Jump to content

Lider Tablosu


Popüler İçerikler

Showing content with the highest reputation since 26-11-2014 tüm alanlarda

  1. 22 points
    rockhount

    Veda Mektubum

    Kara kuzum, sevgilim; Evet senden bahsediyorum, ruhu olduğunu hissettiğim arabamdan. Daha önce hiç olmamıştı, paranın getirdiği hiçbir şeye senin gibi bağlanmamıştım. Son bir yıldır seninle anladım Mazda sahiplerinin neden arabalarına takıntılı olduğunu. Çok garip, çok tuhaf… Sanki canlı gibisin, benimle konuşur gibisin, benim seni sevdiğim kadar beni sever gibi. Kaç kişi var bilmiyorum arabasıyla konuşan, dertleşen, onunda kendiyle sessizce konuştuğunu hisseden, içindeyken huzur duyan, kötü bir günün sonunda koltuğuna oturduğunda sakinleşen? Pek çok farklı araca sahip oldum. Ne alınırken ne satılırken bir şey hissetmedim ama sen bi başkaydın be kara kuzum. Bir yıl önce, 2 Aralıkta koltuğuna oturduğum ilk anı hatırlıyorum. Son birkaç yıldır ne kadar istemiştim seni. Bayide ilk kez başka birinin içine oturup kapısını kapattığımda aşık oldum sana. Mazda 3’üm kara kuzum affet beni. Mecbur kalmasam asla ayrılmazdım senden bu şekilde. Aslında hala beraberiz, belki bir şey olur da satmak zorunda kalmam diye dua ediyorum ama…..Neyse Allah büyüktür. Ama olsun be kuzucum, kim bilir belki gene bir gün kavuşurum sana. O güne kadar hatıralarımızla avunurum. Yokuşta terbiye ettiğimiz Almanları hatırlar gülümserim, ya da zor durumda kaldığımızda yola tırnaklarını geçirişini hatırlar minnet duyarım sana. Çok hatıramız yok belki ama çok güzel hatıralarımız var. Seni hiç üzmemişimdir umarım, çünkü sen beni hiç üzmedin. Neler neler söylediler seni almadan önce, ya da aldıktan sonra. “Çok yakıyor, parçası pahalı, piyasası yok” daha neler neler. Zaten hiçbirisine kulak asmamıştım ama sen o kadar haklı çıkardın ki beni. Hiç pişman etmedin kalbimin sesini dinlediğim için. Teşekkür ederim kara kuzum yaşattığın her an için. Seninle en çok şehirler arası yolda birlikte olmayı sevdim. Kadrana baktığımda korkardım bazen ama kabul et senin suçundu. Ulaştığın sürati belli etmiyordun onu anlıyorum da, 3000 devirden sonra o motor sesini çıkarıp tahrik etmicektin J. Güzeldi sevgilim, her anı güzeldi. Şimdi nasıl kıskanacağım biliyor musun yeni sahibini (Gözüm Yok Allah kaza bela vermesin inşallah) Umarım seni benim kadar sever, benim kadar titrer üzerine ve hiç üzmez seni. Sen de onu üzme, ona ve varsa ailesine bizimkine baktığın kadar iyi bak, gerekirse onlar için kendini feda edeceğini ama onlara zarar gelmeyeceğini hissettir onlara da. Sana söz veriyorum bebeğim. Bir gün bir yerde yeniden birlikte olacağız. Sensiz geçen her anda seni o kadar çok özleyeceğim ki, bu his beni yeniden sana getirecek. Elveda demiyorum o yüzden. Biliyorum sen de beni özleyeceksin ama yeniden, daha güzel anılar biriktirebilmek için önce hasret kalmak gerekiyor….. Kara kuzum kendine iyi bak, beni sakın unutma. Çünkü ben seni hiç unutmayacağım……
  2. 18 points
    Tarahumara

    3.Nesil Mazda 3 İ-Stop Resetlemek

    Eğer herhangi bir sebepten ötürü akü kutup başınızı söküp tekrar takarsanız, ya da akünüz biterse yüksek ihtimalle i-stop devreye girmeyecektir. i-stop u tekrar devreye sokmak için yapmanız gerek bazı işlemler var. Bu işlemleri sırasıyla anlatacağım. Her şeyden önce emin olmanız gereken, akünüzün bu işlemleri yaparken 12.5 V dan düşük ya da 12.7 V dan yüksek değer vermemesi ve en az %75 şarjının dolu olması. Gelelim adımlara; Negatif kutup başını sökün. 5 dakika kadar bekleyin. Negatif kutup başını tekrar takın ve en az 10 saniye kadar bekleyin. Kontağı açın ve en az 15 saniye bekleyin. (Aracı calıştırmayın) i-stop düğmesine 10 saniye kadar basılı tutun. 10 saniyenin ardından, kadrandaki i-stop düğmesi yeşil olarak yanıp sönüyorsa bir sonraki adıma geçin. Sarı olarak yanıp sönüyorsa bataryanız yukarıda bahsettiğim değerleri karşılamıyor demek. Ya şarjı yeterli değil ya da voltajı olması gereken değer aralığında değil. Önce bu sorunu çözün. Eğer sarı ışık sürekli yanıyorsa, adımlardan birini yanlış yapmışsınız demektir. Kontağı kapatın ve en başından bir daha başlayın. Kontağı kapatın. Kaputu kapatın. Motoru çalıştırın. Motoru ekstra elektrik yükü bindirmeden tamamen normal çalışma sıcaklığına getirin. (Farlar, yüksek sesli radyo, klima ve ısıtıcıları kullanmayın) Direksiyonu sonuna kadar sağa ve sonra tekrar sonuna kadar sola çevirin. (Akü bağlantısı gittiğinde araç beyni direksiyon açısı verilerini de kaybediyor) Kontağı kapatın. 25 saniye içinde aşağıdaki adımları yapın: - Aracı çalıştırmadan kontağı açın ve 5 saniye içinde 3 saniye boyunca i-stop off düğmesine basılı tutun. (i-stop ışığı sarı olarak yanacaktır) - Motoru çalıştırın. - Uzunca i-stop off düğmesine basın. - i-stop sarı ışığın söndüğünü ve yeşil olarak yanıp söndüğünden emin olun. (Eğer sarı ışık yanmaya devam ediyorsa yine bazı şeyleri yanlış yapmışsınız demektir. En baştan bir daha başlayın.) Aracı ekstra elektrik yükü bindirmeden i-stop ışığı sönene kadar rolantide çalıştırmaya devam edin. i-stop ışığı söndükten sonra kontağı kapatın. Aracı tekrar çalıştırın ve i-stop ışığının yanmadığından emin olun. i-stop un çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Bu adımları Mazda'nın kendi sitesinden alıp Türkçe'ye çevirdim. Orjinal adımları görmek isteyenler paylaştığım linke göz atabilir. Bu arada, bazı ülkelerdeki i-stop ışıklarının çalışma şekli farklı. Örneğin yanlış hatırlamıyorsam Amerika ülkelerinde istop devredeyken ve aracı sürerken i-stop ışığı sürekli yanıyor. Bundan sebep yukarıdaki adımların bazılarındaki ışıklandırma şekli farklı olabilir. https://euroesi.mazda.co.jp/esicont/eu_eng/mazda3/20110724140058/html/id0117h5800900.html
  3. 16 points
    Arabalar

    Yeni Mazda 3 SkyActiv Karşılaşılan Arızalar

    Emniyet kemerini şehir içi kullanımlarda zaman zaman takmam. Bugün şarj turu esnasında önce aracı yıkatıp sonrada markete uğradıktan sonra dönüşe geçtiğimde de takmadım. Sonrasında uyarı sesi kabak tadı verince isteksizce taktım. Fakat takmama rağmen uyarı sesi kesilmedi. Ulan yıkamacılar ne halt ettiyse bozuldu herhalde diye düşünürken koltuğu ileri geri yukarı aşağı alıyor kemeride tekrar tekrar takıyordum. Nafile. Uyarı sesi devam ediyor. O esnada ön konsoldaki uyarı dikkatimi çekti. Yolcu emniyet kemerini işaret ediyordu. O anda uyandım. Biraz önce aldığım karpuz da emniyet kemerini takmamış
  4. 14 points
    Zealot

    Mazda Fiyat Listesi - Ocak 2017

    dünya petrol rezervlerinin sadece %10 u avrupada çıkıyor. ve biz tüm avupa ülkelerinden daha pahalı araba alıyoruz. hatta petrol çıkmayan tüm dünya ülkelerinden de daha pahalı alıyoruz. yahu petrolün litresi kaç para. : şuan 1 varil petrol = 160 litre = 53 dolar.. yani litresi 1.3 tl yani toprağınızdan petrol fışkırsa, çıkan her litre petrol için topraktan gelen 1.3 tl olarak düşünebilirsiniz. bizim devletimiz hiç uğraşmadan zaten 3 tl kazanıyor. yani bu ülkede , yıllık petrol tüketiminin 2,5 katı kadar petrol çıksa bile ancak bu kadar zengin oluruz. şuanda neredeyse yıllık 40milyon ton petrol tüketmekteyiz. tüketilen her litre yakıttan ortalama 3 tl alsa, 120milyar tl vergi yapar. ülkemizden, yıllık 100milyon ton petrol fışkırsa. 130 milyar tl topraktan para gelir.. veya anahtar teslimi 174bin tl olan mazda 6 yı ele alalım.. 73bin tl ye bayiden çıkan mazda6 dan 3 bin tl bayi kazansa.. 3 bin tl mazda türkiye kazansa, 15 bin tl mazda motor corp. kazansa.. bu insanlar bir de işletme masrafı harcasa kazandıklarından... 101 bin tl de elini kolunu sallayarak devlet kazanıyor.. hiç bir masraf etmeden. bu topraklardan petrol değil altın fışkırsa, gelir bizden işlemek için de vergi isterler.. bu ülkeden fosil yakıt değil, akıl fikir çıkması lazım. tepki çıkması lazım. ses çıkması lazım.
  5. 13 points
    Mutlu Tekir

    Direksiyon Deri Kılıfı Dikme

    Aşağıdaki linkten direksiyon kılıfı almıştım. Direksiyonun parlak yapısı hoşuma gitmiyordu. Bu nedenle deri boyasıyla boyasam da mutlu olmayacaktım. Deri boyasıyla boyayıp batırmak da vardı hem. Seat Leonu kiralayıp kullandığım günden beri çok hoşuma giden bu direksiyon kılıfını aracıma uygulamak istedim. https://tr.aliexpress.com/item/Black-Leather-Car-Steering-Wheel-Cover-for-2011-2013-Mazda-3-Mazda-CX7/32286084992.html?spm=a2g0s.9042311.0.0.l5XLks Direksiyonu araçtan söküp direksiyon üstündeki tüm herşeyi çıkardıktan sonra kılıfı dikmeye hazırız. Direksiyona kılıfı geçirip hizalıyoruz ve tam düzgün olduğundan emin oluyoruz. Ürünle gelen uygulama yönergesinde öncelikle tüm kenarlara beraberinde gelen çift taraflı bant ile yapıştırılması gerektiği söyleniyordu. Ben de saf gibi yaptım bir güzelce vakit kaybettim. Neyse ki çift taraflı bant çok ince ve köpük değil, çekince hemen çıkıyor. Deri sanırım bazı yerlerden olması gerekenden dar kesilmiş. Bu nedenle dikmeye başladıktan sonra farkettim ki arada boşluk kalıyor. Beğenmedim yaptığım işi söktüm tamamen ve yapışkan bantların çoğunu çıkarttım. Bu yapışkan derinin ip sayesinde gerilmesini engellediğini düşündüğüm için çıkardım ki sanırım haklıydım. Yönergedeki bu adım harici diğer adımları uyguladım. Yapışkan bantları da sadece eğimli yüzeylerin içinde bıraktım. Mesela en alttaki ve yandaki uzantıların içlerinde hem ön tarafta hem arka tarafta kullandım. Bu sayede potluk olmadı.Öncelikle parça parça ip olmasın diye bir kısımı tek iple bitirmek istediğim uzun ip kullandım.-İlk olarak ipin ucunu iki kez düğüm yapıp deri kılıfın bir kısmındaki bir başlangıç noktasından içten iğneyi geçireceğiz. İçten geçireceğiz ki düğüm içeride kalsın ve kuvvetle tutsun.-Ardından tam karşısındaki derinin de başlangıcındaki deliğin üstünden sokup altından çıkarağız,-Sonra ilk iğneyi çıkardığımız deliğin altından geçirip asıl işlemimize başlayacağız. Yani ilk delikten alttan üste iğneyi geçirdikten sonra öteki delikle arasında tam 1 tur yaptıracağız.-İpi üstten çıkardıktan sonra bu sefer artık 1er atlayarak karşılklı düz dikişlerin altından geçirerek desenimizi oluşturacağız.-Mesela sağ ilk delikten ipimizi çıkardıktan sonra soldan 1 düz ip boşluk bırakıp 1. ipliğin altından geçireceğiz. Ardından sağdan 2. ipliğin altından geçireceğiz. Sağ 1- Sol 2-Sağ 3-Sol 4-Sağ 5 diye gidecek. Böylece her bir yanda 1 ip aralıkla düz olacak, sonrasında da desen oluşacak. Aşağıdaki gibi.-Tüm bunlar tek bir ip ile olacak. İğneye geçirdiğimizde 2 li olarak duracak fakat ilerledikçe bu 2. ipin bu düz ipliklerin arasında kalmamasına dikkat etmek lazım. Ben dikme işlemini yaparken, önce deriyi sıktırdım ortada birleştirmeye çalışır gibi yaptım. Sonrasında diktiğim ipi düz ipin altından geçirirken gerginliği sağladım. Böylece desenin tipi kaymadı. Bitirme kısmında ise başlangıçta yaptığımız gibi, en sondaki karşılıklı 2 deliği tur atarak diktim.-En son düz ipin altından geçirdikten sonra, karşısındaki son deliğin üstünden geçirip altından çıkarttım.-Alttan çıkardığım ipi karşısındaki deliğin altından çıkardım.-Karşısındakinin üstünden geçirip düğüm attım, bu düğümün oraya çok yakın noktada düğümlenmesine dikkat ettim, aynı şekilde 1 düğüm daha oradaki düğümün üstüne gelmesini sağladım, böylece bitişi sağlamlaştırdım.Anlatması belki kolay gözüküyor, ama yaparken çok uğraştırıyor. Direksiyon sökük olduğundan boynum ve bacağım arasında sıkıştırdım, bir yandan deriyi sıkıştırırken bir yandan da ipi geçirip o ipi gergin tutmak parmakları ağrıtıyor, beli sızlatıyor. Ama sonuç güzel gözüküyor. Potluk olan yerlere plastik parçalar geleceğinden dert etmedim. Zaten altına çift taraflı bantı koyunca potluk kalmıyor. Dikim sonrası direksiyonu toparlama aşamalarından. Yan tuş takımını koyduktan sonra. Arka kapağı takıp deriyi içine tıkınca... Ve sonuç... Sonuç güzel oldu. Hiçbir yerde potluk olmadı, en korktuğum şey buydu. Fakat tek bir sıkıntı oldu, o da bazı yerlerde deriler birleşmediğinden arasında biraz boşluk oluştu. Neyse ki çok göze batmıyor. Direksiyonu monte ettiğimde görüş açısından dikkat de çekmeyecektir diye düşünüyorum. Ürünü aldığım linkteki geridönüşlerdeki fotoğraflara baktığımda 1 kullanıcının daha böyle olduğunu gördüm.
  6. 11 points
    Mehmet Özdemir

    Kaza Yaptım

    Çok geçmiş olsun, affına sığınarak aşağıdaki görseli bırakmak istiyorum artık senin için
  7. 11 points
    Ali

