Jump to content

  • Mümin
    Bazen otomobil üreticileri test araçlarının casus fotoğrafçıların kameralarına yakalanmasına aldırış etmiyor. Yeni fotoğraflanan Mazda3 de bunun kanıtı. Mazda belli ki mühendislerinin Skyactiv-X motor teknolojisi üzerinde çok sıkı çalıştıklarını göstermek istiyor. Test araçları için üzerinde Skyactiv-X yazan özel mat siyah vinil kaplama ile kamuflaj yapılmış. Yeni SCCI motor teknolojisi 2019 Mazda 3'te karşımıza çıkacak. SCCI veya "Kıvılcım Kontrollü Sıkıştırmalı Ateşleme" adı verilen sistem, benzinli motorların verimliliğini % 20-30 oranında artıracak ve böylece nispeten aynı büyüklükteki bir dizel motorun yakıt tasarrufunu sağlayacak muazzam bir potansiyele sahip. Ek bir avantaj olarak, tork değerlerinin de artması bekleniyor.

     
    Dış görünüş bakımından şimdilik otomobilde fazla bir değişiklik yok gibi görünüyor. Araba açıkça Mazda 3 hatchback kimliğini olduğu gibi koruyor ancak çamurluklar biraz alçaltılmış ve yakıt deposu kapağı modifiye edilmiş. Gelecekteki prototiplerin yeni nesil karoseriyi örtbas etmek için daha fazla kamuflaj giymesi bekleniyor. 
    Kaynak
    Mümin
    Japon Mazda markası, geçtiğimiz günlerde bujisiz HCCI motorlar ile bujili SCI motorların harmanlandığı SCCI motor (Skyactiv-X) teknolojisini tanıtmıştı ve önümüzdeki yıl tanıtılacak olan yeni Mazda 3'te bu motorların yer alacağını belirtmişti. Otomotiv dünyasında bu tip bir teknolojiyi ilk kez seri üretimde kullanacak olan Mazda, şimdi de patent başvurusunda bulunduğu yeni motoru ile dikkatleri üzerine çekti. 

     
    Bu doğrultuda patent bürosuna gönderilen çizimlerde 2 adet geleneksel turbo ve 1 adet de elektrikli supercharger sahip olduğu anlaşılan yeni motor, bu açıdan Volvo'nun Power Pulse sistemine de benziyor. Turbo boşluğunun en aza indirilebilmesi için uygulanan Volvo'nun sisteminde; bir hava kompresörü alt devirlerde istenen havayı elde edemeyen turboyu hareket ettirmek için turbo türbinine ekstra hava basıyor ve bu sayede taze hava emişini arttırıyor. Bu sistem gücünü 48V'luk bir elektrik motorundan alıyor ve elektrik motoru da aküden besleniyor. Yani kompresörün temin ettiği hava egzoz gazlarını beslemek için kullanılıyor. Benzer şekilde Audi SQ7ve Bentley Bentayga Dizel modellerinde de elektrikli supercharger/turbo kullanılıyor ancak hem Volvo, hem de Audi/Bentley motorlarının dizel olduğunu hatırlatmakta fayda var. Mazda ise bu sistemi benzin motora uygulayacak. (Volvo Power Pulse teknolojisi aşağıdaki videoda izlenebilir)
    https://www.youtube.com/embed/zmJI21S8a0U
     
