Jump to content

Lider Tablosu


Popüler İçerikler

Showing content with the highest reputation since 19-10-2018 in Doküman

  1. 1 point
    İlhan

    Otomobillerde Aerodinamik Yapı ve Etkileri

    Her yerde duyarız ve konuşulur. Aerodinamik kelimesinin kelime anlamı ile birlikte kastedilen tam olarak nedir ? Bunun araca tam olarak etkisi ne olabilir,olmasa ne olur ? ve aerodinamik nasıl oluşturulur ? Biraz teknik olarak ve örneklerle açıklamaya çalışalım .. Aeorodinamik, genel anlamda havanın kuvvetsel etkilerini inceleyen bilim dalıdır.Katı bir cisim etrafında akan hava veya hareketsiz duran hava içinde hareket eden katı cisim söz konusu olduğunda hava, aerodinamik kanunlarına uygun davranır. Havanın göreceli hareketinden kaynaklanan kuvvetler taşıma ve sürükleme kuvvetleridir. Hava taşımacılığında bu iki kuvvet önemli yer tutarken kara araçları için belli bir hıza kadar sadece direnç sürükleme kuvveti göz önüne alınır. Ancak çok hızlı araçlarda örneğin Formula 1 arabalarında taşıma kuvveti (aracın yol tutuşuyla ilgili olarak) dikkate alınması gereken değerlere ulaşır. Kuvvetler, hızın karesi ile doğru orantılıdır..Gelelim araçlarda çok sıkça kullanılan spoiler (rüzgarlık) kelimesinin anlamına ve işlevlerine;Kelime anlamı olarak spoiler (rüzgarlık) , bozucu veya dağıtıcı anlamlarına gelir.Yapılan laboratuar araştırmalarında aracın üstünden akan hava akımının ,kaportayı terk ettiği arka bölüme konulan spoiler (rüzgarlık) bu bölgenin arkasında oluşturduğu hız düşüşü ve buna bağlı olarak ortaya çıkan basınç artışının ,araca ilave itme kuvveti sağladığı veya diğer bir deyişle aracın hava direnç kaybını azalttığını ortaya koymuştur.Aracın ön tarafına konulan spoilerin ise, rüzgarı yönlendirerek yukarı doğru basınç yapmasını ve böylece otomobilin ön kısmının havalanmasını engellemektedir.. Golf 7 Aerodinamik Testi .. Araç Üzerinde Oluşan Kaldırma Kuvveti Tayfun veya hortum gibi şiddetli rüzgarların tehlikeli olmalarının bir nedeni çok alçaktan eserek yukarıya doğru basınç oluşturup herhangi bir kütleyi havaya savurmasıdır. Benzer bir etki de hızlı kullanılan otomobillerde oluşmaktadır. Bu etki aracın üstünde oluşan emme, altında oluşan kaldırma kuvvetiyle daha çok artmaktadır. Yüksek hızlı araçlarda aracın üst kaporta yüzeyinin kambur olması doğrusal akım karakteristiği taşıyan hava akımının ( V ) bu bölgede eğrilik sebebiyle hareket yönüne dik bir hız bileşeni kazanmasına ( V2 ) neden olur. Böylece yeni bileşen sayesinde daha büyük değere sahip bir bileşke hız vektörü ( Vb ) ortaya çıkar. Aracın üstünde oluşan basınç düşmesi araca yukarıdan emme etkisi yapar. Bu etki oluşurken bir yandan da aracın altından giren hava aracı yukarıya kaldırmak için basınç uygulamaktadır. Bu kaldırma ve emme kuvvetleri aracın tekerleklerindeki ağırlık kuvveti etkisini azaltarak kumandanın zorlaşmasına bilhassa viraj halinde aracın kolaylıkla savrulmasına ve hatta yerden havalanıp takla atmasına neden olur.Bu sebeple yarış