    Bu Mazda Hepsinden Farklı

    Elde ettiğim şans bir rüyanın gerçek olması idi aslında. Olabilme ihtimali yokken, Mustafa arkadaşımız hak etmişken, onun hakkı olan bu hediyeyi gelemeyecek olması sebebi ile bana devretmesi ile 24 saat içinde kendimi 2016 2.0 Mazda MX-5’in koltuğunda buldum. Türkiye’de tek. Evet, bu araç şu anda Türkiye’de tek. Lansman için getirtilen ve talep olması durumunda getirtileceği belirtilen bu araçtan bir tane daha olmaması şaşırtıcı çünkü bu araç daha önce sürdüğüm hiçbir Mazda’ya ve hatta hiçbir araca benzemiyor. Anlatacak çok şey var ama dilerseniz ben çok da uzatmayıp sizlere izlenimlerimi aktarmaya başlayayım. 1.5 veya 2.0 Mazda MX-5 almak isteyenlere yardımımız olur belki. Araç oldukça çevik, sağlam ve sürücüsüyle bir bütün olarak hareket ediyor. Bunu gaza dokunduğunuz andan itibaren çok iyi bir şekilde anlıyorsunuz. Roadster sınıfında en çok satan araçlardan biri olan Mazda MX-5 bundan önce kullanma şansı bulduğum çoğu Mazda modeline göre en keyifli ve sürüş tepkileri en net olanıydı dersem abartmış olmam sanırım. Araç sürücüsü ile öyle bir bütün olup tepkiler veriyor ki insanı kendisine aşık bırakıyor. Yolda gidişi olsun, performansı olsun bu arada bir kusur bulmak hiç kolay değil. Tipi dışarıdan bakıldığında direk dikkat çektiği için sürücüsünü havaya sokmuyor değil. Keşke kırmızı olup biraz daha dikkat çeksin havamız olsun diyorsunuz. Hatta yoldan geçerken bazı yerlerde durduğumda araba çok şık ve güzel sözlerini duymadım da değil. Arabanın içine ilk oturduğumda Mazda CX-3 ve Mazda 3 karışımı bir araba sizi karşılıyor. Arabanın iç mekânında sert plastik kullanılması beni çok tatmin etmedi. Eşya gözü olarak çok cömert bir araba olmadığını belirteyim. Kapı gözleri yok ve sürücü bir su şişesini koymak için biraz zahmet çekiyor. Keşke torpido ön tarafta konumlandırılıp sürücüyü rahat ettirselerdi. Ekran ve diğer özelliklerin kullanımı diğer Mazda modelleri ile ortak olduğu için ben zorluk çekmedim. Ekran parlaklık ve çözünürlük bildiğiniz Mazda 3 ile aynı. Fakat ekranı kontrol etmek istediğimiz kumandanın yeri biraz el altında kalmış. Mazda 3 gibi konumlandırılsa oldukça kullanışlı olabilirdi zira manuel bir araçta vites değiştirdiğinizde istem dışı eliniz çarpabiliyor. Araç yüksek hızlarda oldukça ses alıyor (doğal olarak ) ama üzerinde bulunan BOSE müzik sistemi devreye girince sesler bir bir kayboluyor. Koltukları tam olarak böyle bir spor araba için yapılmış dedirterek benden tam not aldı. Performans ve yol tutuşu konusunda söylenecek söz; İşte araba budur. Çok farklı marka ve model kullanma şansı bulan biri olarak bu araç çoğu Mazda modelinden ve diğer markaların modellerinden oldukça keyifli. Arkadan itişin de verdiği avantaj ile bu araçta yanlamak hem çok kolay hem de keyifli. Hele bir de ESP yi kapatırsanız . Bunu aracı daha ilk çalıştırırken bile hayal ediyorsunuz zira Mazda mühendisleri sizi gaza getirmek için olsa gerek çalıştırınca bile motora verdiği hafif gaz ile egzozda hoş ve kışkırtıcı bir ses ürettirmeyi başarmışlar. Aracı ne kadar zorlarsanız zorlayın sürücüsünü asla tedirgin etmiyor. Performans olarak bastığınızda nefesi kesilmediği için sürekli yüksek hızları zorlamak istiyorsunuz. Arabayla hız denememde ben 235 km/h gördüm. Bu hızlarda tedirgin eden bir otomobil olmadığı gibi frenleme anında sizi zora sokmuyor. Bu deneyimin enen kötü yanı ise benim gibi Mazda3 kullanıcılarını arabasından soğutan bir alet. Bu araçla sakin bir gün geçirmek zor zira sağdan soldan gelip sizi taciz eden, önüne kıran, gazlamak isteyen çok sayıda tip görüyorsunuz. Öndeki yavaş gidiyor selektör yapıyorsun adam gazlayacak bu diyor sizle birlikte basmaya başlıyor. Cam silen ışıklardaki kişiler her yerde camınıza yapışıyor. Üstünüz açıksa zaten muhabbetin sonu ışık yanana kadar gelmiyor. Abi kaç basıyor süper araba vs. Yani siz siz olun bu arabayı sürmeden ben araba sürüyorum demeyin çünkü özel bir araç olduğunu direksiyona geçmeden sözlerle, okumakla anlamak zor. Söylemeden edemeyeceğim, Ufuk tarzı adamların eline bu arabayı vermeyin çünkü küfür yemenize sebebiyet veren hareketler ve Mevleviler gibi dönüyorsunuz . Araç ile 700 km’ den fazla yol yaptım bana kalsa bir 700 daha yapardım. Hatta acaba arabayı satıp bundan mı alsam sorusu aklımdan çıkmıyor. Araba kapının önünde durdukça sürüşü zevkli olduğu için bununla ben bir tur daha atayım diyorsunuz. Ben açıkçası bu arabaya hasta oldum. Son gün geldiğinde biraz buruk ve üzüntülü olarak Nida kulenin yolunu tuttum. Günümüz doldu arabayı teslim edip son bir foto çekilip oradan ayrıldım. Sonra içimden Burak abiye madem alıyorsun bir hafta alsana şu arabayı deyip söylene söylene yoluma devam ettim. Yine de bu imkânı sağladığı için MazdaClubTR Yönetimi, Mazda Türkiye ve kendi hakkı olduğu halde bana devreden arkadaşım Mustafa’ya sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Tüm haberi görüntüle
  8. 11 points
    İlhan

    2016 Mazda Servis Bakım Kampanyası 1 - 19 Kasım

    2016 yılı Servis Sonbahar Kampanyası “1 - 19 Kasım” tarihleri arasında düzenlenecek olup. Bu tarih aralığında Yetkili Servislerden hizmet alacak, üç yaş ve altındaki araçlara %20, üç yaş üstündeki araçlara %30, parça, işçilik ve aksesuarda indirim verilecektir. Tüm haberi görüntüle
  9. 10 points
  10. 10 points
    Tarahumara

    MazdaClubTR 10. Yıl Hediyeleri Mayıs Ayı Kazananları

    Ne goygoyladiniz arkadas ya Kimin kac begeni aldiginin bir onemi yok. Bu foruma ne kadar faydali oldugunuz onemli degil mi Sadece begeni ya da post sayisinin da bir onemi yok bence. Bu ikisini birbirine bolunce post basina alinan begeni orani cikarip oyle konusalim Goygoycu musunuz yoksa hakikaten faydali mi o zaman gorulur. Alin oruclu oruclu zaman gecsin diye usenmedim cikardim listesi. Uye Begeni Ad. Post Ad. Oran @ibrasoft 228 167 1.37 @Tarahumara 966 828 1.17 @Arabalar 1679 1447 1.16 @hsgrn 209 185 1.13 @Canuck 440 420 1.05 @SpeedMazda 275 286 0.96 @Serdar Ç. 314 344 0.91 @Koray74 190 213 0.89 @Zealot 1347 1540 0.87 @Servet 837 1083 0.77 @Mümin 800 1036 0.77 @Arman-1999 1496 1959 0.76 @Mersinden_Ersin 224 295 0.76 @bosphoruss9 378 565 0.67 @GökayT 275 414 0.66 @Ömer626 382 581 0.66 @Devrim Babacan 486 761 0.64 @Renegade 215 363 0.59 @quiteguide 280 521 0.54 @Efebey 457 851 0.54 @katil balina 562 1047 0.54 @nazarterzi 309 580 0.53 @SafaTR 190 357 0.53 @Holydao 313 590 0.53 @Mutlu Tekir 1114 2130 0.52 @Revivo73 1071 2515 0.43 @zoptrik 536 1332 0.40 @Bikes44 216 587 0.37 @Semih Uluca 211 628 0.34 @İlhan 4991 14890 0.34 @oguzhan89 276 863 0.32 @mursel_balci 432 1390 0.31 @PAN 312 1005 0.31 @Mehmet Özdemir 2383 7917 0.30 @Oziyal 596 2106 0.28 @Fotifoti 2054 9449 0.22 @mazda_ozan 438 2341 0.19 @okkko 389 2322 0.17 @EgeG 226 1476 0.15 @Ali 677 5176 0.13 @M.E.G 891 9370 0.10 @emregc 401 4698 0.09 @NoooFearrrr 483 6459 0.07 @S.Halilduru 318 5744 0.06 @Burak 3397 61505 0.06 @Gökhan 686 15451 0.04 @Selman 233 22729 0.01
  11. 10 points
    Zealot

    Zealot

    Sivas
  12. 10 points
    Serdar Ç.

    Siparişler geldi (1.Nesil Mazda 3)

    Aracıma aliexpress'ten yaptığım ufak tefek aksesuarlar sonunda elime ulaştı. Şimdilik anteni takmış olsam da diğerlerininde montajını yaptıkça fotoğrafları bu konuda paylaşırım. Ürünlerden isteyen arkadaşlar olursa linklerini gönderebiliirim.
  13. 10 points
    Fotifoti

    Mazda CX-3 Kullanıcı Yorumları

    Allah'ın inayetiyle (başka sebepten değil) forumun 2. beyaz (sanırım) cx-3'ü de bana nasip oldu Geçtiğimiz perşembe aldığım aracımı Elazığ'dan Eskişehir'e getirdim ve yol boyunca aracı tanımaya da vaktim oldu. İnşallah ileride CX-3'için tüm sorulara da beraber yanıt bulacağız. Evvela daha önce Beyin ameliyatından çıkıp, görmek için istanbul Autoshow'a koştuğum cx-3'e sahip olmak değişik bir duygu Allah herkese gönlüne göre versin. Daha önce yazılan çizilenleri pas geçiyorum abicim. zaten araç 16 . 4x4 yani Üç gün şehir içi dolaştıktan sonra pazar sabah yola düştüm. Kitapçıktaki "Aracın her hangi bir rodajı yok ama ilk 1000km zorlamaz, sürekli sabit hızla gitmezseniz yakıt/performans/ömür olarak olumlu katkı sağlayacaktır" mealindeki nota hürmeten ve ceza korkusundan itinalı kullandım. 1000km'nin ortalama hızı 100km Yakıt ise 130 Şehir içi + 400km 7lt 27kr yaktı, Kayseri - Eskişehir arası, bazı yerlerde bastım son 100km ekonomi kastım ve 130tl 6.4lt yani 24kr yaktı. 1000km olduktan sonra yakıtta gözle görülür azalma dikkat çekiyor Yakın zamanda daha düşük değerler göreceğime eminim. Yol Notları: - Arabayı aldıktan 3 gün sonra yola düşünce lastik hamuru tam açılmadığından Gürün yakınında ıslak mucurlu asfaltta ufak bir kaydı topladı araba. Beni biraz korkuttu Başta lastikten olduğunu anlamadım, yüksek olduğu için sandım çünkü. şuan tabiri caizse yola yapışıyor. U dönüş yapıyorsun araba kesinlikle yatmıyor. Alıştığımız sürüş pozisyonu farkına da bir iki günde alışıyorsunuz. Sonrası keyif Araç ruhsatta steyşın olarak geçiyor ve bence de bir suv değil. İniş biniş otomobil gibi çok rahat. Bu rahatlığa istekli motor eklenince değmeyin keyfine. - Motoru kağıt üzerinde zayıf gören arkadaşlara aldırmamanızı tavsiye ederim uzun yolda istediğiniz araçla arkalı önlü gidebilirsiniz. Arkada veya önde olmak size kalmış Ben çok sıkıştırmadığım için bir ara ayağım kaymış öyle 190 falan yazdı. Rahat gidiyor araç özellikle ara hızlanması çok iyi. Turbo geometrik olduğu için "dolsun da gidelim" bekleyişi yok. Yarisde deli olmuştum. Turboyu beklemek zamana zaman tehlikeye sokabiliyordu. - MRCC Radar sistemi tek kelimeyle mükemmel. Kırıkkale-Ankara arası o yavaşla hızlan gıcık trafikte hiç bu kadara rahat etmemiştim. Hızı 120'ye sabitliyorsun, öndeki trafik 30'un altına inmediği sürece ne gaza basıyorsun ne frene. Radar sistemiyle öndeki araç ile aradaki mesafe de ayarlanabiliyor. 100-75-50-25mt şeklinde trafiğin peşinden gidebilirsiniz. Ayrıca akşam trafiğinde ileride frene basmadan, uyarı yakmadan yolun ortasında duranlar daha az risk teşkil ediyor. Sistem açıksa kendisi güvenli mesafeden fren yapıyor. Bir ara tam sistemi kapatmış passat ile kapışmaktan vazgeçmiştim ki yolda bir karartı fark ettim. Uzunları yakmamla önümde üzerinde 3mt çalı çırpı yüklü ve en ufak reflektör olmayan bir römork görmem bir oldu. Tepeleme doldurduğu için traktörün yola vuran farı bile görünmüyordu. Hemen sert fren yaptım, araç dörtlüleri yaktı yerime ve sola kaçıp devam ettim. Radar sistemine biraz daha alışkın olsaydım ekranda görebilecektim hatta araç kendi fren yapacaktı MRCC boş değil anlayacağınız test edildi onaylandı ... Hayat kurtarabilir. - Head-up ekranı çok önceden Mazda 3 test ettiğimden biliyordum ama bana dikkat dağıtan gereksiz bir şey gibi gelmişti. Şimdi kadrana neredeyse hiç bakmıyorum. Ayarla bırak, gözün hep yolda kalsın. - Led farlar müthiş! Bir selektör yapayım diyorsun 200mt ötedeki kedi gözü bile el sallıyor Adaptif farla bu kadar geç tanışmama da ayrıca üzüldüm. Viraj içini sürekli görüyor olmak, benim gibi gece yolu sevenler için nimet. - Kadran genelde gps'den %6-7 fazla gösterir. Mesela Yariste 128 ile gittiğim zaman tam 120'ye geliyordu. Böylece yasal sınırda gidiyordum. CX-3' hızı kendi gps'inin referans alarak yazıyor. Telefonda 55 ise kadran da 55, 120 ise 120. Yani kadran fazla gösteriyor deyip biraz sınır üzeri giderseniz ceza yersiniz. Ben erken fark ettim çok şükür. 2 radarı kazasız atlattım. - Beni tanıyanlar bilir. Kulaklarım duymuyor ama iyi titreşim alırım. Aracın dizel olduğuna dair bir emare duyamıyorum Otomobilden iyi anlayanlar ve önce devir saatine bakanlar dışında da ayır edebilen olmuyor. Gidişi de sesi de benzinli gibi. Ses sistemini de yarıya kadar açabildim güm güm güm sanırım baya iyi ses veriyor Gelelim eksiklere: Mazda'daki mühendis abilerimiz 4 çeker sistemden, radar kontrole, anahtarsız girişten, MZD connecte kadar her şeyi koyduğu için "Ulan biz makyajda bu arabaya ne koyacağız?" diye düşünmüşler ve bazı yerlerden kırpmışlar. Çok sinir bozucu olmakla beraber anlayışla karşıladım. - Sürücü koltuğunda bel desteği yok - Dikiz aynasında Otomatik kararma özelliği yok - Güneşlikteki makyaj aynasında ışık yok - Ön cam ısıtma yok - 4 cam tam otomatik değil ve tuşlarda aydınlatma yok. Sadece şoför camı için var. Zorlayınca kusur olarak sadece bunları bulabildim. Henüz bir hafta olmadı ama benlik bir araç aldım diyebilirim. 5 yıl binmek zorunda olduğum için hem sıkmayacak, hem arıza vermeyecek, ekonomik, yeterli bir araç gerekiyordu böyle bir şey arayanlara tavsiye ederim . Ek: - Kör nokta uyarısı araç dururken de çalışıyor - Geri vitese taktığınızda arkanızdan araç geçiyorsa uyarıyor. ( Kör nokta algılayıcı BSM, arka trafik kontrolü de RCTA oluyomuş @okkko söyledi ) - Bagaj aydınlatması yetersiz
  14. 9 points
    Tarahumara

