Lider Tablosu


Popüler İçerikler

27-06-2017 tarihinden itibaren tüm alanlarda en çok beğenilen içerikleri gösteriyor

  1. 29 beğeni
    Merhaba, Geçen hafta bayramı fırsat bilip kampa kaçalım dedik, rotamız Bolu Seben bölgesi oldu. Bazı tesadüfler sonucu Golfü gidiş dönüş çoğunlukla ben kullandım, daha önce de kısa süreli kullanmıştım ama ilk defa bu kadar uzun süre detaylı kullanıp nedir ne değildir görmüş oldum, yollar da özellikle gölcüğe kadar ve gölcük seben arası çok virajlıydı, aracı dinamik açısından da görme fırsatı verdi. Kendi aracım Mazda 3 power'ı da 6bin km'dir kullanıyorum, uzun süredir yapmak istediğim aracımın incelemesini de Golfle kıyaslayarak aradan çıkarmak istedim. Golf, 2017 model 1.4 TSI 125hp comfortline modeli, DSG şanzımanlı, henüz 1600km'de idi. Düzenli olması açısından önce Golfün Mazda'ya göre artılarına (ve Mazdanın eksileri), sonra genellikle Golfün eksilerine ve Mazda ile kıyasına değineceğim, sonra genel bir özet yazarım. Donanım eşitsizliği var aralarında ama bunun sebebi açıkcası Mazda'nın üst bir paket olmasından ziyade, Golf'ün pek de comfortline donanım gibi olmaması, bu eksikleri yazacağım zaten. Mümkün olduğunca objektif olmaya çalışacağım. Golfün Mazda'ya göre kabin/kullanışlılık artıları: - Öncelikle bizim 2017 modellerde çoğu giderilmiş ama neticede benim araçta olan tipik japon otomobili eksiklerin hiçbiri Golfte yok, zaten kendisi de bu tip detaylarda iyi olmasıyla meşhur bir araç. Aynalar-cam düğmeleri ve kapılardaki kumandalar, tavandaki düğmeler olması gerektiği gibi aydınlatılmış, Arkada öndeki lambalardan bağımsız aydınlatmalar (sağ,sol ayrı açılan) var, arkada ortada havalandırma ızgaraları mevcut, camlar dışarıdan tek tuşla kapanıp açılabiliyor, kaput amortisörlü, bizimki gibi çubuklu değil. - Kapı ceplerinin (ön-arka) tamamı ve torpido gözü süet malzeme ile kaplanmış ve oldukça genişler. Özellikle torpido gözünün hem düzeni, hem içerideki malzemesi kapağın kalitesi vs Mazda'nın bariz üzerinde. Koltuk altlarında çekmeceler ve genel eşya gözü bolluğu olarak da daha iyi. - Vites bölümünün olduğu ara konsoldaki plastik kalitesi biraz daha yüksek gibi geldi, ordaki kapaklı göz ve ufak içi yumuşak oyuklar vs olarak da daha zengin duruyor. Yine koltuk kasaları ve kapı altlarında plastikler çizilmeye daha dayanıklı biraz daha kaliteli malzeme gibi. (Bu arada 2017 Mazda 3'lerde de o bölüm çok iyi, hatta Golften daha kaliteli hissettiriyor) - Mazda da olmadığına en deli olduğum şeylerden biri, yolcu koltuğu yükseklik ayarı Golfte var. 1.90 civarı kişiler Mazda'da deve gibi oturmak zorunda kalıyor yolcu bölümünde, Golfte oturuş daha alçak ve ergonomik ayarlanabiliyor (sadece yolcu bölümünde). 2017 Mazda 3'lerde de yolcu tarafı yükseklik ayarı gelmiş. - Arka koltuklar cam alanı ferahlığı çok daha iyi ve biraz da baş mesafesi olarak daha avantajlı ama fark az. Golfte iniş biniş daha rahat. - Koltuklar ortası alacantra çevresi normal kumaş gibi bir malzemeydi fakat genel kalitesi bizim ucuz süngersi kumaş koltuklardan net biçimde daha yüksek. Ortopedik olarak bir avantaj göremedim. - Bagaj bölümü halı kalitesi, kaplaması köşe sabitlemeleri soketi kayak tüneli vs Mazda'ya göre o bölgede kalite ve özen daha yüksek. - Direksiyon derisi daha kaliteliydi hissiyat olarak bu da benim önem verdiğim bir konu sürekli temas ettiğimiz tek bölge olduğu için. (Yine 2017 Mazda 3'te bu deri benim 2015'ten daha iyiydi) Aslında buradaki eksilerin çoğu Mazda ile Golfün modellerini eşitlersek hükmü kalmayacak şeyler, yine de Golfün makyajsız modelinde de (hatta 20 yıllık Golf 4'te dahi) bu eksiklerden çoğu yoktu bu yüzden bunlar net avantajdır, bazıları benim için önemli, bazıları değil. Motor ve sürüş/konfor olarak artıları - Motorun düşük devirden itibaren toplaması ve ataklığı çok daha iyi, özellikle dağ çıkışında sollamalarda bazen DSG geç küçültmesine rağmen devamında motor torkluyla hemen telafi edip araba atlıyor. Yokuş yukarı dar viraj bitişinde süratle 2-3 araba solayıp şeridinize dönüyorsunuz. Üstelik bunları araç yüklüyken yapabiliyor. (yalnız buraya tüketim konusunda sonra döneceğim) - İlk kalkış performansı ve devamında performansı da daha yüksek. Daha sonra denk getirirsek Golfü deneriz benim araçla ama rahat gelir geçer belli. - DSG'nin vites büyütmeleri yıldırım gibi. Hem koldan vites büyütmeye cevabı çok hızlı, hemde otomatikte hızlı. Şanzımanın yapısı gereği aktarma kaybı da çok düşük olduğu için bu toplam paketin performansa da katkısı oluyor. - Yol tutuş olarak Mazda'ya kıyasla bir artısı yok, o halde neden buraya yazdım çünkü yol tutuşu güzel. Çevik bir araç, çabuk tepki veriyor ve virajlara hızla dalıp çıkabiliyor iyi yol tutuyor bu araç diyorsunuz. Direksiyonun da araçla bağlantısı tam, düşük hızda da doğrusallığı gayet iyi hatta bazen fazla ani cevap veren yapısı var, bazıları bunu sevebilir genel bir çeviklik hissi katıyor çünkü, düşük hızda çabuk olması bence de keyifli. Frenleri de Mazda'ya göre daha güçlü gibi geldi ama öyle mi değil o derece zorlama fırsatı bulamadım haliyle. - Arabanın genel bir avantajı da yalıtımın başarısı, bunu yoldu rüzgardı motordu diye ayırmayacağım toplam bir üstünlük var ortada, çünkü bu yalıtım avantajları birde yüksek hızda hızı hissettirmeme durumu ile ve sürekli arabayı 7. viteste tutabilen torklu motorla birleşiyor. Otoyolda dönerken arada 170-180-190kmh çıkıyorum ve kimse anlamıyor, rahatsız olmuyor da, bende rahatsız olmuyorum çünkü hızlı gittiğim hissi yok. Araçtaki arkadaşımda BMW 116d var, oda aynı fikirdeydi. İşin açığı yukarıda bunun harici yazdığım bazı avantajların fazlası Mazda'da var, yine Golfün bazı artıları da pek umrumda değil fakat bu gerçekten ciddi ve arabaya binen meraklısı genci yaşlısı herkesin anlayabileceği ve önem vereceği bir avantaj. Bu konuda Mazda kesinlikle kötü değil, Golf çok iyi. Mazda'nın Golf'e göre kabin/kullanışlılık artıları - Doğrudan Golfte en çok sıkıntı yaşadığım ve Mazda'nın ezip geçtiği yere geleyim, sürüş pozisyonunu sportifliği, etrafınızdaki alanın dirsekleri ve kolları en iyi şekilde desteklerken arabanın sürücüyü sarması, bütün bunlara rağmen daha hakim yol görüşü. Golfte aracı kullanırken ya sol kolunuzu kapının üstüne koyacaksınız ya da direksiyon üzerine. Soldaki dayamaya koyma gibi bir olasılık yok çünkü uzakta ve alçak kalıyor. Sağdaki kol dayamayı ancak çekip yukarı sabitlemeniz lazım, orada biraz garip bir konumda oluyor. Genel olarak konsoldaki irilik ve kabalık ve sürücü koltuğundaki yükseklik ile birleşip tam istediğim gibi olmayınca ilk ağzımdan dökülen cümleyi bozmadan: "Bu ne lan, ticari araç gibi". Sadece şu mevzu yukarıda yazdığım "rahat" 10 Golf doğrusunu benim açımdan götürüyor. Mazda'nın sürüş pozisyonu vites konsolunun size yakın ve yüksek olmasıyla, ince zarif konsol, zeminde çıkan gaz pedalı vs BMW tadındayken, Golf normal kompakt araçlardan farksız hatta bence Astradan daha kötüydü. - Multimedya sistemi olarak Mazda açık ara üstün, Golfte düşük çözünürlüklü dokunmatik bir ekran var eski Rcd510lara göre çok daha iyi olmasınra rağmen Mazda ile ilgisi yok. Burada yine BMW ile herhangi bir kompakt araç karşılaştırması varmış gibi geliyor. - Her ne kadar farklı donanım araçlarda donanım avantajlarından bahsetmek uygun olmasa da burda mesele Mazda'nın üstünlüğü değil, Golfün eksikliği. 2017 model comfortline Golfte çubuklu ayna? Hız sabitleyici yok, katlanır ayna yok, farlar düz halojen, 16 inç oldukça sade jantlara ve ekonomi lastiklerine sahip, hiçbir sensör yok yağmur, ışık vs. 2005 Golf comfortline'da bunların çoğu mevcutken 2017 comfortline'da olmaması kabul edilecek şey değil. - Mazda'nın hem arka hemde ön kapı üstleri Golfe göre daha yumuşak ve daha kaliteli malzeme ile kaplı. Golfte ön kapılar bile sert malzeme gibi geldi bana, buna pek anlam veremedim, makyajsız modellerde de böyle miydi acaba? - Koltuk sırtlığının tek kolu çekerek hızla istediğin ayara gelmesi bence önemli avantaj, Almanların döner sırtlık ayarını hiç sevemedim. Motor ve sürüş/konfor olarak artıları - Golfte hızlanma durumu şöyle işliyor, ilk gaza oturduğunuzda yüksek bir çekiş almaya başlıyorsunuz ve işin gerisi bu çekişin bu isteğin kayboluşunu seyretmekle geçiyor, zaten gelen ses de o kadar düz ve isteksiz ki, bu araçta hızlanma olayı size bunu keyif vererek yapmaktan çok işinizi en çabuk ve sessiz şekilde görmek için yapılmış. Mazda'nın motoru ise karakter olarak tam tersi, alt devirlerde nefessiz kalan motor yüzünden yokluk, sonra doğal bir devirlenme başlangıcı, ton değiştirmeye, öfkelenmeye başlayan bir ses, gücün lineer biçimde yükselişiyle birlikte limitöre vuruş. Daha iyisi yüksek devirlerdeki gaz tepkisi, bazen Mazda'yı yüksek devirde tutup ani gaz vermek ayrı bir keyif veriyor, sürekli aynı şeyi yapmak istiyorsunuz. Golfte ise böyle bişey yapınca önce hafif bir boşluk, sonra da devir yükseliyor, o kadar. Mazda'da virajlara yaklaşırken vites küçülttüğünüzde motor freni tepkisini alırken, Golfte nerdeyse motor freni olmuyor bile, hala elektirikli gibi akıyor araba. İki motorunda çalışma kalitesi pürüzsüzlüğü çok iyi olmasına rağmen, nicelik olarak Golfün motoru daha iyi olsa da, nitelik olarak Mazda üstün. Yine de çoğu standart kullanıcı Golf motorunu tercih edecektir, bu son derece doğal. - DSG'nin aşil tendonu, kesinlikle düşük hızlarda yapılmak istenen minik hareketler ve park manevraları. Arabayı taşlarla kaplı kamp alanına yanaştırmak isterken acemi gibi hissettim, sürekli biri debriyajı istemim dışı kavrayıp bırakıyor gibi, tepkileri çok ani sürekli fren yapmak zorunda kalınıyor. Autoholdu açsan bu kez her gazda dengesiz ileri atlayıp duruyor. Mazdanın kalkışı duruşu ipek gibi ayarlanan şanzımanı ile bu konuda çok fark var. - Konvoy halinde dağı tırmanırken DSG D konumunda kararsızlık yaşadı. Sürekli büyütme isteğinde sorun yok bu Mazda'da var var ama düşürmekte gecikiyorsa anlık bir noldu diyorsunuz içinizden. Düşürmeler hep tık tık hissediliyor tork konvertör akıcılığı yok. Kickdown tepkisi