    Volvo ile tamamen farklı prensibine sahip Mazda'nın sisteminin çalışması ise şu şekilde yer gerçekleşiyor;   Aşağıdaki şekilde görüleceği gibi, Emilen taze hava (14) ilk olarak 1.turbo pervanesinden (43) ardından da 2.turbo pervanesinden (44) geçiyor. Bu emme işlemi sırasında 1. ve 2. turbonun türbinleri (40 ve 41) egzoz gazı tarafından yeterince döndürülemiyor ve yüksek basınçlı hava emilemiyorsa turbo boşluğu oluşuyor ve ECU vasıtasıyla bunu tespit eden sistem 17 nolu valfi kapatıyor. 17 nolu valfin kapanmasıyla emilen hava elektrikli supercharger sistemine (18) giriş yapıyor ve burada basınçlandırılıyor. Yüksek basınç sonucu sıcaklığı artan taze hava Intercooler'dan (16) geçerek soğutuluyor ve emme portundan (3) motorun yanma odasına giriş yapıyor. Bu sayede turboların çok düşük devirlerde (800-1200d/d) yapamadığı yüksek basınçlı hava temini işini elektrikli supercharger yapıyor ve turbo boşluğu en aza indiriliyor. (Yazı paten çiziminin ardından devam ediyor)     Diğer taraftan yüksek devirlerde bu sisteme ihtiyaç kalmıyor ve turbolar gerekli yüksek basınçlı hava emme işini gerçekleştirdiği için 19 nolu valf kapanarak superchargerın hava temini görevi devre dışı kalıyor ve turboların emdiği yüksek basınçlı havanın yanma odasına gidebilmesi için de kapalı olan 17 nolu valf bu sefer açılıyor. Buradan soğutulmak üzere intercoolera (16) giren hava soğuyarak emme portundan (3) yanma odasına giriş yapıyor.    Burada bir diğer dikkat çekici nokta ise, elektrikli kompresörün gücünü Mazda'nın i-Eloop sisteminden temin ediyor olması gösterilebilir. Bu sistem, fren gücü geri kazanım enerjisini super kapasitörde depolayarak elektrikli supercharger sistemini besliyor. Bu sayede ek bir aküye gerek kalmadığı gibi aracın kendi aküsü de kullanılmıyor. Boşa gidecek bir enerji başarılı bir şekilde turbo boşluğunu en aza indirmek için kullanılıyor.    Görüleceği gibi, birçok farklı markanın turbo boşluğuna farklı çözümler ürettiği bir ortamda Mazda da kendine göre bir çözüm bulmuş ve kağıt üstünde de başarılı görünüyor. Öyle ki elektrikli supercharger sistemi,  geleneksel supercharger sistemleri gibi gücünü motordan bir kayış vasıtasıyla almıyor ve bu sayede yük de oluşturmuyor ve araç aküsünü bile  kullanmıyor. Bunun yerine tamamen fren enerjisi geri kazanımı enerjisi ile çalışabiliyor.    Son olarak; Bu motorun, önden çekişli araçlarda  değil de sadece arkadan çekişli araçlarda kullanılacağını da belirtmeden geçmeyelim. Yani çok daha güçlü ve sportif bir MX-5 modeli karşımıza çıkabileceği gibi, 2019 yılında Wankel Rotary motor ile beklenen RX-9 modelinde bile çift turbo + elektrikli superchargerlı bu motor ile karşılaşma ihtimalimiz bulunuyor. Volvo'nun farklı çalışma prensibi taşısa da aynı amaçla tasarladığı E-Powertrain konsept motorun 2.0lt'den 450ps güç ürettiğini düşünülürse M"zda RX-9'da karşımıza oldukça ilginç bir şekilde çıkabilir diye düşünüyoruz.    Kaynak
    Mümin
    Mazda Motor Corporation, yeni teknoloji geliştirme süreci için uzun vadeli bir vizyon olan "Sürdürülebilir Zoom - Zoom 2030"u duyurdu.
    Firma bu vizyon kapsamında 2019 yılından itibaren yeni nesil SKYACTIV X motorlarını çıkartacağını duyurdu. SKYACTIV X dünyada sıkıştırmalı ateşleme teknolojisi kullanan ilk benzinli otomobil olacak. 2007'de duyurulan ilk "Sürdürülebilir Zoom - Zoom" vizyonuyla şirket sürüş zevki ile üstün çevre ve güvenlik performansını birlikte sunmayı hedefliyordu. Otomotiv endüstrisinde yaşanan hızlı değişimler ışığında, yeni vizyon daha uzun vadeli bir perspektife sahip ve Mazda'nın sürüş keyfini insanın, dünyanın ve toplumun karşılaştığı sorunları çözmek için nasıl kullanabileceğini ortaya koyuyor.