    Skyactiv Şanzıman Kilidi

    Uzun zamandır garajdan çıkarken ufak bir yokuşta aracın hafiften öne atlamasının sebebini merak ediyordum. Bu gece yine can sıkıntısından ne yapayım diye düşünürken, Mazda'nın otomatik şanzıman sistemindeki kilitleme olayı ile ilgili bir video çekeyim dedim. Belki, bu öne atılım merakımı da gidermiş olurum diye. Şüphelendiğim şey şanzıman kilidinin devreye girmesiydi. @Zealot arkadaşımız, Mazda'larda kilidin çok erken devreye girdiğini söylemişti. Test sonucunda gözlemlediğim şey de tam olarak buydu. Biraz uzun bir video oldu (13 dk). Aracın OBD portuna bilgisayarı bağlayıp, bilgisayarı yan koltuğu koydum ve telefonla bilgisayar ekranını kayıt ettim. Yolu da araç içindeki kamera kayıt etti. Aslında ekranı kaydeden yazılımları kullansam daha hoş olabilirdi ama garaja inerken böyle bir kayıt yapma planım yoktu. Garajda telefon çekmediğinden böyle bir yazılım da yükleyemedim. Bilgisayar ekranında bazı veriler var. Anladığım kadarıyla bu verilerin ne olduğunu açıklamaya çalışacağım. Açıklayamadığım ya da yanlış açıkladığım bilgiler için bilgili arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim. - LOCK_UP : Araç rolantide çalışırken OFF konumunda, belli bir hızı geçince SLIP yazıyor. Kilitlendiği anlamına geliyor sanıyorum. - GEAR_SEL : Aracın kaçıncı viteste olduğu. - RPM, rev/min : Motorun dakika dönme hızı. - OSS, rev/min : Şanzıman çıkış hız sensörü (Transmission Output Speed Sensor). - TSS, rev/min : Türbin hız sensörü (Trans Speed Senor). - TS_VS, km/h : ? Bunun ne olduğunu anlayamadım. - VSS, km/h : Araç hız sensörü. Bu değerle aracın kadran ve GPS hızı arasında 8-9 km/h fark var. Araç kadranı 179 gösterirken bu değer 170 gösteriyor. - APP, % : Gaz pedalına basma yüzdesi. - LOAD, % : Motora yükünün yüzdesi. Bir başka merak ettiğim şey de şudur; Ben bu aracı ilk aldığımda, aracın kadranında 199 km/h hızı otobanda gördüm. Nedense artık 180 km/h geçemiyorum. Belki hiçbir alakası yok ama ben, ilk bakımda değişen motor yağına yoruyorum. Bir sonraki bakımda ısrarla 0-20 Mazda Supra yağı isteyeceğim.
  15. 9 points
    Tarahumara

    Tavan Ambiyans Led Aydınlatma Ekleme

    Ben de ekledim bu ambiyans led aydınlatmasını. 2. nesildeki gibi kolay değil malesef. 2. nesil Mazda 3 ve Mazda 6'larda olan bu ambiyans aydınlatmasını 3. nesillerde nedense kaldırmışlar. Bazen hem görsel olarak, hem de işlevsel olarak eksikliğini hissediyordum. Aracın içindeki bütün ışıklar beyaz olduğu için ben de beyaz bir led seçtim. Ledin şiddetini ayarlamak için araya ufak bir şiddet ayarı modülü ekledim. Elektriğini de, daha önce kabin içi kamerası için otomatik kararan dikiz aynasından çektiğim elektriği çatallayarak elde ettim. Yurtdışında sunrooflu modellerde sunroof kontrol tuşları var. Bizde sunroof opsiyonu olmadığından orada boş bir plastik parça var. Oraya kürdan kalınlığında bir delik açıp arkasına monte ettim ledi. Şiddet ayarı modülü de çok ufak olduğundan, sağdan direksiyonlu modellerde bluetooth mikrofonu olan yere yerleştirdim. 2-3 saatlik bir işlem. Bütün kabloları bez bantla güzelce sardıktan sonra da bağlayıp kapattım. Işığın odak noktasını dağıtmak için ufak bir zımpara ile ledin ucunu zımparaladım. Led cam gibi görünürken, buzlu hale geldi. Işığın vurduğu yeri de tam olarak kol dayama ve bardaklıkların olduğu yere verdim. Benim telefon tutacağım bardaklık kısmında, geceleri telefona kablo takıp çıkarırken ya da torpidodadan bir şey alırkey epey işlevsel olacak. Işık şiddeti ayarlanan modülden istenirse tamamen de kapatılabiliyor ışık. Fotoları paylaşıyorum:
  16. 9 points
    Kasırga kadar güçlü rüzgar, çöl ısısı ve mikrodalga enerjisi patlamaları, Mazda otomobillerinin yollara hazır hale gelmesi için geçen yoğun testlerden sadece birkaçı. Sürülebilirlik ve güvenilirlik arayışının gerçekleştiği geniş odaların içine küçük bir bakış atıyoruz. RÜZGAR TÜNELİ "İşim rüzgarın sebep olduğu gürültü seviyesini azaltmak. Sessiz, dinlendirici ve sofistike bir atmosfer yaratabilirsek, sürücüler sürüşe daha fazla odaklanabilecektir". -TAKUYA FUJITA Araç test ve araştırma biriminde çalışan mühendis. Mazda, Mazda CX-5'in iyileştirilmesinde büyük atılımlar yaptı ve bunların çoğu, rüzgar tünelinde geçirilen zamanla elde edildi. Rüzgar tünelinde, 140 km/saniyelik hava tahribatı ile aracın aerodinamiği ve yüksek hızda stabiliteyi iyileştirmek için ince ayarlara tabi tutuluyor. Rüzgar gürültüsünü ve hava direncini azaltarak, yakıt verimliliğini artırmak için artırılmış yalıtım ve pencere kapı contaları geliştirildi. Mazda, Hiroşima'nın kuzeyindeki Miyoshi'de deneme sahasında aerodinamik test tesisi kurduğu 1983 yılından beri, her üretim modeli bu rüzgar tünelinin kapısından geçmiştir. Rüzgar tünelindeki aero test programı, ilk konseptten ürünün üretime hazır haline kadar iki yıl sürer. Bu test odasında kullanılan fan, yaklaşık 8 metre çapında ve 223 rpm devirde dönüyor. Mazda'nın rüzgar tüneli testlerinin ilk konuğu 1983'te üretilen Mazda 323 olmuştur. İKLİM TEST LABORATUVARI "Dünyanın her yerinde iklim faktörlerinin neden olduğu herhangi bir arıza olmadan, mükemmel performans gösteren ürünleri sunmayı hedefliyorum." -SHO SHIMAMOTO Değişkenlik ve çevresel performans gelişimi biriminde çalışan mühendis. Bir düğmeye basılır ve bir sürü kocaman halojen ampül geceyi gündüze çevirir. Birkaç dakika içerisinde sıcaklık 54.5 °C'ye ulaşacak ve Mazda MX-5'te bir dizi dayanıklılık testi başlayacak. Geliştirme aşamasında tüm yeni Mazda otomobilleri, performans ve emisyon testleri için en zor koşullarda 30 güne kadar burada misafir edilirler. Otomobiller, 200km/h hızlara kadar test edilirler ve ısı emme etkisini incelemek için lambaların altında bırakılırlar. Test odasının yanındaki bir başka bölümde ise sıcaklığın -40 °C'ye kadar düşürülebildiği dev bir soğutucu bulunur. 880 KW aydınlatma gücüne sahip iklim test laboratuvarı, 2012 yılında faaliyete geçmiş ve ilk misafiri Mazda MX-5 ND olmuştur. GÜVENLİK MERKEZİ "Kaza yapmayacak bir araç geliştirene kadar güvenlik sistemleri üzerinde çalışmaya devam edeceğim." -DAISUKE TSUJI Kaza güvenlik geliştirme birimi müdür yardımcısı. Günde birçok kez, Mazda güvenlik merkezinde hava yastığı patlama ve metal dövme sesleri yankılanır. Her yeni model, en yüksek güvenlik standartlarını karşıladığından emin olmak için 100'den fazla farklı çarpışma testinden geçer. Özel tasarlanmış bir kamyon, 90 km/h varan hızlarda test araçlarına farklı açılarda çarparken, arabalar da en yaygın çarpışmaları simüle etmek için beton duvarlara ve metal direklere vurdurmak için itilir. Mazda'nın SKYACTIV gövde tasarımında yüksek gerilimli çelik kullanımı, Mazda otomobillerini hiç olmadığı kadar güvenli hale getirdi, ama güvenlik teknolojisi arayışları durmaksızın devam ediyor. Eşsiz çeviklik ve i-ACTIVSENSE teknolojilerinin yanında sezgisel kullanımla her zamankinden daha güçlü otomobiller geliştirerek, Mazda'nın hedefi olan kazasız bir dünyaya ulaşmayı hedefliyor. Güvenlik merkezi 1965 yılında faaliyete geçtiğinde ilk misafiri Mazda Familia olmuştur. YANKISIZ ODA "İnsanların % 99'unun burada ne yaptığımızı ve bunun önemini anlamadığını düşünüyorum ama aracınızı kullanırken eğer çeşitli elektromanyetik dalgalara maruz kalıyorsunuz." -YASUSHI HAMADA Elektromanyetik alan testi ve elektrikli Araç teknolojisi yöneticisi. Wi-Fi, mobil telefonlar, GPS, dijital radyo ve televizyonlarla giderek artan sayıda frekans ve dalga boyundaki yayınlara maruz kalıyoruz. Modern otomobiller, potansiyel arızalardan korunmaları gereken elektronik sistemlerle doludur. Bu aşamada yankısız oda oyuna giriyor. Mazda mühendisleri, dış dünyadan tamamen bağımsız karbon tüpler ve polistiren ile kaplanmış büyük bir alan içinde test edilen araçları, ulusal bir radyo istasyonundan daha güçlü bir vericiyle bombalıyorlar. Burada yapılan testlerden sonra tüm Mazdalar dünyanın herhangi bir yerinde, zararlı elektromanyetik dalgalara karşı tamamen güvenli oldukları garanti altına alınıyor. 2016 yılında faaliyete geçen yankısız odanın ilk misafiri ise Mazda CX-5 olmuştur. NVH TEST ODASI "Araba kullanırken çeşitli sesler duyuyorsunuz; örneğin, motorun sesi, lastikler, rüzgar tüm bu sesleri uyumlu hale getirmek ve onları dinlemek için ince ayarlar yapmak istiyoruz." -TAKAYA KATSURAGAWA Sessizlik geliştirme takım lideri. Burada bir iğnenin yere düşerken çıkardığı sesi duyabilirsiniz. Mazda mühendislerinin endüstride Gürültü Titreşim ve Sertlik (NVH) olarak bilinen verileri değerlendirmelerine yardımcı olan bu büyük oda olabildiğine sessizdir. Tekli gövde panelleri ses iletimini ölçmek için kullanılırken, test tamburu da aracın dış gürültüsünü değerlendirmek için farklı hızlarda ilerlemesini sağlar. Kapının kapanması ve açılmasının sesi dahi ölçülebilir ve daha kullanışlı hale getirmek için ayarlamalar yapılabilir. Yeni tasarlanan araçlar, NVH test odasında aylarca test edilir ama sonuçta gerçek bir yolun vereceği tepkiler çok daha farklıdır. Araçların gerçek yol ses ve gürültü deneyimleri de kilometrelerce test edilmelidir. 1989 yılında faaliyete geçen NVH Test odasında 220 km/s hızında dönebilen test tamburu bulunmaktadır ve testler için ilk misafiri Mazda 323 olmuştur.
  17. 9 points
    Mustafa Yılmaz

    3.Nesil Mazda 3 i-DM (Intelligent Drive Master)

    Arkadaşlar Merhaba; Öncelikle bu konuyu açarak bizi bilgilendiren Ömer Bey’e (@Tarahumara) Teşekkür ederiz. Sürüş Bilgi Ekranını aktif etmek için yapılması gerekenler; 1) Bu işlemler için elimizde öncelikle Araca uyumlu bir ELM 327 (HS ve MS) ODB II kablo gerekli 2) Aktif edilmiş Forscan uygulaması İndirme Linki: http://www.forscan.org/download.html 3) HEX kodlarını değiştireceğimiz Excel dosyası İndirme Linki: https://onedrive.live.com/?authkey=!AOoQH8K9qgfqa4Q&id=45C6437E5AC3FE5C!6388&cid=45C6437E5AC3FE5C ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- İşlem adımlarına geçebiliriz.
  18. 9 points
    MazdaClubTR

    2015 Mazda CX-3 - AWD 1.5 SKYACTIV-D Dizel Power Sense

    2015 Haziran ayından itibaren Türkiye'de satışa sunulan Mazda CX-3, Mazda'nın B-SUV yani kompakt crossover segmentine dizel-otomatik-AWD üçlüsü ile güçlü bir giriş yapmasını sağladı. Lanse edildiğinde Türkiye'de bu donanıma sahip tek araç olma özelliğini taşıyan Mazda CX-3, aynı zamanda markanın küçük hacimli ilk dizel motoru olan SKYACTIV-D 1.5'in de Türkiye'de sunulduğu ilk araç olma özelliğini taşıyordu. Avrupa'da daha önce Mazda 2 de sunulan motor bu modelin yüksek fiyat sebebi ile Türkiye'ye getirtilmemesinden dolayı ilk olarak CX-3 te karşımıza çıkıyor. Genel hatları ile Mazda2'nin biraz uzun ve iri versiyonu olan araç, temelinde yatan "KODO – Hareketin Ruhu" felsefesi sayesinde özgün ve çekici dış tasarımını basit ama akıllı iç tasarımı ile birleştiriyor. Baştan aşağı yeniden tasarlanan SKYACTIV şase, şanzıman, motor ve AWD sistemi ile de Mazda CX-3, sürücüsüne konforlu ve keyif veren bir sürüş dinamiği sağlıyor. Teknik Özellikleri Test ettiğimiz 2015 Mazda CX-3 Power Sense, Mazda'nın bu araçta sunduğu en donanımlı paket. Ek olarak üzerinde geri görüş kamerası da mevcut olan aracı test için aldığımızda henüz 23 kilometrede olması sebebiyle sıfır almayı düşünenleri nelerin beklediği konusunda da oldukça güzel fikirler veriyor. 1.5 SKYACTIV-D 105 HP turbo dizel bir motora, otomatik SKYACTIV-Drive şanzımana ve oldukça dolu bir donanım paketine sahip olan araç, adaptif LED farlar, MRCC ismi verilen Mazda Radar Hız Kontrol sistemi, aktif sürüş ekranı, anahtarsız giriş sistemi, 18 inç alaşım jantlar, BOSE müzik sistemi gibi bir çok üst düzey güvenlik konfor ve eğlence seçeneklerini içeriyor. Test ettiğimiz aracın tüm özelliklerini ekteki PDF dosyasında bulabilirsiniz. Mazda-CX-3-Power-Sense.pdf Motor , Performans , Sürüş ve Konfor Mazda CX-3'te kullanılan SKYACTIV-D 1.5 Dizel motor muadillerine göre oldukça sessiz. Seri üretim dizel motorlarda alışkın olmadığımız kadar düşük bir sıkıştırma oranına ( 14.8.1 ) sahip olması sanırım bunda en önemli etken. Motorun özel tasarımı sayesinde turbo gecikmesi azaltıldığından daha geniş bir devir aralığında torku hissedebiliyorsunuz. Bu da size daha esnek bir sürüş sağlıyor. Mazda CX-3 motorundaki sessizliğine rağmen uzun yolda içeriye biraz ses alıyor. Edindiğimiz izlenim bunun çoğunlukla lastik ile alakalı olduğu. Üzerinde gelen 215 50 R18 ebadındaki TOYO lastiklerin biraz sesli olmasından dolayı Mazda CX-3 alacakların bu sese lastik ömrü kadar sabretmeleri gerekiyor veya bunu başka bir lastikler değiştirmeleri.. Performans Test aracımız olan 2015 Mazda CX-3 - AWD 1.5 SKYACTIV-D Dizel Power Sense, Mazda Türkiye internet sitesinde "75kg sürücü dahil 1295kg" , ruhsatında "1360kg", son olarak mazda-tr broşüründe "75kg sürücü dahil 1429kg" olarak belirtilmiş. Kullanım açısından araç 1429 kilogram ağırlığındaymış izlenimi veriyor. ( Sanırım birisinin bu aracı kantara sokmasında fayda var ) . İlk kalkışta çok çabuk olmayan CX-3 ara hızlanmalarda tatminkar performans sunuyor. Fabrika verilerinde belirtilen son sürate (170 km/h) çok da zorlanmadan çıkan aracın daha yüksek hızlarda büyük hacmi sebebiyle rüzgara yenik düşeceğini düşünüyoruz. Gaza ayağınızı ilk koyduğunuzda 1-2 sn lik düşünme süresi olan CX-3 ile ilerken, aracın şanzımanının konfor ve şehir içi odaklı tasarlandığını düşünüyorsunuz. Her ne kadar agresif bir görüntüye sahip olasada, bu araç uzun şehirler arası yolculuklar için tasarlanmadığını kullandığınzda belli ediyor. Araç için üstüne basa basa söylenmesi gereken bir diğer konu ise, yere çok sağlam bastığı. 170km ile giderken bile araç içinde asla hızınızı hissetmiyorsunuz. Rahatça şerit değiştirebiliyorsunuz. Direksiyonu serbest tutabiliyorsunuz. Araç her hızda güven veriyor. Tasarım ve Konfor Mazda'nın "Hareketin Ruhu" anlamına gelen KODO anlayışı, Mazda CX-3'te de hayat buluyor ve adeta otomobil seven herkesin detayları incelemesi arzusunu tetikliyor. Mazda tasarımcıları gergin, kaslı ama yine de akıcı hatlarını yaratmak için doğal habitatlarındaki hayvanların hareketlerinden, bir okçunun okunu bıraktığı enerji dolu ana kadar, her şeyi çalışmışlar. Dış tasarım konusunda rakiplerinden açık ara ayrılan CX-3, test süresince gittiğimiz her yerde tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Sedefli Beyaz rengin, rakiplerinden çok farklı durduğunu mutlaka belirtmeliyiz. İç Tasarım olarak Mazda, CX-3'te sadeliğe önem vermiş. Ön konsolda sadece klima kumandalarına yer veren Mazda mühendisleri, multimedya için gerekli tüm düğmeleri vitesin arkasında yerleştirmiş. Kullanım açısından ergonomik olan bu düğmelerin basma ve kullanma kalitesinin de üst düzey olduğunu söyleyebiliriz. Araca alışık olmayan birisinin ses açma tuşunu ön konsolda araması ise sizi hiç şaşırtmadı. Direksiyon modern, şık ve kullanışlı. Direksiyonun sol tarafı müzik kumandaları için, sağ tarafı Cruise Control için ayrılmış. Orta konsolda kullanılan deri malzemeler araca çok zengin bir görünüm sunarken, konsolun üstünde kullanılan plastik malzemenin sert olması, bizden oldukça eleştiri aldı. En donanımlı versiyon ile gelen test aracımız, konfor donanımları olarak bir kaç eksikliğe sahip. Sürücü camı dışında tek dokunuşla kapanan camlara sahip olmayan CX-3 ön ve arka kol dayama yüzünden de eleştirimize maruz kaldı. Uzun yolculuğumuzda arka koltukta orta kol dayamanın eksikliğini hissettik. Ön kol dayamanın aksesuar olarak satın alınabiliyor olması bir nebze olumlu karşılansa da, eminiz fiyatta az bir artış ile standart olarak sunulması çok daha az eleştiri alırdı. Yine de opsiyonel alınan ön kol dayamanın çok kullanışlı ve şık olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Klima kumandalarında ön cam buğu çözmek için kısa yol tuşu olmadığını gözlemledik. Otomatik klima için tek bir auto tuşu yerine, fan hızı ve üfleme kanalları için iki ayrı ayarı auto konumuna getirmeniz gerekiyor, buna ek olarak klimanın dijital göstergelere sahip olmamasını da ilk etapta yadırgadık. Lastik basınçlarını düzenledikten sonra yere çok sağlam basan ve 18" jantlarına rağmen darbeleri çok iyi emen süspansiyon bizden tam not aldı. Konfor yönünden beklentileri tamamen karşılayan CX-3 , rüzgar sesi konusunda çok iddialı değil ve maalesef lastik sesi konusunda hayal kırıklığı oluşturuyor. 215 / 50 R18 Toyo lastiklerin sebep olduğunu düşündüğümüz yol sesi konusunda lastik değiştiren kullanıcıların yorumlarını merakla bekliyoruz. Artıları BOSE müzik sistemi ( Sırf bu bile başlı başına Power almak için sebep olabilir ) Güvenlik donanımları ( Başta MRCC ) Sürüş keyfi Eşsiz tasarım Sessiz motor Başarılı şanzıman ve AWD Çok fonksiyonel direksiyon Eksileri Yol sesi Bagaj hacmi Ön ve arka kol dayamanın olmaması Klimanın dijital göstergesinin olmaması Makyaj aynasında ışık olmaması Kararmayan dikiz aynası Sürücü koltuğunda ek bel desteği olmaması Yakıt Tüketimi Mazda CX-3'ün Mazda resmi sitesinde açıklanan yakıt tüketim değerleri şehir dışı 4.9, şehir içi 5.6 ve ortalama 5.2 l/100km olmasına rağmen yaptığımız test boyunca maalesef bu rakamlara yaklaşamadık. Tekirdağ - İstanbul arası nispeten düz sayılabilecek bir yolda 110 km sabit hızla yaptığımız yolculuk gişelerde 6.2 ortalama ile sonuçlandı. Burada belirtmek isteriz ki bu değerler daha sıfır olan bir araçta 4 kişi, bagaj dolu ve klimamız açıkken elde edildi. Bu da bizde kişisel kullanımda ve ilerleyen kilometrelerde bu değerin düşüceği yönünde bir izlenim bıraktı. Bunun üzerine takıldığımız şehir içi trafik ile birlikte elde ettiğimiz ortalama değer de 6.8 civarında idi. Bu da bize bir önceki günde elde ettiğimiz tecrübe ile şehir içi ve sıkışık trafikte yaklaşık 7.0 civarında bir tüketime sahip olacağımız izlenimini veriyor. Fiyatlar Mazda CX-3, 8 farklı donanım paketi ile sunuluyor. Sadece en alt 2 donanımda 4x2 ve düz vites seçenekleri varken üst donanımlara çıkınca AWD ve otomatik şanzıman seçenekleri ile sınırlanıyorsunuz. En alt donanım seviyesinde 82.200 olan araç en üst donanım seviyesinde 104.300 TL oluyor. Beyaz deri için 3.500, Metalik boya için 1.200, Ateş Kırmızısı boya isterseniz de 1.800 TL fark ödemeniz gerekiyor.
  19. 9 points
    Leskylor