de Mazda'ya göre daha yavaş, dağı tırmanışta böyle kararsızlık yaşayınca bende sporta aldım öyle çıktım çözüldü. - Sportun farklı bir saçmalığı var, her sporta alıp tam gaz kalktığınız zaman vites geçişlerinde minik bir sarsıntı yazılımı yapılmış, heralde daha sportif olsun diye. Benim hissettiğim daha kötü ve yapay biçimde tekleyip duran geçişler yapmaya çalışması oldu, sportif falan hissettirmedi, bozuk hissettirdi. - Manuel modda siz isteseniz de istemesinizde vitesleri kendi büyütüyor. Mazda gibi biraz bekleyim, sürücüye süre tanıyım, olmazsa büyütürüm toleransı yok. Ayrıca vites kolu üzerinden küçültme büyütme komutlarının da yeri yanlış. - Start stop sistemine alışamadım ve sevmedim ve şehir içinde kullansam kapatırdım. Işıklara yaklaşıyorum, süre 4-3-2 iniyor, dursam startstop çalışacak, durmasam öndekine çarpacağım. Mecbur bir saniye duruyorum, motor da 1 saniye duruyor, yeşil yanıyor tekrar çalışıp kalkıyorum. Hep bu sistemi kontrol edememenin gerginliği olur bende, Mazda'daki gibi ne zaman istersem hiç düğme açıp kapamadan frene basış miktarı ile karar vermek çok daha sezgisel ve kolay. Ayrıca sistemin çalışması da Mazda'da daha yumuşak, Golfte şöyle bir ufak silkeleme oluyor, yine de BMW'lerdeki kadar kötü değil. - Süspansiyon konforu olarak Golf iyi bir otomobil ama Mazda 18 jantlara rağmen (bir iki husus hariç) daha iyi. Özellikle arka arkaya gelen darbeler Golfte hem sekme yapıyor, hemde arka aks ve süspansiyon sesi daha fazla çıkıyor. Mazda genelde hafifçe bir sekip yolu ezip geçiyor. Golfün tek avantajı çok düzgün asfalttaki minik sekmeleri hiç hissettirmemesi dümdüz tepsi gibi gitmesi. Mazda daha bir yolla yaşıyor, o bölgeleri anlatıyor hep size. Bunun dışında Mazda'nın çukur performansı daha iyi. - Direksiyon Mazda'da çok doğal, düşük hızda belki bir parça yavaş, fakat orta hızlardaki çok düzgün dengeli ağırlığı, yüksek hızda viraj alırken kola gereksiz bir baskı, bir ağırlık yapmaması, uzun hızlı virajları dönerken oldu ya yol sekmelerinde hafif direksiyon hareketlerinde sinirli tepkiler vermemesi gerçekten çok güzel. Direksiyon sistemi ile bu işi bilen adamların uğraştığı anlaşılıyor. Golfte de genel bir sorun yok ama bir ustalık da yok. En ciddi sıkıntı otoyolda 170 civarı viraj alırken kola ters baskı vermeyi ağırlık işte yerine oturuyor diye biraz yutturmuş olmaları. Aslında direksiyon doğal biçimde ağırlaşmıyor, elektirik motoru size sürekli ters baskı yapıp ağırlaştığını düşünmenizi sağlıyor. Yol hissi olarak iki direksiyonda çok iyi diyemem, asfalttaki değişimleri pek anlatmıyorlar ama Mazda biraz daha iyi, açıkcası Golfte hiçbiryerde asfalt hissi alamadım. - Mazda yol tutuş olarak bariz daha sportif ve dinamik olan taraf. Tutunma olarak ne ölçüde fark var onu epey arka arkaya zorladıktan sonra yorumlamak lazım ama Golfte sürekli bir önden açma, kayma isteği varken, Mazda'da tam tersi, arabanın arkası oyuncu olmak istiyor. Ani direksiyon hareketlerinde Mazda'nın gövdesi ile Golfün gövdesi viraj içine benzer dalsa da devamında Golf o klasik VW ESP ışığını yakıp söndürürken, Mazda arkayı gerekirse açıp, gerekmezse hiç ESP müdahalesiz akıp gidiyor. Mazda'da ilginç bir biçimde arkadan itiş araç hissi var, hızlı viraj alınca sanki 50:50 dağılım var gibi 4 tekerleğe binen dengeli yükü hissediyorsunuz, Golfte herşeye arabanın ön lastikleri ve ESP'nin arabaya izin verdiği yer karar veriyor. Golfte virajlı yollarda iyi ve çevik olsa da, Mazda daha zevkli yalnız biraz alışkanlık lazım, çünkü arkası olur da ciddi koparsa ESP kapalıyken, direksiyon sizi kontraya yönlendirmiyor, ilgisiz kalıyor biraz. Daha yönlendirici olabilirdi. Golfte bu tip limit sonrası şöyle böyle diye konuşmaya gerek yok çünkü limit sonrası yok, ESP kapatsanızda açılıp en ufak kaymayı kesiyor. Piste çıksanız 1-2 turdan sonra sıkar, Mazda'da istersen bir sürü çizgi dene, şasi tepkilerini gör, lastik fren bitene kadar zorla, sana kalmış. İki marka arasındaki anlayış farkı diyelim. - Yakıt olarak Golf yüksek hızda iyiydi ancak yüklü tırmanışta benzini resmen içti. Bunun bir sebebi de aracın aslında torklu ve sollamada atak olması, o sollamayı yapabilecekseniz eğer tamgaz verip yapıyorsunuz. Bu da turboyu sürekli full boost kullandırıp tüketimi uçuruyor. Mazda'da cesaret edip çoğu zaman çıkamayacağınız için tüketim de öyle uçmuyor, çıksanız da gerçi turbo olmadığı için uçmuyor. Neticede tamamen sakin kullanınca Golfün tüketimi gayet iyi, hatta normal kullanıcı için pek farkı olacağını sanmam, zorlayınca yakıyor. - Frenler Mazda'ya göre daha zor dozlanıyor, ilk tepki hızı fazla, devamınıda çok sezgisel ayarlayamadım. Hep bir ani duruş isteği var, aslında VW frenlerini severim dozlama olarak ama bu arabada fazla destekli geldi. Genel olarak iki araç arasında Mazda daha bir üzerine gösterilmiş mekanik özenle, sürüş konusundaki kalitesi ve sportifliği ile tasarımıyla öne çıkarken, Golf kullanışlılık, ince kozmetik detaylar, yalıtım ve performans olarak öne çıkıyor. Herhalde normal birisine iki araçtan birini tavsiye edecek olsam uzatılmış garanti ile Golfü ederdim ama almaya gelince Mazda alırdım ki öyle de yaptım. Her ne kadar Golfün avantajları çok ana konularda gibi gözükse de aslında toplam deneyim olarak Mazda hep kendini sürdürmek isteyen araç oluyor. Hatta eve geldiğim gibi Golften sonra arabama oturunca dünya varmış dedim, evim gibi, el ayak gibi geliyor Mazda. Biraz manas destanı gibi oldu ama kusura bakmayın, iki gündür ara ara aklıma gelen şeyi girip yazınca böyle uzun oldu.
  2. 13 beğeni
    Bu konuda size değişik bir şekilde araç içi kamera montajı anlatacağım. Bilmeyenler için biraz riskli olabilir. Ama muhtemelen bulabileceğiniz en temiz montajlardan biridir. Kamera elektriğini çakmaklıktan, tavan lambasından ya da sigorta kutusundan değil, direk kararan dikiz aynasından aldım. Öncelikle kullanılan parçaların fotolarını ve linklerini paylaşacağım, ardından bol fotoğraf destekli nasıl montaj yapılacağını anlatacağım. Kullanılan malzemeler: 1. DDPai Mini 2 kamera. Bu kamerayı epey araştırdım, inceleme videolarını izledim. Fiyat/performans olarak gayet makul geldi bana. 2K çözünürlükte video kaydı yapabiliyor. Ekranlı bir cihaz istemiyordum özellikle. Wi-fi özelliği olduğundan, bütün ayarlarını telefondan yapabiliyorsunuz. Canlı izlemesinden, kayıtları telefona aktarmaya kadar her şey, kendi ios ya da android programında mevcut. Kamerayı aliexpress'ten aldım ve gümrüğe takılmadan 2-3 hafta içinde geldi. https://www.aliexpress.com/item/Car-Camera-DVR-Full-HD-2-7-Inch-High-Resolution-LCD-Can-Watch-While-Shooting-Good/32656466194.html?spm=2114.13010608.0.0.bHp7L0 2. 12v'u 5v'a çeviren ufak dönüştürücü. Bu dönüştürücüye, kararan dikiz aynasından aldığımız 12v'u bağlayıp, standart usb voltajı olan 5v elde edeceğiz. https://www.aliexpress.com/item/Fine-6-24V-12V-24V-to-5V-3A-CAR-USB-Charger-Module-DC-Buck-step-down/32757316311.html?spm=2114.13010608.0.0.wNNt3v 3. Kısa ve bir ucu 90 derece olan mikro usb kablo. Bu kablo özellikle kısa olması ve kameraya giren kısmı 90 derece eğimli olmasından dolayı temiz bir montaj olanağı verecek. https://www.aliexpress.com/item/90-degree-right-angle-Micro-USB-cable-30cm-short-USB-data-charging-cables-for-Samsung-xiaomi/32810420522.html?spm=2114.13010608.0.0.bHp7L0 4. Bez bant. Bu bantı aracın hemen hemen her yerinde kullanıyorum. Ufak takırtı seslerini mükemmel kesiyor. Bu kabloyu kullanmaktaki amaç ise yeni ilave ettiğimiz parçaların araba titreşimine maruz kalıp ses çıkarmaması. Bez bantı direk google'dan aratıp alabilirsiniz. Bir çok yerli sitede mevcut. Montaj aşaması: 1. Öncelikle 12v-5v dönüştürücümüzün + ve - kutuplarına kablo lehimliyoruz. Ben, modüler olması ve ileride çıkarıp takma ihtimalim olur diye fotoğraftaki gibi bir kablo kullandım. İsteyen direk düz kabloyu da lehimleyebilir. + ve - kutuplarını fotoğraf üzerinde işaretledim. 2. Lehimler başka yerlere temas etmesin diye etrafını silikonladım. 3. Dönüştürücü çalışıyor mu diye kontrol ettim ki montaj yaptıktan sonra sürpriz ile karşılaşmayayım. Hoş, bu testi her aşamada yaptım aslında. 4. Bütün dönüştürücüyü önce elektrik bantına, ardından da bez banta sıkıca sardım. 5. Dikiz aynasının arkasında, içerisinde sensörlerin olduğu bölümün kapağını iki yana doğru çekerek çıkarıdım. 6. Dönüştürücüyü fotoğraftaki yere silikonla yapıştırdım. Bu yapıştırdığım yer, plastik koruma takıldığında hiçbir yere temaz etmiyor ve havalandırma kanalının hemen yanında. Plastik korumanın altındaki havalandırma kanallarının 2 çubuğunu kesip, usb kabloyu oradan geçirdim. 7. Geldik en çetrefilli kısıma. Kararan dikiz aynasının arkasındaki soketi, üzerindeki klipse basarak çekip çıkarıyoruz. Üzerindeki bez bantı olabildiğince sıyırıyoruz. 3 tane kablo çıkıyor karşımıza. Biri 12v, biri şasi, biri de geri vitese takıldığında, karartmayı devreden çıkaran sinyal kablosu. Bizim işimiz 12v ve şasi kablosuyla. En sağdaki iki kablo yani. Olabilen en üst kısımdan dikkatlice kabloları sıyırıyoruz ve dönüştürücüden gelen kabloları dikkatlice bağlıyoruz. Ben elektrik kablosunun üzerine yine sağlam olsun ve titreşim, ses çıkarmasın diye bez bant çektim. Orjinal gibi oldu. Bağlantılar tamam olduktan sonra, söktüğümüz gibi geri takıyoruz plastik muhafazayı. İşlem bu kadar. İstediğiniz yere kamerayı yapıştırıp kablosunu taktığınızda her şey tamam olmalı. Ben çift taraflı ve cırt cırtlı banttan yapıştırdım. İstediğim zaman sökebiliyorum. Eğer düşer ya da gevşek olursa, kameranın kendi üzerindeki çift taraflı bantı kullanacağım. Dikiz aynasına, dolayısıyla kameraya elektrik sadece kontak açıkken geliyor bilginiz olsun. Kamera, plastik kabın hemen altına monte olunduğu için sürücünün görüşünde değil. Dikiz aynasının arkasında kalıyor. Örnek Video Montaj bittikten sonra, kısa bir de test videosu çekip youtube'a attım ama youtube epey düşürüyor kamera kalitesini. Burada izlediğinizden çok daha kaliteli görüntü. Örnek Foto Ne diyosun @Servet usta başarabilmiş miyim
  3. 10 beğeni
    Belash