otomobillerinin alt yapısına eğrilik verilerek yere basma kuvvetini artırmaya çalışılmıştır. Buna rağmen tam bir başarı sağlanamamıştır. Şöyle ki : olanca hızıyla giden bir yarış arabasını rüzgar piste adeta yapıştırır, öte yandan arabanın karoseri rüzgar direncini asgariye indirecek şekilde biçimlendirilmiştir. Rüzgar bir yandan arabayı piste yapıştırırken, öte yandan arabanın altında oluşan hava cereyanı bir karşı güç oluşturur. Öndeki otomobile fazla yanaşan bir yarış arabasının üzerindeki rüzgar baskısı azalır, çünkü rüzgarın esas baskısını öndeki otomobil karşılar, arkadaki otomobilin sürati artar ancak ön tekerlerin piste olan teması zayıflar. Bu durumda saatte 300 km hızla giden araç birden bire açıkta kalıp esen rüzgarla karşı karşıya geldiğinde arabanın altından giren hava tekerlerin yerle olan temasını keser ve aracı havalandırır. 1999 yılında 24 saatlik Le Mans yarışında Mercedes ekibinin başına gelen bu olayla ekip yarışlardan çekilmek zorunda kalmıştır.Bu arada kaza yapan Mercedes CLK - GTR pilotunu yakından tanıyacaksınızdır .. Buda yine baya meşhur olan Lemans 24 Hours yarışlarındaki uçan Porsche ; Normal binek araçlarında tehlike bu boyutlarda olmamaktadır yine de savrulma riski vardır. Porsche 1966'dan 1969'a kadar ürettiği 911 marka araçlarda ağırlık artırımı yaparak soruna pratik bir çözüm bulmuştur. Saatte 225 km hızla giden araçlarının ön tarafına döküm demir sağ ile sol tarafa birer akü koyarak aracın yere yapışmasını sağlamıştır. Teknik açıdan daha akıllıca çözüm ise spoiler kullanımı ile gelmiştir. SPOİLER (avantajları dezavantajları) Bu bir genel kuraldır ; Bir cismi yere ne kadar bastırırsanız o kadar zor kaydırırsınız.İşte bu kuraldan yola çıkarak diyebiliriz ki bir arabanın arkası yere ne kadar çok basılırsa, o kadar zor kayar. Arka kanat takılması olayı, özellikle yüksek hızlarda yol tutuşunu arttırmak için yapılan bir uygulamadır. Arabanın yardığı hava, arkaya taktığınız biraz öne doğru yatırılmış kanata çarparak bir kuvvet uygular ve arabanın arkası yere doğru bastırılır. Bu arka kanatların açısı çok önemlidir. Ne düz olmalıdır, ne de fazla eğik.Piyasadaki arka kanatlardan Renault 21'lerde görebileceğiniz , dümdüz olanları görüntüden başka bir işe yaramazlar. Ancak bir Subaru Impreza 'ya baktığınızda, hem kanadın büyüklüğü hem de biraz öne doğru eğilmiş yapısı, arabanın arkası üzerinde büyük bir kuvvet uygular ve arka tekerleklerin tutuşunu büyük oranda arttırır. Bu da sizin kullanımınıza ister otobanda yüksek hızlarda olsun, ister virajlarda olsun, daha doğrusal, stabil bir sürüş sağlar. Arka kanat uygulamasında dikkat edilmesi gereken nokta ise şudur : Araca arka kanat takıldığı zaman yüksek hızlarda oluşacak baskıdan ve arabanın arkasının yere daha çok bastırılacağından dolayı, tekerlekler üzerine normalden daha fazla basınç gelecektir. Tekerleklerin bu basınca karşı koyabilmek için normal değerinden biraz daha fazla şişirilmesi gerekmektedir. Kesin bir şey söyleyememekle birlikte ben olsam, kanadın boyutuna ve etkisine göre arka tekerlekleri fabrika verilerinden 1 ya da 2 psi daha fazla şişirirdim.. Avantajı, dezavantajı Dezavantajı ise yakıt tüketimini bir miktar arttırmasıdır ancak bu önemsenecek boyutlarda değildir.