Jump to content

Yeni Euro 7 Rotary Motor 2025


speed

Tavsiye Edilen Mesajlar

Euro 7 ile birlikte düşük hacimli turbo motorlarda bile katalizörü devasa boyutlara getirip litre başına güç limitlemesi getirecekler. Çoğu üreticinin %20'ye varan oranlarda hacim artıracağı (Kaynak: Anlatan Adamlar - youtube ve çeşitli yabancı kaynaklardan gelen röportajlar) konuşulurken rotary motorun geleceği biraz tartışmaya kapalı.

Hatta bizzat bir Porsche yetkilisi Euro 7'nin içten yanmalı motorların sonu olduğunu söyledi. Euro 7 ile birlikte 100 yılı devirmiş, insanlığı kökünden değiştiren içten yanmalı motorların resmi olarak sonu geldiği bizzat söyleniyor.

Şahsi fikrim mazda'nın Euro 7 sonrası labaratuvar ortamı dışında rotary ile pek birşeyler yapmayacağı yönünde. Lâkin söz konusu Mazda. Mühendisleri bütün endüstriye sıradışı yollarla başkaldırmayı ilke edinmişler. Zamanında rotary ile le-man kazanarak bunu bir nebze insanlığa gösterdiler. Belki de Euro 7 sonrası piyasaya rotary motor sürerek, diğerlerinin içten yanmalı motorları bir otomobil müdaviminin hislerini umursamazcasına ellerinin tersleri ile iterken bütün otomobil dünyasına son bir "şaka" yapabilirler.

  • Beğen 1
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş

Rotary motor geliyor ancak Mx30 elektirikli crossover üzerinde jeneratör olarak, doğrudan tekerleklere bağlı olmayacak, sabit bir devirde elektrik üretecek. Yani eski Rx modelleri gibi motorla 9bin çevireyim, rotary keyfi yapayım, egzozdan alev atayım falan yok :) O işler bitti. Bu yüzden gelmesinin de heyecan uyandıran bir tarafı yok artık, çok az yer kaplayacağı, hafif olacağı ve çalışma karakteri gibi sebeplerden kullanacak Mazda, bu açıdan mantıklı.

https://www.caranddriver.com/news/a35130726/mazda-mx-30-confirmed-usa/

Euro 7 içten yanmalı tüm motorların tabutuna çakılan son çivi, dizel benzin rotary jet yakıtlı vs farketmez. Daha yeni Daimler, Nissan, VW resmi olarak tüm motorların gelişiminin durduğunu açıkladı, geçenlerde duracak diye yazmıştım sanıyorum buraya. Yani yaklaşık 130 yıldır durmadan geliştirilen bu tip motorların ar-ge'si bitti. Mazda da durdurmak zorunda ne yazık ki, çünkü komisyon regülasyonları veya yaptırımlarla baskılandığı için kendilerinin neyi sevdiğinin, Sky-X motorun yeni Hcci teknolojisinin maalesef bir önemi kalmadı. Onlar da bu kadar ani bir değişim ve zorlama düşünmüyorlardı lakin 1-2 senede herşey değişti, isteyerek veya istemeyerek mecbur elektrikli modellere geçecek herkes Avrupada. 

 

  • Beğen 3
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş

İşin ilginç yanı ise şu olacak. 1886 yılından beri Carl Benz'in icat ettiği otomobilden prensip olarak çok farklı olmayan içten yanmalı motorları bırakıp. 1890'larda yollara teker vuran elektrikli otomobillere direkt olarak geri dönmemiz. En azından içten yanmalı motorlarda soğutma, sıkıştırma, emme ve egzoz tarafında, sonrasında atık gaz yönetimi ve güç aktarımı konusunda ciddi geliştirmeler yaşandı lakin genel prensip aynıydı. Em, yak, kolu/dişliyi çevir ve git şeklindeydi.