    "Sürdürülebilir Zoom - Zoom 2030" ve yeni nesil SKYACTIV-X motora genel bakış
     
    1. Sürdürülebilir Zoom - Zoom 2030
    Mazda, misyonunun güzel bir dünya meydana getirmek ve toplumu zenginleştirmek olduğuna inanıyor. Şirket, otomobillerde bulunan değerle insana ilham verme yollarını aramaya devam edecek.
    Yeryüzü
    Koruma girişimleri sayesinde, insanların ve arabaların refah içinde, güzel bir dünyada birlikte yaşayabileceği sürdürülebilir bir gelecek yaratmak hedefleniyor.
    Mazda'nın yaklaşımı
    Karbondioksit azaltımı için önlemler artırılacak ve otomobilin tüm kullanım ömrünü kapsayan, ayrıntılı "petrol kuyusundan tekerleğe" yaklaşımı uygulanacak.
    2030 yılı itibariyle firmanın tüm ürünlerinin ortalama karbondiyoksit emisyon seviyesinin 2010 değerlerinin %50'sine düşürülmesi hedefleniyor. 2050'ye kadar ise verimlilik iyileştirmeleri ve çeşitli önlemlerle %90 azalma hedefleniyor.
    Bu politikaya paralel olarak, içten yanmalı motoru mükemmel hale getirme çabalarıdevam edecek ve bu çabaların sonuçları etkili elektrifikasyon teknolojileri ile birleştirilecek.
    2019'dan itibaren, elektrik üretimi için yüksek miktarda temiz enerji kullanan ya da hava kirliliğini azaltmak için belirli tipte araçların kısıtlandığı bölgelerde elektrikli taşıtlar ve diğer elektrikli tahrik teknolojileri tanıtılmaya başlanacak.
     
    Toplum
    Otomobiller ve güvenlik ve huzur içinde bir toplum vasıtasıyla, her yerde insanlara sınırsız hareketlilik sunarak insanların yaşamlarını zenginleştiren bir sistem oluşturulacak.
     
    Mazda'nın yaklaşımı
    Mazda Proaktif Güvenlik felsefesi uyarınca daha gelişmiş güvenlik teknolojileri geliştirilerek trafik kazalarını giderme amacına yönelik çalışmalar yapılacak.
    Doğru sürüş konumu, pedal yerleşimi ve iyi görüş açısı gibi güvenlik temelleri daha da geliştirilecek ve bunlar tüm modellerde standartlaştırılacak.
    Sürücülerin olası tehlikeleri tanımasına ve değerlendirmesine yardımcı olan i-ACTIVSENSE gelişmiş güvenlik özellikleri daha da yaygınlaştırılacak. Zaten standart haline gelen Japonya'nın yanı sıra, bu teknolojiler 2018'den başlayarak diğer pazarlarda da standart olacak.
    2020 yılında Mazda'nın insan merkezli Mazda Co-Pilot Concept ile uyumlu olarak geliştirilmekte olan otonom sürüş teknolojilerinin test edilmesine başlanarak, sistemin tüm modellerde 2025 yılına kadar standart hale getirilmesi hedefleniyor.
    Bağlantı teknolojilerini kullanarak, araç sahiplerinin, nüfusun az olduğu bölgelerdeki ya da erişim güçlükleri bulunan insanların ihtiyaçlarını destekleyebilecekleri yeni bir iş modeli yaratılacak.
     
    İnsanlar
    Müşterilerin zihinsel refah düzeyi, Dünyayı korumanın ve gerçek sürüş keyfi sunan bir otomobille topluma katkıda bulunmanın memnuniyetiyle geliştiriliyor.
     
    Mazda'nın yaklaşımı
    İnsanın potansiyelini açığa çıkaracak ve onları zihinsel ve fiziksel olarak canlandıracak gelişmiş bir Jinba-ittai (sürücü ile vasıtanın bir bütün haline gelmesi) sürüş hissi arayışı.
    "Otomobilin içine yaşam üflemek" felsefesine dayanılarak, araç tasarımını görenlerin tümünün duygusal yaşamlarını zenginleştiren sanat seviyesine yükseltmek için KODO tasarımı daha da geliştirilecek.
     
    2. SKYACTIV-X yeni nesil motor
    Teknolojik yenilikler
    SKYACTIV-X, basınçlı ateşlemeyi kullanan dünyanın ilk ticari benzinli motoru olacak. Bu teknolojide yakıt-hava karışımı piston tarafından sıkıştırıldığında kendiliğinden tutuşuyor.
    Kıvılcım Kontrollü Sıkıştırmalı Ateşleme adı verilen tescilli yanma yöntemi, daha önce sıkıştırma ateşlemeli benzinli motorların ticari başarısını engelleyen iki sorunu aşıyor: sıkıştırmalı ateşlemenin mümkün olduğu bölgenin en üst düzeye çıkarılması ve sıkıştırma ateşlemesi ile buji ateşlemesi arasında kesintisiz bir geçiş sağlanması.
     