    Hoşça kal Mazda, Merhaba Toyota

    Bugün itibariyle Mazda MPS' yi takasa verip, yepisyeni bir Corolla aldım. Sanmıyorum ki, artık Mazda alayım.Hayatım boyunca çok çeşitli otomobiller kullandım, bu da benim merakım ne yapalım. Doğan L ile başlayan otomobil merakımda, Toyota, Mitsubishi, Renault, Opel, VW, Mazda ve Ford marka araçlara sahip oldum, Kia, Hyundai, BMW, Audi ve Mercedes marka araçları da ara ara uzun süreli kullandım.İçlerinde konfor odaklı BMW, Audi ve Mercedes hariç en çok Mitsubishi ve Mazda' yı severek kullandım. Özellikle Mazda 2004 Comfort ve 2010 MPS' in sunduğu sürüş zevkini hiç bir şeye değişmem. Hele MPS bambaşka tatlar verdi.Mazda' dan beni soğutan şey ise bayilerin ve Mazda Türkiye'nin umursamaz zihniyeti. Bir marka düşünün ki; sattığı otomobili takasta dahi almıyor. Bu bir tek bayinin tasarrufu değil, ticari itibarları zedelenmesin diye isimlerini paylaşmayacağım ama tam tamına 8 bayinin uygulaması. MPS' yi satamazlarmış. Biz nasıl aldık o zaman?Megane RS, Octavia RS' yi takasta alan bayi, Mazda'nın performans arabasını -satamayacağı- endişesi ile almıyorsa, ben niçin Mazda alayım ki artık? 8 bayinin hiç bir tanesinde aracıma değer biçtiremedim, bir Allah'ın kulu bu Mazda' yı 10 kuruşa alırım kardeşim, demedi ya hu! Ucuza alın, hiç önemli değil, satışı ile ilgilenecek vaktim de mecalim de yok, dediğim halde hiç bir bayiyi takasa razı edemedim, inanılacak şey değil Bu konuda bir tek Diyarbakır bayisine teşekkür ederim, sırf Mazda markasını Diyarbakır' da daha fazla görmek için takasta almayı kabul etti ama onda da Power Sense modeli haricinde araç olmadığı ve o fiyatta beni aştığı için veremedim (Malum sebeplerden kredi çekmek istemediğim için). Öeeh deyip bu sefer istemediğim halde diğer markalara yöneldim. 40 bin lira bile deseler gram acımaz, verirdim arabayı. Neyse ki vicdanlı çıktılar da, hem VW hem de Toyota aracımı takasta istediğim fiyatın biraz-cık altında aldılar, ki hala şokundayım. Kredi çekmeden ve borçlanmadan Corolla aldım, Allah hepinize daha iyisini nasip etsin.Mazdaseverler ile bu durumu paylaşmak ve içimi dökmek istedim. Aldığımız arabalara biz çok kıymet versek de maalesef bayilerimizin ve Mazda Türkiye'nin durumu bu şekilde. Avangart sayılan modelleri alırsanız zaten hepten çöp yerine koyuyorlar. Biz premiyum markayız, biz süperiz, biz şuyuz, biz buyuz demek yerine biraz da müşteri odaklı olmalarını, müşterilerine sattığı malın arkasında durmalarını temenni eder, herkese kazasız belasız sürüşler dilerim.
  4. 10 beğeni
    Mehmet Özdemir

    2017'de Dünyanın En Güvenli Otomobili Mazda

    Mazda, Volvo’yu geride bırakarak 2017’de dünyanın en güvenli otomobili oldu. Amerikan Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü’nün yaptığı değerlendirme sonucu Volvo’nun bile elde edemediği en yüksek dereceye layık görülen Mazda, geleneksel birinciyi geride bıraktı. Otomobil satın almayı düşünen kişilerin her birinin kriterleri, arayışları ve öncelikleri şüphesiz farklılık gösterir. Arabanın gövde tipinden donanımlara kadar değişiklik gösteren bu aşamanın ortak noktasıyla güvenlik standartlarıdır. Gerek küresel bazda gerekse bölgesel olarak, olmazsa olmaz kriter olan güvenliğin standartlarını belirlemek adına var olan kuruluşların yaptığı testler sonucunda düzenli olarak güncellenen sıralamaların bölgesel ayağında bu yıl önemli bir sonuç karşımıza çıktı. Amerikan Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü tarafından 2017 model yılına sahip Mazda modellerinde yapılan testler, bizlere Japon devinin Volvo’yu bile geride bırakarak yola çıkan en güvenli otomobile sahip olduğunu söylüyor. Kurum bünyesinde yapılan testler sonucunda elde edilebilecek en yüksek değer olan “Top Safety Pick+“a layık görüldüğü açıklanan Mazda’nın, aynı koşullarda testlere katılan yeni Volvo S90 ve XC90‘ı da geride bıraktığının hatırlatması yapılıyor. Tüm bu değerlendirme sonucunda MX-5 dışında (otomobilin sınıfı değerlendirmeye dahil edilmiyor.) Mazda 3, Mazda 6, Mazda CX-3, Mazda CX-5 ve Mazda CX9‘dan oluşan Mazda ürün gamının tamamında bu başarının elde edilmesi de altı çizilmesi gereken önemli detaylar arasında yer alıyor. Volvo’nun yeni modeli V90’ın yakın zamanda aynı test sürecine dahil edilmesi beklenirken modelin alacağı sonuç şimdiden merak edilmeye başlandı. kaynak: log.com.tr
  5. 10 beğeni
    Bizim ülkede "Top Safety Pick+" değil "Tok Kapı Sesi" isteniyor
  6. 8 beğeni
  7. 8 beğeni
    Evet arkadaşlar modülü taktım bunun için video çektim ancak onu daha sonra paylaşacağım. Cam modülü için yaptığım adımları orada bulabileceksiniz. Gerçekleştirebildiklerine gelirsek + Aynaları otomatik kapatma/açma + Camları otomatik kapatma/açma + Camları aralık bırakma + Araç kapalı iken camları tamamen açma + Sürücü cam kontrollerinden yolcu camlarını otomatik kaldırıp indirme Video Aldığım ürün: Sıcak satış Araç güç pencere closer cihazı Yüksek kalite araba pencere closer Tam otomatik kaldırma pencere araba oto pencere kaldırıcı http://s.aliexpress.com/MBVj2im6 (from AliExpress Android)
  8. 8 beğeni
    smookeus

    3. Nesil Mazda 3 Kullanıcı Yorumları

    Herkese slm lar Dün sonunda 2017 benzinli mazda 3 power kırmızı kızımı teslim aldım Direk Antalya - Ankara arası yol yaptık. Daha önceki aracım 2011 ford focus benzinli titanyumdu. Focusdan sonra çok rahat bir araba tabi mazda. Genel olarak arabayı beğendim sürüşü zevkli alışınca. Aşağıdaki yorumlar nacizane kendimce araba hakkındaki görüşlerim. Navigasyonu forumlarda hep övüyolardı ancak pek beğenmedim İGO ya göre sesli uyarılar çok mantıksız kalıyor.. Bazan resmen saçmalıyor. Haritasıda güncel değil. Hız sabitleyici ilk başta tam bir hayal kırıklığı oldu bende, aynı focusdaki gibi 2 km hız kaybedince, düşürüyo vitesi yükseltiyo deviri motoru bağırta bağırta o 2km hız eksiğini kapatmaya çalışıyor. İyi güzelde hız kaybediyorsan yokuştasındır ne bu şiddet bu celal. Bir süre sonra vites kulakçığı ile müdehale etmeye başladım araba vitesi küçültünce ben yükseltiyorum, böyle savaştık biraz :)) Sonuçta yol dümdüz değil bazan hafif eğim çıkılması gerek vites düşürüp dip gaz yapmadan önce min 10km+ hız kaybını beklemesi lazım bence böylece gereksiz yüksek devir düşük vites yapmasına gerek olmaz. Sonunda çözümü komple buldum. 100+ bir hızda hız sabitleyince vitesi manuele aldım böylece araba kendi kendine vites değiştiremedi. 6. vites de olması gereken devirde yokuşları çıkmaya başladı, hız kaybediyor ama zaten devamı ya düzlük ya iniş ordada hızı geri toparlıyor böylece daha soft bir hız sabitleyici sürüşü oldu. Bu arada gerektiğinde geri vitesi D ye almayı unutmamak lazım :)). Böylece sessiz bir kullanım ve yakıt tasarrufu yapabiliyorsun. Benzer bir rampayı arabaya bırakınca dip gazla 12-16 anlık tüketim gösterirken benim mauel taktiğiyle 8-8.5la çıkıyor. kör nokta inanılmaz bir kolaylık. Head up tada sağ ve solda 3 adet küçükten büyüğe yay gösteriyor. Özellikle sinyal verdim hem sesli uyarı hemde head up daki 3 yay sıralı renki yanıp sönmeye başladı. Focusdan sonra led farlar için anca inanılmaz demem lazım kör kör gidiyomuşuz eski arabayla :))) head up ta navigasyondan kaynaklı sanırım devamlı hız sınırını göstermesine bayıldım. Ses sistemi focusdan sonra çok güzel geldi. Elbet daha iyiside vardır ama benim için yeterli. makyajda aynaların otomatik kapanması arabadan uzaklaşınca acaba kitlendimi sorusunu devreden çıkarıyor süper bir + Bu arada araba ben gitmem diyen bir karakteristiği yok basarsan gidiyor. İ stop a biraz alışmam lazım ilk başta çok köküne kadar basıyodum frene çalışsın diye zamanla o kadar basmamam gerektiğini hafif yüklenince çalıştırmaya alıştım. Uzun yolda kamyonlar sağolsun birkaç kere ani fren yaptım paşalar gibi yavaşlıyor. Frenlerini beğendim. Adaptif far yokluğunu hiç çekmedim. Aklım powersense dede kalmıştı ancak senede 3 kere uzun yol yaparken gerek olmayacağını düşünerek power da karar kılmıştım. Arabaya alışma devresi , sıfır motor , antalya sıçağında klimanın yüksek hızda çalışması vs derken ankara girdiğimde 7.2lt gösteriyordu. Dahada düşecektir bence gayet başarılı. Focusdan sonra koltulara alışmam gerekecek sanırım nedense eşiminede banada ağrı yaptı. Focusa göre en alt konumda daha düşük kalıyor ondan sanırım. head up display sanki biraz sağda duruyor. koltuğa kendimi ortaladığımda sağda kalıyormuş gibi geldi. Sağ sol ayarıda olmadığı için servise gittiğimde bu konuyu sormam gerekecek. motor sesi hem yok hemde isteyince canavar gibi çıkıyor, yol sesi focusdan sonra gayet süper geldi bize. Geri görüş kamerasında lastik konumuna göre çizgiler keske bmw deki gibi yön değiştirse süper olurdu ancak olmazsa olmazda değil. Focusa sonradan taktırmıştım ondan sabit geri görüntüye alışığım bana sorun olmayacaktır. Kullandıkça dahada çok seveciğime eminim çok iyi bir karar vermişim Mazda 3 alarak. Not : Aracı aldığımızda yoldaydı bayiye doğru 2016 diye aldık ancak 9 ocak üretim çıktı , ismi lazım değil başka markalarda olsa kesin fark isterlerdi ancak sağolsunlar müjdeli haber gibi kendileride sevinerek söylediler. Yanında bagaj havuzu ve yedek kauçuk paspas da aldım.
  9. 6 beğeni
    Servet

    Freelander I Araç Altı Kamera

    Malum sadece asfalta mahkum değiliz diyip önce hava atayım sonra konuya dönelim İlk kez 2009 yılında Honda crv aracımda kullandım. O yıllar ön panjur içinde, park lambaları ile sanki uzun farlar yanıyor gibi manyakça gezebiliyordum karanlık ve tenha yollarda. Sonrasında başka suv araçlarım oldu ama montajı yapmak şimdiki aracına nasipmiş. Aracı dağa taşa vurunca en büyük sıkıntı aracın altı ne alemde, nereye çarpacak, aha karteri şimdi bıraktık gibi korkulardı. Bende projemi bu araçta gerçekleştirdim. Kullandığım kamera suya toza darbeye dayanıklı, kızılötesi ışık kaynağı ihtiyacı olmadan gece görüşü sağlayan yüksek irtifa forklift kamerası. Aracın kendi multimedia sistemi üzerinde video input girişinden bağlantıyı yapıp, kontak ile teybe enerji gelmesi ile çalışacak şekilde elektriksel montajı yaptım. Kamera yoğun ışık altında 2 amper çektiği için teybin remote ucu ile aktif hale getirme imkanım olmadı. Video ve enerji hattını vites kolu altında olan ve kauçuk tapa ile kapalı olan yerden aşağı, fren boruları taşıyıcı klemensleri üzerinde boşta olan kanaldan arka defransiyel taşıyıcı zamazingoya kadar çektim. Sonrasında en önemli olan görüntü konumu için 4.5 inch monitör ve akülü vidalama pili ile aracın altında kamerayı doğru pozisyon için ayarlayıp sabitleme işlemini yaptım. Kamera aracın yakıt deposunun hemen dibinde, olası darbe ile depoyu ezip hasar vermeyecek şekilde durmakta. Kalibrasyon bitip tüm montaj hattı kontrolünü tamamlayıp sistemi çalışır hale getirdim. Yüklediğim fotoğraflar içinde en sonda olan gece 22 civarı tamamen karanlık yerde park lambaları ile çekildi. İleriki aşama, aracın altına 1 watt ır Led bağlayıp tüm aracın altını gündüz gibi aydınlatmak. Arazi bulup video çekeceğim
  10. 6 beğeni
    Ekranda o sayarken bir de kendiniz açın kronometreyi. 11sn üstü çıkıyor. Yoruma da yazdım. Bıkmadılar wv pohpohlamaktan.
  11. 6 beğeni
  12. 6 beğeni
    Anilcanatan