    Mazda/Eunos Cosmo - 3 Rotorlu Samuray

    Merhaba, Bugün çok özel bir Mazda modelini, internetten derlediğim bilgiler ışığında, sizlerle paylaşmak istiyorum. EUNOS/MAZDA COSMO 13B/20B-REW(1990 - 1996) Özellikler Motor: Wankel 1.962 cc çift turboşarjlı 3 rotorlu Güç: 280 bg @ 6500 d/d, 402 nm @ 3000 d/d Güç Aktarımı: 4-ileri otomatik, Arkadan İtiş Frenler: Ön-Arka Havalandırmalı Disk Süspansiyon: Ön- Kontrol kollu, Helezonik Yay, Anti-roll bar; Arka- Çoklu bağlantılı, Helezonik Yay Ölçüler: U: 4.816 mm; G: 1.796 mm; Y: 1.305 mm Ağırlık: 1.610 kg Performans: 0-100 km/h: 6.6 saniye Fiyat (Yeni): $44.000 Japonya fiyatı Mazda, Eunos Cosmo modelinin üretimine, 1990 yılında yeni JC platformu üzerinde başladı. Cosmo, Mazda'nın Eunos adını verdiği lüks segment (Eunos için; Nissan - Infiniti, Toyota - Lexus benzetmesini yapabiliriz) için ürettiği en üst seviye modeldi. En önemlisi 3 rotorlu motora sahip seri üretimdeki tek araç olma özelliğine sahipti -ki hala öyle. 2+2 oturma düzenine sahip bu araç Mazda'nın lüks anlayışına uygun olarak sadece 4 ileri otomatik şanzıman ile satılmaktaydı. Ancak aracın satışları, Cosmo serisinin, araç boyutlarına kısıtlama getiren yeni Japon yasalarıyla büyük sekteye uğradı. Bu yüzden aracı satın alanlar ne yazık ki ek vergi ödemek zorunda kaldılar. Sadece sağdan direksiyonlu üretilmesi nedeniyle İngiltere ve Avustralya'da da satılması düşünülse de bu plan gerçekleşmedi. Araç, Japonya dışındaki incelemelere de konu oldu ve otomobil gazetecileri araca hayran oldular. V12 motora sahip Jaguar XJS'ye direkt rakip olarak gösterildi. Mazda bu aracı Jaguar, BMW ve Mercedes'e yakın konumlandırmak ve üretim kalitesini korumak istediğinden üretimi sınırlı tuttu. Araç ilk defa 1990 yılında piyasaya 27.200 dolar fiyat etiketiyle sürüldü ancak tüm opsiyonlar eklendiğinde aracın fiyatı 44 bin doları buluyordu (Enflasyon uygulanmış bugünkü eşdeğeri 72.000 dolar). Bu fiyat Mazda'nın o zamana dek bir araç için istediği en yüksek fiyattı. 1990 yılı fiyatlarıyla karşılaştırmak gerekirse 1991 model Lexus SC 400 (250 bg 4.0 litre V8) 37.500 dolar ve az önce bahsi geçen Jaguar 46.700 dolardan satılıyordu. Ancak 77.700 dolar fiyat etiketine sahip BMW 850i ve 92.700 dolara satılan Mercedes 500SL'e göre fiyatı oldukça cazip kalıyordu. Bu kadar parayla elbette 1990 yılında birçok otomobil satın alınabilirdi. Ancak aracı test edenler, standart opsiyon olarak sunulan deri döşeme ve Lyon'da üretilip, İtalyan ustalarca Milan'da cilalanan karaağaç süslemelere hayran kaldılar. Bir uzman, aracın boya kalitesinin Roll-Royce'tan daha iyi, motorun ise birçok V12 motordan daha akıcı olduğunu bile iddia etti. Lüks olmaktan öte, Cosmo, damgasını teknolojik olarak vurdu. Tüm modeller, dijital göstergelere sahipti ve bu ekran bugün üretilen birçok otomobildeki ekranlardan daha yüksek çözünürlüğe sahipti. En üst modeller ayrıca gösterge tablosunda beliren ve yana doğru kayan Cosmo yazısına ve dokunmatik Araç Kontrol Sistemi (CCS)'ne sahiptiler. Mazda, CCS'nin seri üretilen bir araçta sunulan ilk GPS olduğunu iddia etmişti. Test kullanıcıları, ekranda zoom yapıldığında sadece 9 saniyede (biliyorum bugün için uzun bir süre ancak 25 sene öncesinden bahsediyoruz) algılandığını bildirmişlerdi. Anteni aracın tavanında saklı olan GPS sistemi için Mazda, sadece 45 metrelik yanılma payı bulunduğunu söylemişti. Sistem ayrıca klima, 6 hoparlörlü müzik sistemi, yol bilgisayarını kumada etmeye ve aux bağlantısını kullanarak video oynatmaya izin veriyordu. Motor olarak 2 seçenek sunuluyordu: Standart 13B kodlu çift turbolu çift rotorlu Wankel motor ve opsiyonel 20B kodlu çift turbolu 3 rotorlu motor. 20B'den bahsetmeye devam edersek, bu motor 280 beygir gücündeydi ancak bu Mazda tarafından 1980 ve 90larda Japon firmaları arasında bulunan centilmenlik anlaşması gereği sınırlandırılmış bir güçtü. Gerçekte bu motor çok daha güçlüydü: Bir Mazda mühendisinin röportaj sırasında ağzından kaçırdığı üzere motor 295 ve 320 beygir gücü arasında güç verebiliyordu. Güç çıkışı ne olursa olsun fonksiyon aynıydı. İlk olarak daha küçük olan turbo devreye girerek gecikmeyi engelliyor, ikinci turbo ise daha geç devreye girerek (3.500 d/d civarı) gücü maksimize ediyordu. Daha sonra egzoz ikili sistemden geçerek 4 egzoz ucundan dışarı veriliyor, bu egzoz ucundan ikisi sürekli açıkken, diğer ikisi gaz pedalına daha fazla güç uygulandığında spor bir ses çıkarmaktan sorumluydu. Motor, sadece 4 ileri otomatik şanzımanla yürütülüyordu. Bu şanzıman vites seçici ile manuel vites değiştirmeye de izin veriyor, 4. vitesi kilitleyerek ilk 3 vites arasında manuel geçişe olanak sağlıyordu. Şanzımanda ayrıca vites geçiş aralıklarını uzatan NRM/PWR düğmeleri de bulunuyordu (bir diğer ilk). Tüm Mazda rotary motorları gibi 9.000 d/d aksine, Cosmo'nun motorları otomatik vites güvenli bir şekilde o devir hızına ayak uyduramadığı için 7.000 d/d ile sınırlandırılmıştı. Peki bu model, o dönem Japonya'da büyük rekabet konusu olan 4 tekerden çekiş, aktif süspansiyon ve tüm tekerleklerin kontrolü (örneğin 1994 Mitsubishi 3000GT'de vardı) teknolojilerinde ne sunuyordu? Mazda tüm seçenekleri değerlendirmiş ancak ağırlık kaygısı nedeniyle hiçbirini Cosmo'ya uygulamamıştı. Diğer yandan bu teknolojilerin sunulmaması fiyatı da aşağıya çekmişti. Cosmo'nun satışları ilk yılda 4.320 adede ulaşarak oldukça başarılı bir grafik izledi. 1993 makyaj operasyonuna kadar her sene birkaç yüz adetlik düşüş gösterdi. 1995 yılında sadece 331 araç satıldı ve aracın üretimine aynı yıl son verildi; araç toplamda 8.853 adet üretilmişti. Bu aracı satın alanlar daha ucuz olan 13B motora sahip modeli tercih ettiler (60'a 40'lık bir oranla). Eunos Cosmo, her ne kadar fiyat kaygıları nedeniyle Japonya dışında satışa sunulmamış olsa da, Mazda'nın istediğinde lüks ve zamanının ötesinde teknolojilere sahip otomobiller üretmekte usta olduğunu kanıtladı.
  20. 9 points
  21. 9 points
    razumuhin

    Yeni Mazda 3 Pişmanlık

    yeni kasa mazda 3 power donanımla alınır. aracın en buyuk farkı ne skyactive ne sorunsuzluk..son kasa mazda 3 ün tek artısı görsellik oda dediğiniz gibi power donanım da kendini çok daha belli ediyor. Sorunsuzluk dıyorsunuz mazda 3 araçların tüm kasaları zaten sorunsuzdu..skyactive diyorsunuz ben şahsen pratikte eski kasalarına göre aman aman bir fark olduğunu düşünmüyorum max 2 litre daha az yaksın kaba hesapla 100bin km de 10 bin lira yapar. 100bim km kim öle kim kala performans olarak da ne bekliyoruz ki araç zaten sana kendini söylüyor ben atmosferik bir motorum hacmim 1.5. Araç yakışıklı ve farklı.. güneş gözlüklerinizi takın yavaş sakin sakin ilginin tadını çıkarın derim. fazla matematik bazen keyif kaçırıyor
  22. 9 points
    kindness

    Mazda Türkiye Hakkında Şikayetler - Öneriler

    Bugün kızımla beraber Ümraniye Meydan alışveriş merkezine gittik. Real - MediaMark arasına Mazda CX-5 standı kurulmuş. Çok güzel kırmızı cx-5 bütün ihtişamıyla orada duruyor. Çevresinde de Mazda montu giymiş görevli arkadaşlar var. Uzaktan her şey çok güzel duruyor. Neyse kızımla beraber standın yanına gittik. Yanımıza Mazda montu giymiş görevli bir arkadaş geldi. Aramızda geçen ve standlarda duran arkadaşların konuya ne kadar hakim olduğunu(!) gösteren kısa diyaloğumuz. Ben - "bir an cx-3 getirdiniz sandım heycanlandım ama baktımki cx-5 miş" Stant görevlisi - "Evet bu 5 ama cx-4 te var" Ben - "yanlışınız olmasın, cx-4 yok, yeni cx-3 tanıtıldı" Stant görevlisi - "Var var.. ama daha bilgili arkadaşı çağırayım" Sonradan gelen stant görevlisi -"evet 4 yok yeni 3 çıkacak ama daha çıkmadı onunda hiç bir şeyi belli değil" Ben (iyice dumur olmuş vaziyette) -"olur mu sadece fiyatı belli, tasarımı bırakın Türkiye'ye gelecek motor seçenekleri bile belli" stant görevlisi -"Evet olabilir" Açıkçası stantlarda duran arkadaşların tanıttıkları üründen bi haber olmalarına üzüldüm. Diyaloğa girdiğim arkadaşlar muhtemelen ajans elemanları ama Mazda Türkiye stantlara koyduğu arkadaşların eğitimine daha fazla özen göstermeli.
  23. 8 points
    Mümin