1800'lü yılların sonlarında gördüğümüz elektrikli araçlar ile günümüzdeki elektrikli motorlar prensip olarak oldukça benzerler. Asıl değişimin batarya konusunda olduğunu düşünüyorum. Geçmiş 5 yıl ve gelecek 5 yılda yoğun şekilde şahit olacak olduğumuz şey aslında elektrikli otomobil değil. Tekerlekli bataryalar. 

İşte bütün endüstriyi baştan aşağı değiştirecek detay bu. Günlük bir şehir içi elektrikli otomobili düşünecek olursak, performans ve ekonomi ile ilgili hemen hemen her detayı belirleyen husus batarya oluyor ve bu konuda bütün otomobil üreticileri yılana sarılıyor çünkü batarya konusu şimdiye dek otomobil sektöründen ziyade genel olarak diğer elektronik sektörlerde kısmen olgunlaşmış bir elementti. Şimdiye dek otomobil denince aklımıza gelen markalar haricinde Bosch (zaten diğer saydıklarım gibi otomobil sektörüne dahil bir marka fakat oldukça bilindik) Siemens, Philips, Panasonic, Jvc, Samsung, Apple, Huawei vb. teknoloji markaları artık basit parça üreticisinden ziyade otomobilin kalbini belirleyecek pozisyona geldiler. 

Elektrikli otomobiller üretim, komponent sayısı ve bakım rutini olarak atalarına göre oldukça sade olacaklar. Bunun bir kanıtı ise özellikle Çin kanadından çok sayıda butik markanın (şimdilik 7 adet ve muhtemelen artacak) atılım yapmaya başlaması. Elektriğin getirdiği sadelik otomobil algımızı kökünden değiştirecek. Otomobiller tıpkı akıllı telefon, bilgisayar gibi bir elektrikli alet haline gelecek. Apple'ın bile elektrik ile birlikte otomobil üretmek için girişim halinde olması bizlere bunu net şekilde gösteriyor. Benzer şekilde içten yanmalı dönemde ülkemizde ciddi bir atılım olmamasına karşın elektrik ile birlikte ülkemizde Togg, yavru vatanda Günsel B9 girişimleri bunları göz önüne getiriyor.

Şayet tahmin edildiği gibi batarya-elektrik motoru alt sistemleri sadeliğini korursa, gelecekteki ar-ge sonuçları ile bataryalar küçülürse bugünlerde günlük kullanıcıya pek yakın olmayan motor swaplama vb. terimler telefonlarda batarya değiştirmek gibi bir şey olacak ve "toplama araba" tabiri akıllara bir "onarım" değil, müşteriye bir "çözüm" olarak sunulmaya başlanacak.

Tabi burada yazdıklarım bildiklerimiz üzerinden paylaştığım kendi görüşlerim. Mutlaka bu konuda teknik açıdan çok daha bilgili arkadaşlar ve büyüklerimiz vardır. Aksi olur mu ya da farklı bir gidişat ile karşılaşır mıyız bilemiyorum lâkin sadece rotary motora, içten yanmalı motora değil, küçüklüğümüzden beri zihnimize yerleşmiş otomobil ve marka algılarına komple elveda diyeceğiz.

 

  • Beğen 2
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş

benim kafama takılan dünyadaki tüm paris anlaşmasını imzalamadı, hatta amerika anlaşmadan çıkıyor. bu euro 4-5 ... gibi seviyeleri kim belirliyor veya üreticileri buna zorluyor.

adamlar halen nerdeyse boş denecek uçuşlar (charter) yaparken, ağır sanayi havayı bu kadar kirletirken neden bu kadar otomobile kastırdılar anlamıyorum. üstelik dünya çapında dizeli popüler hale getirmelerinin sebebi neydi onu hiç anlamadım zaten, kirli bir yakıt ve ellerinden gelse benzinli motor satışı olmadan herkes dizel alsın diye markalar uğraşırken bu euro seviyesini belirleyen kuruluş neredeydi?