Ön Tampon-Altı rüzgarlık uygulaması normalde bir araba giderken, önündeki havayı yararak ilerler. Yardığı havanın büyük bir bölümü arabanın üstünden diğer miktarı da arabanın altından ve yanlarından geçerler. Yarılan havanın, arabanın altından geçen kısmı, arabaya alttan bir miktar kuvvet uygulayarak aracı az da olsa yerden kaldırır. Bunun karşılığında da aracın üstünden geçen hava arabayı yere bastırır. Ama biz daha iyi bir yol tutuş istiyorsak, arabanın altından geçen hava miktarını azaltabiliriz. Bunun için ön tamponun altına yaklaşık 5cm yüksekliğinde ek bir parça takılabilir. Bu takılan parça arabanın yardığı havanın, aracın altına girmesine bir miktar engel olur, bu sayede de yol tutuş bir miktar iyileşir. Özellikle yüksek hızlarda arabayı kontrol etmekte zorlanıyorsanız, arabayı düz bir çizgide tutamıyorsanız, araba sanki hafifmiş ve sağlam bir şekilde gitmiyormuş gibinize geliyorsa, ön kanat uygulaması sizin sorununuza çare olabilecektir.. Sonuç Özellikle motor modifiyesi görmüş ve motor gücü arttırılmış araçlarda, ön ve arka rüzgarlık uygulamaları son derece gereklidir. Motor gücü artmasına rağmen, halen hafif olan araç, yüksek hızlarda dengesizlik, kontrol zorluğu çekebilir. Mesela 180 hp olan bir POLO GTI 'ı siz 220-230 hp yaptıysanız bu araba uçma eğilimi gösterebilir (şaka yapmıyorum).Bunun için ön ve arka kanatlara acil olarak ihtiyaç vardır.. Araçların Kanatları Spoilerlar Spoiler denince bir çok kişinin aklına Ankara trafiğinde araçların yüzde 90'ında dekoratif amaçla bulunan sonradan monte edilen plastik parçaları gelir. Peki spoiler gerçekten dekor mu? Yoksa araba üzerinde bir işlevi var mı? Araçların ağırlığı hızları yükselttikçe azalır. 30 km hızla giden araç ile 130 km hızla giden bir aracın ağırlıkları çok farklı olur, araç hızlandıkça hafifler, hafifledikçe de kontrolü zorlaşır. Bu noktada spoilerlar devreye girer.Araçlarda ön ve arka olmak üzere iki tür spoiler bulunabilir. Araç, önünde bulunan havayı yararak ilerler, eğer aracın arkasında doğru dizayn edilmiş bir spoiler varsa hava spoilera çarparak aracın arkasını yere bastırır.Bu da aracın ağırlığını; dolaylı olarak da yüksek süratteki yol tutuş kabiliyetini arttırır. Eğer aracın arkasında bulunan spoiler iyi dizayn edilmemişse aracın yol tutuşunu son derece olumsuz etkiler. Aslında spoilerları uçakların kanatlarına benzetebiliriz. Kanatlar uçakları havaya kaldırmak için ve buna göre tasarlanmıştır, spoiler ise aracın havalanmasını,aksine yere daha sağlan tutunmasını sağlar. Uçakların 200 km'den sonra havalandığını ve Porsche 911 Turbo'nun 300 km son sürati olduğunu düşünürseniz ,bazı arabaların spoilera olan ihtiyacının ne kadar çok olduğunu daha kolay anlayabilirsiniz.. Eğer