    Mazda'dan Yeni G-Vectoring Teknolojisi

    Mazda’nın “G-Vectoring" adını verdiği yeni teknolojisi aracın konfor, stabilite ve yol tutuşunu geliştirecek. + Mazda yeni bir motor kontrol teknolojisi tanıttı. Yeni teknoloji konfor, stabilite ve yol tutuşunu geliştiriyor. Avrupa'lı otomobil muhabirleri G-Vectoring Control (GVC) teknolojisini bu hafta Fransa’da deneme şansı buldu. Sistem motordan gelen torku sınırlayarak G kuvvetleri arasında yumuşak bir geçiş yaratıyor. Sistem sürekli çalışarak her beş milisaniyede direksiyon hareketlerini ölçüyor, hem düz yollarda hem de virajda fayda sağlıyor. Entegre Kontrol Sistemi yöneticisi Toru Yoshioka, yeni teknoloji için “Bu sistem sürücüyü otomobili bir uzman gibi kullanmaya teşvik ediyor” diyor. Bunun için sistem otomobilin farklı köşelerindeki dikey yükü optimize ediyor, bu da bir yarış pilotunun virajları alırken gaz komutlarını ayarlaması ile aynı durum. Süper hızlı bilgisayarlar kullanan sistem bir insanın olabileceğinden çok daha hassas. Viraj alırken sistem torku 30 Nm’ye kadar sınırlandırıyor (çoğu zaman 10 Nm), otomobilin yükü viraja girişte ön tekerleklere aktarılıyor, sürücü hızlanırken yük geriye doğru hareket ediyor ve böylece stabilite gelişiyor. Yol tutuşu az yüzeylerde sistemin etkisi biraz daha belirgin hale geliyor. Öte yandan, Mazda sistemin sürücü tarafından fark edilmemek, doğal bir etki bırakmak üzere tasarlandığını belirtiyorlar. Sistemi düz yolda Mazda 3 ve Mazda 6 modelleriyle deneyenler de bu konuda aynı fikirde. G-Vectoring doğal bir his veriyor, verimli ve daha yumuşak bir sürüş sağlıyor. Kullanılan test otomobillerinde sistemi açıp kapatan kırmızı butonlar bulunuyor. Ancak muhabirler farkı sadece düşük yol tutuşlu yüzeyde belirgin olarak hissettiklerini söylüyor. Ufak direksiyon komutları sistem tarafından işleniyor, böylece uzun yolculuklarda daha az enerji harcanıyor. Mazda yeni teknolojinin insan merkezli bir tasarım felsefesinin parçası olduğunu belirtiyor. Direksiyon yanıtı daha doğal olduğu için, viraj alırken sürücü ve yolcular bu dönüşün etkisini daha az hissediyor, bu da konforu arttırıyor. Şasi platformu yöneticisi Alexander Fritsche tork kontrolünün anlık yapılması gerektiği için sistemi “teoride basit, uygulamada karmaşık” olarak tanımlıyor. 6 yıldır geliştirilen sistemi Mazda’nın sadece en yeni Skyactiv motor serisi ve şasileri destekliyor. Tork yönlendirmenin aksine, GVC sistemi direksiyonun dönüşünden çok yol tutuşunu arttırıyor. En önemli fark bu sistemin sadece motor yazılımı ve sensörleri kullanılarak uygulanabilmesi. Yani yeni teknolojiyi şu anki tüm Mazda modellerine ilave maliyet olmadan kolayca adapte etmek mümkün. Serinin güncellenen versiyonlarında ise teknoloji standart olarak bulunabilir. Güncellemeler bu yaz başlayacak ancak Mazda sistemin ilk olarak hangi modele geleceğini açıklamıyor. Tahminler ise bu modelin kullanım ömrünün yarısına gelerek güncellenecek Mazda 3 olacağı yönünde. kaynak Tüm haberi görüntüle
  24. 8 points
    Mutlu Tekir

    Hoşçakal Yaris, Merhaba Mazda 3

    Avrupa'da 10bin km. ye yakın motor arıza ışığı yanık sürdükten sonra sonunda Adem ustamın ellerine teslim edebildim arabayı. Ankaradaki bir özel servisin taktığı ön teker bilyelerinin de 25bin km. sonra sizlere ömür olmasından ötürü ta Münih'ten buraya 2bin km. borazan gibi öten aracımda kulaklarım delindi. Eski sessizliğini aradım. Yol rüzgar sesini duymayı aradım bol bol. Ölümü gösterip sıtmaya razı olma durumuna geldim. Subap ve poryalar değişimi için teslim ettik. Adem ustam 1 saatte söktü, 2 saatte topladı sağolsun. Biraz acelem vardı ve cuma günü de dükkanda kimsenin olmamasının da avantajıyla tecrübesini konuşturdu. Üst kapağı rektefiyeciye yolladık ve motora, boğaz kelebeğine, piston yüzeylerine, manifolda biraz temizlik yaptı. 1. Silindirdeki egzos subapları beni yaktı sadece... Baştan beri 1. silindir ateşleme arızası alıyordum sadece.... Ama 1 silindir bile güçten ne kadar düşürüyormuş, aracı teslim aldıktan sonra farkettim. Olay yavaş yavaş olunca, kurbağanın suyun yavaş yavaş ısıtılmasını anlamaması gibi oluyor insan... Piston gömleğin durumu... Gömlekte çizik yok, normal aşınmalar vardı. Yumurta şeklindeki aşınma seçilebiliyor. Pistonların durumu güzel. Segmanlar sıkmamış durumda. Adem usta arabama nargile içiriyorken... Ön bilyeler NTN 220 tl, arka porya 300 tl Tayvan malı. Kaliteli Japon bilyadan yapılma arka poryaya 1500 tl fiyat veren oldu... Poryalarınıza dikkat edin. Döviz fiyatları çok etkileyecek yedek parça fiyatlarını. Stone marka conta 550 tl, Subap 450, gayd 100, direksiyon hidrolik yağı eneos atf 1 lt 45 tl, 3 lt eneos antifriz 100 tl... Subap işçiliği de rektefiyeci dahil 1500 tl tutuyor aşağı yukarı. Bilgi olması açısından yazıyorum. Fiyatlar değişebilir normal olarak. İlk dikkatimi çeken şey Mazda bizim araçlarda maliyeti kısmak için fincan kullanmış. O kadar dandik birşey ki taşlama yapılamaz. Ayar yapılamaz. Zaten motoru o kadar söktükten sonra da subap ayarı yapmak mantıksız, subap değişimi yapmak maliyet anlamında daha uygun. Keşke fincan yerine hidrolik iticili birşeyler uydurabilsek de sorunlardan tamamen kurtulabilsek. Bu durum maalesef yeni mazdalarda da böyle, 6 larda da böyle. Eski 626 ların gözünü seveyim. Taş gibiler. 90bin km.de lpg takılmıştı. 130-135bin km gibi titreme başladı. Zamanla çok arttı. 140-142bin km gibi yolcu ön koltuğu baya baya titremeye başladı, 145bin km. gibi 1.5 gün çalışmayan soğuk motorda ilk çalışmada motor ısındığında kalmayan anormal bir titreme başladı ve ilk harekete geçip de gaza basmadığımda motorun aracı öne arkaya sarsması başladı. Dye alıp da aracı kendi halinde ilerlemesine izin verdiğiniz zaman oluyordu bu. 146bin km.de de ilk motor arıza ışığı göz kırptı, 146500-147bin gibi de tamamen yanıp sönmemeye başladı. Ondan beri 155bin km. ye kadar da hep arada yanıp yanıp söner halde bindim. 152bin km.den itibaren hep yanıp sönmeye başladı, sürekli uyarı veriyordu. Gücün bir anda düştüğünü hissetmedim ama bugün teslim aldığımdaki güç yoktu. Bu arada son 9bin km.nin en az 5bin km.sinin benzinde binildiğini belirteyim. Enteresan bir biçimde yakıt tüketimi belirgin bir biçimde artmadı. Uzun yolda 90-100 sabit hızla 6-6.5 lt ortalamayı tutturdum hep. Şehiriçinde yakıt tüketimi yokuş çıkarken çok arttı fakat ortalama olarak yine fabrika değerleri sınırları içindeydi. 155bin km.de değişimden önceki 3-4 günde eskiden 3 ile rahat çıktığım yokuşlarda 2 ile zor çıktığımı farkettim. (Otomatik viteste, 4 ileri) Belirtiler böyleydi. Tek sıkıntım Türkiye'den 3bin km ötede yolda bırakırsa, marş almazsa diye korkuyordum. Çok şükür yolda bırakmadı beni yavrum. Bilyeleri çin malı olmasına rağmen... Yeri geldiğinde subapları gidik halde 5500 devirleri görmeme rağmen... Bugün teslim aldığımda aracım gayet güzel bir şekilde iç dış yıkanmıştı. Benim temizlediğimden iyi temizlemişlerdi. Avrupa'da 2 ay 10bin km sonrası içi baya baya pisti. Arabada yatıldığını, yemek yendiğini de düşünürsek. Eski gücü yerine gelmişti, titremeyen, ses çıkarmayan halini özlemişim yavrumun. Önereceğim tek şey, işini düzgün yapan ustaları, onların da işini düzgün yapan arkadaşları olan, arabaya gavur malı gibi girişmeyen, sizi yolunacak kazık olarak görmeyen, değişmesi gerekmeyen parçaları sen değiş desen de değişmeyen ustaları seçmeniz... Sonra uzun götürür denmesine rağmen çin malı bilye takılır, pres yerine çekiçle bilye çakan tornacı da olur, sonrasında 30bin km. götürmeyen teker bilyesi, 50bin km. götürmeyen v kayış gergi bilyeleriniz olur. Ben düzgün işçiliği olan, işini düzgün yapan ustalarla iş yapan ustadan başkasına gitmem. 3-5 kuruş hesabını yaparken kısa sürede yine aynı işin çıkmasını istemem. Maalesef söz konusu Mazda olunca da piyasada düzgün USTA çok çok, çok az... Deneyimin de ne kadar önemli olduğunu anlamak zor, ama bir tavşanı ezmekten ani frenle kurtulunca, frenin daha geç şiştiğini görünce anlıyorsun. Velhasıl kelam, bu deneyimler umarım gelecekte birilerine yol gösterir. Zira hayat yenen kazıkların toplamıdır denir. Forumlarda da deneyimlerimizi paylaşarak birbirlerimize yol göstermeye çalışıyoruz.
  25. 8 points
    Burak

    MazdaClubTR Perşembe Buluşmaları - XVII

    until

    Gel(e)meyen çok şey kaçırdı
  26. 8 points
    İlhan

    Son 10 Yıldaki Otomobil Marka Müşteri Bağlılığı

    ABD’nin en saygın oto haber kurumlarından Edmunds, 2007-2017 yılları arasını kapsayan oldukça önemli bir istatistiğe imza attı. Her ne kadar bu istatistik ABD pazarını kapsıyor olsa da, verdiği bilgiler açısından dünyanın geneline de fikir verme potansiyeline sahip ve hangi otomobil markasının müşteri bağlılığı ne oranda değişmiş diye bir araştırma gerçekleştirilmiş. Bu doğrultuda toplam 32 otomobil markası araştırmaya dahil edilmiş. 32 marka içinde 12 tanesi premium markalar olarak dikkat çekiyor ve ayrı bir grafik ile kendi içinde değerlendirilmiş. Diğer 20 marka ise; içinde çeşitli Amerikan markalarının da bulunduğu bir çok farklı üreticiden oluşuyor. ABD pazarında satılmayan Renault, Peugeot ve Citroen gibi markalar ise istatistikte yer almıyor. Bunların yanında Ferrari, Lamborghini, Mclaren ve benzeri Super Sport araç üreten markalar da dahil edilmemiş. Umarız benzer bir araştırma, ülkemizi de kapsayan Avrupa pazarı için de yakın bir zamanda gerçekleştirilir. İlk olarak 20 markanın yer aldığı grafiğe bir bakalım; Grafik nasıl okunacak? Koyu mavi çubuklar 2007 yılına ve açık mavi çubuklar da 2017 yılına ait. Örneğin 2007 yılında Subaru müşterilerinin %45’i tekrar Subaru tercih ederken, 2017 yılında bu değer %61’e yükselmiş. Tersi bir şekilde 2007 yılında %37 Dodge müşterisi markayı tekrar tercih ederken, 2017 yılında bu değer %19’a düşmüş. Son olarak; Hangi otomobil markasının müşteri bağlılığı ne oranda? Analiz edelim; Yükseliştekiler (Çoktan aza göre) Mazda + %21 Subaru + %16 Mini + %15 Audi + %13 Land Rover + %11 Jeep + %11 BMW + %10 Kia + %9 Toyota + %5 Honda + %5 Chevrolet + %4 Ford + %4 Infiniti + %4 Nissan + %4 VW +%3 Lexus + %2 Lincoln + %1 Düşüştekiler (Çoktan aza göre) Dodge – %18 Chrysler – %13 Cadillac – %12 Mercedes – %10 Volvo -%7 Jaguar – %6 Buick – %6 Mitsubishi – %3 Porsche – %3 GMC – %2 Acura – %1 Hyundai – %1 Yukarıdaki farklardan da anlaşılacağı gibi; özellikle Amerikan markaların büyük düşüşü dikkat çekici. Tam tersi bir şekilde Mazda ve Subaru’nun başını çektiği Toyota, Honda ve Nissan’ın takip ettiği Japon markaların yükselişi kayda değer. Japonlar içinde sadece Mitsubishi ve Honda’nın premium markası Acura bir miktar düşüş yaşamış. Diğer taraftan Amerikan markaları içinde Ford ve onun premium markası Lincoln bir miktar yükselişteyken, Chevrolet de yükselişi ile dikkat çekiyor. Ancak Chevrolet’in de içinde bulunduğu GM Grubu’nun diğer markaları Cadillac, Buick ve GMC düşüşte. Tabi burada FCA (Fiat-Chrysler) Grubu içinde yer alan markalara ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Dodge ve Chrysler markası ile büyük düşüş yaşayan FCA, ABD pazarına yeni giriş yapan Fiat markası ile de 2017 yılında %22 tekrar tercih ederim değeri elde etmiş. Grubun tek çıkış yapan markası ise Jeep olmuş. Mercedes’teki büyük düşüş… İstatistiklerde Japonların yükselişi dışında en dikkat çeken sonuçlar ise bize göre Mercedes, Volvo ve Jaguar ile ilgili. Özellikle Mercedes’in 2007-2017 arasında %10’luk tekrar tercih etmem farkı yani düşüşü çok yüksek. Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız bir bir başka istatistikte Mercedes’in Toyota’yı geçerek dünyanın en değerli otomobil markası olmasını analiz etmiştik. Ancak en azından ABD pazarında Mercedes, müşterilerini gerçekleştirdiği değer yükselişi kadar memnun edememiş. Bu da hızlı büyümenin biraz kontrolsüz olduğunu gösteriyor olabilir. Mercedes’in en büyük rakipleri Alman Audi ve BMW ise tam ters bir şekilde %13 ve %10’luk farklarla Mercedes’ten müşteri elde ettiklerini göstermişler diye düşünüyoruz. ABD’deki bu tabloya bakıldığı zaman; Mercedes, Cadillac, Jaguar ve Volvo gibi markaların, Audi ve BMW ile SUV sınıfında Land Rover’a (dolayısı ile Range Rover) müşteri kaptırdığını söylemek mümkün görünüyor. Son olarak Güney Kore araçlarından Hyundai’nin çok az oranda düşüşü ile Kia’nın %9’luk artışını da belirtmeden geçmeyelim. Kaynak: SekizSilindir Tüm haberi görüntüle
  27. 8 points
    Medi76

    Motor Gücü de MTV'ye Dahil Edilecek

    Ben bidaha doğarsam havai adalarında baldırı çıplak karın tokluğuna yaşamak istiyorum. Amin
  28. 8 points
    Ali

    Skyactiv Mazda3 1.5 120 Hp Otomatik Yakıt Verileri

    Arabam ile ilk uzun yol tecrübemi yapıp sizlere izlenimlerimi aktarmak isterim. Kullanmış olduğum güzergah birinci nesil mazda3 ve mazda2 ile çok fazla gidip geldim. Arabanın deposunu doldurup tek başıma yazlığa yola koyuldum. Neyse vapura kadar istanbul içinde dur kalk normal gidiş derken arabam 6.4 civarı tüketimi yakaladı. Bu arada dikkat etmedim çok fazla aman az yaksın etsin. Bu sürüş tarzımda manual birinci nesil ile 7.0 civarı tüketiyordu. Mazda2 aynı civarda tüketim değeri yakalıyor birinci nesil ile derken sky motoru beğendim. Sonra önce osmangazi yoluna ardından bursa otobanı girip istikamete devam ettim. Yer yer hızım 180 ve 200 civarı genelde 120 altına düşmedim. Karacabey yolunda öndeki golfe kitledim onunla birlikte gittik sonra 90 civarı sabitleyip erdeğe geldim. Klima açık onu atlamayayım araba inanamadım 320 kuruş yaktı Ben bu yolda 350 kuruş altı iki arabamla yakalayamamıştım.( Benzinin son güncel halleri göz önüne alıp öyle düşünün.) Dikkat etsem bu yeni üç oldukça uzun yolda cimri bir araç olacak. Tabi vw hayranı arkadaşlarımı aradım hacı bu şekilde yaktı yolda bolca videolar vs atarız bir birimize onları da gönderince hepimiz şok. Performans olarak birinci nesil ile mazda2 bayıldığı yollarda bu bayılmıyor aksine hızlanmaya devam ediyor. Bursa otobanında ve osmangazi yolunda bilirsiniz sol şeritte çok kaptırıp giden var bende takıldım öyle beni üzmedi. Fakat mazda bu arabaya turbo eklerse insanın kimyasını fazla bozar. Yüksek hızlarda bir araç bu kadar güven mi verir. Bmw 5 serisine bu konuda aşıktım ama mazdamın da çok güven verdiğini görünce iyi ki almışım dedim. Yakıt tüketim değerlerim 5.4, 6.5, 7,0 benim için kuruş hesabı daha doğru bilgi veriyor.
  29. 8 points
    Tarahumara