    2016 Mazda 6 2.2 Dizel Wagon Testi

    Geçtiğimiz pazartesi 2015 power mazda 3 aracımı verip 2015 mazda 6 2.2 dizel aracı satın aldım ve yola çıktım. Bir hafta boyunca hepsi uzun yol olmak üzere 3000 km yol yaptım ve aracı detaylı şekilde inceledim. Bahsi geçen araç 15.000 km' de 2016 trafiğe çıkışlı Mazda 6 2.2 dizel (175 hp, 420 Nm). Aracın donanımı power sense seviyesinde ve benzinli 2.0 power modellere ek olarak MRCC, SBS, sunroof, arka koltuk ısıtma, vites kulakçıkları bulunuyor. Önceki aracımda MRCC yoktu ve gerçekten uzun yolda ekstra konfor katan bir özellik çok güzel çalışıyor ve bence power donanımdan ekstra olanlar içerisinde en kullanışlı olanı da bu. SBS önceki aracımda da vardı 3 kez devreye girip yardımcı olmuştu güzel bir özellik. Sunroof bir önceki 3 . nesil impressive aracımda vardı nadiren ihtiyaç olsa da kullanılıyor. Arka koltuk ısıtma arkaya oturan arkadaşların şikayet ettiği bir durumdu ama çok da elzem değil. Vites kulakçıkları önceki aracımda da vardı ve fazlasıyla kullanıyordum. Atmosferik benzinli araçta yüksek devir için kulakçıklar çok işe yarıyor ama turbo dizel araçta olmasa da olur. Uzun Far Kontrol Sistemini yol boyunca kullandım güzel bir sistem fakat bazen tabelaları ve kenardaki ışıkları araç olarak algılayıp kapatabiliyor o durumda müdahale etmeniz gerekiyor. Yanılmıyorsam da önündeki engelin yerine göre her iki farı ayrı ayrı kapatıp açabiliyor. Adaptif Ön Aydınlatma Sistemi araçta var mı yok mu bilmiyordum virajlarda dönerken yolu baya aydınlattı ama bu farların geniş açıyı aydınlatmasından mı yoksa bu özellik olduğundan mı onu bilmiyorum bilenler varsa söylerler zaten :) Geri görüş kamerası standart donanım olarak var ben önceki aracıma (forumdaki arkadaşlar sağolsun) kendim takmıştım ve benim taktığım kamera çok daha iyiydi geniş açılı hd ve gece görüşü olan bir kamera takmıştım bunda hiçbiri yok tek artısı döneceğiniz yere dönen çizgileri. Bu çizgilerin yeni takacağım kamerayla döneceğini bilsem bugün sipariş ederim. Geri kalan özellikler(kör nokta sensörü, yol tutuş vb.) zaten bilinen özellikler bir değişiklik yok. Kabin içi gerçekten çok güzel. Malzeme kalitesi, tasarımı,deri koltuklar,deri detaylar, 4 camın ışıklı ve çift tıkla açılır olması:), ara gözün kapaklı olması gibi içine bindiğimde çok tatmin etti beni. Motor ile ilgili 1.5 atmosferik kullanıp 2.2 turboşarj ile kıyaslamam çok doğru olmaz çok farklı motorlar yakıt farklı ama vergi sistemine sövmeden geçemiyor insan:) Beni bu kadar tahrik eden bir 320 ied kullanmıştım ikincisi de bu araç oldu. Performans anlamında ne istiyorsanız onu veriyor kesinlikle fazlasıyla tatminkar. Aracın söyleyebileceğim en büyük eksisi 120 den sonra başlayan rüzgar sesi. Bu paralara satılan, her anlamda bu kadar iyi olan bir araç için bence çok büyük eksi.Bu nasıl çözülür diye düşündüm vakumlu kapı falan mı yaptırayım diye baktım ama ne olursa olsun bu tarafta zayıf kalmış bu araç. Soğutmalı torpidosu yok bence bu segment bir araçta bu da olmalıydı. Son olarak b segmenti hemen her araçta olan kumandadan cam kapatıp açma özellikleri neden yok gerçekten bilemiyorum 160.000 TL verdikten sonra yaşı biraz daha büyük km ' si biraz daha yüksek 5.20 d alabilirdim her iki aracı da kullandım tercihimden memnunum sonuç olarak tavsiye ederim:) .
  13. 6 beğeni
    Mazda, Volvo’yu geride bırakarak 2017’de dünyanın en güvenli otomobili oldu. Amerikan Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü’nün yaptığı değerlendirme sonucu Volvo’nun bile elde edemediği en yüksek dereceye layık görülen Mazda, geleneksel birinciyi geride bıraktı. Otomobil satın almayı düşünen kişilerin her birinin kriterleri, arayışları ve öncelikleri şüphesiz farklılık gösterir. Arabanın gövde tipinden donanımlara kadar değişiklik gösteren bu aşamanın ortak noktasıyla güvenlik standartlarıdır. Gerek küresel bazda gerekse bölgesel olarak, olmazsa olmaz kriter olan güvenliğin standartlarını belirlemek adına var olan kuruluşların yaptığı testler sonucunda düzenli olarak güncellenen sıralamaların bölgesel ayağında bu yıl önemli bir sonuç karşımıza çıktı. Amerikan Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü tarafından 2017 model yılına sahip Mazda modellerinde yapılan testler, bizlere Japon devinin Volvo’yu bile geride bırakarak yola çıkan en güvenli otomobile sahip olduğunu söylüyor. Kurum bünyesinde yapılan testler sonucunda elde edilebilecek en yüksek değer olan “Top Safety Pick+“a layık görüldüğü açıklanan Mazda’nın, aynı koşullarda testlere katılan yeni Volvo S90 ve XC90‘ı da geride bıraktığının hatırlatması yapılıyor. Tüm bu değerlendirme sonucunda MX-5 dışında (otomobilin sınıfı değerlendirmeye dahil edilmiyor.) Mazda 3, Mazda 6, Mazda CX-3, Mazda CX-5 ve Mazda CX9‘dan oluşan Mazda ürün gamının tamamında bu başarının elde edilmesi de altı çizilmesi gereken önemli detaylar arasında yer alıyor. Volvo’nun yeni modeli V90’ın yakın zamanda aynı test sürecine dahil edilmesi beklenirken modelin alacağı sonuç şimdiden merak edilmeye başlandı. kaynak: log.com.tr Tüm haberi görüntüle
  14. 6 beğeni
    Batuhan79

    2017 Mazda CX-5 İnceleme

    http://www.jdmspiritturkey.com/index.php/2017/06/22/mazda-cx-5-yepyeni-yuzuyle-karsinizda/ Satın Alınabilir Lüks Günümüzde insanların her şeyi bilmesi, “hayır” ya da “bilmiyorum” sözlerini unutması aslında bir nevi at gözlüğü takmalarına sebep oluyor. Egomuz arttıkça bildiklerimizin ve inandıklarımızın arkasına sığınıp sımsıkı sarılıyoruz. Oysa ki dünya bunun tam tersi yönde gidiyor. Kalıpları yıkanlar ve yenilikçi olanlar hep kazanan kişiler oluyor size binlerce örnek verebilirim. Mazda ise 1. nesil Cx-5 ile zaten Japon otomobil firmalarının kalıplaşmış yapılarından çıkıp daha modern, daha lüks, daha sorunsuz ve aynı zamanda daha ulaşılabilir olmayı başardı. Ve Mazda’nın artık 2. nesil Cx-5 ile bunun üstüne daha neler koyabilir derken çıtayı resmen Japon kalitesini de yanına alıp Avrupa’nın göbeğine (Yeni Mazda’ların AR-Ge si Almanya’da bu arada) adeta ben artık bir global bir markayım deyip oturdu. Hadi gelin neden ve nasıl olmuş birlikte bakalım. Mazda yeni nesil Cx-5’te ilk neslin temel çizgilerine sadık kalarak daha güçlü görünen daha elegan ve premiumvari bir yapıyıa bürünmiş. Ön ve arka tarafta yer alan full led ve adaptif aydınlatma üniteleri alacakaranlık ve akşamları ayrıca aracın güzel gözükmesini sağlamış. Resimde görülen jantlar 19″ ve evet biz de 17″ gibi algıladık. Çünkü aracın çamurlukları devasa ve boyutu hakkında size iyi bir fikir vermiş olur. İçeriye geçtiğimiz zaman aslında Mazda evrimini gerçek anlamda nerede gerçekleştirdiğini anlıyorum. Aslında olması gereken de bu! Aracın içinde zaman geçiriyoruz sonuçta. Aracın içinde olan biten aslında çok ilginç basitleştirerek kaliteyi arttırmak! Japonların minimalist yaklaşımlarını düşünürsek aslında ne kadar da mantıklı olduğunu görürüz. İçeriye adım atar atmaz kaliteli deri ve oldukça yüksek kaliteli plastik malzemeler bizi karşılıyor ve bi an acaba bu Japon otomobili mi dedirtiyor! Koltuklar bir önceki nesile göre daha genişletilmiş böylece Amerika pazarına daha fazla oynamış. Elektronik park freni ile kazanılan alan ile bolca göz ve bardak tutucu alanı kazanılmış. Doğrusu her ne kadar el frenini klasik şekilde sevsemde yeni tasarlanan orta konsol öyle kusursuzca konumlandırılmış ki! Kolunuz aşağıya inmeden tüm kontroller elinize geliyor ve her şeyin yumuşacık olması ise cabası!. Elektronik park freninin otomatik vites ile eş zamanlı çalıştığı için autohold ile beraber kusursuzca işlediklerini ayrıca söylemek isterim. Aracın içinde önceki nesilde var olan yüksek kaide görüntüsü azaltılmış ve daha yatay parçalar kullanılmış bu da aracın psikolojik açıdan daha geniş durmasını sağlamış. Kullanılan parlak ve açık renkli materyaller de bunu destekler nitelikte. Önceki nesilde gömülü olan ekran dashboardun üsütne çıkartılarak Head-up display’in sağ hizasına getirilmiş. Böylece gözünüzü yoldan çok daha az ayırarak multimedya sistemine hükmetmeniz mümkün olmuş. Sürücü kabinine doğrudan doğruya baktığımızda yeniden tasarlanmış eli dolduran ama daha sade ve elegan duruşlu direksiyon bizi karşılıyor. Hemen direksiyonun arkasında yer alan gösterge paneli oldukça net ve okunabilir. Mazda hala bazı konularda analog kalmayı seviyor (ve evet biz de seviyoruz). Devir , hız göstergeleri ve uyarı ışıkları hala eskisi gibi ama sağda kalan alanda yüksek çözünürlüklü renkli TFT ekranda adaptif cruise control, yakıt tüketimi, yakıt durumu gibi daha dinamik bilgiler yer alıyor. Bunun yanında head-up display artık basit bir plastik parçasına değil doğrudan daha masraflı olan cama yansıyor ve ayrıca tek renk değil çok renkli bir biçimde. Mazda yeni nesil Cx-5 ile teknoloji vurgusunu bir üst seviyeye taşımış ve daha kullanışlılık alanında çalışmış. Head-up display sayesinde benzin seviyesi haricinde neredeyse her şeye ulaşıyorsunuz. Navigasyon yönergeleri, hızınız, acc ayarları, hız sınırı göstergesi, kör nokta uyarı sistemi, çizgide tutma asistanı. Neredeyse standart göstergelere gerek bile kalmayacakmış. Her Japon aracında mutlaka gördüğümüz bir saçmalık vardır. Aracı sürücü için her şeyi yap ve gerisini unut evet neredeyse arka koltuğu bile unuturlar. Ama Cx-5 bu konuda da bir üst seviyeye çıkmış durumda. Önde çok yönlü elektrikli ayarlanabilir koltuklar ile beraber arkada ise iki kişinin uzun yolda rahatça seyahat edebileceği sırtlıkları ayarlanabilir koltukları, öndeki kolçağın arkasında yerleştirilen krom kaplı havalndırma kanalları, orta kol dayamanın içine yerleştirilen koltuk ısıtma ve iki adet 2A usb soketi ile arkada size adeta premium hissi yaşatıyor. Ve isteyince Japonların bunları da yapabiliceğini görmüş oluyoruz. Bu kadar detaya indikçe kusur arıyorum. Ama detaya indikçe kusurdan çok vay be bunu da yapmışlar ha diye düşünmeden edemiyorum. Artık tüm camlar tek dokunuş ve ışıklandırmalı. Kapı içi trim kalitesinde bahsetmiş miydim? Bagaja geçtiğimiz zaman ise bizi ekstra bir sürpriz karşılıyor otomatik açılan bagaj kapağı isterseniz anahtar ile isterseniz tek dokunuş ile açılıyor. Kapanma anında çok hassas bir çocuk koruma sistemi bulunuyor en ufak sıkışma da tekrar açılıyor bagaj. Dedim ya detaylara ilk defa bu kadar hasta olan bir Japon aracı gördüm. Bagaj ise bir önce ki nesile göre 5 lt bir kayıba uğramış ancak bu kayıp kullanışlılık olarak geri dönmüş durumda. Çünkü ıvır zıvır yer kaplayan aracınıza bulunması gereken her şey aşırı kalın halı arkasında saklanmış kapaklı bölmelerin içine gömülmüş. Arka sırtlıklar yatınca dümdüz bir alan ortaya çıkıyor böylece çok daha rahat eşya taşınıyor. Bunun yanında mükemmel bose sisteminin subwooferı bir Mazda klasiği yarım stepnenin içine gömülmüş… Detay demişken unutmamak gerekir, aptal mukavva pandizot yerine bagaj kapağına entegre perde çok kullanışlı sizi hiç meşgul etmiyor. Alttaki yedek lastiği bölmesinin üstündeki kalın halı kaplı parça ise kaldırıldığı zaman havada kalacak şekilde yuvaya oturup yedek lastik ihtiyaç anında sizi durumda zor bırakmıyor. Mazda’nın kalbinde ise daha önce ki kasadan da bilmiş olduğumuz 2.0 litre benzinli 2.5 litre benzinli ve 2.2 litre dizel motorlar halen yerini korumakta. Beygir ve tork değerleri çok az bir yükselişte ama esas konu motorlardaki NVH( ses titreşim çıtırtı) seviyelerini düşürmek için yapılan çalışmalar dikkat çekiyor. Bunun yanında 2.5 litrelik motorda bu kasayla beraber 2 silindir kapatma teknolojisi de bulunuyor! Tüm motor çeşitlerinde de 6 ileri manuel ve 6 ileri otomatik bulunuyor. Ülkemize standart olarak gelse de “awd” sistemi artık bir üst kademeye geçmiş böylece tek bir tekere motor torkunun %80’nine gönderebilme yeteneğine kavuşmuş. Bildiğiniz üzere yeni nesil G-vectoring sistemi de standart geliyor. Yalıtım ve Şasi Buna ekstra bir başlık açmak gerek herhalde. Çünkü artık daha ne yapsınlar demek istiyorum…. Zaten yeterince sert ve sportif olan şasi ağırlık merkezi aşağıya çekilmiş. Burulma direnci %15 artmış. Bununla beraber çalışma aralığı daha geniş olan çift kademeli süspansiyon sistemine geçilmiş ve bu sayede bir SUV’den beklenmeyecek kadar konforlu. Alt takımda kullanılan aliminyum alaşımlı taşıyıcılar ise yakıt tüketimi ve sürüş hissi üzerinde önemli gelişmeler gerçekleştirmiş. Yalıtım ise sözün bittiği yer diyebiliriz. Aracın gövdesinin en altında başlayan tamamen kapalı alt bölmeler ve hava yönlendirme parçaları. Aracın içini kaplayan inanılmaz kalın halılar. Parçaların sıkılığı, motor bölmesi ile kabin arasında yapılan 3 katlı yalıtım sistemi. Çamurluklarda su tutmayan özellikli kalın halı görünümli koruyucu plastik kaplı materyaller. Ve en bombası ise (umarım ülkemize bu özellik gelir) camların çift katlı yalıtımlı olması evet Mercedes ve BMW’lerde sunulan çift katlı camlar mevcut. SONUÇ Yazıyı yazarken bol bol fanboyluk, bol bol övgü doldu farkındayım… Ancak genel olarak bir önceki nesle göre tüm Dünyada yapılan genel testlerde hep olumlu yönler inanılmaz şekilde öne çıkmış durumda. Bunun yanında en kısa sürede ayrıntılı test etme şansım olursa artısı ve eksisi ile didiklemek isterim. Bu aracın ben de yerinin ayrı doluğu gerçeği var açıkçası. Bu yazı da bitmedi aslında altına daha çok yazılacak çok konuşulacak şeyler var ama bazı şeyler de zamanla. İnanın şu yazıyı yazmak için ne kadar uzun süre bekledim ve Vedat başkandan fırça yedim anlatamam. Ve mutlaka çok şeyi de unuttum şimdilik bu kadar…. Sağlıcakla
  15. 6 beğeni
    İlhan