    Özellikler
    Bu yeni tescilli yanmalı motor benzinli motorların avantajlarını ve dizel motorların üstün çevre performansını biraraya getiriyor. Sıkıştırmalı ateşleme ve süperşarj üstün yakıt ekonomisinin yanı sıra mükemmel motor yanıtı ve SKYACTIV-G benzinli motora kıyasla tork değerinde %10 - 30 artış sağlıyor. 
     
    Sıkıştırmalı ateşleme motor verimliliğini SKYACTIV-G’ye kıyasla %20 – 30, Mazda’nın 2008 benzinli motoruna kıyasla %35 - 45 artıran temiz bir yana sağlıyor. SKYACTIV-X yakıt verimliliğinde SKYACTIV-D dizel motoru bile geride bırakıyor, ayrıca vites oranlarının seçiminde daha fazla genişlik ve daha iyi performans sunuyor.
     
    Konuya ilişkin yapılan basın toplantısının videosunu aşağıda bulabilirsiniz ;
     
    Mehmet Özdemir

    Karşınızda SKYACTIV-X

    Mehmet Özdemir | Mazda Haberleri, |

    Geçtiğimiz günlerde "İstikrarlı Zoom - Zoom 2030" başlığıyla uzun soluklu üretim ve ar-ge politikasını açıklayan Mazda, yeni araçlarında kullanacağı benzinli motor teklojisinin isminin SKYACTIV-X olacağını duyurdu.
    Japon otomobil üreticisi Mazda, yeni nesil Skyactiv-X benzinli motorunu tanıttı. Dizel motorlar kadar verimli olduğu belirtilen ve yerini aldığı motora göre yüzde 30 daha fazla tork sunan yeni teknoloji, içten yanmalı motorlar için bir yenilik olarak sıkıştırmalı ateşleme sistemi ile çalışıyor.

    Mazda, 2019 yılındaki araç modellerine yerleştireceği bu ünite ile söz konusu teknolojiyi seri üretim otomobillerinde kullanan ilk marka olacak. 
    Motorun çalışma prensibi dizellerde olduğu gibi, yakıt-hava karışımının yüksek basınç ile pistonlar tarafından sıkıştırılıp ani şekilde yanması üzerine kurulu. Skyactiv-X, mevcut motora göre yüzde 25 yakıt tasarrufu sağlayacak. 
    Yeni motor teknolojisi, aynı zamanda Mazda’nın 2008 yılındaki benzer motorlarına nazaran da yüzde 35-45 daha yüksek verimlilikle çalışıyor.
    Mazda Başkan Yardımcısı Akira Marumoto, Skyactiv-X’in diğer markalara tedarik edilmeyeceğini belirtirken, otomobil dünyasında Mazda’nın bu hamleyle Daimler ve General Motors gibi rakiplerinin önüne geçebileceği konuşuluyor.
    Mazda’nın otomobil motor mühendisliği firması olan AEMSS Başkanı Ryoji Miyashita, bu gelişmeyi “Sektörde çığır açacak bir yenilik.” şeklinde yorumladı.
     
    Sertang
    Mazda, kısa bir süre önce 2018 Mazda3'ü tamamladı. Firma Frankfurt Motor Show'da modeldeki yeni motor teknolojisini, Tokyo'da da yeni konsepti tanıtacak.
    Gelecek ay düzenlenecek Frankfurt Motor Show'da Mazda yeni "homojen şarj basınçlı ateşleme" (HCCI) teknolojisini gösterecek. Ayrıntılar şu an için sınırlı ancak HCCI teknolojisi, yakıt ve hava karışımını tutuşturmak için basınç kullanan, 'kıvılcımsız ateşleme' olarak adlandırılan bir sistem. Sistem hava yakıt karışımını daha düşük sıcaklıklarda yakarak enerjinin ısı olarak kaybedilmesinin önüne geçiyor, daha az zararlı gaz salıyor ve verimde %30 a varan artış vadediyor..
    Tabii HCCI'ın da bazı kısıtları var. Düzenli bir çalışma için doğru sıcaklığa ihtiyaç duyan bu sistemde motor soğuk iken çalıştığında ateşlemede peformans problemi, çok sıcak iken de erken ateşleme sonucu vuruntu yaşama olasılığı bulunuyor. Ek olarak HCCI motorlarının daha çabuk yıprandığı da biliniyor. Bu problemlerin üstesinden gelmek için de Mazda mühendislerinin gerektiği zaman buji ateşlemesini de kullanabilecek bir sistem kurguladıkları tahmin ediliyor. GerçekleşiIrse bu, seri üretim motorda uygulanan ilk HCCI olacak.
    Frankfurt'ta HCCI sisteminin lansmanının ardından, Mazda bu kez Tokyo'da gelecek nesil Mazda3'e giden bir konsept sunacak. Konsept Ekim ayında Tokyo Motor Show'da görülecek ancak şu an için konuyla ilgili daha fazla detay yok.