    3. Nesil Mazda 3 Bagaj Havuzu ve Paspas

    Uzun zamandır beklediğim paspaslara sonunda ulaşabildim. Malesef sadece Amerika'da bulunabiliyor bu paspaslar. Amerika'ya giden bir arkadaşımdan rica ettim gelirkene getirdi yanında. 78$ amazon, ebay tarzı yerlerden bulabiliyorsunuz. Kargoyla Türkiye'ye getirmeye çalışsanız bir o kadar da kargo parası istiyorlar. Yarın fırsat bulursam takıp araç üzerinde çekeceğim fotolarını. Baya kaliteli ve ağırlar. Çamurdu tozdu derdim bitti artıkın
  30. 8 points
    Fotifoti

    Fotifoti

    Hazar gölü - Elazığ
  31. 8 points
    Zealot

    Mazda CX-5 Trafik Kazası

    caddy nin tramer i söylüyorum 2 parça değişen , kaput. tampon.. 2 parça boya, sağ sol çamurluk.. o nasıl bir hale gelmiş şok oldum. böyle bir hasar hiç beklemiyordum... sübhanallah ilk kez görenler beğensin
  32. 8 points
    okkko

    4. Nesil Yeni Mazda MX-5 - ND Test ve İzlenimler

    Bugün bir kez daha hayran kaldım mx5 in yol tutuşuna. Bu arabanın habitatı kesinlikle virajlı yollar. Bkz.Sakar Geçidi. Ne desem boş... Nasıl yapmışlar onu anlamaya çalışıyorum. Bi de kafama takılan birşey var. Bir araba daha iyi nasıl yol tutabilir, daha öte ne olabilir bilmiyorum... Tedirgin etmeden nasıl bu kadar keyif verebilir bir otomobil? Kelimeler ile anlatılamayacak güzel duygular veriyor araç, abartmıyorum. Boşuna efsane olmamış, boşuna bu kadar fanı yokmuş dünyada...
  33. 8 points
    İlhan

    2016 Mazda MX-5 Fiyatları Açıklandı

    Bugün düzenlenen Mazda MX-5 lansmanının ardından Yeni 2016 model Mazda MX-5 fiyatları açıklandı. Araçların 1 Mayıs'tan itibaren bayilerde yerlerini alacağı belirtildi. Yeni fiyat listesi şu şekilde.
  34. 8 points
    ibrasoft

    Kendi Çapımda Periyodik Bakım

    Merhaba arkadaşlar... 10.000 km bakımım geldi. Hem yetkili servislere de güvenmediğim için, sanayideki ustalarla zaten anlaşamadığım için kendi bakımımı kendim yapmaya karar verdim. Malzemelerimi kendim aldım. Motul ve Mobil1 arasında çok git gelden sonra Mobil1 e karar verdim. Araç dizel olduğu için yağın çıkacağı şekil belli. Zift siyahı... İçim rahat etmedi, motor iç temizleme ürünü aldım. Ürünü sıcak motora ekliyorsunuz, gaza basmadan rolantide 10-15 dk çalıştırıyorsunuz. Malzeme yağın içindeki çamurlaşmaları, tortuları çözerek kartere indiriyor sonra yeni yağı koyuyorsunuz. Ama aklımda; kanallarda kalan malzeme illaki olacaktır. Bu malzemeyle karışmış yağı boşaltınca da az da olsa kıyıda köşede kalan karışım yeni koyduğum yağın da zayıflamasına sebep olursa sorusu rahat ettirmedi... Motorun içini çalkalamak için de 5w30 ucuz yağ aldım. Motoru carbon clean motor iç temizleyici koyarak karışımla 10 dk rolantide çalıştırdıktan sonra yağı boşalttım... Çıkan yağ tabii ki zift gibiydi.(Şaşırmadım) Tapayı kapattım. Ucuz olarak aldığım yağı 4 Litre koyarak motoru 10 dk daha çalıştırdım. Tapayı tekrar söktüm ve yağı tekrar boşalttım. İkinci yağı daha temiz bekliyordum ama ilk yağ kadar yoğun olmasa da oda nerdeyse aynı şekilde çıktı. Çok şaşırdım. Tapayı açık bıraktım tamamen sızsın diye, o arada hava filtresi ve akış metreyi söktüm, yağ filtresini söktüm ve yuvasını da temizledim. Servislere güvenmemem için bir sebep daha çıktı karşıma. Filtre kazanını tutan 2 tırnaktan birini önceki bakımlarda kırmışlar vidalamışlar... Çıkartırken önden arkaya doğru kastırdığınızda çıkıyor parça, muhtemelen ters yönde kastırdıkları için tırnak bırakmamış ve kırmışlar. Fikir olması açısından fiyatlarıda paylaşayım arkadaşlara. Mobil 1 5w30 ..................................... 95,00 TL (kargo dahil) 5W30 çalkalama için aldığım yağ .......... 45,00 TL Bosch hava ve yağ filtresi .................... 47,00 TL (kargo dahil) Carbon clean Motor iç temizleyici ........ 20,00 TL (kargo dahil) Würt Balata spreyi ............................. 6,50 TL Würt cam sabunu .............................. 20,00 TL (büyük boy aldım, uzun süre kullanırım) Ürünlerin hepsini parça parça farklı zamanlarda, farklı satıcılardan aldım. Daha uyguna bulabilirsiniz veya aynı satıcıdan tek kargo ile alabilirsiniz. Fiyatlar sadece fikir olması açısından. İçime sinen, ince ince şurda da toz varmış, hazır sökmüşken hava filtre kazanını da yıkayarak yaptığım bakımı 1,5 saatte bitirdim. Yağ çubuğuna baktığımda çubuk sarı olduğu için ve yağın rengi tertemiz olduğundan çubukta yağı görmekte zorlandım... Araç filtreleri için Bosch parçaları satan bir esnaf ile tanıştım. Polen, hava, yağ filtrelerimi her aracımda ya orijinal yada Bosch gibi markalardan alıyorum. (Polen filtresi Bosch 55 TL 2 ay önce almıştım) İsteyen arkadaşlara bilgilerini verebilirim. Gerçekten esnaf. Polen filtresi alırken tanışmıştım. N11 üzerinden de satış yapıyor, N11 de hesapla ilgili bir sorun olduğu için ödeme onayı veremiyorum. Kendisini aradım durumu ilettim, biz filtrelerinizi gönderelim sağ salim teslim alın siz sonra bi ara ödersiniz dediler. Filtreleri gönderdi, 2 gündür kendisinden hesap bilgisi bekliyorum ödemeyi yapabilmek için. Bu zamanda böyle esnaf Malzemeler Hava Akış metre Çıkan ilk kirli yağ... İkinci olarak temiz konulup 10 dk çalıştıktan sonra çıkan yağ... Yağ filtresinin yeri... "Yetkili Servisin" kırıp yamadığı filtre kazanı... Artık toparlanırken... Umarım faydalı olur...
  35. 8 points
    arik1971

    2. El SKYACTIV Mazda 3 Satış Deneyimi

    Mazdaclubtr forumu üye ve yöneticilerini selamlar. Forumun sıkı takipçisiyim. Gerek netten gerekse tapatalk aracılığı ile mazda 3 ile ilgili ne yazılsa anında okuyordum. Daha önceden de 8 ay kadar 2004 model Mazda 3 kullanmıştım.Temmuz 2015'de Adana Mıçı Otomotiv'den sıfır km. metalik gri Power Sedan araç aldım. Bu evin 2. aracıydı. Gerek forumdan faydalanarak, gerekse kendi deneyimlerim ile araç için yapılacak ekstra ne varsa yaptım. Bu arada özel bir şirkette İnş.Müh. olarak çalışıyorum. Aracımı 81.000 TL'ye aldım. Sonradan yaptıklarım 4000 TL'yi geçti. Araç zaten dikkat çekiciydi, yapılanlardan sonra bir o kadar daha güzel oldu. Malum piyasa sıkıntılı, küçük ve orta çaplı özel şirketlerin hali ortada. Devletten ihale ile iş aldığımız için bir süredir sıkıntılar devam ediyordu. Daha fazla içeri girmeden aracımı satmaya karar verdim. Malum siteye 7.4.2016 tarihinde 79.000 TL olarak ilan verdim. Bu arada siteye de bildirmek istedim ama 50 mesaj altı kullanıcı olduğum için sizlerin haberi olmadı tabi. Aracım 3.300 km.de en ufak sıkıntısı kazası, çizik dahi olmayan bir araçtı. 2. araç olduğundan binmedik bile zaten. Fiyat 79.000 TL iken 2-3 kişi favorilerine ekledi. 11.04.2016 da fiyatı 77.500 TL'ye çektim. 3 kişi aradı en son ne olur dedi, 75.000 TL dedim. Bu aradan Çekle - senetle isteyenler oldu. Tabi gereken cevabı aldılar. Ben bu arada aracı tanıdık bir galeriye götürdüm. Çok yavaş giden araç, satmak istersen en son 70.000'e alırım dedi. 15.04.2016 tarihinde Tarsus'dan öğretmen bir arkadaş aradı 70.000 TL param var dedi. Ben 72.500 istedim. Sonra galericiye vereceğime arkadaşa tamam dedim. Ve aracımı 70.000 TL'ye sattım. Alan arkadaşım güle güle binsin. Bu durumu sizlere şunun için yazıyorum. Araç süper, ilgi alaka süper. Ama 2. eli ya biz kendi kendimize ya da birileri öldürmüş. Alırken bilmiyor muyduk ? Evet hemen satılmaz, bilen alır, zarar edersin diye çok söylediler. Aracı ilana vermeden önce aldığım yeri aradım. 2016 model mayıs ayında gelecek 90'dan aşağı fiyat olmaz dediler. 2015 modeline de power sense 83, power modeline 80 fiyat verdiler. Ben aracı 2015 temmuz ayında 81'e aldım. Aradan 9 ay sonra benim aracımın sıfırı 80'e düşmüş oldu. Mazda sahipleri bana kızıyorlardır. Bunları neden burada söylüyorsun diye. Malum sitede kim ne fiyat istiyorsa inanmayın diye yazıyorum. 76.000 isteyen şahıs 69.000'e gözümün önünde sattı aracını. Power Sedan 15000 km.de idi aracı. 72000 isteyen 2014 Navigasyonlu olan aracı 66.000'e bıraktılar. Sıkıntıdan ya da geleni de kaçırmamaktan araçlar bu fiyatlara satılıyor. Piyasa şartları mı, Mazda mı böyle bilemedim arkadaşlar. Sıfır km mazda alırken 2 kere yetmez 3 kere düşünün derim ben. Piyasa da sıfır ayarında araçlar 10.000 daha aşağısına satılıyor. Ben binmek için aldım en azından 4-5 sene binerim, satarken de bindiğime sayarım demiştim ama olmadı. Bu arada beni tek teselli eden daha 2600 km.de iken 500 TL verip ilk 6 aylık bakımını yaptırmıştım. Temmuz ayından 2. bakımı geliyordu 500 TL daha yada fazlasından kurtulmuş oldum. 5 yıl garanti iyi güzelde forumda da paylaşıldığı üzere 6 aylık bakımlar mazda sahiplerini üzecek. Aylar geçtikçe ve km. arttıkça masraflarda artacak tabi. Burada sizinle paylaştıklarım sadece üzüntümden. Belki biri yada birilerine faydam olur diye yazdım. Lütfen kimse alınmasın, kızmasın durum bu. Herkese iyi forumlar, araçlarınızla kazasız belasız mutlu günler dilerim.
  36. 8 points
    mutlu-rx7

    Rotary Motor Rektifiye ( Rotary Engine Rebuild )

    Uzun bir aradan sonra herkese selamlar. Bilmiyorum forum içerisindeki kullanıcılar sürekli sirküle oluyor mu yani şu anki kullanıcılar yeni üyeler mi eğer öğle ise bir çoğu kullanıcı beni hatırlamayacaktır fakat forum içerisinde eski kullanıcı var ise ve rotary motora biraz dahi ilgi duyuyorsa beni muakkak hatırlıyacaktır. Forumdaki yeni kullanıcılarında daha önceki konularıma ve msj larıma bakmalarını tavsiye ediyorum. Eskiden ikamet ettiğim il nedeni ile ve asli işimin yoğunluğundan dolayı sevdalısı olduğum mazda rx serisi araçlar ve aktif olarak yaptığım rotar motor rektifiyesi işinden epey uzak kaldım. Simdi ikamet adresimi memleketim olan İzmir e taşıdım ve boş vaktimin hatrısayılır derecede müsait olması nedeni ile rotary motor rektifiye işine ivme kazandırıyorum,tüm izmir ve çevresindeki rx serisi kullanan araç sahiplerine duyurulur. . Bundan önce de işimin ve vaktimin olmamasında kaynaklı motorunu rektifiye etmediğim arkadaşlardan tekrar özür diliyorum motorlarınıda problemsiz bir şekilde kullanmalarını temenni ediyorum
  37. 7 points
    bekdem41

    Mazda CX-3 Roof rack cross bars Tavan çıtası ve çapraz bar

    Bugünde tavan çıta ve barlar geldi uzaklardan kazasız,çiziksiz,sorunsuz. Montajı hemen yapayım dedim https://www.aliexpress.com/item/33056159665.html?spm=a2g0s.9042311.0.0.2cd34c4dtZpwdt
  38. 7 points
    Burak

    3. Nesil Mazda 3 Kaliper Piminden Gelen Ses

    3. Nesil Mazda 3 lerde sanırım birçoğumuzun şikayetçi olduğu ve ön taraftan geldiğini bildiğimiz bir ses var. @Tarahumara 'nın açtığı 3.Nesil Mazda 3 Süspansiyondan Gelen Sesler (Servis Bülteni) de benzer bir ses ve çözümü içeriyor, hatta Mazda bu ses için garantiden Kaliper pimi ve körüğünü değiştiriyor ama bunun da kısa süreli çözüm olduğu, diğer bir çözüm olan yağlamada da özellikle sonlarına yaklaşmış olan balatalarda çok daha kısa sürede sesin tekrar geri gelmesine sebep olduğu biliniyor. Ben de bu hafta sonu balata değişimi sırasında konuyu Mazda Evo'nun Servis Müdürü Cem'e açınca kendilerinin bir çözüm geliştirdiği ve diğerlerinden çok daha kalıcı olduğunu iletti. Arka balataları değiştirirken hazır lifte kalkmış arabada ön balatalar da sökülerek ilgili çözüm uygulandı. Çözüm de yaklaşık 30 dakika sürdü. Sökülen kaliper pimi tornaya gönderilip kanal açılarak aşağıdaki fotoğrafta görüleceği gibi 2 adet oring takıldı. Çözümün en azından şimdilik oldukça etkin olduğunu söyleyebilirim zira ses kesilmekle kalmadı ön takımda da ciddi bir tokluk hissi geldi. Bu sorundan müzdarip olanlar varsa belki faydası olabilir diye sizlerle paylaşmak istedim.
  39. 7 points
    Mehmet Özdemir

    Yılın En Güzel Konsept Otomobili: Mazda VISION COUPE

    Mazda VISION COUPE, 33. Uluslararası Otomobil Festivali’nde “Yılın En Güzel Konsept Otomobili” ödülünü kazandı. Mazda’nın küresel tasarım direktörü Ikuo Maeda, tasarımcı ekibiyle birlikte dün akşam Paris’te gerçekleştirilen törende ödülü kabul etti. Otomobil ve motor sporları uzmanlarının yanı sıra saygın mimar ve moda tasarımcılarını da bünyesinde barındıran jüri, Ekim ayında Tokyo’da görücüye çıkan VISION COUPE’yi diğer dokuz adayın önünde bu ödüle layık gördü. Aynı ödülü üç yıl önce de RX-VISION konseptiyle alan Mazda’nın rakipleri ise şu şekildeydi: Audi Aicon, BMW i Vision Dynamics, Kia Proceed Concept, Lamborghini Terzo Millennio, Mercedes-Benz AMG GT Concept, Mercedes-AMG Project One, Vision Mercedes Maybach 6 Cabriolet, Nissan Vmotion ve Peugeot Instinct. Adından anlaşıldığı üzere VISION COUPE, RX-VISION gibi Mazda’nın yeni nesil tasarım vizyonunu yansıtıyor. Arkaya doğru akıcı tasarımıyla bu dört kapılı aracın oranları klasik coupé tasarımının özelliklerini taşırken yüksek performanslı bir spor otomobilin gücünü de gözler önüne seriyor. Tasarım ve Marka Stilinden Sorumlu Yönetici Ikuo Maeda araç hakkında şunları söylüyor: “VISION COUPE, KODO tasarımın bir sonraki adımı olan canlılık hissini ifade etmek için yansımaları kullanıyor. İncelikli Japon estetiğinin somutlaşmış hali olan bu araçla, RX-VISION’ın aynı ödülü almasının üzerinden iki yıl geçtikten sonra Sanatın Şehri’nde tekrar ödüle layık görülmek gerçekten çok güzel. Küresel cazibesi olan araçlar üretirken Japon markası kimliğimizi de korumak istiyoruz.” VISION COUPE’nin “tek hareket” biçimli sade dış görünüşü güçlü hız hissini ifade ediyor. Diğer yandan iç mekanı da, geniş bir alan sağlamak adına üç boyutlu derinlik sunarken geleneksel Japon mimari konseptinden ilham alıyor. Son olarak model, 50 yılı aşkın zarif Mazda coupé geleneğinin, Mazda R130 olarak da bilinen Mazda Luce Rotary gibi örneklerine adıyla saygı duruşunda bulunuyor. VISION COUPE, Uluslararası Otomobil Festivali’nin konsept araç sergisi kapsamında Paris’teki Hôtel National des Invalides’de 4 Şubat'a kadar gösterimde olacak. Her yıl düzenlenen festival 35 bine yakın ziyaretçi ağırlıyor.
  40. 7 points
    Mehmet Özdemir