    2017 Mazda CX-5 İnceleme

    Ben şimdiden kendimi telkinlerde bulunmaya başlayayım o zaman. İlhan CX-5 senin değil.. İlhan CX-5 ödünç.. o bir test aracı.. İlhan CX-5'e bağlanma.. İlhan CX-5 Geçici Bir Heves Bu... İlhan CX-5'ten ayrılıp teslim etmek zorundasın..
  16. 5 beğeni
    Anilcanatan

    Volkswagen Arteon İncelemesi

    Bugün Arteon Elegance 2,0 TDI 150 PS DSG versiyonunu detaylıca inceleme fırsatı buldum. (İki araç inceledim sunroof ve napa deri koltuklu modeli ve diğeri ) Öncelikle aracın dış görüntüsü gerçekten çok çekici özellikle arka kısmı çok güzel duruyor. 19 '' jantlar artık bu segmentlerde biraz zaruri gibi VW de modaya uymuş ve tabi ki büyük jant estetik gösteriyor. Kapılarda üst çıta olmaması hem sportif hem de zengin gözükmesini sağlıyor ve CC de olduğu gibi müthiş gözüküyor.( Bu arada VW CC artık üretilmiyor ) Sinyallerin kayarak yanması Audi ve VW yeni modellerinde var ve çok hoş gözüküyor Arteon sinyalleri de daha uzun olduğu için daha da hoş olmuş. Genel olarak araç dıştan sportif, zengin ve hakikaten çok şık duruyor. Açıkçası kapıyı açıp içeri oturduğumda biraz dudak büktüm. Buna dış görünüşünün yükselttiği beklenti de sebep olmuş olabilir ama çok net olarak Passatın içi daha güzel. İçine ilk girdiğimde ortadaki ekran dikkatimi çekti baya şık ve büyük bir ekranı var ama VW eskiden teyp olan yerdeki ekranı ne kadar büyütse de sanki sonradan takılan navigasyonlu ekran imajı yaratıyor yani ayrı bir ekran koysa daha güzel olabilir. Göğüste analog saat olması her zaman araca premium bir hava katar ve ben de çok beğenirim bu araçta da var. Göğüste passattaki ahşap, CC deki fırçalanmış alüminyum yerine farklı bir malzeme kullanmışlar güzel de olmuş. Direksiyonun ortası çok yuvarlak olmuş daha sert havası olan bir tasarım olabilirdi. Krom pedallar çok kaliteli ve hoş gözüküyor. Hayalet göstergeyi hiçbir modelinde sevemedim önceki göstergeler bence daha güzel çok yapay duruyor. İki detaydaki kalitesizlik gerçekten çok şaşırttı birkaç defa inceledim yanılmamak için birisi ortadaki sürgülü gözün sürgüsü çok ucuz ve kötü bir plastik ikincisi de alcantara-deri koltukların deri kısmının kalitesizliği. VW in 300.000 TL' lik bu araçta iki noktada da olsa yıllardır bilinen malzeme kalitesi sekteye uğramış diyebilirim. Fakat asıl hayal kırıklığını donanımlarını öğrendiğimde yaşadım. Uzun uzun şu var şu yok demeyeyim Passat Highline daki standart donanım ne ise bu araçta da elektrikli bagaj kapağı hariç bire bir aynı donanım var. Liste fiyatı 300.000 TL olup donanım olarak bu kadar fakir olması cidden olumsuz bir durum. Motor, şanzıman zaten hepimizin bildiği şeyler ki bu arada ben vw i bu konuda başarılı buluyorum. Son olarak ellerinde olan iki araç için alacak gibi pazarlık yaptık birisi için son fiyat 267.000 TL diğeri için 297.000 TL verdiler. (Listeleri var isteyen fotosunu koymadım bende mevcut ilgilenen olursa gönderebilirim) Bu incelemeye tam 11 tane vw (polo, golf, passat, cc) kullanmış ve vw' den başka araca binmem diyen bir arkadaşımı kendi aracımla alıp öyle gittim (bu arada benim arabama da ilk defa binip detaylıca inceledi). İşimiz bittiğinde söylediği şey şu oldu : 300.000 TL' ye değil ben bu arabayı 200.000 TL' ye de almam senin arabadan bir tane daha varsa hemen gidip alalım. Sonuç olarak ben kendi aracımın ne kadar kıymetli olduğunu anladım:) NOT: Fanatik değilim mazda ile ilgili gördüğüm bütün olumsuzlukları da yazarım bunları dikkate alarak okuyunuz:)
  17. 5 beğeni
    Mutlu Tekir

    Mazda3 Fren Problemi

    Cuma günü hem Asalet abiyi gördüm, sonrasında da Rem otoya gittim.Bu fren sorunu özellikle hava sıcaklığı 30 derece üstünde, klima fulde çalışırken aracı ilk çalıştırdıktan sonra ilk 30 sn civarı vites D'de iken düşük hızlarda gerçekleşiyor. Fren tam performans çalışmıyor ve sonuna kadar basarsam basayım sanki el frenini 2-3 tık çekmişim gibi yavaş etki ediyordu. Herter'den çıktıktan sonra önündeki yolun karşı şeridine geçeceğim, ama kör noktada park eden bir araç yüzünden araç geldiğini geç farkedince frene sonuna kadar bastım ama araç durmadı. Geliş şeridini tamamen kapatınca durabildi araç, gelen araç da öteki şeride geçerek geçti gitti. Verilmiş sadakamız varmış diyerekten yola koyulduk. Bu sorun ayrıca sadece vites D'de iken oluyor. N'ye alınca frenler tutmaya başlıyor. Ve her zaman ortaya çıkmıyor. Özellikle 2-3 dakikalık markete girmelik aralardan sonra aracı tekrar çalıştırdığımda, belirgin oluyor. Geçen sene tüm yaz boyunca sadece 2 defa olmuştu, bu sene çok çoğaldı bu problem. Bunun üstüne araştırmalara başladım. Toyotaclubtr'den Tem Toyota Ufuk Sönmez usta ile istişareler sonucunda bunun bir tasarım hatası olabileceği ve kullanılan booster (westinghouse/fren servosu) çek valfi (sibobu) kaynaklı olabileceğini düşündük. Gerçekten de araştırınca çek valfin işlevini kaybetmesinin bu tarz sorunlara yol açtığını okudum. Westinghouse un görevi fren yapıldığında atmosfer basıncının ek olarak frenlemeye kuvvet sağlaması, böylece fren pedalında fazladan kuvvet uygulamak gerekmiyor. Ama bunun için de pedalın öteki tarafında vakumun oluşması gerekli. Bunu da manifolddan bir hortumla sağlıyor. Pedal tarafında atmosfer basıncı ve öteki tarafında vakum oluşunca fren pedalı çok daha konforlu bir şekilde ve sağlıklı bir şekilde çalışmakta. Düşündüğümüz sıkıntı kullanılan çek valfin bu vakumu uzun süre koruyamaması. Çünkü bu tarz bir fren problemi ardarda uzun fren pompalama sonucundaki ilk frenlemede de az da olsa hissedilmekte. Aynı zamanda otomatik mazda 3 kullanıcıları da belirli koşullarda olan bu durumu kronik deyip geçiştiriyorlar, ama kronik değil, önemli bir güvenlik problemi. Otomatik mazda 3 sahibi olan arkadaşların bu konuya dikkat etmelerini öneriyorum.Bu nedenle Rem otodan Hüseyin usta ilk olarak fren hidrolik yağını tamamen değiştirdi. Sonra yola çıktık baktık sorun devam ediyor. Problemler de ustayla sürüş esnasında çıkmaz misali uzun süre çıkmadı. Ama bir yerde sonuna basmama kadar araç hafif şiddette durunca ustam şüphelendi. Başladık problemi araştırmaya. Söyledim bu durumu ve ek olarak bir sibop ekleyelim diye ısrar ettim. 15-20 ye yakın parçacı dolandık ama bulamadık düzgün bir çek valf. En sonunda bir Opel yedek parçacıda bulduk 35 TL'ye bir westinghouse sibobu. Ustam onu manifold çıkışındaki hortumdan ek aldı ve metal kelepçe ile de bir güzel sağlamlaştırdı. 4 gündür deniyorum ve problem kalmamış gözüküyor. Kesinleşsin ayrı bir konu olarak paylaşacağım bu mevzuyu.Hüseyin ustam da 2 sene önce Herter'de benim aracın 100bin km. bakımını yapan ustaydı. Sohbet ettik bir yandan. Ekrem ve Bekir ustalarla da tanıştım. Ortamı sevdim. Çok düzenli bir yer. Ekrem usta rakamları yanlış hatırlamayım ama kendisinin Herter'de 30, Hüseyin ustanın da 22 yıl çalıştığını söyledi. Ankara'da yetkili servis olarak Herter tek geçilir zaten, özel servis olarak Rem de güzel bir alternatifler. Hepsi de çok hoş sohbetler. Sağolsunlar.
  18. 5 beğeni
    7 katılım ile en kalabalık kategori olan Kategori 4'te Mazda RX-8 ile bu sezon yarışmaya başlayan Cem Yalınkariyerinin ilk birinciliğin elde etti. Honda Civic Type-R EP3 ile İzmir'den Efe Albağlar'ın ikinciliği elde ettiği yarışta yine Honda Civic Type-R EP3 ile İstanbul'dan Alper Coşkun üçüncü olarak podyumu tamamlayan isim oldu. Ayrıca Efe Albağlar 01.55.06 ile "En Hızlı Çıkış" ödülünün de sahibi oldu. GP Garage My Team'in takımlar birincisi olarak ödüllendirildiği yarışta, Apexmasters Türkiye Drift Şampiyonası pilotları gösteri amaçlı start aldılar ve izleyenlere keyifli anlar yaşattılar. Türkiye Tırmanma Şampiyonası'nda ilk 4 yarışın ardından Kategori 1'de Engin Apaydın, Kategori 2'de Ferhat Tanrıbilir, Kategori 3'de Okan Tanrıverdi ve Kategori 4'te de Efe Albağlar lider durumda yer alıyorlar. Tırmanma sezonu 29-30 Temmuz tarihlerinde Ege Otomobil Sporları Kulübü tarafından İzmir Bornova'da düzenlenecek.
  19. 4 beğeni
    Maalesef bir engelle karşılaşıldığında cam duruyor fakat sürücü bölümündeki gibi cam açılmıyor. @İlhanbey in dediği gibi @Fotifoti modül bunu maalesef yapamıyor yapsın isterdim tabiki. Ancak modül gerçekten oldukça fazla işlevsel Eksileri - Yolcu cam düğmelerinden otomatik camları indirememe - Yolcu camlarında sıkışma durumunda camın otomatik açılmaması (Yaşadığım soruna çözüm olacaktı) Artıları + Videoda tümünü anlattım. @Oz6urevet aracı kilitlediğimde yan aynaları ve camları da modül otomatik kapatıyor.
  20. 4 beğeni
    Servet