aracınızda fabrika çıkışı bir spoiler mevcutsa (motor modifikasyonu yapmadığınız sürece) ekstra olarak bir şey yapmanıza gerek yok. Ama sonradan aracın arkasına spoiler taktırdıysanız arka lastiklerinizin havalarına dikkat etmeniz gerekir. Spoiler takıldıktan sonra yüksek hızlarda arabanın arkası yere basılacağından arka lastiklere normalden daha fazla baskı gelecektir. Arka lastikleri fabrika değerinden biraz daha fazla şişirerek bunun önüne geçebilirsiniz.Araç havayı yarıp ilerlerken bir miktar hava da aracın altından geçer. Bu hava akımı aracı yukarı doğru kaldırır, yani hafifletir. Otomobil üreticileri bunu düşünerek ön spoilerları üretmiştir. Ön spoilerlar aracın altından geçen havayı büyük ölçüde keser ve aracın yol tutuşuna katkıda bulunurlar.Spoilerlar doğru uygulandıkları taktirde araçların yol tutuşlarını güçlendirirler. Fakat yanlış uygulamalar aracın yol tutuşunun bozulmasına, daha fazla benzin tüketimine neden olabilir. Genellikle otomobillerini tune edip güçlerini yükselten kişiler yol tutuşlarını iyileştirmek için spoiler kullanırlar. Hava direnç katsayısını azaltmak için yapılan çalışmalar, Otomobil firmaları ve Aerodinamik yaratıcıları için,hava direnç katsayısı çok önemlidir.Aracın kaportası çevresinde akan havanın mümkün olduğunca kesintisiz ve pürüzsüz bir yüzey etrafında akması sağlanarak direnç katsayısı daha da düşürülebilir. Bu amaca yönelik olarak,araçlarda kapı camlarının ve farların kaporta ile bir yüzeyde dizayn edilmesi, ön ve arka camların daha yatık dizayn edilmesi, yan aynaların formunun aerodinamik özellik taşıması, lastik oyuklarının genişletilmiş çamurluklarla örtülmesi, ön ve arka tekerlekler arasına etekler yerleştirilmesi, ön panel altına hava kesiciler (airdam) yerleştirilmesi, jant kapaklarının mümkün olduğunca aerodinamik yapıda imal edilmeleri, aracın altındaki düzgünsüzlükleri alt kaplama takviyesi ile kamufle edilmesi gibi önlemlere rastlanmaktadır.Günümüzde yukarıda bahsettiğimiz önlemler sayesinde direnç katsayısı ; Binek araçlarında 0,25'e ,Otobüslerde 0,5'e ,Motosikletlerde 0,4'e ,Kamyonlarda ise 0,65'e dek düşürülebilmiştir. Şöyle örnekleyeyim, Hava akımı içinde ,akım yönüne dik olarak tutulan bir levha için bu değer 1.28, paraşütte 1.70, tabanca mermisinde 0.3, futbol topunda 0.29, yolcu uçaklarında 0.25, bomba ve yedek yakıt tankı taşımayan savaş uçaklarında 0.20 civarındadır. Bu arada laboratuvar çalışmalarında bulunan sonuçların normal trafikte tespit edilenler ile uyuşmaması çoğunlukla rastlanan haldir. Çünkü araca etkiyen yan rüzgar, yük durumu vb. faktörler direnç katsayısına doğrudan tesir ederler. Açık bir pencere, bagajdaki 20 kg'lık fazla yükün oluşturduğu yere yaklaşma değeri veya kullanılan lastiklerin daha kalın olanlarıyla değiştirilmesi gibi hallerde direnç katsayısı değeri %10-12 artış gösterir. Küçük gibi görünen bu artışın ise yakıt sarfiyatının %5 yükselmesine neden olduğu tespit edilmiştir. Kaynak
  2. 1 point
    MazdaClubTR