    İspanya Futbol Ligi La Liga'nın Yeni Sponsoru Mazda Oldu

    BBVA'nın 7 yıldır sponsorluğunu üstlendiği, dünyanın en önemli liglerinden biri olan İspanya Futbol Ligi La Liga'nın yeni sponsoru Mazda oldu. Ligin yeni ismi La Liga Mazda olacak. Varılan anlaşmaya göre Mazda'nın La Liga sponsorluğu gelecek sezonun ilk yarısından itibaren başlayacak.
  41. 7 points
    abdullah

    Mazda CX-5 Trafik Kazası

    Merhabalar CX-5 le ilk kazam,inşallah ilk ve son olur. Bakırköy sahil yolunda sağdan önüme çıkan araca çarpmamk için yavaşladım ama ani bir duruş olmadığı halde arkadan gelen VW Kaddy büyük bir gümleyle bana patlattı. Araçtan indiğimde ilk o aracı gördüm ''Eyvahh'' dedim banim araç ne haldedir diye gözümün ucuyla arkaya baktığımda şükür ettim. Kim nederse desin iyiki ben Mazda kullanıyorum. Diğer araç çalışmadı bile olduğu yerde kaldı,tutanak tuttuktan sonra ben yoluma devam ettim,eve gelene kadar aracımla konuştum biraz poposunu kaldırdım
  42. 7 points
    quiteguide

    2. Nesil Mazda 3 p0171 Hata Kodu ve Çözümü

    Önemli Edit: Lpg'li aracınızda bu kod ile karşılaşıyor iseniz, işe yakıt istasyonunu değiştirmekle başlayın. Yakıtta bir sorun olmadığından emin iseniz, LPG filtresini değiştirin. Aracın hava kanallarında (mazda 3 için mutlaka ama mutlaka orjinal hava filtresini kullanın, bosch'un dandik malına aldanmayın her yerinden hava kaçırıyor, motorunuza & yağınıza yazık edersiniz) hava filtresi dahil olmak üzere herhangi bir delik, gevşeklik yada yerinden çıkan hortum kablo vs var mı kontrol edin, maf sensörü ve oksijen sensörleri düzgün çalışıyor mu ELM 327 cihazından kontrol edin, gerekirse gaz kelebeği de dahil, temizletin. Ateşleme sistemini (buji,kablo) kontrol ettirin. Kod hala orada sap sarı yüzünüze sırıtıyorsa, aracın ecusuna reset atın, akü kutup başlarını sökün 20 dk sonra geri bağlayın, aracı zorlamadan benzinde en az 100 km yapın daha sonra LPG kalibrasyonunu güncelleyin, ustanıza LPG ayarını mutlaka hareket halinde uzun kısa yakıt verilerini dikkate alarak yaptırın. Lpg'li araçlarda bu hatanın sebebi %90 LPG ayarı imiş, LPG ayarını bozan başlıca etkenler de yukarı da belirttiğim şeyler, bir de Lpg pompası var, sorun onda da olabilir) Selam arkadaşlar, Lpg ile 20.ooo km'yi devirmek üzereyim ki 2 hafta önce ilk defa motor arıza lambası yandı, elm 327 cihazını araca taktım ve dashcommand'dan hata kodunun detayını öğrendim. Malum kod p0171, yurtdışı forumlardan araştırdığım kadarı ile özellikle mazda kullanıcıları Maf sensörü kirliliği ve hava kanallarında delik ya da boşluk olduğu zaman bu sorunla karşılaşmışlar. İlk işim maf sensörünün etrafında ki hava akımını sağlayan hortumları ve bağlantıları kontrol etmek oldu ve bingoo. Resimde göreceğiniz maf sensörünün hemen altında ki boğaz öyle gevşemiş ki neredeyse çıkma noktasına gelmiş. Hemen el attım tornavida ile sıktım. Ertesi gün ilk çalıştırma da hata kodu kayboldu, akşam aracı yokuş ta biraz zorladım aynı kod tekrar çıktı. 2. işlem olarak maf sensörünü temizlemeye koyuldum. İnanın Maf, resmen Maaf olmuş Etil alkol ve kulak pamuğu ile resimde göreceğiniz katran bağlamış bölgeyi yavaş yavaş temizledim. Güneşte 10 dk kadar kuruttuktan sonra tekrar yerine taktım. Bir de akü kutup başlarını sökerek, aracın ve lpgnin ecusuna reset attım. Fabrika ayarlarına döndük, henüz hareket halinde kalibrasyon yaptırmadığım için biraz fazla yakıyor, ama iyi gidiyor. Bu işlemlerden sonra şehir içi + şehir dışı 700 km kadar yol yaptım ve can sıkıcı p 0171 den eser yok. Çok şükür. Bu işlemleri yapıp hala aynı hata kodunu görüyorsanız, oksijen sensörlerine el atmak gerekiyormuş. Bilginiz olsun.
  43. 7 points
    Arkadaşlar mazda kullanıcısı olarak işletmeciliğini yaptığım Trilye Bağevi kahvaltı balık restoranda etkinliklere ve size özel indirimler yapabilirim. bu hafta sonu clubfiesta geldi kahvaltıya dedim mazdamın eksiği yok fazlası var aklıma geldi.
  44. 7 points
    Erturqo

    Ertuqo's CX3 Loading...

    Simdilik bu var. Diger aksesuarlar pek yakinda..
  45. 7 points
    İlhan

    Far Çeşitlerinin Rekabeti

    Otomobil sektöründe maliyet, tasarım, aydınlatma üçgenindeki mücadele. Far teknolojileri savaşına dönüyor her geçen gün. Otomotiv endüstrisi tarafından kullanılmalarına rağmen pek azımız onların 1880’lerdeki çıkışından, günümüzdeki led türevlerine gelen gelişme süreçlerini detaylarıyla bilmekte. Dahası, teknolojinin gelişmesiyle beraber hala devam eden bu gelişim sürecinde firmalar arası rekabet de başladı. “Lazer” teknolojisine sahip ön farlar yeni teknolojinin ve rekabetin bir sonucu olarak son yıllarda ortaya çıkan yeniliklerden bir tanesi. Lazer şu an elimizde bulunan teknolojinin en üst seviyesi olduğu için, bu seviyeye kadar kullanımda olan diğer çeşitleri de karşılaştırmaya alacağız. Tamamen tarihçeye odaklanmadan, 4 ana kategori olarak farları ele alacağız. Hepsinin kendine ait artı ve eksileri bulunmasının yanı sıra en yeni olanın her zaman en iyisi olup olmadığını da tartışmış olacağız. Halojen Farlar Piyasada en sık kullanılan ve dolayısıyla en çok rastlanan far türü. Bunun sebebi ise: basit ve uygun maliyetli olmaları. Ortalama 1000 saatlik ömürleri ve standart modellerinin sahip olduğu 10TL gibi fiyatlardan satılmalarıyla popüler olan halojenler, otomobil firmalarının başlangıç seti olarak başvurdukları çözümler haline geldiler. Fakat, halojen farlar klasik lamba tasarımını kullandıkları için verimlilikleri çok düşük. Çalışma prensipleri basit olarak hepimizin bildiği sarı ışık veren ampulerle aynı: içinden elektrik akımı geçtiğinde ışık veren tungsten filaman, çevresindeki cam ve bu camın içinde yer alan argon ve nitrojen gazları. Bu sistemde yolumuzu aydınlatan metal bunu aküden alınan elektrikle 2500 Celcius dereceye gelerek sağlıyor. Halojen ampullerin çalışmayı bırakması genellikle kendi kendilerini buharlaştırmaları veya telin kopması sonucu ile gerçekleşmekte. Ömürleri ve dayanıklılıkları zaten birer problem olan halojen farların asıl problemi “ısı”. Işık üretimini dirençli tel kullanarak yaptığı için ışık dışında ısı da üretmekte. Bir başka büyük problem ise değişimleri. Değişim sırasında çıkartılan ampul zaten yanmadığı için camına dokunmak bir sorun değilken, takılacak olan ampulün camına dokunulduğunda elimizden geçen az miktardaki yağ ampulün ömrünü kısaltmakta. Eğer dokunulursa temizlemekte fayda var. Kendine has, maliyetine göre ürettiği ışık, farklı boyutlara sahip olmaları, çoğu araç modeline uygun yapısı ve üretim sırasında ettirdikleri tasarruf gibi özellikleri sayesinde çoğu üretici tarafından birinci seçenek olarak kullanılmaktalar. Artıları: Kolay değiştirilebilir, basit yapı, çeşitli boyutlar, uygun maliyet Eksileri: Enerji tüketimi, ekstra bakım masrafları HID Farlar (Xenon) Xenon farlar yani yüksek yoğunluklu deşarjlı (HID’s) farlar, daha verimli olmaları, ürettikleri ışığın rengi ve miktarı sayesinde tercih edilir hale geldiler. İlk olarak 1991 model Bmw 7 Serisi ile piyasaya giren Xenonlar, kısa bir süre içerisinde markaların opsiyon listelerinde ilk sırayı aldı ama günümüze kadar standart özellikler arasına girmediler. Xenon far ampulü Neon ışık veren tüplere benzer bir mantıkla çalışan Xenonlar, iki ucu elektrot olan bir tüpün içerisinde bulunan çeşitli gazların verdiği ışıkla çalışırlar. Araçlarda kullanılan tiplerinde şeffaf kuvarstan oluşan bir dış bölüm, tungsten elektrotlar ve bir gaz karışımı bulunmakta. İsimlerinin aksine metal halojenür karışımı kullanan HID’lerde xenon ise sadece bu ışık verme sürecini başlatmak için kullanılır fakat ışık üretmeye başlamasının bir zaman gerektirmesi HID’lerin zayıf yönünü oluşturmakta. Işık üretmeye başlanması için 3 adım bulunmakta: ilk adım xenon gazının elektrotlar sayesinde ateşlenmesi, ikinci adım ise sıcaklığın artmasıyla metalik tuzların buharlaşması ve elektrotlar arası direnci düşürmesi ve son olarak balast kendini devamlı enerji vermeye ayarlar ve farın ışık verme süreci böylece tamamlanır. Artılarına gelirsek, halojenlere göre ürettiği ışık miktarına göre harcadıkları enerji çok daha az olur fakat aynı zamanda üretilen ışık miktarı fazla olduğu için doğru ayarlamalar yapılmazsa karşıdan gelen trafik için sorunlar oluşturabilir. (Bu soruna genellikle sonradan takılan kitler sebep olmakta.) Xenon farlara sahip bir Golf Mk7 Resmi verilere göre bir Xenon ampulü 3000 lümen ve 90 mcd/m2 gibi değerleri üretirken, halojenler ise 1400 lümen ve 30 mcd/m2 değerleriyle yetinmekte. Pek çok araca uygun yapıya sahip olması. Halojenleri, 2000 saatlik çalışma süreleriyle geçen Xenonlar aynı zamanda uzun ömürlü olduklarını da gösteriyorlar. Eğer doğa dostu olmaya çalışan biriyseniz tercihinizi Xenondan yana kullanmanız daha doğru olacaktır. Her ne kadar çalışmaya başlamaları sırasında Halojenlere göre daha fazla enerji tüketselerde, Xenonlar çalışmanın ilk birkaç saniyesi geçtikten sonra daha az enerji tükettikleri için aynı zamanda daha çevreciler. Resmi verilere göre bir Xenon ampulü 3000 lümen ve 90 mcd/m2 gibi değerleri üretirken, halojenler ise 1400 lümen ve 30 mcd/m2 değerleriyle yetinmekte. Pek çok araca uygun yapıya sahip olması. Halojenleri, 2000 saatlik çalışma süreleriyle geçen Xenonlar aynı zamanda uzun ömürlü olduklarını da gösteriyorlar. Eğer doğa dostu olmaya çalışan biriyseniz tercihinizi Xenondan yana kullanmanız daha doğru olacaktır. Her ne kadar çalışmaya başlamaları sırasında Halojenlere göre daha fazla enerji tüketselerde, Xenonlar çalışmanın ilk birkaç saniyesi geçtikten sonra daha az enerji tükettikleri için aynı zamanda daha çevreciler. Olumsuz taraflarına gelirsek, halojenlere göre artan maliyetleri, bakım maliyetlerinin artması, ek olarak balast ismi verilen yüksek voltaj elektriğin kontrolü ile ilgilenen bir cihaza ihtiyaç olması gibi olumsuzluklar söylenebilir. Infiniti FX 50’in Xenon Farları Porsche Cayman S’in Xenon farları İdeal olan ışık üretim seviyelerine ulaşmaları birkaç saniye aldığı için uzun far olarak kullanımları imkansız hale geliyor. Bu yüzden bazı araçlar kısa far olarak HID kullanırken, uzun far olarak halojen kullanmakta. Üst seviye araçlarda ise, aynı HID ünitenin çift görev üstlenmesiyle bu sorun çözülmekte. Her ne kadar yanlış olsada “Bi-xenon” olarak adlandırılan bu mekanizma, reflektörün içinde bulunan bir perdenin indirilip-kaldırılmasıyla uzun ve kısa farlar arasında geçiş yapmakta. Bazı xenon farlarda kullanılan civa gibi metaller insan sağlığı için sorunlar oluşturmakta. Kazalar genellikle hız ve teknik problemler nedeniyle meydana gelselerde, Xenon farların sahip olduğu güçlü ışık sebebiyle sürücülerin rahatsız olma ihtimali de var. Artıları: Halojenlere göre daha uzun ömmürlü olmaları, daha az enerji ile daha çok ışık üretimi, verimlilik, sürücü için daha iyi bir görüş Eksileri: Karşıdan gelen araçlar için parlama problemlerine sebep olmaları, yüksek maliyet, karmaşık sistem, üretiminde kullanılan zararlı olabilecek maddeler, çalışma sıcaklığına ulaşmalarının birkaç saniye alması Led Farlar Audi’nin Led Gündüz Farları Otomotiv endüstrisi geçen zamanla ve teknolojinin yardımıyla beraber çok yol katetti. Farlar da bu sürecin bir parçası olarak gelişmeye devam ettiler. Önce halojenler, sonra HID’ler ve şimdi yeni bir seçenek daha: Led farlar. Kağıt üstünde seri üretim için çözüm olarak gözükselerde kendilerine has birkaç negatif özellik nedeniyle Dünya’nın bu teknolojiye bakışı değişebilir. Bir Led’in çalışma mekanizmasını anlamak zor bir iş olsa da, kısaca negatif elektronların pozitif yüklü yarı-geçirgen bir maddenin üzerinde bulunan deliklerden geçmesiyle çalışıyorlar. Elektronlar, bu düşük enerjili ortama düştüklerinde sahip oldukları enerjiyide kaybedip bir foton(ışığın en küçük birim) oluşturur. Buna elektriksel-ışıma adı verilir. Bu süreci saniyede binlerce kere tekrarlarsak, sürekli olarak ışık yayan 2 mm genişliğinde bir diyot’a(led) sahip olursunuz. Tamamen Led farlar Led’lerin can alıcı noktası ise: halojenlerle karşılaştırıldıklarında sahip oldukları düşük güç tüketimi. Toyota Prius gibi modellerde farlar için olmasada kullanılırken, seri üretimde kullanılmaya 2004 Audi R8 ile başlanmıştır. Genel olarak konuşmak gerekirse, Led’ler aydınlatma bakımından Halojenler ile HID’ler arasında bir yerde yer almaktalar fakat odaklanma konusundaki avantajları sayesinde çeşitli şekiller oluşturulabilmekte. Boyutları sayesinde üreticilere modellerine uygun farlar tasarlama özgürlüğünü de tanımalarıda sahip oldukları avantajların bir tanesi. Avantajları bulunmasına rağmen çözülmesi gereken birçok sorunları da bulunmakta. Halojenlerde olduğu gibi ışık üretimi sırasında ısıda açığa çıktığı için çeşitli soğutma sistemlerine ihtiyaç açığa çıkmakta. Bunun gibi soğutma sistemlerininde motor bölümünde olduğu için bu işin çok daha karmaşık bir hal aldığını unutmayalım. Şimdi kullanılan Led’lerde soğutma bloğu kullanılmamasının sebebi ise, kısa veya uzun farlar gibi belirli bir ışık şiddeti gerektiren yerlerde kullanılmamaları. Bu nedenle stop grubunda veya gündüz farlarında kullanılan Led’lerin soğutma sistemlerine ihtiyacı bulunmamakta. Artıları: Küçük boyutları, uyarlanabilir olmaları, çok düşük enerji tüketimi, HID’lerden daha sıcak bir renk tonuna sahip olmalarına rağmen halojenlerden daha iyi aydınlatma performansı Eksileri: Yüksek üretim maliyeti, çalışma sırasında ortaya çıkan yüksek ısı, zaten yüksek ısılara sahip olan motor bölümündeki çalışma koşulları. Lazer Farlar Bmw’nun Lazer Farları Bmw ve Audi Led’lerden 1000 kat daha iyi olduğu iddia edilen bu teknoloji için çalışmalar sürdürürken, Lazer sisteminin çok daha riskli bir sistem olduğu unutulmamalı. Lazerlerin tehlikeli olduğu ve sadece çıktığı kaynak kadar bir bölümü aydınlattıkları gibi gerçekler üretim aşamasında karşılaşılacak en önemli zorluklardan birkaçı. Peki üretimi ve tasarımı zor olan Lazer’ler arabalar için nasıl uygun hale getiriliyor? Bmw’nin açıklamalarına göre, ön farların arka kısmına yerleştirilmiş üçer tane mavi lazer yanarak enerjilerini fosfor gazı içeren bir merceğe, küçük aynalar ile iletiyor. Lazer farlara sahip bir İ8 Ortaya çıkan ışık ise maviden çok parlak beyaz bir ışığa benziyor. Sistemi yollara uygun hale getiren ise bu, yani direkt olarak lazerden çıkan ışığın değil, fosfor ile üretilen ışığın aydınlatma amaçlı kullanılması. “Farlar zarar görürse veya odak noktası bozulursa ne olur?” sorusuna Bmw’nun verdiği cevap ise basit: otomatik olarak kapanırlar. Üretilen ışık, Led’lerin 1000 katı kadar güçlü olmasına rağmen gereken enerji sadece üçte ikisi kadar. Fosfor’un kullanımının bir diğer yararı ise doğal ışığın sıcaklığına (6,500K) gayet yakın bir ışığın üretilmesine imkan vermesi. (5,500K-6,000K civarı) Led’lerden güçlü olmalarıyla beraber, onlara göre iki katı fazla uzaklığı aydınlatabilen Lazerler, aynı zamanda tasarım ve kompakt boyutları ile kullanılabilir hale geliyor. Kötü yönlerinden biri diğeri ise bu teknolojinin sadece uzun farlarda çalışacak olması. Yaygınlaşmaları için önlerindeki engel ise farlar için toplamda 12 adet lazer kullanımı 25 bin Tl civarında bir rakam isteniyor olması. Karşıdan gelen sürücüyü 600m mesafeden, bu küçük güneşler tarafından geçicide olsa kör etmemek için uzun far asistanı fiyata dahil edilmiş. Her ne kadar Audi’de buna yakın bir teknoloji kullanıyor olsada onlar far başına 6 yerine 4 lazer kullanmakta. Özetlemek gerekirse: Artıları: Enerji verimliliği, küçük boyutları, Led’lerin iki katı menzile ve 1000 kat daha fazla gücüne sahip olması Eksileri: Pahalı olmaları, hem uzun hemde kısa far olarak kullanılamamaları, soğutmaya olan ihtiyaçları(Led’lerden daha fazla ısı) Dönüşüm Kitleri Bazılarımız sevdiği veya bütçesi olmadığı için yeni araba kullanmıyor/kullanamıyor olabilir. Bu, doğal olarak, en son teknolojiden yararlanamamak anlamına gelsede dönüşüm kitleri gibi yenilikler sayesinde far konusundaki sıkıntılar ortadan kaldırılabiliyor. Hayat amaçları başkalarının yol görüşünü azaltmak olan insanlar tarafından kullanılınca sorunlar baş göstermeye başlıyor. Hepsi için geçerli değilse de, pek çok bölgede HID/Xenon ve Led dönüştürücü setlerinin kullanımı yasak. Bu onların tamamen kötü olduğu anlamına gelmiyor, piyasada arabanızı daha güvenli ve verimli hale getirebilecek bir çok seçenek bulunmakta. En sık rastlanan tür ise HID/Xenon dönüşüm kitleri. Bir projektör tarafından kontrol edilmedikleri sürece hem kendiniz hemde başka insanlar için tehlike yaratabilecekleri için bu dönüşüm sırasında dikkatli olunması gerekiyor. Ünlü bir üretici tarafından üretilmiş olsalar bile gerçek xenon ampullerine, balastlara, kablolamaya ve projektörlere sahip olup olmadığına dikkat edilmeli. Bazı kitler direkt olarak tak-çalıştır halinde olmalarına rağmen sizin yapmanız gereken en önemli değişiklik aracınıza far yıkama sistemi taktırmanız olacaktır. HID/Xenon farların camlarına yapışan nesneler aydınlatmayla beraber güvenliği de etkilemekte. Son zamanlarda bu kitler arasına Led modellerde katıldı. Daha az enerji tüketimi, dayanıklılıkları ve çok fazla uğraş gerektirmeyen montaj süreci gibi olumlu özellikleri var. Şu ana kadar eski modeller için üretilmemiş tek far teknolojisi ise “Lazer” farlar. Teknolojinin ucuzlamasıyla beraber gelecek birkaç yıl içerisinde bu alanda da değişimler görebiliriz. Artıları: Üreticilerin istediği fiyatların çok aşağısına bulunabilmeleri, standart halojenlere göre iyileştirilmiş yol aydınlatması, sadece iyi farlar için yeni bir araba alma zorunluluğun olmaması Eksileri: Çeşitli bölgelerde yasak olmaları, yanlış montaj veya eksik parça sebebi ile ölümcül hale gelebilirler. Kaynak
  46. 7 points
    burakdu