    2. Nesil Mazda 3 Chip Tuning Uygulaması

    Şerbet bitti şimdi de amca olduk iyimi. Geçen misafirlikteyim, evin bebesi bana dede dedi. Camdan onu mu atsam yoksa ben mi atlasam karar veremedim ya la
  21. 4 beğeni
    Efebey

    Size de Tanıdık Geldi mi ?

    Gözüm biyerden ısırıyor ama ! ( Hyundai i30 N )
  22. 4 beğeni
    okkko

    2.Nesil Mazda 3 Ön Konsolda Açılma

    Bu iyi niyet ve servis devamlılığı çerçevesinde çözülebilen bir sorundur. ... YAZDIKLARIMI BAŞKA YERİNDEN ANLAYIP ALINTI YAPAN KENDİNİ BİLMEZLER YÜZÜNDEN İYİ NİYETLİ YAKLAŞIMIMA DAİR YAZIMI SİLİYORUM. BU KONU DA BENİM İÇİN KAPANMIŞTIR. ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN... ... Bu konudaki samimi kanaatim budur...
  23. 4 beğeni
    Fotifoti

    Mazda CX-3 Motordan gelen yeni ses

    Enjektör yada egr. [emoji12] sağır duymaz uydurur . Kulağım duysa da ses gelse her yerden [emoji1]
  24. 4 beğeni
    rubin