     
    Yeni nesil Mazda3 şu anki modelle aynı platforma dayanıyor ancak yeni bir karoser ve güncellenmiş bir iç kabin ile gelecek. Araba, şirketin HCCI sistemini kullanacak yeni Skyactiv II motorlarına uyumlu şekilde tasarlandı.
    Mazda3'teki ilk çıkışlarından sonra, Skyactiv II motorları markanın diğer modellerine de yayılacak...
    Kaynak : MotoAuthority
    Mümin
    Mazda yönetisi Robert Davis elektrikli otomobillerin hava kirliliğini azaltmak için tek çözüm olmadığını, yanmalı motorlarla da emisyonların düşürülebileceğini söyledi.

    Geçtiğimiz günlerde bir seminerde konuşan Davis, yanmalı motorların tamamen ortadan kalkacağı iddiasının fazla abartıldığını iddia etti. Mazda’nın Kuzey Amerika’daki özel görevlerden sorumlu başkan yardımcısı Davis, otomotiv sektörünün emisyon standartlarına uyumluluk bakımından elektrikli otomobilleri mutlak zorunluluk gibi göstermesini eleştirdi. Davis “Sektörün temiz hava standartlarını yakalamak için kendi yöntemlerini bulmasına izin verin. CO2 emisyonu, yakıt ekonomisi, bunlar elbette iyileştirilmeli ama ne olursa olsun belirli bir teknolojiyi zorla dayatmayın.” dedi. Rakipleri piyasaya elektrikli modeller çıkartırken Mazda bir süredir kenarda bekliyor. Bunun sebeplerinden birisi de Mazda’nın yeni güç aktarım seçeneklerine para ayıramayacak kadar küçük bir otomobil üreticisi olması. Mazda Skyactiv teknolojileri ile yakıt verimliliğini bir öncelik haline getirdi. Öte yandan bu teknolojiler dizel seçenekler de dahil yanmalı motorlara odaklanıyor.
     
    Davis konuşmasında lityum-iyon piller ile ilgili kaygılarından da söz etti. Davis, bu pillerin telefon pilleri kadar kolay geri dönüşümden geçirilemediğini, ömrü biten otomobil pillerinin çevre için risk yaratabileceğini söyledi. Davis “Bundan daha iyisini yapabiliriz. Bu gerçek sıfır emisyon değil. Müşteriler ve çevre için en iyi çözümü bulmamız gerek. Nasıl bulacağımızın gösterilmesine ise ihtiyacımız yok” dedi.
     
    Davis ayrıca Fiat 500e gibi yeni teknolojilere uyum amaçlı otomobilleri de eleştirdi, bu otomobillerin popüler hale geldiğini, ucuz taksitlendirme seçenekleri ile Kaliforniya gibi yerlerde çok tutulduğunu ancak gerçekte üreticilerine para kaybettirdiklerini söyledi. 

      Davis “Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Otomobillerin olabildiğince verimli hale gelmesi elbette hepimizin yararına. Ancak bu tüm otomobiller için geçerli olmalı, diğerlerini telafi etmek için bir kaç çok verimli otomobil çıkartmak Mazda’nın anlayışına uymuyor.” dedi.
     