    SKYACTIV 1.5 Dizel Mazda 2 Test ve İzlenimler

    Merhabalar,,uzun zamandır yazamıyordum ama geçenlerde yaptığım dizel 1.5 Demio (Mazda 2) testinden sonra forumu bilgilendirmek istedim.. Aslında test yaptım da denemez ama yeteri kadar gözlemleme fırsatı buldum. Japon abim bizim trafiğin sağdan akmasını bahane gösterdi ve kullanamazsınız dedi;ben de siz kullanın ben yolcu olayım dedim,,,biraz dumur olayından sonra tamam dedi:) Araç en dolu versiyondu.. Önce araçta beğenmediklerimi madde madde yazayım.. Aracın iç mekanındaki plastik 3 deki gibi yumuşak dokulu değil,,vurduğun zaman bildiğin takır takır plastik sesi geliyor.. Buna üst konsol ve kapı içi malzemeler dahil.. Torpido yavaşça açılır cinsten değil ve küçük.. Ağır haldeyken saliseler içinde açılarak bacağına çarparak duruyor:) Ön kol dayama yok,aynı zamanda arka koltuklarda da kol dayama yok. Hacim anlamında bana biraz ufak geldi araç. Mesela şöför ve yolcu tarafında diz kısımlarının denk geldiği yerde konsolun daralan bir yapısı var bu yüzden bacaklarınızı fazla sağa sola uzatamıyorsunuz.. Özellikle uzun yolda yorucu olabilir. Arka hacim ise ciddi şekilde az.. Fiestayla aynı diyebiliriz. Benim sürüş pozisyonumda arka koltuğa geçince dizlerim ön koltuğa yapıştı,hiç de rahat değildim. Ayrıca baş mesafesi de kısıtlı. Boyum 1.79 Eşya gözleri bakımından kapılar kısıtlı tutulmuş.. Arkalarda ise hiç eşya gözü yok, buna arka kapılar da dahil! Aracın vasat bir ses sistemi var. O büyük ekran ve kullanışlı arabirime yakışmamış. Biraz motor sesi alıyor ama fazla da değil.. Olumsuz gördüklerim sadece bunlar:) Gelelim diğer taraflara.. Aracın dizaynı muhteşem Kabindeki plastik her ne kadar sert ise de çokça kullanılmış deri kaplamalar içeride kalite algısını çok arttırmış.. Kabin dizaynı çok hoşuma gitti. Tamamen sürücü odaklı ve ergonomik.. Sade ama stil sahibi Konsoldaki havalandırma düğmeleri,tuşlar,kapı mandalı vs.. çok kaliteli ve tok duruyor.. Düğmeleri kullanırkenki hissiyat çok kaliteli ve hiç bozulmayacakmış gibi. Direksiyon derisi,büyüklüğü ve tutuşu mükemmel.. Tam bir sürücü direksiyonu olmuş! Koltuklar biraz yumuşak gibi görünse de destekleri çok güzel ve konforlu. Aktif sürüş ekranı, 7 inch multimedya ekran ve kumandalar sınıf standartları üstünde. Yeni Dizel motora gelirsek.. Aracı ben kullanmadığım için çok net yorumlar yapamam ancak yolcu olarak da belli kanaatler oluştu bende:) Motor ısındıktan sonra gerçekten titreşimsiz ve sessiz denebilir. Ancak hızlanma sırasında yüksek devirlere çıkıldığında kabinden duyulabiliyor. Bu konuya çok kafa yormamışlar. Dizel motor ve otomatik şanzuman uyumu mükemmel. Aracın çekişi çok güzeldi;bunda yüksek tork ve aracın hafifliği büyük etken. Alt devirlerde bile araç hiç nazlanmıyor. Yol sesi yok denecek kadar azdı fakat burada Japonya asfalt kalitesi de etkilidir. Rüzgar sesini duyabileceğim hızlara çıkamadı maalesef Japon abimiz. Direksiyon tepkilerini bilemeyeceğim maalesef ama söz konusu Mazda olunca bu konuda da şüphem yok:) Yakıt tüketimine bakmayı da unuttum Sonuç olarak bazı eksikliklerine rağmen yine alınası bir araç yapmış Mazda. Ülkemize uygun fiyatla gelse otomatik-dizelin satamama ihtimali yok! Umarım şu dizel motor bütün modellere gelir,gerçekten başarılı olmuş.. Not: Japon abime Mazdanın Türkiye'deki durumunu anlattım.. Dertli olduğumuz için açılma ihtiyacı hissettim:) Bizdeki vergi sisteminden ve sadece 1.5 benzinlilerin satabildiğinden bahsettim;ayrıca 1000 adetlik kotadan... Baya baya garibine gitti,,kahkaha attı acınacak halimize
  47. 7 points
    Lugano

    Mazda Tutkunları Ankara'da Buluşuyor

    Maalesef katılım az oldu ancak buna hava şartları , sınavlar vb. sebep oldu maalesef.. Çok güzel geçti.. Güzel bir deneyim güzel insanlar güzel muhabbetler.. Hepsine teşekkür ediyorum.. Bir dahaki sefere daha çok mazda tutkunlarını görmek dileğiyle..
  48. 7 points
    morybaba

    Mazda CX-3 Kullanıcı Yorumları

    Umarım fotoğraflar kolçak isteyenlere yardımcı olur. CX-3 için orijinal kolçak budur. Çözümü vardır diye düşünüyorum , sanki darbe emici bir parça eksik gibi .
  49. 7 points
    goodpasture

    Mazda Fotoğrafları

  50. 7 points
    Hocam bende arabama elimden geldikçe bakim yapmaya çalışıyorum bu son yağan yağmurlar nedeni ile arabamin bagaji ve arka sag paspasin altı baya bir islandigini gördüm ve bu durum hiç hoşuma gitmedi. Ilk önce bu suyun bagajdn geldiğini sanıp hemen ilk firsatta bagaja su nerden geldigine baktim incelemem sonucu stop lambalarinin alt tarafindan suyun aktigini fark ettim.. Isnternette araştırmaya basladim sorunu nasıl cozerim diye bu forumda baska bir konu buldum ve orda da stop lambalardan baska bir arkadasinda arabasi su aldığını ve nasil cozdugunu yazıyordu. Bende orda yazılanları uyguladim stoplari söktüm baya bir çamur kaplamisti contalariyla birlikte tertemiz silip kuruttum ve şeffaf silikon ile güzelce tekrar monte ettim vida kısımlarından su sizintisi olmasin diye silikonladim. Ertesi gune kadar kurimasini bekledikten sonra su hortumunu alip özelikle stoplarindan ordan su aliyor mu diye kontrol ettim herhangi bir islaklik olduğunu görmedim o sorunu cozdukten sonra sağ arka paspasin alti neden islak oldugunu merak ettim ve hemen arka koltugu söktüm döşemeyi islanmis olan yerden yavas yavas kaldırdım oyleki pis küf kokusu geliyordu daha da cok merak edip ön sağ koltuğu söktüm baktim olacagi yok şoför koltuğunu söktüm döşemeyi tutan kenar aparatlarini tek tek söktüm bu benim ilk araba döşemesi söküşüm ilkkez deniyorum derken vites topuzu orta konsol derken sokulmedik yer birakmadim halı dosemesini komple kaldirdim birde ne goreyim doseminin altindaki izocam mi artik pamuksu yumuşak sey su içinde vicik vicik olmuş dosemenin alti komple nemli dosmenin alti su gecirmez sert siyah plastik bir tabaka gibi oldugu gibi dama cikardim tazikli suyla yikadim sonra sicak su ve deterjan ile tertemiz yikadim cikan pis suya inanin midesi almiyordu zamanla sertlesmis ve tozla kirle aralari dolan doseme yikandiktan sonra puf puf oldu yumuşacık dosemeyi soktugum yerde islanmis vicik vicik olan alt dosemyi guzelce sokup arabanin içini kurttum.. ic sacin üstü siyah zifte benzer 4 yada 5 milim kalinliginda tabaka vardi oldukca saglamdi sadece arka sag paspasin olduğu kısımin sacinda paslanma vardi paslanmis kisimda iki tane vida deligine benzer delik oluşmuş suyu ordan aliyormus arabaya o sekilde hemen şoför koltugunu atip kaportaciya gittim paslanmis çürümüş kısmı usta hemen kesti yeni bir parça ekleyip kaynak yapti arabayi alip eve geldim. Arabanin ici tamamen kuruduktan sonra icerde birikmiş tozu pisligi elektrikli süpürge yardimiyla tertemiz yaptım. Kaynak yaptigimiz yerleri siyah dayson silikonu iyice sürüp tamamen kapladim silikon kuruduktan sonra anti pas boya ile boyadim sonra icerinin rengi olan gri yağlı boya ile boyadim tertemiz oldu. Aksama kadar boyanin kurumasını bekledim sonra o vicik vicik olan alt dosemenin yerine yine ayni sekilde olan ama o malzeme değil daha iyisi 7 - 8 milim kalinliginda alt zemine uugun şekilde kesip bictim ve altlara dosedim sonra yikadigim araba dosemesini getirip üstüne güzelce dosedim sonra soktugum herseyi olduğu gibi yine yerlerine taktim koltuklar vs derken bu isler tam iki günümü aldi ve inan çok iyi oldu dosemenin altina dosedigim malzemenin oldukça faydasi oldu ses yalıtımı için derce guzel oldu. Yaptigim işlemlerin çoğunun resimlerini çektim zamanim oldukca eklerim buraya ayni islemleri yapmak isteyen arkadaslara yardimci bir konu olmasını dilerim.. Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi pas ve camur baya birikmiş Bu resimde de pasli yerler kesilip yenisi kaynak yapılıyor. . Bu resimlerde dosemenin komple sökülmüş hali Bu resimdeki de döşeme halısı henüz yikanmamis hali Bu asagidaki resimlerde stop lambalarinin sökülmüş hali görünüyor. . Bu resimler stop lambalarinin silikonlanip bitmis haline ayit http://i.hizliresim.com/ao18vR.jpg Iç dosemenin son ve bitmis Görünümü http://i.hizliresim.com/DlDVly.jpg http://i.hizliresim.com/DlDV6z.jpg Arkadaşlar arabama yaptigim degisikliklerin resimlerini zaman buldukça konuya eklicem..
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00

Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.

×
×
  • Yeni Oluştur...