  • Beğen 2
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
7 saat önce, SweepeR :

benim kafama takılan dünyadaki tüm paris anlaşmasını imzalamadı, hatta amerika anlaşmadan çıkıyor. bu euro 4-5 ... gibi seviyeleri kim belirliyor veya üreticileri buna zorluyor.

adamlar halen nerdeyse boş denecek uçuşlar (charter) yaparken, ağır sanayi havayı bu kadar kirletirken neden bu kadar otomobile kastırdılar anlamıyorum. üstelik dünya çapında dizeli popüler hale getirmelerinin sebebi neydi onu hiç anlamadım zaten, kirli bir yakıt ve ellerinden gelse benzinli motor satışı olmadan herkes dizel alsın diye markalar uğraşırken bu euro seviyesini belirleyen kuruluş neredeydi?

90'ların başında anlaşılan Avrupa birliği yönergeleri ile başlayan bir standartlar zinciri euro normları. Kurşunlu benzinler varken katalitik konvertörler yok iken gerçekten araçlar özellikle çok fazla karbon emisyonu salıyordu, tüm dünyada böyle regülasyonlar lazımdı. 3-5 yılda ne oldu da herkes otomobillerin üzerine çöktü diye soruyorsanız, dieselgate VW skandalı oldu (ve diğer markarların da hile yaptığının ortaya çıkması). Bakıldı ki emisyon kontrolü markalara bırakılınca büyük üçkağıtlar dönüyor, bunu markaların elinden alıp sıfır emisyonlu (elektrikli) araçlar satmaya zorlayalım kafamız rahat olsun denildi. Basitçe lityum-ion pilli elektrikli bir otomobil, içten yanmalı aracın yolda kullanılsa 60-70bin km'de (ortalama) salacağı emisyonu pillerin üretimi esnasında salmış, atmosferi kirletmiş ama kullanıldıkça artıya geçmeyi bekler bir şekilde geliyor. Emisyon kontrolü kısmı artık otomobillerin üretimine, pillerin üretimine, geri dönüşümüne falan kalıyor, burada Paris anlaşması, kyoto protokolü gibi uygulamalar devreye giriyor. Bunlarda bütün bir ülkenin her faaliyet alanında saldığı emisyonlar kontrol etmeye, yeni endüstri teknolojilerine zorlayan yaptırımlar. Ağır sanayi kollarında dönüşüm uçuk maliyetlerde olduğu için herşeyi sanayi olan bazı büyük ülkeler yanaşmak istemiyor böyle anlaşmalara.  

Dizel popüler hale kimse tarafından baskıyla (elektriklinin aksine) getirilmedi aslında. Fiat-VW grup gibi markalar öncü olacak şekilde doğal bir süreçle potansiyeli açığa çıkarıldı, gerek ilk dönemde pompa meme teknolojisi olsun, sonra da common-rail olsun, dizel motorlarla kombine turboşarj ve enjeksiyon teknolojisi geliştikçe, dizellerin aşil tendonu olan ilk marş-soğuk çalışma emisyonları iyileştikçe ve çalışma sesi seviyesi, titreşim vb de düştükçe ortaya kullanım özellikleri olarak da üst seviye motorlar çıkmaya başladı. Isıl verimlilik çok yüksek yani bir birim yakıttan elde edilen enerji o dönemin benzinlilerinin çok çok ötesinde, bu sayede c02 emisyonu da 2/3 oranında daha düşük en güzeli herkesin düşük torklu araçlarla gezdiği dönemde birden alt devirlerde çok yüksek torklara sahip, çok atak makinalar ortaya çıkmaya başladı. Doğal olarak da müşteri hücum etti, firmaların da işine geldi, Avrupa birliğinin de işine geldi ekonomik olarak, karbon salınımı düşerken aynı zamanda bir motorun böyle patlama yapıp ekonomik değer yaratması. 