    Davis’in yanmalı motorlarla ilgili açıklamaları ise şöyle: “İçten yanmalı motorların ulaşımda güçlü bir geleceği var. Yeni teknolojilere adapte olmayı, pilleri, elektrikli otomobilleri, hibrit sistemleri ve diğer hepsini elbette gözde geçirdik. Ancak bu sistemlerin neredeyse hepsinde yine yanmalı motor desteği var. Bu yüzden elektrikli teknolojilere geçiş için para ve emek harcamadan önce güçlü ve verimli bir yanmalı motorun çok önemli olduğuna ikna olduk.”
    Kaynak
     
    Mümin
    1 Ocak 2018 itibariyle Stuttgart’ta dizel otomobillerin trafiğe çıkışı yasaklandı.
    Çevrenin korunması ile ilgili uygulanan sert kararlar ve radikal değişiklikler için yeni bir adım atıldı. Volkswagen‘in dizel araçlarda hile yaptığının ortaya çıkması sonucunda patlak veren olaylar bu noktaya kadar gelmiş durumda. Çevreciler, oluşan hava kirliliğin telafisi ve kirlenmenin azalması için dizel araçlarda yenilenmeye gidilmesi gerektiğinden bahsetmişlerdi.

    Mahkeme kökünden kazıdı

    Baden Württemberg eyaletine bağlı mahkeme ise dizel otomobil işini tamamen bitirmeye karar verdi. Kararda 1 Ocak 2018 itibariyle mazot yakıtla çalışan otomobillerin Stuttgart’ta trafiğe çıkışı yasaklandı. Davada temyiz yolunun açık olduğu da söyleniyor. İnsanların bu tarihe kadar ne yapacağı ise bilinmiyor.

    “İnsan sağlığı hareket özgürlüğünden önemlidir”

    Söz konusu davanın hakimi Wolfgang Kern ise kararın ardından insan sağlığının otomobil sürücülerinin hareket özgürlüğünden çok daha önemli olduğunu söyledi. Kararın o tarihe kadar değişebileceği düşünülüyor ancak bir yandan da uygulanırsa diğer eyalet ve bölgelerin örnek alması da ihtimal dahilinde.
    Kaynak
    Mümin
    Mazda yeni nesil CX-8 SUV modelini yayınladığı ipucu görselleri ile resmi olarak duyurdu.

    Ülkemizde yeni nesil CX-5 modelinin satışına başlayan ve CX-3 modeliyle B-SUV pazarında yer edinen Mazda, E-SUV segmentinde yer alacak yedi koltuklu modeli CX-8'in ilk ipucu resimlerini yayınladı. İlk olarak Japonya pazarında yer alacak ve markanın amiral gemisi SUV modeli olacak yeni nesil CX-8, Kodo tasarım ruhuyla şekilllendirilmiş. Dizaynı, kalitesi ve boyutları ile dikkat çekecek olan yeni CX-8'in uzunluğu 4.9 metre, genişliği 1.84 metre ve yükseliği 1.73 metre. Aks açıklığı 2.93 metre olan yeni CX-8'de 2.2 litrelik SKYACTIV-D dizel motor, 6 kademeli SKYACTIV-DRIVE 6 otomatik şanzıman ile birlikte görev alacak. Yepyeni Mazda CX-8 SUV bu yıl sonunda Japonya'da satışa çıkacak.

    Mehmet Özdemir
    Mazda, Volvo’yu geride bırakarak 2017’de dünyanın en güvenli otomobili oldu. Amerikan Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü’nün yaptığı değerlendirme sonucu Volvo’nun bile elde edemediği en yüksek dereceye layık görülen Mazda, geleneksel birinciyi geride bıraktı.