    LPG li Mazda 3 ve Mazda 6 Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

    Günümüzde otomobil sahiplerini en çok zorlayan hususlardan biri de benzin sarfiyatına bağlı olarak yükselen yakıt masrafları. Bu masraf, araçlarını çok kullanmayan insanlar için kabul edilebilir seviyelerde olsa da araç sahipleri araçlarını daha fazla kullanmaya başladıkça ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Bu sebeple insanlar son 10 küsür yıldır araçlarına LPG taktırmaya veya araç alırken LPG'li araçları tercih etmeye başladılar. Her ne kadar tercih etmeseler de Mazda Tutkunları da araçlarına olan düşkünlükleri ile cüzdanları arasında sıkışıp bu yönde tercih kullanmaya başladılar. Biz de bu sürecin tam ortasında yer aldık ve konu ile alakalı bir çok sorulara maruz kalıp bunlara yanıt vermeye çalıştık. Bu yazı ile istedik ki bundan sonra LPG'li Mazda 3 veya Mazda 6 araç alacak olan arkadaşlar aşağıda belirttiğimiz hususlara dikkat ederek araçlarını alsınlar ve bazı riskleri, püf noktaları öğrensinler. LPG li Mazda 3 - Mazda 6 Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Mazda 3 ve Mazda 6 ların LPG sistemine hassas bir motor yapısı vardır. Bunun en başta bilinmesi ve kabul edilmesi gerekir. Gerçek kullanıcılardan alınan geri dönüşler çerçevesinde edindiğimiz izlenim LPG takılmış bir Mazda3 veya Mazda6'nın motoru LPG takıldıktan 50.000 km sonra problem çıkartmaya başlayabileceğidir. Kişinin kullanımı , karışımın kalitesi, bakım gibi etkenler bu mesafeyi artı veya eksi yönde etkileyebilir ama genel izlenim bu yöndedir. Yukarıda bahsi geçen problem kendini silkeleme, motor çekişinde düşüş, yakıt sarfiyatında artış gibi belirtilerle göstermektedir Bu şikayetlerden sonra yapılan incelemeler genelde motorun egzoz sübaplarında deformasyon olduğu yönünde bilgi verilmesi ile sonuçlanmaktadır Bu işlemin maaliyeti, şehir, kullanılan malzeme, işçilik değişkenlerine bağlı olarak 2014 yılı rakamlarına göre 1000 - 3000 TL arasında değişmektedir. Bu sebeple LPG'li Mazda 3 veya Mazda 6 alırken ; LPG'nin hangi km de takıldığına Aracın kaç km dir LPG li kullanıldığına LPG sisteminin bakımlarının düzgün yapılıp yapılmadığına dair bilgileri alın Bunlara ek olarak motorun o andaki durumunu daha iyi belirlemek için motora kompresyon testi yaptırın. Bu testte elde edilmesi gereken değerlere ulaşmak için tıklayın Eğer motorunuzdaki kompresyon değerleri düşmüş veya düşük seviyeye yaklaşmışsa yukarıda belirttiğimiz probleme yakınsınız demektir. Yukarıda belirttiğimiz hususlarda elde ettiğiniz bilgiler neticesinde araç alımı ile ilgili son karar elbette sizlere aittir. Üyelerimizin bir kısmı hiç tercih etmez iken bir kısmı olası bir problem yaşayana kadar elde edeceği kârın olası masraftan çok daha fazla olduğunu belirterek riski göze almaktır.Bizim burada amacımız her zaman olduğu gibi şeffaf bir biçimde bazı konuları sizlerin bilgisine sunmaktır. Yukarıdaki bilgilere eklemek istediğiniz bir husus olursa yorumlara yazmanız yeterli olacaktır.
  3. 1 point
    MazdaClubTR

    Mazda Motorları Standart Kompresyon Değerleri

    Bu değerler 3 farklı tipte ( kilo Pascal, kilogram-kuvvet / cm2, ve psi ) tablolaştırılmıştır. Standart değer motorun sıfır iken sahip olması gereken kompresyon değeri, En az değer normal kabul edilebilecek en küçük değeri, En Fazla Fark test sırasında silindirler arasında bulunabilecek maksimum farkı göstermektedir. Modellerin altındaki ilk sütun şase kodunu, ikinci sütun motor kodunu belirtmektedir. Motor kodu ruhsatınızdaki motor numarasının ilk 2 harfidir. Araçlarda şase kodları şu şekildedir ; Mazda2 DE Mazda3 1. Nesil BK Mazda3 2. Nesil BL Mazda6 1. Nesil GG Mazda6 2. Nesil GH Listede şimdilik SKYACTIV motorlar yer almamaktadır.
  4. 1 point
    godless commie