    2.Nesil Mazda Otomatik Far Problemi

    Hocam bence problem aracınızda. Diğer arkadaşda yanlış yönlendirmiş sizi sanırım. Benim 2012 imp. Guzunun her zaman otomatikte durur far anahtarı. Gündüzleri tünelden geçtiğimde otomatik yanıyor. Tünelden tekrar aydınlıga cıkınca sönüyor. Otomatik far sensörünün amacı çalışma şekli her zaman böyledir. Şöyle düşünün yagmur sensörü de otomatikde bekliyor. Yagmur başlayınca devreye giriyor yagmur bitince hala çalışıyor olması ne kadar sacma ise far sensörü içinde aynı şey gecerli. Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  25. 4 beğeni
    Hayaldi Gerçek Oldu. [emoji593][emoji1250][emoji613][emoji94] Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  26. 4 beğeni
    O zaman şöyle yapmanızı tavsiye ederim.. Guzuyu alana yanında GenaralMobile Discovery Telefon Hediye şeklinde bir promosyon yapın ilanınızda. Bir taşta 2 kuş. Araç belki hızlı satılmış olur..telefondan da kurtulmuş olursunuz.. .
  27. 4 beğeni
    Gerçekten güzel araç. Hele bu. Tadından yenmez : )
  28. 4 beğeni
    Mazda 3 aracımda eksikliğini hissettiğim içeriden bagaj açma projesini, okullar açılmadan son dönemeçteyken hazır boşken halledeyim dedim. Başlamadan evvel orjinal buton yuvasına benim yaptığım gibi buton yerleştiremeyecekler için basit bir anahtar bile iş görecektir. Bunun için dikkat etmeniz gereken on-off anahtarının basılı kalan tipte değil de, bastıktan sonra tuşun yukarı çıkacağı yani anlık basılan tipten olması gerekmektedir. Bunun için direk hat çekme kısmına geçebilirsiniz. Bagaj kapağı butonuna gelen 2 kablo anlık kısa devre yapılarak bagaj kapağı açma motoru çalıştırılıyor. Yapacağımız İşlem çok basit aslında. Bagaj kapağı üstündeki tuşa paralel olarak 2. bir buton eklemek. Bunun için de bagaj kapağına gelen 2 kablodan ek alıp ön konsola kadar getirip uygun bir yere buton koyup getirdiğimiz 2 kabloyu bu butona bağlamaktan ibaret. BUTON EKLEME -Öncelikle konsolun solundaki DSC butonunun bulunduğu trimi olduğu gibi çekerek aralayın. Araladıktan sonra sadece butonların bulunduğu siyah bölmenin çıkabileceğini keşfedeceksiniz. Bunun için o bölmenin sağ ve solundaki tırnakları bastırmak ve bölümü dışarı doğru ittirme suretiyle çıkartabilirsiniz. -Bu bölmeye gelen konektörü de yine tırnağına bastırarak çıkartıp ardından bölmenin yanlarındaki tırnaklara basarak bölmeyi çıkardıktan sonra o bölmeye buton eklemek kalıyor geriye. -Bu bölmeyi açabilmek için 2 yandaki tırnakları kaldırıp çekmek gerekiyor. Üst kısım çıkınca elinize tuşlar vs düşüyor zaten. -Bende bir fazladan kontrol kartı vardı üstünde butonları bulunan, bunu kullanmak istedim ve bölmedeki 1 tuş haznesine sığacak şekilde kestim. Daha doğrusu kıra kıra küçülttüm. -Tuşa bastığımda daha iyi komut alabilmesi için 2 buton kullanmak istedim. Bunun da sığması için tuşun yuvasını genişletmem gerekti. Bunun için de havyayı kullandım. Tuşun girintili 2 yanını düzledim ve böylece rahatça butonlar tuşa oturdu ve basınca butonlar çalıştı. Tabi bu arada tuşun ayaklarını kestim öteki türlü butonların üstüne oturmayacaktı. -Sonradan yükselti sıkıntısı olduğunu keşfettim. Bunun için de tuşun oturduğu yuvadaki ayakları havyayla eritmek suretiyle yüksekliğini azalttım. Deneme yanılma yöntemiyle tuş rahatça oynadığı sürece devam ettim ve buldum optimum noktayı. -Bundan sonraki süreç 2 butonun paralel şekilde kablolanması. Pil ve hoparlör yardımıyla da hangi butonun ayaklarının olması gerektiğini buldum ve lehimleyip kablolamayı yaptım. -Bu kablonun da bölmeden dışarı çıkartılabilmesi için havyayla bir köşeden delik açtım. -DSC butonunun bulunduğu bölmenin son hali. Bagaj tuşu azıcık basık gözüküyor, oynama miktarı ise DSC tuşu ile aynı. Her noktadan nasıl basarsam basayım 2 buton kullanmam sayesinde bir sıkıntı olmuyor. HAT ÇEKME -Kablo çekmekle uğraşmamak için park sensörünün bozulan mesafeyi gösteren ekranının kablosunu kullandım. Ön sol konsoldan ta arkaya kadar gidiyordu. Ön tarafta kabloların birleşimini yapıp elektrik bandıyla sardım. -Arka bagaj sol trimini sökünce karşıma direk park sensörü çıktı. Park sensöründeki display kablosunu çekip ucunu keserek kabloyu bagaj kapağına çıkarmanın yollarını aradım. -Bagaj kapağı trimini sökünce böyle bir görüntüyle karşılaştım. Kırmızı plastiğin en sağındaki kablolar butondan gelen kablolar, bu kabloların izolasyonunu sıyırıp iletkeni açığa çıkardım ve önden gelen kabloları bu 2 kabloya paralel şekilde ek yaptım. -Ve son hali...
  29. 4 beğeni
    Kesinlikle başı çekiyor. En basitinden kalkıp mazda6 ya en kötü lastiklerden olan turnazayı takarsan olmaz. D segmenti 165 bg araç yakışmıyor. Vw ne yapıyor conti csc5 kullanıyor. Bu segmente, bu güce yakışan, sessiz ve performanslı lastik. Tek tek mazdanında, vw ninde bir sürü eleştirilecek noktaları var. Ama bütün olarak bakıldığında şekil, sorunsuzluk, fiyat, performans, donanım olarak en iyi araçtır. 3 aydır satılığa çıkardım, ilk hafta satardım istesem hala daha arayanlar var, illa sat diye defalarca arayanlar var @Zealot, @zoptrik Ve @Mehmet Özdemir biliyor. Tam anlaşcaz ben vazgeçiyorum. Hatta @Zealot sövdü kaç kere satacaksan sat artık diye ama iş ciddiye binince ben hemen geri vitese takıyorum Kısacası arabadan inip dönüp baktığımda " lan bu araba satılır mı" diyorum
  30. 4 beğeni
    20 bin km' dir benzinlisini kullanıyorum. Gayet memnun kalacağınız bir araç. En kötüsü bağımlılık yapıyor meret Arabayı satmak istiyorum, satamıyorum, kıyamıyorum...
  31. 4 beğeni
    Slm arkadaşlar. Problem çözüldü. İmmo tamiri yapan yere gittim. Anahtarı tekrar actılar. Anahtarla dip kısmında tuzlu su sebebiyle immo çipine tam olarak veri vs aktaramadığından çalışmıyormuş. TAmirci öyle dedi. Umarım tam anlatabilmişimdir. Güzel bir temizlik sonucu tekrar takıldı be tek marş çalıştı [emoji2][emoji122] 30 tl ye hallettim [emoji106] yanlız kumandayı ortadan ayırırken o küçük tırnak kırıldı. Araya çok ince teflon sararak sıkıştırma yolu ile hallettik. sorun çözülmüş oldu. Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  32. 4 beğeni
    Otomobilleri degerlendirirken küresel olarak tüketicilerin degerlendirdigi bazi önemli kriterler vardir. Bunlardan biri ve muhtemelen en önemlisi "güvenlik" kriteridir. Artik günümüzde güvenligin en önemli göstergesi çarpisma testi sonuçlaridir. Bu testleri ücretsiz yayinlayan web siteleri var. Bunlardan benim kullandigim ve güvendigim, Amerikan IIHS sitesidir: www.iihs.org Hemen ardindan gelen bir diger kriter ise "güvenilirlik" (Ingilizcesi "reliability") olarak ifade edilir. "Güvenilirlik" aslinda istatistiksel bir terimdir ve bir aracin herhangi bir ariza yapip yapmama olasiligini degerlendirir. Türkiye'de hiç önem verilmese de Amerikalilar bu "güvenilirlik" kriterine büyük önem verirler. ABD'de her sene otomobil markalarinin "reliability" tablolari yayinlanir. Böyle 2016 senesine ait bir tabloyu asagiya ekliyorum. "Güvenilirlik" raporlarina göre bazi araç markalari en üstlerde, bazi markalar ise en altlarda yer alir. Asagidaki tabloda bunu görebilirsiniz. Türkiye'de bol satilan Fransiz markalari ve de Italyan Fiat, "güvenilirlik" kriteri açisindan sinifta kalan markalardir. Bir baska deyisle bu marka araçlar, ariza yapma olasiligi en fazla olanlardir. Bunu ben degil, istatistik bilimi söylüyor. Toyota tarafindan üretilen bir lüks araç markasi olan Lexus, "güvenilirlik" açisindan en üstte yer alir. Gelin görün ki Lexus ülkemizde hemen hemen hiç satilmaz. Bunun yerine "güvenilirlik" siralamasinda çok altlarda bulunan Benz de bir lüks araç markasidir ve ülkemizde Lexus'tan çok daha fazla satilir. Türk otomobil tüketicisinin "güvenilirlik" kriterine verdigi önemi (!) bundan daha güzel anlatamazsiniz. Yukarida çok güzel yorumlar yapilmis. Bence Türk tüketicisi maalesef otomobil konusunda bilinçli degildir. VW Dieselgate skandalindan sonra ABD'de önce diesel sonra da tüm VW satislari ciddi ölçüde düstü. Peki Türkiye'de niye düsmedi? Yine Türk otomobil tüketiciisi bilinçli degildir, diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Ayrica, Dieselgate skandalina duyarsiz olmak, bana etik degerlere pek önem vermemeyi de çagristiriyor. Bu da üzücü... Yukarida Mazda Subaru karsilastirmasi yapilmis. Bana sorarsaniz hem Mazda hem de Subaru Türkiye'de hak ettiginden daha az satiliyor. Ayrica, bence bu iki araba birbirine benzer karakterdedir. Tek önemli fark Subaru'nun AWD olmasidir. Bunlarin ikisinin de az satilmasi bence bir üst paragrafta yazdigimi destekliyor: Türk tüketici bilinçli degildir. Herhangi bir aracin ikinci el degerini belirleyen en önemli unsurlar, yine bu yazimin ilk iki paragrafinda verdigim kriterlerdir. "Güvenlik" ve de "güvenilirlik". Buna göre genel olarak Japon arabalarinin ikinci el degeri nispeten daha yüksektir çünkü Japon arabalarinin güvenilirligi yüksektir. Öte yandan, Fransiz arabalarinin ve de Fiat arabalarin ikinci el degeri nispeten daha düsüktür, nedeni malum. Yukarida tüm yazdiklarim ve asagida verdigim tablo akilci / rasyonal verilerdir ve sizler gibi mantikli okuyuculara hitap eder. Simdi bazilariniz diyebilir ki, bizim ülkemiz Türkiye'de bu yazdiklariniz tam anlamiyla geçerli degil. Hatta yazdiklarinizin tam tersinin geçerli oldugu durumlar bile var. Örnegin, bir aracin ikinci el degeri ile "güvenilirlik" iliskisi bizde pek geçerli degil. Ne yapalim? Bence bilim ve mantik bu durumda öne geçmelidir. Eger sizin mantiginiz da yukarida yazdiklarimi makul buluyorsa, o zaman siz de mantiginizi kullanin. Türkiye'de maalesef mantik pek kullanilmiyor. Kulaktan dolma bilgiler ve hatta cehalet daha öne geçebiliyor. Bizler hep dogru olani yapalim.
  33. 4 beğeni
    Hafta sonu karşıma çıkan ilginç güzel bir konuyu sizlerle de paylaşmak istedim. Özellikle Renault'un bile bu sistemi kullanmış olmasına oldukça çok şaşırdım diyebilirim. "Alıntıdır" 4WS, 4 Wheel Steering yani Türkçe'de 4 Tekerlek Direksiyon olarak adlandırılan sistem, karmaşık yapısı ve maliyetli olmasıyla biliniyor olsa da, özellikle belli hızlarda yol tutuş açısından büyük fayda sağlıyor. Ayrıca düşük hızlarda da manevra rahatlığı sağlaması sayesinde özellikle şehir içi kullanımda kolaylık sağlamasıyla öne çıkıyor. Günümüzde ancak 2 elin parmaklarını geçemeyecek sayıda otomobil modelinde kullanılan 4WS sistemi, geçmiş dönemlerde birçok farklı araçta kullanılmıştı ve özellikle de Japon markalarının tercih ettiği bir sistem olmasıyla öne çıkıyordu. Bu güne kadar sınıf bazında en düşük düzeyde kullanım ise halen satılmakta olan Renault Megane GT modelinde 4Control adıyla yer alıyor. Farklı dönemlerde üretilen araçların marka ve model bazında sahip oldukları 4WS sistemi kendilerine özgü özelliklere sahip olsa da Renault Megane modelinde yer alan 4WS sisteminin çalışma prensibi kısaca şu şekilde yer alıyor; Renaut Megane GT modelinde sport modda 80km'nin altındaki hızlarda ve diğer modlarda 60km'nin altındaki hızlarda arka tekerlekler ön tekerleklerin tam aksi yöne dönerek daha dinamik ve keskin bir sürüş elde edilmesi sağlanıyor. Aşağıdaki videoda bu sistemin çalışma prensibini izleyebilirsiniz. Diğer taraftan sistemin detayları sadece bu hızlarla da sınırlı değil. Moda göre 60-80km olarak değişmek üzere bu sefer arka tekerlekler ön tekerlekler ile aynı yöne doğru dönmeye başlıyor ve bu sayede yol tutuş oldukça iyi bir şekilde iyileşiyor. Bu arada bizim bahsettiğimiz sistem Aktif 4WS olarak geçiyor ve ilk dönemlerde mekanik olarak, sonrasında ve günümüzde de elektronik kontrol ediliyor. Bir de Pasif 4WS olarak geçen bir yapı mevcut ve bu sistemde de ön tekerleklerin dönmesiyle arka tekerlekler ön tarafın aksi yönünde bir miktar esneyerek dönüşe yardımcı oluyor ve yol tutuşu da arttırıyor. Ancak her hangi bir kontrol durumu mevcut değil ve kendiliğinden fizik kuralları dahilinde gerçekleşerek sadece Toe açılarının değişmesi ile sağlanıyor. Bu nedenle de adı Pasif 4WS olarak geçiyor. 4WS sisteminin neler yapabildiğini yüzeysel olarak gördükten sonra şimdi ana konumuz olan ve bu sistemi kullanmış/kullanmakta olan markalara ve modellerine göz atalım. Porsche Porsche 911 GT2 RS Yakın zaman önce Hiper Sport aracı 918 Spyder modelinde 4WS kullanan Porsche, geçtiğimiz günlerde satıştaki en pahalı Porsche modeli olan ve de gelmiş geçmiş en güçlü 911 modeli GT2 RS'yi tanıttı ve araçta 4WS sistemini kullanmaya başladı. Ayrıca 2.jenerasyonu tanıtılan Panamera modelinde de bu sisteme yer verilmiş. Honda 4WS sistemine sahip araçlar içerisinde Türkiye'de en bilinen model belki de Honda Prelude modeli diyebiliriz. Marka ayrıca D Segmentinde yer alan Sedan modeli Accord'da da bu sistemi bir dönem kullanmış ancak daha sonraki yıllar maliyeti nedeniyle kullanmaktan vazgeçmişti. Diğer taraftan Honda Prelude modelinde 1987-2001 yılları arasında üretilen 3., 4. ve 5. jenerasyonların bölgeye göre değişmek üzere bazı motor seçeneklerinde 4WS'i aralıksız kullanan marka, 14 yıl kullandığı bu başarılı sistemi en uzun kullanan markalardan bir tanesi olmuştur. Mazda Mazda RX-7 Honda'ya benzer bir şekilde Mazda da sistemin öncülerinden birisi diyebiliriz ve Honda'ya göre de daha fazla modelde 4WS sistemini kullanmıştır. İlk kez 1988 yılında Mazda 6 modelinde kullanılan bu sistem, ardından MX-6, 929, RX-7 ve Xedos 9 modellerinde 2003 yılına kadar yaklaşık 15 yıl kullanılmış ve Mazda'yı 4WS sistemini en uzun süre kullananlar arasına yazdırmıştır. Nissan - Infiniti Nissan Skyline GT-R Japon rakipleri Honda ve Mazda'ya benzer bir şekilde Nissan da birçok modelinde 4WS sistemini kullanmıştır. Özellikle 1986 yılında efsane spor otomobil Skyline'da kendine yer bulmuş olması önemlidir. 200SX,ve 300ZX'ni yanı sıra Nissan'ın premium markası Infiniti'nin geçmiş modellerinde ve günümüzdeki bazı modellerinde de hala yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Renault Renault Megane GT Günümüzde otomobillerde en yaygın şekilde 4WS kullanımı Renault tarafından gerçekleştiriliyor diyebiliriz. Üstelik diğer markaların aksine C Segmentinde yer alan Megane modelinin üst seviye versiyonlarından olan GT'de bu sistem standart olarak sunuluyor. Ayrıca D Segmenti Sedan Talisman ve MPV Espace'de de bu sistem motor seçeneğine göre yer alıyor. Geçmiş dönemlerde ise 2007 yılında Laguna'nın üst seviyesinde yer alan GT versiyonunda kullanılmıştı. Citroen Renault gibi bir Fransız markası olan Citroen de 4WS sistemini birçok farklı modelinde kullanmıştı. Sırasıyla BX, CX, ZX, XM, Xsara, Xantia ve C5 modellerinin bazı motor ve donanım seçeneklerinde bu donanıma yer verilmişti. BMW BMW 850CSi Alman markalarının Japon markalar kadar yaygın kullanmadığı 4WS sistemini en fazla modelinde kullanan Alman marka BMW olmuştur. İlk olarak BMW efsanelerinden olan 850CSi'de kullanılan 4WS sistemi, daha sonra 2000'li yıllarda 7 Serisi'nde, 2011 yılında ise 5 ve 6 Serilerinde kullanmıştır. ancak şunu da belirtmek gerekir ki, listemizde yer alan modellerin bir kısmında standart olarak bir kısmında ise opsiyon listesinde 4WS sistemi sunuluyordu. Hatta örneğin, 7 Serisi'nin Avrupa modellerinde 4WS bir donanım paketi içinde sunuluyorken, Kuzey Amerika versiyonunda bulunmuyordu. Subaru Subaru SVX Japon otomobiller arasında 4WS modasına uyan modellerden bir tanesi de Subaru markasıydı. Ancak 1980'li yıllarda değil 1990'lı yıllarda sadece tek bir modelinde 4WS sistemi kullanmaya başlayan marka, SVX adındaki sıra dışı modelinde 1991-1996 yılları arasında bu sistemi kullanmayı tercih etmişti. Toyota-Lexus 1993 Toyota Celica Japon ekolünün en önde giden markası Toyota da 4WS sistemini 1990'lı yılların başında kullanmaya başlamış ve premium markası Lexus'un E Segmenti GS modelinde de halen bir sürüş paketi dahilinde kullanmaktadır. İlk kullandığı model ise özellikle 1990'lı yıllarda kendini rallilerde duyuran efsane Toyota Celica modeli olmuştu. Ayrıca Camry modelinde de sunuluyordu. Diğer taraftan Carina modelinde dünyanın ilk seçilebilir 4WS sistemi kullanıldı ve direksiyon istenildiği zaman sadece ön tekerlekleri kumanda edebiliyordu. Mitsubishi Listemizin 4WS sistemi kullanmış son Japon temsilcisi Mitsubishi ve ülkemizde de bir dönem ilgi çekmiş olan Galant modelinin 1992 yılından itibaren satılmaya başlanan bazı serilerinde bu sistem yer alıyordu. Ancak esas olarak markanın oldukça sportif görünümlü ve de sportif özelliklere sahip 1990 yılında üretilmeye başlanan 3000GT modelinde 4WS kullanılmıştı ve yol tutuşa büyük faydası vardı. General Motors (GM) GMC Sierra Denali 4WS Amerikan GM Grubu da Chevrolet, Cadillac ve GMC marka araçlarının SUV ve Pikap modellerinin bazılarında 4WS sistemini kullanıyordu. 2000'li yılların başında GMC Sierra pikap, Denali SUV ve Chevrolet Silverado Pikap modellerinde sunulan bu sistem daha sonra 2016 yılında Cadillac CT6 modelinde sunulmaya başlandı ve halen de bu aracın satışı devam ediyor. Audi 2. jenerasyon Audi Q7 Alman Audi markası 4WS sistemine yeni ısınmaya başlayan markalar arasında yer alıyor. 2015 yılında satılmaya başlayan 2.jenerasyon Audi Q7 modelinde bu sistem sunuluyor ve iri yapılı aracın daha rahat manevra yapmasında büyük fayda sağlıyor. Lamborghini Lamborghini Aventador S VW bünyesinde yer alan Lamborghini, bu yıl makyajladığı en üst düzey aracı Aventador'un S versiyonunda 4WS sistemini sunmaya başladı. Ferrari Ferrari F12 Dünyanın belki de en çok arzu edilen markalarından bir tanesi olan Ferrari de İtalyan rakibi Lamborghini gibi 4WS sistemini geç kullanmaya başlayanlardan. İlk olarak 2012 yılında F12 modelinde bu sistemi kullanmaya başlayan marka, daha sonra GT4Lusso modelinde 4WS'i tercih etti. Bu arada her iki modelin de birçok Ferrari modelinin aksine önden motorlu olduğunu belirtmeden geçmeyelim. Kaynak:SekizSilindir
  34. 4 beğeni
    Japonic abimiz japonyada yaşar.Artık ısrarlarıma dayanamadı ve bizler için mazdayı gezdi, güzel bir video tadını çıkarın.
  35. 4 beğeni
    Hayırlı satışlar kardeşim ne sıkıntılı adam çıktın sen. Sıfır araba bin diyoruz işte. Psikologa götürcem seni
  36. 4 beğeni
    Mazda CX-3 ödülleri toplamaya devam ediyor. Amerikan test kuruluşu IIHS, Mazda CX-3’e tam not verdi. IIHS tarafından 5 farklı çarpışma testine sokulan Mazda CX-3, testlerden tam not alarak Top Safety Pick+ ödülünü kazandı. Sağlamlığı ile fiziksel testleri başarıyla geçen Mazda CX-3, aktif güvenlik sistemleri ile de göz doldurdu. IIHS raporlarına göre Mazda CX-3’ün çarpışma önleme sistemi, 20 km/s hızda çok başarılı bir şekilde çalıştı. 37 km/s hızın üstünde ise sistem işlevini yitirdi. Bu sonuçlar ile Mazda CX-3, sınıfının en yüksek notunu aldı.
  37. 3 beğeni
    Katil Balina