     
    Otomobil satın almayı düşünen kişilerin her birinin kriterleri, arayışları ve öncelikleri şüphesiz farklılık gösterir. Arabanın gövde tipinden donanımlara kadar değişiklik gösteren bu aşamanın ortak noktasıyla güvenlik standartlarıdır. Gerek küresel bazda gerekse bölgesel olarak, olmazsa olmaz kriter olan güvenliğin standartlarını belirlemek adına var olan kuruluşların yaptığı testler sonucunda düzenli olarak güncellenen sıralamaların bölgesel ayağında bu yıl önemli bir sonuç karşımıza çıktı. Amerikan Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü tarafından 2017 model yılına sahip Mazda modellerinde yapılan testler, bizlere Japon devinin Volvo’yu bile geride bırakarak yola çıkan en güvenli otomobile sahip olduğunu söylüyor.
    Kurum bünyesinde yapılan testler sonucunda elde edilebilecek en yüksek değer olan “Top Safety Pick+“a layık görüldüğü açıklanan Mazda’nın, aynı koşullarda testlere katılan yeni Volvo S90 ve XC90‘ı da geride bıraktığının hatırlatması yapılıyor. Tüm bu değerlendirme sonucunda MX-5 dışında (otomobilin sınıfı değerlendirmeye dahil edilmiyor.) Mazda 3, Mazda 6, Mazda CX-3, Mazda CX-5 ve Mazda CX9‘dan oluşan Mazda ürün gamının tamamında bu başarının elde edilmesi de altı çizilmesi gereken önemli detaylar arasında yer alıyor. Volvo’nun yeni modeli V90’ın yakın zamanda aynı test sürecine dahil edilmesi beklenirken modelin alacağı sonuç şimdiden merak edilmeye başlandı.
    kaynak: log.com.tr
    Mümin
    İyi mi kötü mü ben karar veremedim. Yorumları da sizden bekliyoruz. Sanki sahtekarlara yol gösterir gibi olmuş.
    Dünyanın lider boya ve yüzey kaplama şirketi PPG, hasarlı araçların değer kaybını önleyecek ve ikinci elde kazanç sağlayacak astarlama teknolojisi ile öne çıkıyor. Tamamen PPG’nin buluşu olan “DP4000 Greymatic” isimli Yaş-Üstü-Yaş astar serisi sayesinde, fabrika çıkışı standartlarında tamir yapmak mümkün hale geldi. Aracın her yerinde fabrika çıkışı mikron kalınlığını elde etmeyi sağlayan PPG Yaş-Üstü-Yaş astar teknolojisi, boyanan araçta oluşan tamir kaynaklı değer kaybının önüne geçerek otobilin değer kaybının önlenmesini sağlayacak.
     

    İkinci el araç piyasasının her geçen gün büyüdüğü ve ciddi rakamlara ulaşan bir pazar haline geldiği Türkiye’de, güvenilir servis noktalarında fabrika standartlarında tamir yapmak ve aracı değer kaybetmeden satmak büyük önem arz etmeye başladı. Dünyanın lider boya ve yüzey kaplama kuruluşu PPG bu kapsamda, hasarlı araçların değer kaybetmesini önleyecek ve ikinci elde kazanç sağlayacak bir teknolojiye imzasını attı. PPG’ye ait “DP4000 Greymatic” isimli Yaş-Üstü-Yaş astar serisi sayesinde fabrika çıkısı olan 112-120 mikron aralığında tamir yapılabilirken, boyanan araçta oluşan tamir kaynaklı değer kaybının önüne geçiliyor. Aynı zamanda aracın serviste kalma süresini de 80 ila 100 dakika arasında kısaltan yeni Yaş-Üstü-Yaş astar serisi, böylelikle hem zaman kaybının hem de değer kaybının önüne geçerek OEM standartlarında bir hizmet sunuyor.

    Araç alım ve satım sürecinde boyanmış araçların yaşadığı değer kaybının en çok şikayet edilen konulardan birisi olduğunu belirten PPG Otomotiv Tamir Boyaları Türkiye ve Ortadoğu Pazar Müdürü Bülent Alpay, “Fabrika çıkışlı ya da OEM standartları denildiği zaman herkesin aklına boya kalınlığı tüm yüzeyde aynı olan araçlar gelir. İkinci el sürecinde eksperlerin kullandığı mikrometre denilen alet, aracın metal yüzeyinin üstündeki tüm katmanların kalınlığını ölçmeye yarar. Bu ölçü fabrika çıkışı değerlerinden fazla ise araç boyalı ya da kazalı olarak işlem görür ve ikinci el değeri düşer. Ancak bizimle çalışan servislere sunduğumuz Yaş-Üstü-Yaş astar teknolojisi ile bu fabrika çıkısı kalınlığını geçmeden tamir yapmak artık mümkün oluyor. Bu teknoloji sayesinde astarlama süreci 25-30 mikronda, toplam süreci ise 85 ila 115 mikron arasında tamamlayabiliyoruz. Bu da fabrika çıkışı olan 112-120 mikron aralığında bir değere denk geliyor. Bu sayede PPG olarak araçların satılırken oluşan değer kaybını önlemiş oluyoruz” dedi. 
    Kaynak

Bilgi Bankası

Üye Haritası

MazdaClubTR Hakkında

2006 senesinin son günlerinde 20 kişi tarafından kurulan MazdaClubTR, Mazda tutkunu ve/veya sahibi binlerce üyenin katkısı ile Mazda konusunda oluşturulan en kapsamlı forum, haber ve bilgi bankasına sahip bağımsız bir topluluktur.

×
×
  • Yeni Oluştur...