluşu PPG bu kapsamda, hasarlı araçların değer kaybetmesini önleyecek ve ikinci elde kazanç sağlayacak bir teknolojiye imzasını attı. PPG’ye ait “DP4000 Greymatic” isimli Yaş-Üstü-Yaş astar serisi sayesinde fabrika çıkısı olan 112-120 mikron aralığında tamir yapılabilirken, boyanan araçta oluşan tamir kaynaklı değer kaybının önüne geçiliyor. Aynı zamanda aracın serviste kalma süresini de 80 ila 100 dakika arasında kısaltan yeni Yaş-Üstü-Yaş astar serisi, böylelikle hem zaman kaybının hem de değer kaybının önüne geçerek OEM standartlarında bir hizmet sunuyor.
    20170629111008_ppg-1.jpg
    Araç alım ve satım sürecinde boyanmış araçların yaşadığı değer kaybının en çok şikayet edilen konulardan birisi olduğunu belirten PPG Otomotiv Tamir Boyaları Türkiye ve Ortadoğu Pazar Müdürü Bülent Alpay, “Fabrika çıkışlı ya da OEM standartları denildiği zaman herkesin aklına boya kalınlığı tüm yüzeyde aynı olan araçlar gelir. İkinci el sürecinde eksperlerin kullandığı mikrometre denilen alet, aracın metal yüzeyinin üstündeki tüm katmanların kalınlığını ölçmeye yarar. Bu ölçü fabrika çıkışı değerlerinden fazla ise araç boyalı ya da kazalı olarak işlem görür ve ikinci el değeri düşer. Ancak bizimle çalışan servislere sunduğumuz Yaş-Üstü-Yaş astar teknolojisi ile bu fabrika çıkısı kalınlığını geçmeden tamir yapmak artık mümkün oluyor. Bu teknoloji sayesinde astarlama süreci 25-30 mikronda, toplam süreci ise 85 ila 115 mikron arasında tamamlayabiliyoruz. Bu da fabrika çıkışı olan 112-120 mikron aralığında bir değere denk geliyor. Bu sayede PPG olarak araçların satılırken oluşan değer kaybını önlemiş oluyoruz” dedi. 
    Kaynak

    Tüm haberi görüntüle

    Mikron değerini ayarlamak demek, boyalı parçayı boyasızmış gibi göstermek demektir. Buradan doğacak yanıltma ile değer kaybı azalacak. Çünkü aracı alacak kişi fabrikasyon mikron değeri gördüğü için boyasız olarak yorumlayacak. Ama sonra satarken ortaya çıktığında yüzü kızaracak ve rencide olacak. Ben bir ikinci el motorlu taşıt satıcısı olarak üstelik pazarlamasınında bu şekilde anlatılmasına hayret ettim. Burada namerlik övülüyor çok ilginç gerçekten... Dürüst olan biri boyalı parçasını açık bir şekilde satacağı kişiye söylemelidir. Astarın kısa sürede kuruması iyidir fakat ikinci elde değerini düşürmüyor diyerek pazarlanması yanlış bence.

    SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    • Beğen 2

    Bu yorumu paylaş


    Yorum bağlantısı
    Diğer Sitelerde Paylaş


×
×
  • Yeni Oluştur...