Umursamadıkları konu, asıl insan sağlığına zararlı olan partikül-hidrokarbon-Nox emisyonları idi. o da euro 5 emisyonu ile önem kazandı partikül filtresi ile, yine de hiç bir zaman istenilen değerlere çekilemedi, üreticilere limit aşımında kesilen cezalar düşük kaldı. Euro 6 ile birlikte markalar baktılar çok pahalı filtre sistemleri kullanmadan partikülleri düşürmek mümkün olmayacak, bir yandan da müşteri dizel istiyor talep var, üç kağıt yoluna gittiler. California'nın kendine özgü çok sıkı partikül kontrollerini aşıp rahat rahat binlerce dizel araba satan, çevrecilik ödülleri alan VW'nin, senelerce hile yazılımı kullandığı ortaya çıkınca dizelin kaderi mühürlendi.

Uçaklar, cruise gemileri veya küçük bir büyükbaş çiftliği birim zamanda bir otomobilin milyon katı kadar emisyon salgılasa da, binek otomobiller dünyadaki toplam emisyonun %70'i kadarından sorumlu. Sorun şu ki bu emisyonların kaynağı da en başta Amerika, Çin ve Rusya. Avrupa normlarının dünyanın geri kalanına göre aşırı ağır bir hale geldiği kesin, asıl salınım kaynakları başka ülkelerde iken. Fakat uzun vadede tüm ülkelerdeki üreticiler öyle veya böyle içten yanmalı motoru bırakacak, kaçınılmaz son bu.

  • Beğen 4
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş

Küçük hacimli bir mx5 "düşünülürse" mild hybrid ile bir şekilde gücünü koruyarak  euro 7 normlarına uydururlar muhtemelen. Zaten benzinli araçlar için  euro 7 nox emisyon limiti 30 mg civarı olacak diye biliyorum. 1.5 mx5 hali hazırda 13 mg nox salgılıyor lakin karbon emisyonları limitlere biraz daha yakındı. 

  • Beğen 1
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
02.02.2021 at 18:17, speed :

Yeni Euro 7 Rotary Motor 2025 de gelecek mi? Merak konusu...

 

euro 7 lira olmuş sandım bir an başlığı görünce :)

  • Haha 1
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
23 saat önce, paarthurnax :

Küçük hacimli bir mx5 "düşünülürse" mild hybrid ile bir şekilde gücünü koruyarak  euro 7 normlarına uydururlar muhtemelen. Zaten benzinli araçlar için  euro 7 nox emisyon limiti 30 mg civarı olacak diye biliyorum. 1.5 mx5 hali hazırda 13 mg nox salgılıyor lakin karbon emisyonları limitlere biraz daha yakındı. 

Euro 7 çok can yakacak anlaşılan 😰

Bu arada Mx 5 çıkalı 6 yıla yakın olmuş 

Rotary motor Mx5 ikisini yan yana koymak isterdim lakin mazda kabul etmez 😋

4 yıl sonra 5.ci nesil mx5 nasıl olacak merak konusu

  • Beğen 1
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
04.02.2021 at 19:53, speed :

Euro 7 çok can yakacak anlaşılan 😰

Bu arada Mx 5 çıkalı 6 yıla yakın olmuş 

Rotary motor Mx5 ikisini yan yana koymak isterdim lakin mazda kabul etmez 😋

4 yıl sonra 5.ci nesil mx5 nasıl olacak merak konusu

4. Nesil mx5 muhtemelen fişe takılan birşey olur. 😂

  • Üzgün 2
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
9 saat önce, paarthurnax :

4. Nesil mx5 muhtemelen fişe takılan birşey olur. 😂

Dediğin gibi olursa çok güzel Mazda ya söverim

04.02.2021 at 10:20, S.Halilduru :

 

euro 7 lira olmuş sandım bir an başlığı görünce :)

Euro değil lakin dolar 7 lira oldu

Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
  • 1 ay sonra ...