    Dizel Motorlu Otomobil Kullanıcılarına Naçizane Tavsiyelerim

    Çoğu dizel motorlu araç kullananda gözlemim; aracın motoruna ve yakıt ekonomisine zarar vererek kullandıkları yönünde. Dizel araç kullananlar, kimin nereden ve nasıl uydurduğu belli olmayan bir tavsiyeye uyarak "devirli kullanılmaları" gerektiğine inanmışlar. Burada dizel motorun verimli çalışma aralığından bahsetmek farz oldu artık... Dizel motorlar, benzinli yoldaşları gibi harici bir ateşleme sistemi kullanmadıkları için, hava yakıt karışımının ani bir şekilde sıkıştırılarak yanma derecesine erişmesi prensibi ile çalışır. Distribütör, buji kablosu, buji filan yok yani... -kızdırma bujisi çok ayrı bir şey, ilk çalıştırmada soğuk ve vizkositesi yüksek olan yakıtın ısıtılıp inceltimesi, daha kolay püskürtülebilir hale getirilmesi için kısa bir süre kullanılır, o kadar- Konumuza dönelim. Ateşleme için yüksek sıkıştırma gerektiren bu mekanik düzenek, bu açıdan benzinli motor ile büyük fark taşır. Benzinli motorların sıkıştırma oranları 7.00:1 ila 12.5:1 arasında bir yerlerde olup, ezici çoğunluğu 9.5 - 10.00:1 arasındadır. Dizel motorların sıkıştırma oranı ise nereden baksanız 17.00:1 civarından başlar, 22.00:1, hatta daha yüksek değerlere ulaşır. Bu kadar yüksek sıkıştırma oranı da, devir yükseldikçe ilgili mekanik bileşenler üzerinde ciddi bir yük yaratır. Diğer yandan, dizel motor pistonlarının benzinlilere kıyasla silindir içinde daha uzun bir mesafe kat ederek çalışması da (stroke) daha düşük devirde güç üretmeleri anlamına gelir. Benzinli ve dizel motorların hp ve tork grafikleri karşılaştırıldığında bu değerlerin dizel motorlarda ne kadar erken zirve yaptığı açıkça görülür. Dizel motorların hatırı sayılır bir kısmı turbo charger ile aşırı beslenir. Söz konusu bu turbo chargerlar benzinli motorlardakilerden farklı olarak çok daha erken (bazı uygulamalarda 1200, genellikle 1500 - 1800 devir/dakika) devreye girerek çalışırlar. Tüm motorlara genel bir bakış ise, redline olarak ifade edilen müsaade edilebilir en yüksek operasyonel devrin de dizellerde benzinli motorların yaklaşık 2/3'ü kadar olduğunu gözler önüne serer. Dizel motoru 7000 devir/dakika seviyesine çıkarmaya çalışırsanız ortalık pek şenlikli olur Tüm bunlar göz önüne alındığında, dizel motorların tasarım parametreleri olan 1800 - 3000 devir/dakika aralığında kullanılması, kadranda 2000 - 2500 devir görülecek şekilde vites seçilmesi hem motor ömrü, hem de yakıt tasarrufu açısından en makul yöntem olacaktır. not: Bu değerler özel amaçlı üretilen, iş makinası, gemi motoru, uzun yol kamyon/otobüs motoru gibi istisnaları kapsamamakta, ortalama bir araca hitap etmektedir.
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00

Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.

×
×
  • Yeni Oluştur...