    Bir Mazda 3'ün Yerini Hangi Araç Doldurur ?

    mazda3'ün yerini pek çok araç doldurabilir. ben de citroen cactus'ten vazgeçtikten sonra mazda 3 alacağım hiç denemememe rağmen kesinleşmişti. hiç denemeden de aldım zaten. 18 yıl önce ilk otomobilim de mazda'ydı ta oradan biliyorum pişman da olmadım. ama hani hangi araba olur hangisi olmaz muhabbetine küçük bi not düşmek isterim. geçenlerde bolu'ya kampa gittiğimizde -burada bi iki foto da paylaşmıştım- kamp girişindeki abi ile bi dialog yaşandı. biz dört kişi ankara'dan üç kişi de istanbul'dan bolu'da highway'de buluşup her zamanki kamp alanımıza gittik. istanbu'dan arkadaşlar arkadaşın 2016 BMW 320i'si ile gelmişler. onlar önde biz arkada kampa girerken benim arabayı kullanan arkadaş kapıdaki dayıya şaka yollu "abi bizim aracın parasını da öndekinden al, adam patron arabasına baksana" diyince dayı şöyle bi baktıktan sonra "valla arabalara bakacaksak parayı senin ödemen lazım" demişti. hatta geçen bodrum' da aracı park ederken bir otoparkçı diğerine şaka yollu bağırıyordu. "kırmızı arabadan 20 lira al aracı yakışıklıymış" diye takılıyordu. bi ara araba bakarken tam bir BMW sever olarak ki almanya'dayken pek çok modelini çok uzun kullandım) ( 316i'ye şöyle baktım 2012-13 arası 110bin küsürlere bulunuyordu ama vazgeçmiştim. sürenlerin bileceği nefis otomobiller yapıyorlar ama şahsen uzun vadede bendeki 2015 mazda 3'ü yeni kasası çıkcaya kadar kullanıp sonrasında bunu vererek yenisi almak istiyorum ilerde. çünkü türkiye'de araçlar çok pahalı. ha ama ne zaman ki şöyle dolu paket bir sıfır 320d alacak param olur işte o zaman gözüm arkada kalmadan gider alırım tabi. şimdilik 3 ya da 6 mazda'ya zevkle devam...
  38. 3 beğeni
    jackjoker

    Mazda CX-3 Motordan gelen yeni ses

    cevap veren herkese teşekkürler. neyde karar kıldık şimdi arabayı ilk çalıştırdığımda 3 ya da 4 kez tekrarlıyor sonra kesiliyor. sıcak motor da bir daha ses gelmiyor. ama araba 7-8 saat yatsın ve marşa bastığım an geliyor. Servet beyin aracının sesi ile bire bir aynı evet. hatta tonu felan da aynı. yanyana getirdiğimizde konser kaydı yapalım @dr_azoom seni de ekleyim dostum beyin fırtınası yapıyoruz.
  39. 3 beğeni
    Tamam beyefendi. Daha fazla uzatmaya gerek yok. Umarım sunroofunuz çalışmaya devam eder. Bagajınızda açılıp kapanmaya. Biz bu kadar yapabiliyoruz. 1000 işin içinden 3-5 tane sizin durumunuz gibi çıkabilir. Bazen 3 gün problem ararsınız gözünüzden kaçar bulamazsınız. Bazen de 3 servisin bulamadığı problemi 5dk da bulursunuz. Biraz şans biraz da tecrübe diyelim... teknik konuda bu sefer hatalı olabiliriz. Bunu kabul edebilirim... Ben olayın gelişimine ve detayına takılmıyorum. Sadece sizin yaklaşımınızı hoş bulmuyorum. Siz herhangi ticari bir işletmeyi herkese açık bir sosyal yerden refüze edemezsiniz/etmemelisiniz. Bana ulaşabilirdiniz. Benin telefonum her yerde var. Arayıp bana ulaşabilseydiniz durum çok farklı olurdu. Hesap numaranızı ister verin ister vermeyin. Yarın hesap numaranızı vermezseniz sizin 70in üzerine 100de ben koyup ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunacağım. Artık sevabı size mi gider bana mı gelir bilinmez. Bir diğer şey ise çay kahve yemek konusu. O konuda zaten seviye çok düşmüş. Ona bişey söylemek istemiyorum ama, İşyerimizde akşama kadar saat başı çay demlenir. Zorla müşteriler ikram edilir. Öğle arasına denk gelen müşterilere Zorla yemek ikram edilir. Sanıyorum siz bütün aksiliklerin hepsini bulmuşsunuz. Sanmıyorum ama çay kahve yemek ikram etmediysek kusura bakmayın. Öyleyse hatalı yine biziz. Bu denli bir gerginlik yaratabilip kendinizi de beni de sıktığınız için tebrik ediyorum. Kendinizle ne kadar övünseniz az. 3 dakikalık bir telefon sohbetiyle çözülebilecek bir sorunu bu seviyeye taşıdınız. Helal olsun valla... Bu konuda ki son mesajım da budur. Ne başka cevap vereceğim, ne de yazılan cevabı okuyacağım. Sağlıcakla kalın...
  40. 3 beğeni
    Anilcanatan

    2016 Mazda 6 2.2 Dizel Wagon Testi

    6 led var deyince şimdi daha iyi oturdu teşekkür ederim. Adaptif olduğunu bana düşündüren hem kullanırken aydınlatması hem de aşağıdaki linkte yazan. http://www.mazda.com.tr/haberler/teknoloji/yeni-mazda6-icin-leri-i-activsense-guvenlik-teknolojileri/ Şimdilik uzun yolda kullandım sadece 130-140 bandında gittim genelde 5.5 l/100 km ortalaması oldu.
  41. 3 beğeni
    Ali düne kadar sende performans konusuna takılıyordun. Hatta ve hatta otomatik vites konusunda acayip ön yargılıydın. Taki otomatik vites yeni nesil Mazda 3 alıncaya kadar.
  42. 3 beğeni
    Geçtiğimiz hafta bir gece operasyonu ile montajı yaptık. Yaparken 2 şey dikkatimizi çekti ; Kaportadaki oyuklar ile gelen düğme bire bir uymadığı için bir çentiği yontmak zorunda kalıyorsunuz Kablo çok hafif kısa olduğu için kaportaya sabitlenmiş bağlantıyı 180 derece çevirmeniz gerekiyor bunun dışında 1 vida, 2 kapak ve içerideki klipslerin açılması ve düğmenin altındaki sıkıştırma mekanizmasının çıkartılması ile rahatça ulaşıp değiştiriliyor. Servisteki ücrete değmeyecek ve kolayca yapılacak bir işlem. Resim çekmemiştim gece olduğu için, araba da şehir dışında, ilk fırsatta detaylı anlatım için resimlerim ama Not : Değişimi yaparken aman arabanın anahtarını içeride unutmamaya dikkat edin Ben yaptım, yarım saat anahtar aradık
  43. 3 beğeni
    Fotifoti

    3. Nesil Mazda 3 Kullanıcı Yorumları

    Far yıkama olmayan araçlarda yıkama suyu sensörü yok baştan görmemişim çok pardon [emoji12]
  44. 3 beğeni
    Fotifoti

    Mazda CX-3 Kullanıcı Yorumları

    Esas o yüzden affetmemek lazım:)
  45. 3 beğeni
    İlhan

    Dizel Mazda 6 Türkiye'de Satışa Sunuldu

    Sanırım ilgili fiyata alınabilecek en iyi arabalar arasında.. hatta belkide başı çekiyor.. Elbette her güzelin bir kusuru vardır. Mükemmel kusursuz otomobil yoktur. Birde diğer boyut varki Japon'ları anlamak güçtür.. Onlar çok daha farklı bakış açıları düşünceleri var. Adamların fikrini çelmek değiştirmek çok güç..
  46. 3 beğeni
    Sağol abi, çok uzun zaman önce yapmıştım. Ama paylaşmamışım. Soranlar olduğunu görünce de forumda kenarda dursun dedim. Valla araç değiştirecek olsam atmosferik 1.6 ve altı hacimli araç hayatta almam. Büyük konuşmayım da.
  47. 3 beğeni
    Mazda meraklıları topluluğundaki en efsanevi mekanlardan birini izlemek için nadir bir fırsat buluyoruz: Mazda AR-GE binası. Kaliforniya Irvine'nin vahşi topraklarında bulunan depoda ,Mazdanın eski prototipleri, tarihi yarış arabaları ve değerli Mazda tarihi yatıyor. 5 Temmuz Çarşamba saat 9: 00' pm de bize katılın ( Kaliforniya İrvine yerel saat ) . EST, bu inanılmaz tarihsel depoyu incelemek için. Hem Facebook sayfamızda hem de YouTube'da canlı yayın yapacağız. Bize erişim izni verdiğiniz için Mazda USA ve Mazdaspeed Motorsports'a teşekkür ederiz. Ve gösteriyi desteklediğiniz için CRC Industries'e teşekkür ederiz. Kaynak : https://grassrootsmotorsports.com/news/grm-live-mazda-rd/ Selamlar.
  48. 3 beğeni
    Fotifoti

    Mad Mike ile Goodwood turu :)

    Rotory motor takılmış Mazda B2000 pikap ile Goodwood'da tur atıyoruz [emoji4]
  49. 3 beğeni
    çok güzel olmuş çok da iyi olmuş. memlekette boya moya işi resmen herşeyi belirleyen faktör olmuş durumda. almanya'da 5 yıl yaşadım o kadar araba alıp sattım böyle boya muhabbeti duymadım. bakın ilanlarına kaç parçada boya var yok söylemezler bile. araç kaza yapmişsa ve düzgün toplanmışsa tamamdır. kötü toplanmış kötü boyanmışsa o düzeyde fiyatı konur. zaten zengin memleket. araba dediğin şey de öyle matah bişey degil. ikinci elde de ziyadesiyle kaybeder. 3 yasındaki bmw 3 serisine adam 10 bin civarı euro ödüyor, ne kadar kazıklanabilir ki zaten!? ama biz fakir olduğumuz için araba herşey!. 3 yaşında 320 150 bin olunca tabi aman biya var mı aman kaza var mı... satarken de yazık yok avuç içi kadar boya var, yok bilmem yarım parça boya var, lokal boya var.... adam aracı almaya geliyor boya var da boya var diyip duruyor. lan bi bin bi gez bi götür başka yerlerini göster bi kaputu aç bak ya. almış eline bi zamazingo başka da bir şey bilmiyor. en son fiesta'yı satarken "boyasız" diye sattık ama adam sol sis lambasının altında lipin olduğu yerde iki üç parmak boya buldu ki benim haberim yoktu, o zamanlar kız arkadaşım (şimdi hanım) park için konan ayarsız bi borunun üzerine çıkmış, babası da yaptırmış meğer. 5 santimde bir alet tutan adamlar arabada boya var diye hala fiyat kırmaya zorluyorlardı.. iyice tiksindim yemin ederim. memleket olarak bir şeyi öğrenince şeyi çıkana kadar çıtayı zorluyoruz. o yüzden etik metik bilmem ama umarım başarıyla uygulanır da bu boya moya işi tarih olur. yoksa başka türlü olacak gibi değil.
  50. 3 beğeni
    Burak

    Mazda 5 kullanıcıları

    Mazda, Mazda5 üretimini durdurdu. Onun yerine CX-3 ve CX-5 üretmeye başladı ki zaten piyasada Mazda5 tarzı araçlara pek rağbet kalmadı. Zor bulunur, bulup alırsan da zor satılır.
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00

Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.