mazda-wankel-hybrid-02-1.jpg

Yeni nesil rotary motorun patent başvurusu japonya'da kabul edilmiş. @Leanback'in bahsettiği gibi Mazda'nın muhtemel hedefi  rotary motor bloğunun küçük hacminden faydalanarak pil ağırlığının dezavantajından kurtulmuş bir hybrid ortaya çıkarmak olabilir. Söz konusu elektrik beslemesi sayesinde katı emisyon sınırları içerisinde bu motoru tekrar görebiliyoruz. Lâkin ortalığı birbirine katan küçük bir devir çevirme canavarından ziyade küçük bir elektrik jenaratörü olarak yer alacağı netlik kazanmış. Şahsi görüşüm, bu haliyle bile diğer hybridlerden daha verimli olacağı yönünde. 

 

Konuyla ilgili video:

https://www.youtube.com/watch?v=odoeRVOeCaY&ab_channel=AnlatanAdamlar

  • Beğen 1
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
2 saat önce, paarthurnax :

mazda-wankel-hybrid-02-1.jpg

Yeni nesil rotary motorun patent başvurusu japonya'da kabul edilmiş. @Leanback'in bahsettiği gibi Mazda'nın muhtemel hedefi  rotary motor bloğunun küçük hacminden faydalanarak pil ağırlığının dezavantajından kurtulmuş bir hybrid ortaya çıkarmak olabilir. Söz konusu elektrik beslemesi sayesinde katı emisyon sınırları içerisinde bu motoru tekrar görebiliyoruz. Lâkin ortalığı birbirine katan küçük bir devir çevirme canavarından ziyade küçük bir elektrik jenaratörü olarak yer alacağı netlik kazanmış. Şahsi görüşüm, bu haliyle bile diğer hybridlerden daha verimli olacağı yönünde. 

 

Konuyla ilgili video:

https://www.youtube.com/watch?v=odoeRVOeCaY&ab_channel=AnlatanAdamlar

Rotary'nin çalışma prensibindenki en temel eksilerinden biri subap diye birşey olmadığı için, devir dönüş farkına bakılmaksızın sabit açıklıktaki bir emme portundan vakumla hava çekilip, başka başka sabit açıklıktaki bir porttan da egzoz salındığı için değişken zamanlama yapılamaması idi. yani motor 9000 devir çevirirken de aynı açıklıktan hava alıp egzoz salıyor, rolantide beklerken de. Bu da tam olarak hassas yanma özellikleri ayarlamayı mümkün kılmıyordu. Şimdi rotary'i sabit devirde jeneratör gibi çalıştırınca (örneğin 2500prm) haliyle, tam bu devirde çalışmaya göre ayarlayacaklar tüm dizaynı ve zamanlamaları, çok önemli bir avantaj. Hatta rotary makina sanki jeneratör olsun diye yapılmış gibi, o kadar uyumlu geliyor kulağa bu şekilde kullanmak.

Skyactiv-X beklenen patlamayı yapamadı, biraz sınırlı kaldı açıkcası başarımı ama bende Skyactiv-R hybrid rotary paketinin gayet başarılı olacağını düşünüyorum. 

  • Beğen 2
Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş

Bu durumda fosil yakıtlardan olan Petrol'ün geleceği ne olacak, sadece gemi, uçak ve trenlerde mi kullanılacak. Arap ve diğer petrol üreten, tek gelirleri fosil yakıt olan ülkeleri nasıl bir gelecek bekliyor.  Bataryalı, pilli vs. otomobile bu hızlı geçişler, Petro-kimya tesisleri, otomotiv yedek parça üretim sektörü bunlar dünya ekonomisini pandemiden daha fazla sarsacak konular., ekonomistler bu konuda ne düşünüyorlar merak ediyorum. 

Link to post
Diğer Sitelerde Paylaş
×
×
  • Yeni Oluştur...